

Ses ve görüntü kalitesini zirveye taşıyan ayrıcalıklı deneyim: Dell XPS Dijital dönüşüm, son kullanıcı olarak bizlerin hayatını ve bakış açısını değiştirdi. Her anı daha iyi yaşamanın yollarını ararken, görüp duyduğumuz ne varsa hepsini gerçeğe en yakın hâliyle deneyimlemek öncelik kazandı. Peki, bu ne kadar mümkün? Görüntü ve sese dair tüm ihtiyaçlarımızı karşılayarak benzersiz bir deneyim sunan Dell’in Intel işlemcili premium XPS serisi’yle mümkün . Şık tasarım, yüksek performans, uzun pil ömrü, gerçeğe en yakın görüntü ve ses kalitesinin kesişme noktası Dell’in premium serisi XPS , üst düzey bir deneyim için sizi zirveye davet ediyor. Dell Cinema: Yenilikçi tasarımıyla fark yaratan Dell Technologies, kullandığı malzemelerle sürdürülebilirlik hedeflerinin yanı sıra kullanıcılara gerçeğin ötesinde deneyimler sunuyor. Dell Cinema, dört farklı profil seçeneğiyle (Film, Animasyon, Akşam, Spor) her durumda görüntü kalitesini sınırların ötesine taşıyor. Geniş renk yelpazesiyle gelişmiş HDR teknolojisini renk, parlaklık, kontrast seçenekleriyle yansıtıyor. UHD çözünürlük, 300 nit parlaklık, yüzde 72’lik bir renk skalası ve gerçek 8 bit renk seçenekleri Windows HD Color özelliğiyle öne çıkıyor. Waves MaxxAudio: Üst segmentte bir ‘oyun kurucu’ olan XPS serisi, yüzde 260 daha net algılanan bas ve tiz seslerle dinleme ve kayıt deneyiminize yeni bir boyut kazandırıyor. İş başında, oyun oynarken veya film izlerken bilgisayar size uygun ses modunu ayarlıyor. DellCinema’nın sunduğu üst düzey performans kulaklıklarla da destekleniyor. Gördüğünüz ve duyduğunuz her şeyi XPS serisiyle yeniden keşfedebilirsiniz. Serinin diğer dizüstü bilgisayarları için burayı ziyaret etmeniz yeterli.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Windows 10'un yayımlanmasının ardından geçiş yapan kullanıcı sayısına ait veriyi sık sık yayımladığı raporlarla güncelleyen Microsoft, Windows 11 ile bu geleneği sürdürmedi. Bunda tabii benimsenme oranının düşüklüğü mü etkili olmuştur bilinmez ama, Win11'e geçişlerin parlak olmadığını görmek için mutlaka resmî Microsoft verilerine de ihtiyacımız bulunmuyor.
Elbette, Windows'un ilk ücretsiz sürümü olması ve Windows 8.x sürümlerinin popüler işletim sisteminin Windows Vista'dan bu yana en az ilgi gören versiyonları olmasının da Windows 10'a doğru göçü hızlandırdığı ve gelmiş geçmiş en yüksek benimsenme oranına ulaşmasında etkili olduğu bir gerçek, ancak Win10'un bu sıra dışı başarısı Windows 11'e geçişin neden bu kadar yavaş olduğunu açıklamaya yetmiyor.
Devreye Steam verisi giriyor

Ars Technica üzerinden
Dünyanın en büyük dijital oyun dağıtım platformu Steam'in, üyelerinin kullandığı yazılım ve donanım hakkında gerçekleştirdiği anketin sonuçları, Kasım 2021'de çıktığında yüzde 8 olan görece başarılı Windows 11 erken benimsenme oranlarının Mart sonu itibarı ile yüzde 17'lerde kaldığını gösteriyor.
Windows 10 ilk çıktığında 8.x gibi beğenilmeyen bir işletim sisteminden kaçmak isteyen kullanıcıların sığındığı bir liman olmuştu, ancak daha da önemlisi Windows 7 gibi beğenilen bir işletim sistemini kullananların da takdirini kazanmayı başarmıştı; ve Eylül 2021'e geldiğimizde yüzde 90'ın üzerindeki benimsenme oranıyla gelmiş geçmiş en başarılı Windows sürümü ünvanını taşıyordu.
Win11 işte bu kadar popüler bir işletim sisteminin yerini almaya çalıştığı zorlu bir mücadeleye girişmiş oldu. Diğer yandan, erken dönem Win10 güncellemelerinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle sütten ağzı yanan Microsoft, yukarıda bahsettiğimiz yüzde 8'lik erken benimsenme oranının ardından kullanıcıları popüler işletim sisteminin en güncel sürümüne geçirmek için acele de ettirmedi. Birçok hayati güncellemeyi önce küçük kullanıcı gruplarında test ettikten sonra hatalı alanları keşfedip düzelterek daha fazla sayıda kullanıcıya peyderpey açılmayı tercih etti.
Sistem gereksinimleri

Vikipedi üzerinden
Şubat 2022'ye geldiğimizde tam anlamıyla ulaşılabilir hâle ancak gelen Win11, bu safhada cihazları uyumlu olan tüm kullanıcıların bu güncellemeyi alabileceği biçimde yaygın olarak erişime açıldı. Tabii "cihaz uyumluluğu," tabiri caizse burada kilit bir rol üstleniyor.
Açıkçası içinde bulunduğumuz noktada, birçok cihaz Windows 11'in üst perdeden ve bol keseden talep ettiği sistem gereksinimlerini karşılayacak güçte ve güncellikte donanıma sahip bile değil. Hatta öyle ki, donanımda mevcut olan özelliklerin (örn. çeşitli anakart bileşenleri) bir kısmı yazılım düzeyinde varsayılan olarak aktif gelmediği için dahi bu güncellemeyi alamayan cihazlar mevcut. Ya da en azından alabilmesi için konuya hakim kullanıcıların müdahalesini gerektirmekte denebilir.
Windows 11 güncellemesine uygunluk taşıyan cihazların en fazla 3 yaş bandında olması, baypas edilebilen bazı gereksinimler olsa da sistemi kurmak için meşakkatli ve dolaylı yollardan geçmek gerekmesi gibi birçok giriş bariyeri, Windows 11'i şu aşamada günümüzün değil, geleceğin işletim sistemi kılıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Windows 11'in yaygınlaşamamasının sebepleri neler: sistem gereksinimleri mi, yoksa Microsoft'un başka planları mı var?
21 Nis 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, gazeteci Tom Parker’a verdiği röportajda yapay zekayı karar verebilen ve yeni fikirler üretebilen bir “yabancı zeka” olarak tanımlıyor. İnsanlığın dil üzerindeki hakimiyetini bu yeni aktörle paylaşmasının güç dengelerini nasıl değiştireceğini sorgulayan Harari, zeka ile bilgelik arasındaki ayrıma odaklanıyor: Zeka ucuzlayıp bollaşırken insanlık, ne isteyeceğini bilecek kadar bilge olabilecek mi?

1990’larda ABD’de tütün şirketlerine açılan davalar, sigara endüstrisinin reklam ve pazarlama pratiklerini de kökünden değiştirmişti. Aradan 30 yıldan uzun bir süre geçti. Şimdi benzer bir tartışma 29 eyaletin Meta’yı Facebook ve Instagram’ı çocukları platformda tutacak biçimde tasarlamak ve riskleri kamuoyundan gizlemekle suçladığı davada yeniden gündeme geliyor. Davanın önemi ise sosyal medyanın temel tasarımını ve reklam modelini değiştirebilecek olmasında yatıyor.

Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.



