2021 Teknoloji trendleri

2020 hepimizin hayal edebileceğinden daha hareketli bir yıldı, kabul ediyoruz. 2021'in teknolojisi nasıl olur peki?
2021 Teknoloji trendleri

Bitpanda 28 Ocak
Bitpanda ile birlikte

Avrupa’nın lider kripto para borsası, Türkiye’de: Bitpanda

Teknolojik gelişmelerin, 2008 küresel ekonomik krizinin bankalara olan güveni azaltmasının, tüketici beklentilerinin değişiminin ve ülke ekonomilerinin yeni ihtiyaçlarının; finans ekosisteminde son yıllarda görülen büyük dönüşümlere zemin…

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İllüstrasyon: Ariel Davis

 

Sanal atletizm
 

Fiziksel sporlar, evdeki amatör sporcuların üst düzey profesyonellerle rekabet edebilmesiyle artık e-sporlara dönüşüyor.

  • 2020'de canlı spor müsabakalarının bir anda sonlanması, sektör genelinde hızlı inovasyona yol açarak sanal sporlar ve e-sporlar arasında büyüyen bir geçişe olanak sağladı.
     
  • Profesyonel sporcuların antrenman için zaten yarış simülatörlerini kullandığı motor sporlarında, yeni markaların sanal yarış meraklılarına teknoloji sağlamak için pazara girdiği bir dönemdeyiz. Lüks e-spor oyuncusunu hedefleyen Aston Martin, Eylül 2020'de AMR-C01 yarış simülatörünü duyurdu. Yaklaşık 76 bin 300 dolar fiyatla satışa sunulan simülatör gerçek bir Aston Martin hiper otomobile mümkün olduğunca yakın bir deneyim sunuyor.
Curv Racing Sımulators
Kaynak: Curv Racing Simulators
  • Çevrim içi bisiklet ve koşu eğitim platformu Zwift de Temmuz 2020'de ilk Virtual Tour de France'a ev sahipliği yaparak profesyonel ve profesyonel olmayan atletlerin aynı parkurda rekabet etmelerine olanak tanıdı.
     
  • Mart 2020'de Adidas, amatör futbol sporcularının antrenman becerilerini EA Sports FIFA Mobile oyunuyla kaydetmelerini ve ölçmelerini sağlayan GMR akıllı iç tabanını piyasaya sürdü. Vuruşlar, şut gücü, mesafe ile hız gerçek hayatta ölçülebilir ve istatistikler dijital ödüllere çevirebilir durumda artık.
     

Neden önemli? Sanal, gerçek yaşam deneyimleriyle giderek daha fazla birleşirken e-spor ve geleneksel sporlar arasındaki bildiğimiz net çizginin bulanıklaşması devam edecek gibi görünüyor.


Sürdürülebilir veri
 

İnsanın dijital ayak izinin çevre üzerindeki olumsuz etkisine dair farkındalığımızın arttığı bir dönemdeyiz.

  • Bloomberg'in aktardığı rakamlara göre veri merkezlerinde depolanan dijital bilgi hacmi, küresel elektrik tüketiminin %2'sini oluşturuyor ve bu oran 2030'a kadar dört katına çıkarak %8'e ulaşabilir.
     
  • Bilgisayarlarımızdan veya akıllı telefonlarımızdan gönderilen her e-postanın ve gerçekleştirilen her Google aramasının çevresel bir maliyeti var. Giderek daha çevrim içi hâle gelen bir dünyada bu yük, her geçen gün artıyor.
     
  • Bulut bilişim ve içerik akışı, 5G'nin gelişiyle tüketicilerin çalışma ve oyun oynama şeklini daha da fazla dönüştürmeye hazırlanıyor. Teknoloji şirketleri ve oyun platformları, büyük miktarlarda bilgiyi işleyen veri merkezlerinde bu çok hızlı teknolojileri desteklemek için gereken altyapıya ilişkin endişelerle giderek daha fazla karşı karşıya kalıyor.
     
  • Microsoft ve Google ise veri merkezlerinin karbon nötr olduğunu iddia ediyor.

    • Microsoft, Azure veri merkezlerinde yenilenebilir enerji için çalışıyor. Bulut bilişimininin fiziksel çözümlerden %98'e kadar daha verimli olabileceğini gösteren şirket içi bir araştırmaya atıfta bulunuyor.
       
    • Sony, PlayStation 5'e gelişmiş bir enerji tasarrufu sağlayan düşük güç modu ekledi ve yeni Xbox Series S ve X modelleri benzer bir özellik sunuyor.
Xbox
Kaynak: Xbox

Neden önemli? Günümüzde dünya, uzaktan çalışma, çevrim içi alışveriş ve genişleyen yeni normale uyum sağlamak için hızlanıyor. Bu, veri kullanımının çevresel etkilerinin markalar için her zamankinden daha acil bir konu olduğu anlamına geliyor. Veri sürdürülebilirliğinin, önümüzdeki on yıl içinde şirketlerin iklim değişikliği hedeflerinde önemli bir adım olmasını bekleyebiliriz.


Çok karışık gerçeklik

 

Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklikten sonra karma gerçeklik (mixed reality) oyun dünyasındaki sonraki büyük şey olacak gibi.

  • Artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçekliğin (VR) aksine karma gerçeklik (MR), oyun içinde yeni ortamlar yaratma amacıyla gerçek dünya nesnelerini sanal bir dünyada bütünleştirir. Sanal gerçekliğin hantal ve pahalı ekipmanı ve artırılmış gerçekliğin mobil cihazlara bağımlılığı gibi sınırlamalar, çevrim içi ve çevrim dışı alanlar arasındaki geçişi bütünleştirme becerisiyle MR için bir yol açtı.
     
  • League of Legends Dünya Şampiyonası, 2011'den beri dünyanın dört bir yanındaki arenalarda fiziksel izleyiciler ve çevrim içi izleyenlerle gerçekleştirilmeye devam ediyor. 2020 turnuvası için ise pandemi nedeniyle canlı etkinliğin dijital dünyada gerçekleşmesi sağlandı. League of Legends'ın geliştiricisi Riot Games, evdeki izleyiciler için sürükleyici bir canlı deneyim sağlamak için yüksek teknolojili bir MR sahnesi yarattı. Riot Games, devasa LED ekranlardan oluşturulmuş bir set kullanarak oyunun sanal öğelerini canlandırmayı başardı.
     
  • Ekim 2020'de Nintendo, hayranlık uyandıran yeni MR oyunu Mario Kart Live: Home Circuit'i piyasaya sürdü. Nintendo Switch için tasarlanan oyun, oyuncuların hem sanal hem de gerçek dünya ögeleriyle etkileşime girerek evlerinin etrafında uzaktan kumandalı araçlarla yarışmalarına olanak tanıyor.
Mario Kart Live: Home Circuit
Kaynak: Nintendo
  • MR ayrıca Silikon Vadisi'nin de dikkatini ve yatırımlarını çekiyor. Temmuz 2020'de Hindistan merkezli şirket Jio Platforms, Google ve Facebook tarafından desteklenen yeni Jio Glass MR gözlüklerini tanıttı. Facebook, Nisan 2020'de Jio'ya 5,7 milyar dolar yatırım yaparken Google aynı yılın temmuz ayında şirkete 4,5 milyar dolarlık ek yatırım yaptığını açıkladı. Apple'ın 2020'de sunduğu patentlerle ise şirketin yakında kendi MR gözlüklerini piyasaya süreceğini düşünmek yanlış olmaz.
     

Neden ilginç? MR'ın sanal ve fiziksel dünyalar arasındaki geçişi kolaylaştıran köprüsü, bu teknolojiyi gelişmiş deneyimler için cazip bir çözüm hâline getirmeye devam ediyor. Dijital deneyim şirketi Meta'nın kurucusu ve CEO'su Justin Bolognino, "Çoğu etkinlik ile alan, artırılmış ve karma gerçeklik katmanlarıyla donatılacak" diyor. Geniş ve karma gerçekliklerin “bir mekana daha incelikli ve paylaşılabilir boyutlar katmak için” kullanılmasının norm hâline geleceğine inanıyor.


Yapay zekânın karanlık tarafı
 

  • Yapay zekâ, sahte görüntülere ve videolara karşı savaşmak için giderek daha fazla kullanılıyor. İster şakacılar ve troller ister siyasetçiler ve propagandacılar tarafından yayılmış olsun; bu sahtekârlıklar halk için kafa karıştırıcı olabilir, radikal sonuçlar doğurabilir. Bu dezenformasyon yöntemleri, günümüzün son derece gelişmiş yapay zekâ (AI) uygulamalarının bir dezavantajı ancak yine AI'ın kendisi bunları devre dışı bırakmak için kullanılan ana silah olmaya devam ediyor.
     
  • Ünlü kişilerin deepfake'le sahteleri söz konusu olduğunda AI teknolojisi bir kişinin tipik hareketlerini ve jestlerini, deepfake'le yaratılmış video veya görüntülerdeki tutarsızlıkları anlayabilmek için öğrenebiliyor.
     
  • Eylül 2020'de Microsoft, bir görüntüyü veya videoyu tarayan ve izleyiciye içeriğin deepfake'li olma olasılığının yüzde tahminini veren yapay zekâ destekli yeni bir araç olan Microsoft Video Authenticator'ı piyasaya sürdü. Bu teknoloji, izleyici tarafından fark edilemeyebilecek sahtelikleri tespit ederek harmanlanmış iki görüntü arasındaki gri tonlamalı ögeleri veya bulanık sınırları tespit edebiliyor.
     

Yazı arası öneri: South Park yaratıcıları Trey Parker ve Matt Stone'un deepfake kullanarak yarattığı "Sassy Justice" YouTube serileri; Donald Trump, Ivanka Trump, Jared Kushner, Mark Zuckerberg ile Michael Caine'in manipüle edilmiş görüntülerini kullanıyor ve oldukça keyifli :)

Neden ilginç? Covid-19 ve 2020 ABD Başkanlık seçimleri gibi önemli konularda hızla yayılan yanlış bilgiler, güvenilir bir dijital ekosistemi sürdürmek için sağlam çözümlere olan ihtiyacı artırdı. Bununla birlikte, bu yeni medyayla uğraşmak, ifade özgürlüğü ve sansür arasındaki uygun sınırlar etrafında yeni sorular ve zorluklar ortaya çıkarmakta ki bu konuyu bir önceki sayımızda olabildiğince ele almıştık.


"Don't be evil" mottosuyla vadiyi yeniden inşa etmek
 

Yeni nesil girişimler, teknolojiyi daha iyi kullanabilmek için yeniden hayal etmeye çalışıyor.

  • Big Tech'e karşı giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradığımızı ve onlara karşı çokça şüpheli bir tutumda bulunduğumuzu kabul etmek gerekli sanıyoruz. ABD Adalet Bakanlığı'nın Google aleyhine dava açarak “internet araması üzerinde yasa dışı bir tekel elinde bulundurmak” suçlamasında bulunduğunda New York Times bu durumu ABD'nin “yeni bir güven döneminin eşiğinde” olduğunu belirten bir başlıkla yayımlamıştı. Facebook, Amazon, Apple için de geçerli olan antitröst davalarına ise New York Times, "bu soruşturmalardaki ortak noktanın, büyük şirketlerin ülke için kötü olacak kadar güçlü hâle gelmeleri endişesi olduğu" yorumunda bulunmuştu.
     
  • Bu büyük güce anti güç olarak genç girişimciler ise tasarladıkları ürün ve markalarla daha özgün, etik ve kapsayıcı bir yaklaşım sergiliyor artık.
     
  • Gen Z Mafia, kendisini genç üyelerinin değerlerine uygun uygulamalar ve oyunlar yaratan "genç inşaatçılar topluluğu" olarak adlandırıyor. Bu yeni dönem etik girişimler arasında, kullanıcının "kötü bir tweet'i, yazarını ve onu beğenen herkesi tek bir tıklamayla engellemesine" olanak tanıyan MegaBlock ve kullanıcılarının o gün başlarına gelen iyiliği paylaşmalarına olanak sağlayan bir platform olan Vibes.fyi yer alıyor örneğin.
     

Neden ilginç? Big Tech'in sınırsız büyümesi artık hükümetler veya insanlar tarafından bu kadar kolay tolere edilmiyor. Accountable Tech tarafından Temmuz 2020'de yayımlanan araştırmaya göre ABD'de yaşayanların %85'i büyük teknoloji şirketlerinin çok fazla güce sahip olduğuna inanıyor. Ancak yeni nesil, hâlâ teknolojinin geleceği şekillendirme vaadinden ilham alıyor ve şimdi bunu daha özgün, daha etik bir mercekle gerçekleştirmeye çalışıyor gibi görünüyor.


En yeni nesli koruma savaşları
 

Dijital bir varlığa sahip olmak kaçınılmaz hâle geldi peki ama bu, en genç nesil için ne anlama geliyor? 

  • Günlük yaşamın daha fazla yönü çevrim içi olarak gerçekleştikçe verilerin cansız, soğuk ve kişisel olmayan sıfırlar ve birler dizisi olduğu fikri ortadan kalkıyor. Bunun yerine dijital kimliğin son derece kişisel olduğu kabul edilebilir artık. Bu durum özellikle çocuklarının dijital varlığını yönetmeye çalışan ebeveynler için geçerli.
     
  • 18 yaşından küçük çocukları olan ABD'de yaşayan ebeveynlerin %53'ü (annelerin %57'si, babaların %48'i) çocuklarının fotoğraflarının gizliliği ve güvenliği konusunda "çok endişeli" olurken annelerin %58'i yapılan paylaşımlar üzerinde daha çok güvenlik sağlanmasını istiyor.
     
  • Teknoloji şirketleri ise konu çocuklarının dijital ayak izi olduğunda ebeveynlere çözümler üretmeye başladı bile. Amazon akıllı cihazlarının çocuk dostu sürümleriyle "duvarla çevrili bir bahçede güvenli bir alan" oluşturduğunu söylüyor. Facebook, Messenger Kids'te yetişkinlerin çocuklarının haklarını yönetmeye yardımcı olmak için Şubat 2020'de ebeveyn kontrollerini değiştirdi, daha çok gizlilik sağladı, gizlilik politikasını da daha çocuk dostu dil ve illüstrasyonlar içerecek şekilde güncelledi.
     
  • Diğer şirketler de tüm konseptlerini gizlilik öncelikli hizmetler etrafında oluşturmaya devam ediyor. Kasım 2020'de Rego Payments, COPPA (Çocukların Çevrim İçi Gizliliğini Koruma Yasası) kurallarıyla uyumlu yeni bir dijital cüzdan uygulaması olan Mazoola'yı tanıttı. Uygulama, finansal okuryazarlığı öğretmenin yanı sıra çocukların kimliklerini korurken ebeveyn onaylı satıcılardan alışveriş yapmalarına olanak sağlıyor.
Yoto Player
Kaynak: Yoto

Neden önemli? Çevrim içi gizliliğin riskleri neredeyse doğduğumuz andan itibaren başlıyor. Araştırmalara göre Y kuşağı ebeveynlerinin çocuklarının fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmasıyla çocukların %92'si iki yaşına kadar çevrim içi bir varlığa sahip. Ebeveynler, çocukların mahremiyet sorunlarına daha çok eğildikçe markalar çocukların verileri üzerindeki kendi etkilerini değerlendirmeye başlayacak gibi duruyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

🖲️ Teknolojide 2021: Trendler, beklentiler, öngörüler

2021'den umutluyuz! Bu yılın teknoloji trendleri neler olabilir?

28 Oca 2021

Bitpanda ile birlikte
Ariel Davis

YAZARLAR

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Doğa Yurduneri

·

20 Eki 2026

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Berk Bayri

·

18 Eki 2026

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?