Üniversite-sanayi işbirliği ve teknoparklar

Silikon Vadisi yılda 275 milyar dolarlık çıktı üretiyor
Üniversite-sanayi işbirliği ve teknoparklar

9 Ekim - Philips
Philips ile birlikte

Philips LatteGo ile evinizin baristası olmak çok kolay Mutfağı saran kahve kokusuyla güne başlamanın veya gün içerisinde bizi kendimize getirecek enfes bir kahvenin tadını almanın keyfi kolay kolay tarif edilemiyor. Bu mutluluk veren anlarda yanımızda olan Philips , hayattan daha çok keyif almamızı sağlayacak teknolojiler üretiyor ve bugün bizleri en lezzetli kahveleri deneyimli baristalar gibi evde yapmamızı mümkün kılan Philips LatteGo ile tanıştırıyor. Nedir? İlham veren teknolojisi ve eşsiz tasarımıyla LatteGo tam otomatik espresso makineleri, yumuşak bir espressodan köpüklü bir cappuccinoya kadar, taze çekirdekten öğütülmüş ve birbirinden lezzetli 12 farklı kahve çeşidi sunuyor. Sezgisel dokunmatik ekranıyla sertlik, sıcaklık veya süt miktarı gibi kişisel damak zevklerinin kaydedilmesine olanak vererek kişiselleştirilmiş bir kahve deneyimi yaratıyor. Süt sistemi sayesinde yumuşacık bir süt köpüğü sağlayan Philips LatteGo , ayrıca Aroma Extract sistemiyle optimum bir denge yakalayan akıllı nefis kahvelerle buluşturuyor. Şimdiye kadarki en hızlı süt temizleme sistemine sahip Philips 5400 LatteGo , evinizin baristası olmayı ne kadar kolaylaştırıyorsa haznelerinin bulaşık makinesinde yıkanabilir olması sayesinde temizliği de dert ettirmeyecek bir kolaylık sunuyor. Dahası: İstanbul Kahve Festivali kapsamında bugün Philips Ev Aletleri deneyim alanınında Philips LatteGo tam otomatik espresso makineleriyle kişiselleştirilmiş kahve deneyiminin tadını çıkarabilir, saat 16.00’da Melikşah ve Esra Ruşan ile Coffee Talk keyfine dâhil olabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Üniversitelerin temel amacı, eğitim öğretim hizmetleri vermekten ziyade, “bilim” yapmak, yani bilginin araştırılması ve üretimidir. Üniversiteler bu doğrultuda temel ve uygulamalı araştırmalar gerçekleştirerek mevcut bilgilere yenilerini eklemek konusunda çalışırlar ve araştırma çıktılarını bilim dünyasıyla paylaşarak literatüre katkıda bulunurlar. Fakat araştırma sonuçlarından yalnızca bilim insanları değil, Ar-Ge ve sanayi kuruluşları da istifade eder. 

Üniversitelerde gerçekleştirilen araştırmaların çıktılarının teknolojiye dönüştürülmesi ve üretime katkıda bulunması açısından üniversite-sanayi işbirliği bir ülke için oldukça önemlidir. Sanayilerin gelişimi açısından bilgi birikimi ve yetişmiş insan gücüne sahip olmak hayati öneme sahiptir. Bilgi üretmek adına yapılan uygulamalı araştırmalar ise sanayinin sorunlarına çözüm getirebilir, yeni teknoloji gelişmelerinin yolunu açabilir ve daha verimli üretim gerçekleştirilmesi konusunda yardımcı olabilir. Ayrıca üniversiteler tarafından yetiştirilen mühendisler ve Ar-Ge personeli de sanayi kuruluşlarında yer alarak yüksek teknolojinin gelişimine oldukça önemli katkılarda bulunabilir. 

Teknoparklar

Türkiye’de de üniversite-sanayi işbirliğini sağlamak için teknoloji geliştirme bölgeleri (teknoparklar) başta olmak üzere birçok çalışma yapılmaktadır. Ülkemizde bu işbirliğini sağlamak adına teknoloji geliştirme merkezi kurma fikri ilk kez 1980 yılında ortaya çıkmış, 90’lı yıllarda ise KOSGEB ve üniversite işbirliği ile teknoloji geliştirme merkezleri kurulmaya başlanmıştır. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre 2022 yılı itibariyle Türkiye’de toplam 93 adet teknoloji geliştirme bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgelerin 79 tanesi aktif olarak çalışmalarını sürdürürken, 14’ü ise henüz gelişme aşamasındadır.

Bünyesinde en çok teknoloji geliştirme bölgesi bulunduran şehir 20 tane teknoparka sahip olan İstanbul'dur. Ankara 17 teknopark ile ikinci sırada, İzmir ise 8 tane ile üçüncü sırada yer almaktadır. Kocaeli, Antalya, Mersin, Konya, Hatay ve Adana ise bünyesinde birden fazla teknoloji geliştirme bölgesi yer alan diğer şehirlerimizdir.

2022 Haziran verilerine göre teknoloji geliştirme bölgelerinde Ar-Ge faaliyetleri yürüten toplam firma sayısı 7 bin 944’e ulaşmış durumdadır ve bu firmalarda 81 binden fazla çalışan istihdam edilmektedir. Bunların 1.600’ünden fazlası akademisyenler tarafından kurulmuşken, 326 tanesi ise yabancı ortaklıkla kurulmuş firmalardır.

Teknoloji geliştirme bölgelerinde kurulan firmalar tarafından bugüne kadar 5 binden fazla patent başvurusu yapılmış, 1.478 patent tescil ettirilmiştir. 3 bin 186 patent ise henüz başvuru aşamasında bulunmaktadır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre teknoparklarda bugüne kadar 46 bin 700’den fazla proje tamamlanmıştır. 12 bin 420 projenin ise halihazırda üzerinde çalışılmaktadır.

Patent Effect tarafından yayınlanan 2021 Yılı Patent Performansları Raporu verilerine göre, Türkiye’de kurulan 898 patentli start-up’ın 697 tanesi teknoparklarda kurulmuş olup bu da 2021 yılında patentli start-up’ların %77’sinin teknoparklarda kurulduğu anlamına gelmektedir.

Teknopark firmalarının satış hacimleri de her geçen gün artmaktadır. Veriler Haziran 2022’de firmaların toplam satış hacminin 170,3 milyar TL’ye ulaştığını göstermektedir. İhracat rakamları ise 7,3 milyar dolar seviyesini geçmeyi başarmış durumdadır.

TÜBİTAK 1505 Programı

TÜBİTAK ise 1505 Üniversite-Sanayi İşbirliği Destek programı gibi programlarla üniversite-sanayi işbirliğine destek vermektedir. Program kapsamında üniversite, kamu araştırma enstitüleri, araştırma hastaneleri gibi kurumların “yürütücü kurum” adı altında Ar-Ge faaliyetleri gerçekleştirerek hazırladıkları bir proje, “müşteri kuruluş” adı altında faaliyet gösteren ticari kuruluş tarafından ticarileştirilmektedir.

Gerçekleştirilecek projelerin yeni ürün geliştirilmesi, ürün kalitesi veya standardının yükseltilmesi, maliyet düşürücü ve standart yükseltici yeni tekniklerin geliştirilmesi, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi hedeflerinden en az birini taşıması beklenmektedir.

Program kapsamında desteklenecek projeler için öncelikli alanlar ise enformatik, esnek üretim/esnek otomasyon, uzay ve havacılık teknolojileri, gen mühendisliği/biyoteknoloji, ileri malzeme teknolojileri,  çevreye duyarlı teknolojiler alanları olarak belirlenmiştir.

Geliştirilen proje bütçesinin %75’i, müşteri kuruluş eğer KOBİ ise TÜBİTAK tarafından karşılanmaktadır. Müşteri kuruluş büyük ölçekli bir firma ise bu destek oranı %60 olarak gerçekleştirilmektedir. Proje bütçesi için üst sınır 1 milyon Türk Lirası olarak belirlenmiş olup, destek süresi ise 24 aydır.

ABD’de durum nasıl?

Pek çok alanda olduğu gibi üniversite-sanayi işbirliği alanında da öncülüğü ABD üstlenmektedir. Dünyanın ilk teknoloji geliştirme bölgesi de 1951 yılında ABD’de kurulan Stanford Research Park’tır. Bugün ise bu bölge bugün Google, Ford, Intel, Adobe gibi yüzlerce dev markanın yer aldığı “Silikon Vadisi” adıyla bilinmektedir. ABD Ekonomik Analiz Bürosu verilerine göre yalnızca bu teknoloji geliştirme bölgesi, bir yıl içinde 275 milyar dolarlık çıktı üretmektedir. Bu da Finlandiya, Çekya, Ukrayna gibi ülkelerin bir yıllık gayri safi yurtiçi hasılasından fazladır.

Günümüzde ABD’de 170 adet araştırma parkı yani teknoloji geliştirme bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgelerin her biri, tek başına milyarlarca dolar ekonomik etkiye sahiptir. Örneğin Kuzey Carolina’da yer alan Research Triangle Park’ta 300’den fazla firma yer almaktadır ve bu firmalarda 55 binden fazla insan istihdam edilmektedir. 2021 yılında ise bu teknoloji geliştirme bölgesinde yer alan firmalara 4,5 milyar dolarlık yatırım yapılmış ve 7 bin 700’den fazla iş olanağı sağlanmış durumdadır. Yalnızca bu bölgede yer alan girişimlerin bugüne kadar almayı başardığı patentlerin sayısı ise 3 bin 700’den fazladır.

Philadelphia’da yer alan University City Science Center ise 13 milyar dolarlık ekonomik etkiye sahip olup bu bölgede 13 binden fazla insan istihdam edilmektedir. University of Wisconsin-Madison’a bağlı olarak çalışan University Research Park’ta yer alan start-up’ların ise 10 milyar dolarlık bir ekonomik etkiye sahip olduğu düşünülmektedir. Bu bölgede yer alan firmalar aynı zamanda 2 bin 133 patente de sahiptir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎓 Odak: Yüksek Öğrenim Dosyası

Akademi, mezunları iş hayatına hazırlayabiliyor mu? Sporculara ne gibi imkanlar sunuyor? Sanayi işbirliklerinin önemi ne? Kısıtlı bütçeye sahip üniversite öğrencilerinin sosyal hayata dahil olabileceği fırsatlar neler?

09 Eki 2022

Philips ile birlikte
Joshua Hoehne / Unsplash

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta