Virgin Orbit iflas başvurusunda bulundu


Philips LatteGo ile evinizin baristası olmak çok keyifli Philips LatteGo Mutfağı saran kahve kokusuyla güne başlamanın, gün içerisinde bizi kendimize getirecek enfes bir kahvenin tadını almanın keyfi kolay kolay tarif edilemiyor. Bu mutluluk veren anlarda yanımızda olan Philips , hayattan daha çok keyif almamızı sağlayacak teknolojiler üretiyor ve bugün bizleri en lezzetli kahveleri deneyimli baristalar gibi evde yapmamızı mümkün kılan Philips LatteGo 5400 serisiyle buluşturuyor. Nedir? İlham veren teknolojisi ve eşsiz tasarımıyla LatteGo tam otomatik espresso makineleri , sert bir espressodan yumuşacık süt köpüklü bir cappuccinoya kadar, taze çekirdekten öğütülmüş ve birbirinden lezzetli 12 farklı içecek çeşidi sunuyor. Neler var? Sezgisel dokunmatik ekranı ve kişiselleştirilebilir ayarlarıyla yoğunluk, sıcaklık veya süt miktarı gibi kişisel damak zevklerinin cihazın hafızasına kaydedilmesine olanak tanıyor. Aroma Extract sistemiyle optimum bir denge yakalayan akıllı nefis kahveler sunuyor. Süt sistemiyle ipeksi pürüzsüzlükte, yumuşacık süt köpükleri hazırlıyor. Philips 5400 LatteGo evinizin baristası olmayı ne kadar kolaylaştırıyorsa haznelerinin bulaşık makinesinde yıkanabilir olması sayesinde temizliği de dert ettirmeyecek bir rahatlık sağlıyor. Size en uygun Philips LatteGo tam otomatik espresso makinesini bu bağlantı üzerinden keşfederek kişiselleştirilmiş kahve deneyiminin tadını çıkarmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Milyarder Sör Richard Branson'ın özel roket şirketi Virgin Orbit'in yeni yatırım alamamasının ardından ABD'de iflas başvurusunda bulunduğu bildirildi. Kaliforniya merkezli şirket, bundan haftalar önce faaliyetlerini durdurmuş; geçtiğimiz hafta da 750 kişilik işgücünün %85'ini işten çıkaracağını duyurmuştu
Arka plan: Sör Richard'ın uzay turizmi şirketi Virgin Galactic'in yan kuruluşu olan uydu fırlatma şirketi Virgin Orbit, 30 Eylül 2022 tarihinde 243 milyon dolar değerinde varlığının, 135 milyon dolar hacminde ise borcunun olduğunu bildirmişti. Şirketin, İngiltere’den fırlatılan ilk uydu roketi olan “LauncherOne” uçuşu ise başarısız sonuç vermişti.
- Şirketin mali durumunu düzeltmek ve daha fazla finansman sağlamak için "büyük çabalar" sarf ettiğini; ancak nihayetinde iş için "en iyi olanı" yapmaları gerektiğini ifade eden Virgin Orbit patronu Dan Hart, bundan sonrasında "müşterilerine, satıcılarına ve çalışanlarına şirketin geleceği konusunda netlik sağlamak için" şirkete bir alıcı bulmaya odaklanacağını ifade etti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Twitter'ın ikonik kuş logosu "Shiba Inu" oldu. Virgin Orbit, ABD'de iflas başvurusunda bulundu. Avustralya, TikTok'un hükümet cihazlarında kullanılmasını yasakladı.
05 Nis 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Birkaç yıl önce bir ürünün ismine “yapay zeka destekli” ifadesini eklemek, onu bir anda daha yeni, daha akıllı ve daha değerli gösterirdi. Bugün ise bu ifade, hemen hemen her üründe rastlanan son derece sıradan ve hatta kimi zaman “korkutucu” bir etiket hâline geldi. Güvenlik endişeleri, şirketleri ürünlerini “sevimli dijital maskotlar” arkasına gizlemeye iterken ABD hükümeti, çözümü yapay zekanın adını “süper zeka” olarak değiştirmekte buldu.

Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.

Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.



