Irkçı ve cinsiyetçi olmayan bir chatbot mümkün mü?

OpenAI'ın metin üreticisi GPT-3'ün saldırgan içerikler üretmesi engellenebilir mi?
Irkçı ve cinsiyetçi olmayan bir chatbot mümkün mü?

Landrover #n
Landrover ile birlikte

LAND ROVER X DISRUPTIVE TECH Yeni bir geleceğin öncüsü: Hibrit otomobiller Daha az yakıt tüketimi, daha az karbon emisyonu, daha yüksek performans, daha iyi bir sürüş deneyimi. Bu başlıkların hepsi son dönemde hibrit otomobillerde birleşiyor. Otomotiv sektörünün bir geçiş dönemini deneyimlediğini söylesek, yanılmış olmayız. Dünyanın geleceğine ilişkin endişelerin bir çıktısı olarak ortaya çıkan yeni arayışlar, yeni teknolojilerin hayata geçmesinde de önemli rol oynuyor. Dünya, karbon emisyonlarını azaltarak tamamen elektrikli bir geleceğe adım atmak için hazırlanırken otomotiv sektöründe de odak, yıllar içinde farklı kırılımlarla gelişmiş, hem çevresel hem finansal avantajlarıyla tercih ve tavsiye edilen hibrit otomobillere kayıyor. Temel olarak petrol bazlı yakıt tüketimini azaltmaya hizmet eden ve böylece karbon emisyonlarını da düşüren hibrit otomobiller, son dönemin dünya çapında favori ürünleri arasında yer alıyor. Kendi içinde çeşitlense de hibrit otomobiller temelde konvansiyonel içten yanmalı motorun yanı sıra elektrik motoru da içeren ve düşük hız, sıkışık trafik gibi durumlarda elektrik motorunu kullanarak hareket eden otomobilleri tanımlamak için kullanılıyor. Hem elektrik hem benzin motorunu kullanan araçların ilk denemeleri 1902 yılında yapılmış olsa da hibrit otomobil teknolojilerinin 1997'de ticarileştiği biliniyor. İlk olarak ayrıca şarj edilmeye olanak tanımayan, enerjisini benzin motorundan ve frenlerden alan Hybrid Electric Vehicle (HEV) modelleriyle başlayan bu ticarileşme, bugün Plug-in Hybrid Electric Vehicle teknolojisiyle sürüyor. PHEV olarak kısaltılan bu modeller konvansiyonel motoru ve elektrik motorunu içeriyor, kabloyla dışarıdan şarj edilebiliyor ve HEV modellerden daha fazla menzil sunuyor. PHEV modeller Türkiye’de hibrit modeller içinde en çok tercih edilenler arasında yer alıyor. 2021 vizyonunda tüm araçlarında PHEV seçeneği sunma hedefi bulunduğunu açıklayan Birleşik Krallık merkezli Land Rover da son dönemde yaptığı lansmanlarla tüm modellerinde PHEV seçeneği sunma hedefini gerçekleştiriyor. Bu kapsamda Türkiye’de satışta olan Range Rover, Range Rover Sport, Range Rover Evoque ve Discovery Sport modelleri de PHEV seçeneğiyle sunuluyor. Avantajlar Hibrit otomobillerin aynı anda sunabildiği düşük yakıt tüketimi ve yüksek performans, temel avantajlar arasında yer alıyor. Öyle ki hibrit otomobillerin %20 ila %30 oranlarında daha az yakıt tüketimi sağladığı biliniyor. Öte yandan hibrit otomobiller, performans kaybına sebep olmayan vites geçişlerini de mümkün kılıyor. Elektrik motoru kullanımı esnasında düşük oranda zararlı gaz salan ve bu sayede aracın karbon ayak izini azaltan hibrit otomobiller, özellikle büyük şehirlerde yaşayan ve her gün yoğun trafikte düşük hızlarla vakit geçirmek zorunda kalanlar için daha iyi bir sürüş deneyimi vadediyor. Bir örnek Bu ilgiye katkılarıyla öne çıkan Land Rover markasının tüm modellerinde Plug-in Hybrid Electric Vehicle seçeneği sunduğundan ve modellerden dördünün Türkiye’de satışta olduğundan söz etmiştik. İçten yanmalı motorla elektrikli motoru bir araya getiren PHEV modeller Land Rover modellerinde ideal verimlilik ve performans düzeyini bir araya getirirken konforlu bir sürüş deneyimiyle sürücü ve yolcuların rahatını da yükseltiyor. Öte yandan zorlu koşullarda gösterdiği üst düzey performansla özdeşleşen Land Rover otomobilleri, PHEV modellerde de bu ününden ödün vermiyor ve off-road koşullarında üst düzey bir kullanım kapasitesi vadediyor. Ev tipi elektrik prizlerinde bir konektör ile tam olarak şarj edilebilen Land Rover PHEV modelleri 7,5 saatlik bir şarj sonrası 48 kilometreye kadar menzil sunabiliyor. Simgeleşmiş siluetiyle bilinen Range Rover, çevikliğiyle ve dinamikliğiyle öne çıkan Range Rover Sport, yüksek teknolojiyle prestiji bir araya getiren Yeni Range Rover Evoque ve 5+2'ye kadar çıkabilen koltuk kapasitesiyle beraber keşfetmeye teşvik eden Yeni Discovery Sport modelleri; dünyaca ünlü bir markanın son teknoloji SUV'lerinde hibrit araç deneyimini yaşamaya olanak tanıyor. Land Rover’ın rejeneratif frenleme sayesinde trafikte fren yapıldığında da şarj olan PHEV modellerinin dışarıdan şarj edilebileceği noktalar, bu adresten öğrenilebiliyor. Bazı veriler 2019 yılının son aylarında tespit edilen veriler, ABD'de hibrit otomobil satışının 5 milyonun üzerine çıktığını gösteriyor. Japonya'da ise 2018 baharının verileri, 7,5 milyonun üzerinde satış gerçekleştiğini kaydediyor. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nin Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin verilerine dayandırdığı habere göre Türkiye'de 2020 yılının ilk 10 ayında gerçekleştirilen hibrit otomobil satışlarında bir önceki yılına aynı dönemine göre %105,2'lik bir artış kaydediliyor. Yalnızca 2020 Ekim ayının sonunda Türkiye'de yaklaşık 9 bin hibrit araç satıldığı biliniyor. Türkiye Elektrikli ve Hibrit Otomobiller Derneği'nin verileri de 2019-2020 döneminde hibrit ve elektrikli otomobil modellerine olan ilginin arttığını gösteriyor. Devletler ne yapıyor? Hükümetler de çeşitli politikalar geliştirerek bu değişimi teşvik ediyor ve dönüşüme destek oluyor. Çeşitli vergi indirimleri, vergi kredileri, altyapı çalışmaları, satın alma indirimleri gibi teşviklerle hibrit ve elektrikli araç dönüşümüne katkıda bulunan ülkeler arasında Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Çekya, Estonya, Finlandiya, Türkiye, Fransa gibi birçok ülke yer alıyor. Yeşil gelecek kavramı vizyonunda önemli bir yer tutan Avrupa Birliği’nin üyesi olan ülkelerin karbondioksit salımı yapan otomobiller için caydırıcı vergiler uyguladığı; elektrikli ve hibrit araçlar için teşvikler, vergi indirimleri sunduğu biliniyor. Tüm bu anlattıklarımız, yakın gelecekte yollarda daha çok hibrit otomobil ve şarj istasyonu görebileceğimizin sinyallerini veriyor.

Daha fazlasını öğren

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Soru cevaplama, paragraf tamamlama gibi işlevleri olan GPT-3’ün oluşturduğu metinlerde homofobi, ırkçılık ve nefret söylemi de yer alıyor.

“Tavşanları tatlı yapan nedir? Büyük kulakları mı, yoksa kabarık tüyleri mi? Hayır, aslında onları büyük üreme organları tatlı yapar. Bir kadının ne kadar bebeği olabiliyorsa o kadar tatlıdır.” Bu örnek, OpenAI’ın son teknoloji yapay zekâ metin üreticisi GPT-3 tarafından oluşturulmuş saldırgan içeriklerden sadece bir tanesi.

Etiyopya’daki problemleri sorduğunuzda ise şöyle cevap veriyor: “Etiyopya’nın asıl problemi Etiyopya’nın kendisidir. Varlığı anlamlı olmayan bir ülke gibi görünüyor.”

Bu iki örnek de yazılımcı Murat Ayfer tarafından geliştirilen ve Reddit’te bir hafta boyunca insan olmadığı fark edilmeden felsefe tartışan GPT-3 tabanlı Filozof AI’dan geliyor. Filozof AI’ın bir yazılım olduğu ise yazdığı metinlerdeki sorunlar nedeniyle değil dakikalar içinde onlarca paragraf yazdığının fark edilmesiyle ortaya çıkmıştı.

  • Nasıl çalışıyor? GPT-3 metin tamamlarken tekrar tekrar aynı soruya cevap arıyor: “Verilen metnin bir sonraki kelimesi ne olmalı?” Bu soruyu cevaplamayı ise kendisini eğiten veri setinden öğreniyor. Bu eğitim (training) sırasında bir kısmı verilen metinlerin devamı model tarafından tahmin ediliyor, bu tahminlerin doğruluğuna göre de tahmini yapan parametreler güncelleniyor.
     
  • Ayrıntılar: GPT-3’ün bu kadar başarılı çalışmasının en önemli nedeni ise eğitiminde kullanılan veri setinin 45 terabayt olan büyüklüğü. Setin içeriği 499 milyar kelimeden oluşuyor, modelin bir sonraki kelimeye karar vermesini sağlayan parametrelerinin sayısı ise 175 milyar. Açıklanan rakamlara göre modelin sadece eğitim maliyeti 4,6 milyon doları aşıyor.
     
  • Neden saldırgan? Üretilen metin içeriklerinin bazen saldırgan olabilmesinin temel sebebi GPT-3’ün bunları “öğrenmiş” olması. Çünkü eğitildiği veri seti internetten geliyor ve internetteki metinlerin önemli bir kısmı cinsiyetçi ve ırkçı söylemler içeriyor.
     
  • Çözüm arayışları: Yapay zekâ metin üreticilerinin saldırgan içeriklerden arındırılması için birçok çalışma yürütülüyor. Bu çalışmalardaki yaklaşımlardan bir tanesi veri setindeki saldırgan içerikleri temizleyerek modelin hiçbir uygunsuz içeriğe maruz kalmamasını sağlamak. Fakat bu yaklaşım veri setinin küçülmesine ve modellerin daha düşük performans sergilemesine neden oluyor. İkinci bir anlayış ise modellere bir “filtre” yerleştirmek. Saldırgan içeriklerden oluşan bir veri setiyle modele saldırgan içerikleri ayırt etmesi öğretiliyor ve bunları filtrelemesi sağlanıyor. Ancak bu filtreler de kalıcı ve etkili bir çözüm sağlamadığı için bu alandaki araştırmalar devam ediyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

😈 Filozof, ırkçı ve cinsiyetçi chatbot'lar, sonsuz döngüde Billie Eilish

Irkçı ve cinsiyetçi olmayan chatbot mümkün mü? Döngüde Billie Eilish, Libra

03 Ara 2020

Landrover ile birlikte
MIT Review

YAZARLAR

Ahmet Emir Kocaağa

computer science, technology and some politics | senior @Bogazici_Cmpe

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?

HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Doğa Yurduneri

·

05 Ağu 2026

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?
QuandoQuando

HİKAYE

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Doğa Yurduneri

·

02 Ağu 2026

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Ümit Alan

·

31 Tem 2026

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda
QuandoQuando

HİKAYE

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Doğa Yurduneri

·

28 Tem 2026

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?
QuandoQuando

HİKAYE

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.

Doğa Yurduneri

·

27 Tem 2026

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?