

Kripto para yatırım portföyünüzü tek tıkla genişletin: Bitpanda Crypto Index Borsadan kripto paralara; yatırım fırsatlarını anında yakalayabilmek için doğru öngörülerde bulunmak, piyasayı anlık ve düzenli olarak takip etmek, bir başka deyişle yatırım süreçlerine dikkate değer bir vakit ayırmak gerekiyor. Yine de kısa süreli dalgalanmaların görüldüğü yüksek volatiliteli piyasalarda yatırım fırsatlarının kaçabileceği, kayıp risklerinin artabileceği durumlar oluşabiliyor. Avrupa’nın lider kripto para borsası Bitpanda, yeni ürünüyle kripto para yatırımcıları için yatırım sürecini daha kontrollü ve kolay hâle getirmeyi amaçlıyor. Bitpanda’nın en yeni ürünlerinden Bitpanda Crypto Index, dünyanın ilk gerçek kripto endeksi olma özelliğiyle yatırımcıların tek tıkla çok sayıda kripto paraya aynı anda yatırım yapmasını kolaylaştırıyor. Bitpanda Crypto Index: Bitpanda'nın geliştirdiği dünyanın ilk gerçek kripto endeksi Bitpanda Crypto Index, her bir kripto para birimini ayrı ayrı alıp satma sürecinden geçirmek yerine tek bir tıklamayla satın alınabilecek, satılabilecek ya da takas edilebilecek seçilmiş kripto paraların tanımlandığı bir portföy olarak yatırımcıların kripto portföylerini çeşitlendirmelerini kolaylaştırıyor. Piyasa değeri ve likiditeye göre Top 5, Top 10 ve Top 25 kripto para birimlerinden oluşan üç farklı endeks sunan Bitpanda Crypto Index; kullanıcılara aylık olarak hızlı değişen piyasa koşullarına göre ayarlanan tanımlanmış bir kripto para portföyüne yatırım yapma olanağı tanıyor. Hem yeni hem de deneyimli yatırımcıların en popüler kripto paralara erişmesini mümkün kılan Bitpanda Crypto Index ile kullanıcılar kripto piyasasından en iyi şekilde yararlanma fırsatı yakalıyor. Avantajlar: Bitpanda Crypto Index; hangi kripto para birimini seçeceğine ve yatırımlara nereden başlayacağı konusunda kararsızlık yaşayan yatırımcıların, yatırım yönetimi şirketi VanEck şirketi olan MVIS tarafından hesaplanan verilere göre güncellenen indekslerle yatırım yapmalarını mümkün kılarak kripto portföylerini çeşitlendirmelerini sağlıyor. Bitpanda Crypto Index, yatırımcıların oldukça volatil olan kripto para piyasalarındaki kısa süreli dalgalanmalardan en az etkiyle çıkmasını da mümkün kılıyor. Zira kullanıcılar en popüler kripto paralara yatırım yaparak piyasa volatilitesi riskini azaltabiliyor. Bitpanda Crypto Index kullanıcıların kripto para piyasalarını takip etme zorunluluğunu da ortadan kaldırıyor, bu sayede kullanıcılar hiçbir fırsatı kaçırmamış oluyor. Bitpanda Savings ile de uyum içinde çalışan Bitpanda Crypto Index ile yatırımcılar düzenli satın alımları otomatikleştirerek esnek birikim planları da yapabiliyor. Bitpanda Crypto Index ile yatırımlara başlamak için Bitpanda’ya bu bağlantıdan kaydolabilirsiniz. Bitpanda: Avrupa Birliği Ödeme Hizmetleri Direktifi 2 (PSD2) lisanslı Bitpanda'nın Avusturya'nın başkenti Viyana'da başlayan ve bugün Avrupa'nın lider alım-satım platformu olarak devam ediyor. Türkiye'deki faaliyetlerine 2020 yılı sonunda başlayan Bitpanda; sunduğu yenilikçi ürünler, kullanıcı dostu arayüzü, çok sayıda para yatırma/çekme sağlayıcısı, listelediği 50'nin üzerinde kripto para birimi ve TRY, EUR, CHF, GBP, USD ve PLN gibi birimleriyle para yatırma/çekme imkânıyla öne çıkıyor. Denetim, vergi ve danışmanlık şirketi KPMG'nin; Bitpanda'nın BTC, ETH ve XRP için soğuk cüzdan bakiyelerinin BTC, ETH ve XRP kullanıcı fonlarını aştığı sonucuna vardığı şirket; bu özelliğiyle de birçok kullanıcıya güven veriyor. Bitpanda’yı yakından keşfetmek ve ilk yatırımlarınıza başlamak için Bitpanda’ya saniyeler içinde kaydolabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Geçtiğimiz birkaç hafta içinde bir şey öğrendiysek o da piyasaların ne kadar kolaylıkla manipüle edilebilir olduğudur sanıyoruz. (Piyasalarda Reddit etkisi)
Twitter'ın piyasalardaki konumu da oldukça ilginç. Her gün kullandığımız kamuya açık teknoloji şirketleri arasında en düşük piyasa değerine sahip ve bu değer yaklaşık 45 milyar dolar. Apple'ın değerinin %2'si, Facebook'un ise %5,9'u demek oluyor. 2013'te gerçekleşen halka arzdan sonra en az büyüyen platformlardan birisi Twitter.

Geçtiğimiz salı günü ise dördüncü çeyrek kazançlarını açıkladıktan sonra Twitter'ın hisse değerinin hafifçe yükseldiğini gözlemledik. Wall Street'in kullanıcı bazlı büyüme beklentilerini karşılayamasa da kazanç ve gelir beklentilerinin üzerinde iş çıkardığını belirtmekte fayda var.
Meraklısı için sayılar şöyle:
- Hisse başına kazanç: 38 sent (31 sent olacağı tahmin edilmişti)
- Gelir: 1,29 milyar dolar (tahmin edilen 1,19 milyar dolardı)
- Para kazandıran günlük aktif kullanıcı sayısı (mDAU'lar): 192 milyon (193,5 milyon olması bekleniyordu)
Twitter, değerini artırmak için başından beri yapması gereken şeyi yapmaya başladı diyebilir miyiz artık? Sanıyoruz ki diyebiliriz. Kullanıcılarına daha çok odaklanmaya başlayan bir platform sinyalleri alıyoruz.
Sesli sohbet odaları ve Spaces bir yana, haber bülteni platformu olan Revue'yu satın alması Jack Dorsey'in vizyonu hakkında bir şeyler söylemeye başladı bize.
Twitter'ın yeni yol haritasını birlikte inceleyelim:
E-posta bülteniyle gelen yeni iş modeli
Twitter, e-posta bülteni Revue'yu satın aldığında Ben Thompson satın almayı "Twitter'ın yıllar sonra yaptığı en akıllıca şey" olarak nitelendirmişti.
Twitter'ın, yazarların sıklıkla kullandığı platform olan Substack'le ilişkisini düşündüğümüzde Ben Thompson'a katılmamak elde değil:
- Substack yazarları okur tabanını genişletmek ve daha çok okura ulaşabilmek için Twitter üzerinden kendi reklamlarını yapıyor.
- Substack, okur tabanı büyüyen yazarların ücretli aboneliklerinden pay alıyor.
- Twitter ise bu denklemde neredeyse hiç para kazanmıyor.
Ben Thompson'ının gayet iyi açıkladığı gibi Twitter, tüm haber bülteni keşif deneyimini uygulama içine entegre ederek daha sorunsuz hâle getirebilir:
- Öncelikle herhangi bir bültene abone olmak için e-posta adresini girmek zorunda kalmazsınız çünkü zaten Twitter e-posta adresinizi biliyor.
- Twitter uygulamadaki akış içinde ilginizi çekebilecek bültenleri paylaşabilir, ayrı bir sekmede ise bülten okuma deneyiminizi kolaylıkla gerçekleştirilebilir.
- Eğer bir bülteniniz varsa Twitter, abone olmaları için bülteninizi tüm takipçilerinize sizin bir gönderi paylaşmanıza gerek kalmadan sık sık gösterebilir.
- Twitter, bültenlerin reklamını ücretli olarak da paylaşarak kendisine yeni bir para kazanma modeli geliştirebilir.
Henüz biz hesaplarımızda göremesek de ABD'de bülten sahibi olmak isteyen yeni yazarlar, Twitter'da ana sayfanın altındaki Newsletters sekmesiyle kolaylıkla bu dünyaya adım atacak gibi duruyor.

Ses platformu da olabilmek
Twitter'ın Spaces'i ise diğer yandan Clubhouse cephesinde savaşmaya hazırlanıyor. Hâlâ beta aşamasında olan Spaces hakkında ilk kullanıcılardan olan Chris Cantino, Twitter Spaces: A Bright Future başlığıyla detaylı bir inceleme paylaştı ve Spaces'in yıl sonunda 1 milyar dolar değerlemeye ulaşabileceğini öngördü.
Substack gibi, Clubhouse da popüleritesini Twitter’a borçlu. Clubhouse başlangıçta, küçük bir grup kullanıcının uygulamanın ekran görüntülerini Twitter'da paylaşarak FOMO ve talep yaratmasıyla ortaya çıkmıştı.

Elon Musk da geçtiğimiz hafta Clubhouse'ta yayın yapacağını Twitter üzerinden duyurmuştu. Ayrıca Clubhouse'da yapılan konuşmalar hakkında çıkarımlar da hâlâ Twitter'da paylaşılmaya devam ediliyor. Bugün hâlâ Twitter, Clubhouse için ana dağıtım kanalı ve uzun bir süre daha böyle olacağa benziyor.
Asıl hedef: İçerik oluşturucunun kullanacağı tek platform olmak
Twitter, içerik oluşturucuları ile takipçilerinin etkileşimde ve değer alışverişinde bulunmaları için daha fazla yol geliştirdikçe "yavaş ivmelenen teknoloji firması" profilini, herkesin kendi sanal platform ve mağazasına dönüştüreceğini beklemek yanlış olmayacak sanıyoruz. Twitter'ın ileride bir içerik oluşturucunun tüm para kazanma kanallarını tek bir yerde toplayarak kendi ek geliri yaratması için gerekli olan ödeme platformlarını entegre etmesi de şaşırtıcı olmayacaktır.

Daha da önemlisi, Twitter ivme göstermeye başladıkça Twitter hakkındaki "yenilik yapamayan bir şirket" türündeki olumsuzluklar yön değiştirebilir, daha iyi ve yetenekli çalışanları da şirkete çekerek kendisini daha yenilikçi hâle getirebilir. Teknoloji insanlarının Twitter'a duyduğu saygıya rağmen en iyi yetenekleri, altyapı iyileştirmelerine odaklanan ve Trump'ın isyan gönderilerini engelleyen düşük hisse değerine sahip bir şirkete çekmek zor. Bu yetenekli insanları, kendi arkadaşlarının platformuyla bağlantı kurmak ve daha fazla para kazanmak için kullanacağı yeni ürünler yaratmaya çekmek çok daha kolay olacaktır.
Twitter ilk kez, mevcut reklam ve veri gelirinin yanında gelir modeline bir üçüncü iş kolu ekleyerek Revue'nun ücretli haber bülteni yazarlarından alabileceği payla büyümeye devam edecek gibi görünüyor.
Twitter bugün, bu cephedeki planları hakkında daha fazla açıklama yapmıyor ancak gelirini artırmak için hâlâ yeni para kazanma modelleri düşündüğünü doğruluyor. Gelir modeli ürün lideri Bruce Falck TechCrunch'a yaptığı açıklamada, “Gelir dayanıklılığını artırmak en önemli şirket hedefimiz. 2021 ve sonrasında gelirimizi reklamların ötesinde daha da çeşitlendirmenin yollarını araştırmaya ve denemeye devam ettiğimizi göreceksiniz” dedi.
Peki bizce arama özelliği çok başarılı çalışıyor mu? Hayır. Direkt mesajlaşma, rakip mesajlaşma platformlarına nazaran çok mu iyi? Pek denemez. Ancak Jack Dorsey'in aldığı yeni kararların Twitter'ın geleceğini oldukça değiştireceğini öngörmek hatalı olmaz.
Ne de olsa en çok etkileşim getiren kullanıcısı Trump'ı bir kalemde engelledi ve bundan çok da büyük yara almadan yoluna devam edebildi gibi görünüyor...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Abonelik yöntemiyle iş modelini geliştiren Twitter, artık gözetlememesi rica edilen Clearview AI ve yapay zekâyı kurtaran Buda
11 Şub 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.



