YouTube Made On 2025: Otomatik dublaj dudak senkronizasyonuyla güçleniyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YouTube, her yıl platforma entegre edeceği yeni özellikleri duyurduğu geleneksel Made On etkinliğinin bu yılki ayağını hayata geçirmeden önce basın mensuplarını biraraya getirerek etkinliğin öne çıkan duyurularını paylaştı. Platformun iki yıldır sınırlı sayıda içerik üreticisiyle test ettiği yapay zeka destekli dublaj özelliğine entegre edilecek “Lip Sync” özelliği, en çok öne çıkarılan inovasyon oldu.
Geniş açı: YouTube yetkilileri, birçok ülkede kanalların izlenme süresinin büyük bir kısmının ülke dışından geldiğine işaret etti. Almanya ve Fransa’da bu oranın %60’ın üzerinde olduğu vurgulandı. Otomatik dublaj özelliğinin dil bariyerini ortadan kaldırarak yerel yaratıcı ekonomilere katkı sağlayacağına işaret eden YouTube, “Expressive Speech” özelliği üzerine inşa edilen Lip Sync’i otomatik dublaj özelliğinin ürün müdürü Buddhika Kottahachchi ile tanıttı.
Yaklaşık 5 yıldır bu alanda çalışan Kottahachchi, Sri Lanka’da büyüyen ve ana dili İngilizce olmayan biri olarak teknoloji aracılığıyla dil bariyerinin nasıl ortadan kaldırılabileceği konusuna her zaman ilgi duyduğunu belirtti. Bu doğrultuda dublajı daha verimli ve erişilebilir hâle getirmeye yönelik çalışmalar yürüten Kottahachchi, 2022’nin Mart ayında içerik üreticilerin videolarını deşifre etmesine, başka dillere çevirmesine ve çeviri dilinde seslendirmesine olanak tanıyan bir yapay zeka aracını yaygın kullanıma açtıklarını dile getirdi.
- Bu araç, geçen yılın Aralık ayında YouTube’un yapay zeka destekli otomatik dublaj özelliğine evrildi.
Rakamlar: Kottahachchi’nin paylaştığı verilere göre şu ana kadar 20 dilde 60 milyondan fazla videoya otomatik dublaj yapıldı. Ayrıca bir video otomatik dublaj ile çevrildiğinde izleyicilerin videoyu orijinaline kıyasla 34 kat daha uzun süre izlediği tespit edildi.
Otomatik dublaj özelliğinin yapay zekanın içerik oluşturuculara nasıl yardımcı olabileceğinin ve içerik oluşturmanın getirdiği ağır yüklerin bir kısmını nasıl ortadan kaldırabileceğinin açık bir örneği olduğuna işaret eden Kottahachchi, dublajın geçmişte büyük bütçeler ve prodüksiyon ekiplerine sahip bir avuç içerik üreticisinin erişebildiği bir ayrıcalıkken artık dünyanın dört bir yanında milyonlarca içerik üreticisi tarafından kullanılabildiğini dile getirdi.
Expressive Speech: Geçen yılki Made On etkinliğinde duyurulan ve otomatik dublajda konuşmacının sesi, tonlaması ve duygusunun yanı sıra ortam ambiyansının da taklit edilmesine olanak tanıyarak dublajı daha az robotik hâle getiren Expressive Speech özelliği, test programından çıkarılarak yüz binlerce içerik üreticinin erişimine açıldı.
Lip Sync: Videodaki konuşmacının dudak hareketlerini dublajla senkronize hâle getirerek izleyici için çok daha sürükleyici ve doğal bir deneyim yaratan Lip Sync özelliği ise bu teknolojiyi bir adım daha ileri taşıdı.
Etkinlikte İtalyanca içerik üretimi yapan SmartWorld kanalından otomatik dublajlı bir video örneği de izletildi. Dublajın, Expressive Speech ve Lip Sync desteğiyle çok daha doğal hâle geldiği görüldü.
Lip Sync, 6 dil çiftini destekliyor
YouTube, iki yeni özellikle güçlendirilen otomatik dublajın içerik üreticilerin küresel erişimlerini genişletmelerine yardımcı olmasını bekliyor. Uluslararası pazarlar için video üretmeyi daha kolay ve uygun maliyetli hâle getiren özellik, küçük içerik üreticilerin içeriklerini küresel arenaya açmasına yardımcı olacağı tahmin ediliyor.
Önemli ayrıntı: İçerik üreticiler, otomatik dublajı önizleyebiliyor, yayımlayabiliyor, yayından kaldırabiliyor veya silebiliyor. Ayrıca otomatik dublaj özelliği, tamamen devre dışı da bırakılabiliyor.
Lip Sync özelliği, güncel olarak İngilizceden İspanyolca ve Portekizceye ya da İspanyolca, Portekizce, Fransızca ve Almancadan İngilizceye olmak üzere toplamda 6 dil çiftini destekliyor. YouTube, yeni özelliği otomatik dublajın desteklediği 23 dilin tamamına genişletmeyi hedefliyor.
YouTube ayrıca, eller ve nesnelerin yüz önünde hareket ettiği anlar gibi yüzün yüksek oranda örtülü olduğu durumlarda dahi videodaki dublaja başarıyla dudak senkronizasyonu ekleyebiliyor. Bu kabiliyetin, özellikle güzellik ve yemek gibi temalarda içerik üreten kanallarda oldukça işlevsel olması bekleniyor.
Öte yandan: YouTube, Lip Sync özelliğini ilk etapta bir pilot program olarak sınırlı sayıda test kullanıcısına açıyor. Avrupa Birliği, ABD ve Latin Amerika’da başlatılacak pilot programın katılımcılarının, Expressive Speech özelliğine de erken erişim elde ettiği ifade ediliyor. Test kullanıcıları, özelliğin desteklediği dillerden birinde içerik üreten ve tek bir konuşmacının yer aldığı videolar paylaşan kullanıcılardan oluşuyor.
İki yeni özelliğin test edildiği kanallarda izleyiciler, açıklama kısmında videodaki bazı görüntülerin sentetik olarak oluşturulduğuna dair bir uyarı görecek. Bu uyarı, otomatik dublaj etiketine ek olarak izleyiciye gösterilecek.
Test aşamasından sonra Lip Sync, otomatik dublaj özelliğini kullanan daha fazla sayıda içerik üreticinin erişimine açılacak.
Ek olarak: Otomatik dublaj, genel olarak YouTube’un gelişmiş özelliklerinden faydalanmaya uygun tüm kanallar tarafından kullanılabiliyor olacak. Lip Sync ise yalnızca güvenilir test kullanıcılarına açılacak ve bu süreçte YouTube, yeni özelliğe ilişkin geribildirim toplayacak.
Otomatik dublaj, Lip Sync ile birlikte içerik üreticilere ücretsiz olarak sunulacak ve pilot program ilerleyen haftalarda başlayacak.
Dil ataması otomatik olarak yapılacak
İzleyiciler, videonun orijinal dilini anlıyorsa varsayılan olarak orijinal dile yönlendirilecek. YouTube, orijinal dili bilmeyen kullanıcılarda ise izleme geçmişine dayanarak anlayabileceği bir dilde dublaj olup olmadığını tespit edecek ve otomatik olarak izleyiciyi anlayabileceği dildeki dublajlı versiyona yönlendirecek.
Bununla birlikte: Basın etkinliğinde Kottahachchi’ye otomatik dublaj özelliğinin geliştirilme süreci ve sürece Google’ın yapay zeka modeli Gemini’ın dahil olup olmadığı da soruldu. Kottahachchi, Gemini’ın otomatik dublajın bazı ayrıntılarında kullanıldığına ve modeli özelliğe daha fazla entegre etmek için sürekli çalıştıklarına işaret etti. Otomatik dublajın Gemini ile paralel olarak geliştirildiğini vurgulayan Kottahachchi, bir noktada kesişmelerin yaşandığını dile getirdi.
Paylaşılan ayrıntılara göre ürün ekibi, Lip Sync’i geliştirmek için dudakların farklı seslerde nasıl hareket ettiğini öğrenebilen bir model oluşturdu. Bu model, daha sonra üretilen dublajlı sese dayalı olarak videodaki pikselleri yeniden düzenleyebilmeye başladı. Takip eden süreçte model, bu kabiliyetini üç boyutlu görüntülere de uygulayacak şekilde geliştirildi.
Otomatik dublaj, Google Meet’e de gelecek mi?
Etkinlikte Kottahachchi’ye Lip Sync ve Expressive Speech ile güçlendirilen otomatik dublaj özelliğinin ilerleyen dönemlerde Google Meet gibi diğer Google ürünlerinde de kullanıma sunulup sunulmayacağı soruldu. Kottahachchi ise böyle bir potansiyel olduğunu, fakat aktif olarak bu tip bir entegrasyon üzerinde çalışmadıklarını dile getirdi. Özelliğin henüz çok yeni olduğunu vurgulayan Kottahachchi, şimdilik otomatik dublajı YouTube bağlamında ele aldıklarını belirtti.
Ayrıca: Kottahachchi, otomatik dublajın YouTube’da hâlihazırda bulunan içeriklerde kullanılabildiğinin ve içerikler zaten platform politikalarına uyumluluk açısından incelendiği için çevirilerin de bu politikalara uygun olacağının altını çizdi. Hiçbir noktada sıfırdan içerik üretmediklerini vurgulayan Kottahachchi, tek yaptıkları şeyin içeriği başka bir dile çevirmek olduğunu da sözlerine ekledi.
Etkinlikte ayrıca, otomatik dublajla hedef kitlenin önemli oranda genişletilebileceği vurgulandı. İnternet kullanıcılarının yaklaşık dörtte birinin İngilizce konuştuğunu ortaya koyan bir Wikipedia makalesine atıfta bulunan YouTube yetkilileri, diğer en yaygın 10 dilin kullanıcıların %75’i tarafından konuşulduğuna işaret etti. Bu nedenle bu 10 dile geçiş yapıldığında otomatik olarak erişimin %25’ten %75’e çıkacağının da altı çizildi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kullanıcılar artık, günün giderek daha büyük bir bölümünü düşünmekten, alışılmışın dışına çıkmaktan ve kendi yolunu çizmekten uzaklaştıran sistemlerin içinde geçiriyor. Fakat uzmanlara göre karşımıza çıkan her engeli aşılması gereken bir sorun olarak görmemek gerekiyor. Hayatın içinde her zaman engeller, bekleme anları ve aksilikler oluyor. Fakat tam da bu sürtünmeler, insanı düşünmeye, mücadele etmeye, problem çözmeye, sabretmeye ve kendi yolunu çizmeye zorluyor.

Yapay zeka devi Anthropic, milyonlarca ikinci el kitabı satın aldı. Ciltlerini hidrolik bıçaklarla kesti, sayfaları yüksek hızlı tarayıcılardan geçirerek dijitalleştirdi ve kağıt kopyaları imhaya gönderdi. Yapay zeka şirketleri, kitaplar yok olsa da metnin milyonlarca insana cevap veren bir sistemin içinde yaşadığını savunuyor. Asıl soru ise şu: İnsanlığın en az 200 yıllık kolektif entelektüel birikimi özel modellere aktarılırken, bunun ne kadarı kamuya geri dönecek ve buna kim karar verecek?

Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.





