Zor bir problem

Doğa artık hatalarımızı affetmiyor.
Zor bir problem

Eylül/Ağustos/Temmuz - BMW - Dünyahali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Son felaketlerden birini Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde yaşadık. Daha ne olduğu tam olarak anlaşılmadan, konuyla ilgisi olan ya da olmayan herkes bu felaketin oluşma sebepleri üzerinde fikir yürütmeye başladı. Aslında hepimiz bu tür felaketleri basit ve kolayca anlaşılabilecek bir nedene bağlamak istiyoruz. “Derenin üst kısımlarında bir baraj varmış, o baraj patladığı için sel basmış” veya “belediye yapı izni verilmemesi gereken yerler yapı izni verdiği için, buralara yapılan binalar çökmüş ve esas can kaybı o şekilde oluşmuş” türü pek çok “nedene” bağlanmak çoğumuza daha kolay geliyor. Bunların en üstünde de iklim krizi var. Konuyu bir de iklim krizine bağladık mı, artık başka şeyi dert etmemize gerek yok.

Buradan iklim krizinin bu tür problemlerdeki rolünü yadsıdığım düşünülmesin. Bozkurt kırsalına selden önceki beş saat içinde, 5000 yılda bir görülecek kadar çok yağış düştü.  Bu şiddette yağışlar artık daha sık görülmeye başlanacak. İklim krizi, bu tür yağışların sıklığını artırarak geçmişte 5000 yılda bir görülecek bir yağış miktarını, gelecekte 25 yılda bir görülecek hale getirecek. Yani  aynı binaları, aynı köprüleri, aynı depoları yıkıldıkları yerlere, aynı şekilde yapmaya devam edersek, çok uzak olmayan bir gelecekte buraların da yıkıldığını göreceğiz. İklim krizi çok büyük bir problem ve  hatalarımızı affetmemenin ötesinde, her geçen gün büyüyerek karşımıza çıkmasına neden oluyor. 

Bu yaz benzer durumlar gerek müsilaj sorununda, gerekse de Akdeniz Havzasının çoğu yerinde çıkan orman yangınlarında da görüldü. Arkada kocaman bir problem var. Eğer iklim krizi olmayacak olsa, bir süre daha o problemle birlikte yaşamaya devam edeceğiz. Ama iklim krizi sahneye çıktığında bizim hatalarımız da su yüzüne çıkıyor ve affedilmez bir hal alıyor.

Size bir örnek de bambaşka bir coğrafyadan vereyim; Amerika Birleşik Devletlerinin güneyinde, Mississippi Nehrinin denize döküldüğü deltada kurulmuş büyük bir şehir var, New Orleans. Bu şehir zamanında Mississippi üzerinde taşınan malların diğer ülkelere gönderilebilmesi için bir liman olarak tasarlanmış. Ne yazık ki bu bölge bataklık olduğu için, bataklığın bir kısmı kurutularak üzerine şehir inşa edilmiş. Bataklık kurutulurken  ortaya çıkan arazi, nehir ve deniz seviyesinden yedi metre aşağıda kalmış. Dolayısıyla, yağmur yağdığı zaman bile suyu dışarıya pompalamak gerekiyor. Böyle bir şehir, okyanus suları fazla ısınmadan önceki dönemlerde yaşamını sürdürebiliyordu. Ancak “Katrina Kasırgası” şehrin hemen doğusundan geçtiğinde, büyük bir hasar vererek şehrin önemli kısmının sular altında kalmasına neden oldu. Ben bu yazıyı yazarken New Orleans üzerine doğru bir kasırga daha geliyor, “İda”. Bu kasırga New Orleans şehrini bitirebilir, ya da bir kez daha “ucuz kurtulduk” denebilir. Ama ne olursa olsun, bu tür yerleşim bölgeleri artık doğanın kabul edemeyeceği bir durum yaratıyor, çünkü doğa bizlere verdiğini geri almak istiyor.

Peki tüm bu olayların arkasında yatan ana sorunumuz ne? Kısaca söylemek gerekirse, yeryüzünün taşıma kapasitesinin çok üzerine çıktık. Bunu hem artan nüfusumuzla, hem de kaynak kullanımımızla gerçekleştirdik. Bu iki unsurdan birini kontrol altına almış olsak, sorun bu denli büyük olmazdı. Ancak nüfus artışı nedeniyle az kişinin yaşadığı bölgelerde çok kişi yaşamaya başladık. New Orleans, Bozkurt, İstanbul ve daha nice yerleşim yeri şu anda sahip oldukları altyapıyı kaldıramayacak nüfusa sahipler, bundan dolayı da oturulmaması gereken yerlerde binalar yapılarak insanlar yerleşiyorlar. “Buradan göçmeli” dediğimizde bile güvenilir bir yer bulmak gittikçe zorlaşıyor çünkü her yer kapılmış durumda.

Bunun üzerine artan tüketimimiz eklendiğinde, bu tüketimi karşılamak için daha fazla elektriğe, besine ve keresteye ihtiyacımız oluyor. Kereste depolarını da koyacak yer bulamayıp derenin kenarına inşa ettiğimiz zaman, felakete davetiye çıkartmış oluyoruz. Bir de “bir şey olmaz” diyerek otuz veya elli yıl öncenin kabulleriyle bina ve köprü yaptığımızda felaket bileti kesilmiş oluyor. Tüm bunların üzerine ihtiraslarımız da eklenince, durum iyice içinden çıkılmaz hale geliyor.

İklim krizini bu felaketlerde tek suçlu olarak gösterip kenara çekilemeyiz. Evet, iklim krizi bir gerçek, ama bu gerçek, doğanın artık bizim yaptığımız hataları affetmeyeceği anlamına geliyor. Önceden belki ısrarla dere kenarına ev yapıp, orada oturmak istememiz kısmen kabul edilebilirdi. Gönül ne müteahhitin orada ev yapmasını, ne belediyenin ruhsat vermesini, ne parası olanların oradan ev almasını, ne de daha dar gelirlinin orada ev kiralamasını arzu ediyor. Artan nüfus tercihlerimizle birleştiğinde bu durum oluştu ve oluşmaya da devam edecek. Ancak, şimdiye kadar doğa bize izin veriyordu, artık vermeyecek. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

29: Hoşgeldin Sonbahar!

UNICEF Raporu, Beyond Meat, "Zor Problem"

01 Eyl 2021

BMW ile birlikte
Michael Blum

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı