
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
Geçtiğimiz haftalarda ChatGPT, Microsoft'un Bing arama motorunun chatbot deneyi ve Google'ın Bard duyurusu ile birlikte yeni bir yapay zekâ hype dalgasına girdik. Özellikle Bing ile yapılan sohbetlere ve orada gelen cevaplara dair haberler ve diğer içerikler gündemde bolca yer tuttu ve tartışmalara sebep oldu.
Teknoloji sektörünün artık doğal bir döngüsü hâline gelen bu hype dalgalarına karşı hazırlıklı değilseniz büyük ihtimalle bu haberlere bakıp çok ciddi bir dönüşümün başladığını ya da yapay zekânın ciddi bir gelişme kaydettiğini düşünüyor olabilirsiniz. Tam da bu yüzden bir adım geri atıp biraz daha sakin ve eleştirel bir şekilde konuyu ele almamız gerekiyor.
İlk olarak karşımızdaki teknolojinin ne olduğunu iyi tanımlamamız lazım. Her ne kadar yapay zekâ kavramı sıkça kullanılıyor olsa da bu sohbet botları ve GPT-3 gibi teknolojiler aslında birer Büyük Dil Modeli (Large Language Models - LLM). Bunun anlamı da bu teknolojilerin yaptığı şeyin aslında kendilerine sunulan bütün metinleri sistemlerinden geçirip bunların istatistiğini çıkarması, ardından da kendilerine gelen komutlara bu istatistiği temel alarak cevap oluşturmaları.
Bültenimizin sınırları zihin felsefesi ve bir şeyi anlamanın ne demek olduğu tartışmaları için fazlasıyla dar ama bu istatistiksel kelime dizimi ile zekâ dediğimiz kavram arasında bir fark olduğu da ortada. Eğer öyle olmasaydı tamamen yanlış bilgileri savunan cümleler kurmaz, olmayan akademik kaynaklar uydurmaz ya da tamamen anlamsız döngülere girmezlerdi.
O yüzden bunları yapay zekâ olarak tanımlamak aslında tartışmayı riskli bir noktaya taşımak demek. Çünkü bunu yaptığımız anda o teknolojilere ve onların sahibi olan şirketlere aslında sahip olmadıkları bir güç ve önem atfediyoruz. Teknoloji şirketlerinin de genellikle en sevdiği şeylerden birisi olduklarından daha önemli ve güçlü görünmek. Zaten böyle büyük kavramları kullanmalarının sebebi de bu.
Eğer bu gücü almalarına izin verirsek neler olabileceğini de şimdiden görüyoruz. Google ve Microsoft arama motorlarına bu teknolojileri entegre ederek insanların internette başka hiçbir yere gitmemesini sağlamaya çalışıyor, kısa yoldan para kazanmaya çalışanlar e-kitap sitelerini ve edebiyat dergilerinin başvurularını bu botlara yazdırdıkları hikâyelerle dolduruyor, medya şirketleri SEO manipülasyonu için sitelerinde bunların ürettiği metinleri gizlice yayınlıyor.
Bu teknolojilerin faydalı olabileceği alanlar var, bunu inkâr etmiyorum. Gelecekte yeni gelişmeler ile daha büyük dönüşümleri de getirebilirler. Fakat şu anda bu teknolojiler etrafında oluşturulmaya çalışılan altı boş heyecan bunların hepsine engel olabilir. O yüzden bu teknolojileri ve sınırlarını iyi bir şekilde tanımlamak ve tartışmayı bu eksende yürütmek gerekiyor. Medyanın ve gazetecilerin de şirketlerin gerçek dışı argümanlarını pazarlamak yerine insanların gerçeği öğrenmesine yardımcı olacak haberler ve içerikler üretmesi gerekiyor. "Yapay zekâ beni korkuttu" haberleri eğlenceli ve ilgi çekici olsa da bu teknolojiler üzerine gerçek bir gazetecilik olarak göremeyeceğimizi de kabul etmemiz lazım.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın anahtar kelimeleri: Story Killers, Bing, güvenlik, Kanada.
26 Şub 2023

YAZARLAR

n okuyoruz|
Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir haber sitesi neden 3 dakikada 50 MB indirme yapıp 1.5 GB RAM kapasitesi kullanır?
29 Mar 2026

Gazeteciliğin durumuna romantik değil, gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıyız.
01 Mar 2026






