
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Şef Ferran Adrià’nın da dediği gibi “Yemek, yeni rock & roll’dur.” Gastronomi, artık laboratuvara dönüşen mutfakların içindeki mütevazı bir bilim ya da yemek sadece bir ihtiyaç değil, popüler ve yaygın bir sohbet konusu; hem bireylerin hem de diyarların kendini ortaya koyduğu bir kültürel bir araç, hatta kültürlerarası bir iletişim aracıdır diyebiliriz. Seyahat ettiğimiz ya da görmek istediğimiz her ülkenin konuştuğu dili öğrenmemiz güç; fakat mutfak dilini öğrenip o dilden konuşmamız daha mümkün. Üstelik toplum mozaiğinin her bir taşının bir şekilde öğrenebileceği, “kendini anlatabilecek” kadar konuşabileceği bir dilden söz ediyoruz. İtalya’yı hiç görmemiş birinin İtalya hakkında konuşacağı ilk başlıkların pizza ve makarna, Vietnam hakkında en ufak bir fikri olmayan birinin Vietnam Savaşı’ndan sonra Vietnam’a dair bildiği iki kelimenin pho bo ve bun olması da bir rastlantı değil.
- En çok satan: Turizmin büyük gelir kaynağı olduğu ülkelerin mutfaklarının küresel çapta bilinir olması da bir tesadüf değil. İspanya ve Fransa’nın bu anlamda örnek olarak ders kitaplarına girdiği denklemde ve turistik ürünleri oluşturan öğeler dikkate alındığında turizm sektörünün her zaman gastronomiye zorunlu olarak bağlı olduğu ifade edilebilir. Buna örnek olarak İspanya’da yemek ve şarabın, ikinci sırada en yüksek puanı alan deneyimleri oluşturması verilebilir. Öğretim görevlisi Özay Emre Yıldız, “Gastronomi, destinasyon kültürünün iletiminde önemli bir rol oynayan, hatırlanabilir turistik deneyimlerin yaratılmasında katkı sağlayan, önemli bir çekim unsuru sağlanarak çeşitlendirme fırsatı yaratan turistik bir üründür.” açıklamasıyla da turizmde gastronominin en önemli oyunculardan biri olduğunu vurgular.
- Yediğin içtiğin senin olsun, bana gördüklerini anlat: Mekân algısının ve yerel kültürlerin deneyimlenmesine olanak sağlayan gastronomi, bu çerçevede kültürel deneyimin belki de en stratejik ve etkili unsuru. Herkes görüp beğendiği bir yapının mimari üslubundan yahut tarihinden bahsedecek entelektüel seviyede olmayabilir. Gaudí denince söyleyebilecekleri “renkli yapıların” ötesine gidemediğinden konuşmaya çekinebilir; fakat söz konusu yemek olduğunda entelektüel ve bilgi birikimi olarak ne seviyede olursa olsun herkesin söyleyecek bir şeyi vardır. En azından bu cesareti kendinde daha kolay bulur. Bu da yemeği günümüzün rock & roll’u yapan nedenlerden biridir. Gastronomi, her kültürden ve eğitim seviyesinden insanın çat pat da olsa birbirini anlayabileceği kadar konuşabildiği bir dil hâline gelir. Ondandır, çoğu seyahat anısı yenilen yemeklerin anlatılmasıyla başlar. Ondandır, “Yediğin içtiğin senin olsun, bana gördüklerini anlat.” deyişinin çıkış noktası belki de.
- Gastroturizm: Gastronomi turizminin potansiyeli ortada; bu konuda fark atan bölgeler ve ülkeler de… Ülke olarak bu konuda özellikle koruma ve pazarlamada emeklesek de gastronomi değerlerimizin farkındayız. Bu anlamda son yıllarda örnek bir model olan Ege’nin güzel Urla’sı için umutluyuz. Ot festivali, enginar festivali ve şarapçılığa yapılan yatırımların yanında özellikle OD Urla ve Hiç Lokanta ile yeme-içmenin hareketlendiği ve belli bir kalite standardının tutturulduğu Urla’da hedef, endemik türleri ve bu topraklarda yetişen ve yeşeren her ürüne ve kültüre sahip çıkarak kalite standartlarını yükseltmek; özünü koruyarak bu küçük sahil kasabasını otlarıyla, enginarıyla, şarabıyla, zeytinyağıyla ve daha nicesiyle bir gastroturizm destinasyonu hâline getirmek. Daha sonra da oluşan modelle ve öğrenmişliklerle diğer bölgelerde de bu hareketi başlatmak ve ekonomik, sosyal ve kültürel katma değerler üretmek.
Urla’da sofralarımızı güzelleştirenler ve bizi sofralarında ağırlayanlar:
- Hiç Lokanta & Tadım Atölyesi: Hiç Zeytin Ormanı ve Urla topraklarının sunduğu nimetleri değerlendirmek ve birer gastronomi değeri hâline getirmek üzere kolları sıvayan ve bir laboratuvar olan Hiç, “2.0” çiftliklerin nasıl kültürel değerler yarattığının en iyi örneklerinden. Hiç Zeytin Ormanı’ndan toplanan karabaş lavantaları, altın otu, kuzukulağı ve daha nicesiyle hazırlanan lezzetlerin yanı sıra ormandan toplanan bitkiler için bir envanter çalışması yürütülüyor.
- OD Urla: Tarlada ne varsa, denizden ne çıkarsa, köylü ne verirse… Gerisi mi? Gerisi yaratıcılık ve özen. Osman Sezener önderliğindeki OD Urla mutfağı, Ege’nin taşını, toprağını ve suyunu sofraya taşıyor. Ülke mutfağında kadim bilgiyi evrensel teknikler ve günümüzün bilgi birikimiyle birleştirerek açık mutfağından iştah açan kokular çıkaran OD, Urla’nın gastroturizm destinasyonuna dönüşmesi için en çok emek verenlerden. Konuk şefleri ağırladığı akşamlarıyla da mutfağından çıkan sesleri çoğaltıyor.

- Manej, bağ yolları arasında Dilek Yetiner’in ekibiyle kurduğu Ege sofraları.
- Ege meze kültürünün ve paylaşımın en iyi çağrışımlarından biriyle yola çıkan “Ortaya” Dükkân; müstesna mezeleri, çıtır ve taze ekmekleri ve taze Egeli tadımlıklarıyla ayaküstü gastronomi durağı.
- Perdix Şarapçılık, doğal ve organik şarapçılığın Urla temsilcisi. NVA Noyan Umur Vural mimarlık ofisi imzası taşıyan şarap evi de Perdix’in gastroturizm öngörüleriyle hazırlandığının bir göstergesi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Taktiksel şehircilik kalıcı olabilir mi? Binaların da anıları var mıdır? Gastronomi, turizmin gıdası mıdır?
22 Ağu 2020

YAZARLAR

Elif Bayram
Editor-in-chief, Soli

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





