WhatsApp, Instagram ve Facebook'a yapay zeka araçları geliyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Meta CEO'su Mark Zuckerberg, düzenlenen yatırımcı toplantısında, üretken yapay zeka araçlarının Meta bünyesindeki Facebook, Instagram ve WhatsApp'a gelebileceğini sinyallerini verdi. Buna göre, şirketin yapay zekanın milyarlarca insana ulaştırılmasında bir fırsat gördüğünü belirten Zuckerberg, jeneratif yapay zekanın "ürünlerinin her birine tam anlamıyla dokunacağını" söyledi.
Detaylar: Açıklamasında "WhatsApp ve Messenger'da sohbet deneyimlerini, Facebook ve Instagram'da gönderiler ve reklamlar için görsel oluşturma araçlarını ve zamanla video ve çok modlu deneyimleri de keşfediyoruz" ifadelerini kullanan Zuckerberg, bu araçların sıradan insanlardan yaratıcılara ve işletmelere kadar herkes için değerli olmasını beklediğini de sözlerine ekledi.
- Bununla birlikte, Zuckerberg, yapay zekanın zamanla insanların çok daha kolay bir şekilde avatarlar, nesneler, dünyalar ve tüm bunları birbirine bağlayacak kodlar yaratabilmelerini mümkün kılarak metaverse çalışmalarında da aktif rol oynayacağını aktardı.
- Yeni ürünlerin önümüzdeki aylarda tanıtılacağına işaret eden Zuckerberg, yapay zekanın en çok da WhatsApp'ın yeni müşteri destek işine fayda sağlayacağını ima etti.
Arka plan: OpenAI'ın Kasım ayında piyasaya sürdüğü yapay zeka sohbet robotu ChatGPT'nin gördüğü ilgi ve Microsoft'un OpenAI hizmetlerini kendi hizmetlerine entegre ederek yakaladığı başarı; Google, Snap, Meta ve yeni kurulan yapay zeka şirketiyle Elon Musk'ın da rakip uygulamalar geliştirmek üzere harekete geçmesine neden oldu.
- Bu hususta, 2023 başlarında sadece bilimsel çalışmalara odaklanan LLaMA isimli bir yapay zeka dil modelini kullanıma sunan Meta, bir önlem olarak modeli herkesin erişimine açmama kararı almıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?



