Yiğiter Uluğ: “Kazanılan maçları abartmaya, kaybedilenleri dünyanın sonu gibi görmeye çok yatkınız.”


Kullanıcılarına birçok ayrıcalık sunan likidite ağı : WOO Network Sıfır komisyon, derin likidite, özelleştirilebilir arayüz WOO Network çatısı altında WOOX kripto para borsası yer alıyor. WOO Network aynı zamanda merkeziyetsiz finans protokolü WOOFi ve merkeziyetsiz yönetişim organı WOO DAO gibi organizasyonlar bütününden oluşuyor. Dünyadaki en yüksek hacimli kripto para borsaları arasında yer alan WOOX , “sıfır komisyon” imkânı ve ek ayrıcalıklarla Türkiye’de . Neden WOO Network Türkiye? Türkiye kripto para ekosisteminin en çok ihtiyaç duyduğu ürünler için kolları sıvayan WOOTR kripto para piyasasındaki profesyonel trader’lara ve yatırımcılara kullanıcı dostu bir alım/satım hizmeti sağlamak için alanında uzman ve güçlü bir ekiple bulunduğu ülkelerin düzenlemelerine uygun şekilde faaliyet gösteriyor. Dahası: WOOTR şirket sunucularını Türkiye’de kurarak, müşterilerinin kişisel verilerini koruma sorumluluklarını yerine getiriyor. Böylelikle müşterilerinin işlemlerini daha hızlı ve güvenli gerçekleştirilmesini sağlıyor. Çok yakında: Şu an beta sürümünde hizmet veren WOOTR, 2022 sonuna kadar risk yönetimi için yeni emir tipleri ve yeni coin/token çiftleri ekleyecek ve mobile uygulamasıyla güncel versiyonda hizmet vermeye başlayacak. WOO Network Türkiye Twitter hesabına buradan , WOO Network LinkedIn adresine ise şuradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Cumartesi günkü Türkiye-Fransa maçından sonra takım sporlarında maç içerisinde birçok avantaj yakalarken, kritik anlarda ve çok kolay olabilecek maçlarda bu avantajı neden değerlendiremiyoruz. Spor yazarı Yiğiter Uluğ'a A Millî Erkek Basketbol Takımı’nın EuroBasket 2022 performansını ve geniş perspektifte vedaya sebep olabilecek eksiklikleri sorduk.
• Takım sporlarındaki başarılarla millî takım başarılarını neden paralel düşünemiyoruz? Son iki yılın EuroLeague şampiyonluğunun ülke basketboluna etkisi nedir?
Mayıs ayında biz Anadolu Efes’in üst üste ikinci EuroLeague şampiyonluğuna sevinirken, Avrupa spor medyasında fazla dikkat çekmeyen bir istatistik yer aldı. Euroleague takımlarının kadrolarındaki yerli oyunculara verdiği süreler sıralanmıştı ve Efes, yalnızca %1 ile bu değerlendirmede sonuncuydu. Olympiakos’un Yunanistan vatandaşı olan oyunculara verdiği dakikalar %30’un üzerindeydi, Efes’in finalde mağlup ettiği Real Madrid’de ise bu oran %30’a yaklaşıyordu.
Yalnızca bu istatistik bile, kulüp takımlarındaki başarılı sonuçların neden millî takıma yansımadığını açıklamak için yeterli. Sezon boyunca en zorlu karşılaşmaları neredeyse hiç oyuna girmeden kenardan izleyen Buğrahan Tuncer’in, (sadece 10 EuroLeague maçında oynadı; toplam 56 dakika) millî formayı giyince aslan kesilip Avrupalı rakiplerini sahadan silmesini bekliyoruz. Olmuyor tabi… Kulüplerimizin başarılarını küçümsemek niyetinde değilim ama kaldırılan o kupalar; basketbolumuzun seviyesini değil, ülkede spora yatırım yapan iş insanlarının parasal gücünü ve organizasyon yeteneğini gösteriyor.

FIBA
• Saha içi liderimiz bir süredir belirgin olarak yok. Millî takımda bunun eksikliği hissediliyor mu? Turnuvada bunun pozitif anlamda katkı sağladığı takımlar hangileri sizce?
Doğal olarak NBA’den gelen yetenekli oyuncularımızın takıma liderlik etmesini bekliyoruz. Ancak Cedi Osman ve Furkan Korkmaz, kendi takımlarında kritik dakikalarda sahada olan, sorumluluk alan oyuncular değiller. Furkan, takımının play-off maçlarında oyuna bile girmedi neredeyse. Alperen de henüz çok genç. Sezon boyunca başrole çıkmamış, el yakan topları kullanmamış isimlerin, millî takımda lider olmasını beklemek iyimserlik olur. Turnuvaya damga vuran bir Donciç, bir Antetokoumpo yok bizim elimizde... Bu nedenle koç Ataman liderliğe soyundu ama bir koçun takımını istediği gibi yoğurabilmesi için oyuncularla uzun süre beraber çalışması gerekir. Millî takımın toplandığı zamanlar belli; o fırsatı yaratabilme şansı yok.
• Spor takipçileri başarıyı oyuncular üzerinden yorumluyor ancak ülke sporunda güncel potansiyelimiz bu olabilir mi? Biz spor tarihimizde hep neden aynı noktalarda takılı kalıyoruz?
Medyada kendine yorumcu süsü verenlerin eski hastalığı bu; meselenin bütününe değil, sadece sonuca bakmak, her şeyi maç skorları üzerinden anlatmaya çalışmak. Sporu takip edenlerin çoğu da yorumcuların söylediklerinden etkileniyor elbette… Kazanılan maçları abartmaya, kaybedilenleri dünyanın sonu gibi görmeye çok yatkınız. Varsa yoksa hamaset…
O yüzden farklı açılardan bakmak, derinlemesine analiz yapmak, hatalardan ders çıkarmak gibi kavramlar bize uzak. Basketbol özelinde konuşursak, 2000’li yıllarda iki büyük turnuvada iki gümüş madalyamız var; 2001 Avrupa ve 2010 Dünya Şampiyonası. Bu turnuvaların ortak noktası Türkiye’de yapılmış olmaları. Ev sahibi olduğumuzda kürsüye tırmanan takımlarımız, başka ülkelerde yapılan şampiyonalarda ilk sekize bile giremiyor — yalnızca 2009’da sekizinci olabildik. Bu bile üzerinde düşünülecek, uzun uzun tartışılacak bir veri.

Alperen Şengün/EuroBasket Twitter
• Yetenek tavanını yükseltmek için neler yapılmalı, Alperen gibi isimlerle gelişebilir mi?
Alperen Şengün ve Şehmus Hazer son dönemin iki güzel hikâyesi… Uçurumda açmış birer çiçek: Anadolu’da imkanları kısıtlı kentlerde doğup büyümüş, tesadüflerle keşfedildikten sonra ergenlik döneminde yine aslında küçük bir yer olan Bandırma’da doğru bir organizasyonun çatısı altında geliştirilmiş ve uluslararası alanda yıldız olabilecek seviyeye sıçramış yetenekli iki genç… Daha ileriye gidip gidemeyeceklerini zaman gösterecek ama onlara biraz da şansla verilmiş olan fırsatları, çok daha fazla çocuğumuza verebilmemiz gerek. Yetenek havuzu genişledikçe, içinden yıldız çıkarma olasılığı da artıyor haliyle. Donciç’i çıkaran Slovenya’nın nüfusu 2 milyon. Markkanen 5.5 milyonluk Finlandiya’nın çocuğu. Fazla söze gerek var mı?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kısa kısa: İtalya Grand Prix; Yiğiter Uluğ ile EuroBasket 2022 değerlendirmesi; UEFA Şampiyonlar Ligi; İspanya Bisiklet Turu
13 Eyl 2022

YAZARLAR

Burcu Biçer
Editor @ Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



