Orman yangınları ve iklim

Biz Bodrum’u geride bıraktığımız dakikalarda Türkiye, Akdeniz ülkeleri ve Afrika’da devam eden yangınlarından biri de Bodrum’da başladı.

UN Climate Change’in verilerine göre ortalama bir Akdeniz yazında orman yangınlarıyla kaybedilecek alandaki artış miktarı sıcaklığın +1,5 arttığında %41,+2 arttığında %62, +3 arttığında %97.

Neden? İklim değişikliğine hatta daha doğrusu iklim aciliyetinin önemli sorumlularından olan karbon, gezegenimizin esenliğine karşı en büyük tehditlerden biri. Dünya genelinde son 50 yıldaki ısı artışı, bir derecenin hemen altında seyretti, Kuzey Kutbu’nda son 10 yılda bir derecelik artış görüldü. Bu bir derecelik artış yüzünden buzullar eriyor, deniz seviyesi yükseliyor, ormanlar yanıyor. 2070’de erimesi beklenen Grönland’daki buzullar şimdiden erimeye başladı. Antarktika’daki Thwaites Buzulu hızla eriyor. Sibirya’daki permafrost denilen donmuş topraklar çözünüyor, içinde sıkışan gazlar atmosfere salınıyor.

Bizi neler bekliyor? Devletler ve bireyler olarak acil önlemler almazsak bu yüzyılda değil iki derecenin altında kalmak, 4-6 derece artış yaşamamız bile olası. Karbondioksit salımı bugünkü seviyede kalsa bile, 2050 yılında küresel ısınmanın üç dereceyi aşacağı hesaplanıyor. O noktaya gelmemiz durumunda Afrika’da ciddi kıtlık meydana gelecek; El Niño kasırgası daha sık yaşanacak; deniz suyu seviyesinin yükselmesi ve kasırgaların neden olduğu deniz kabarmaları sonucu düşük rakımlı New York, Londra gibi büyük şehirlerle Hollanda gibi ülkeler su altında kalacak; dünyanın akciğeri Amazon Ormanları yok olacak; Avustralya’da aşırı kuraklık ve sıcak yüzünden yangınlar sıklaşacak, su sıkıntısı baş gösterecek; yeryüzünün alışagelmiş iklimi yok olacak ve bazı hayvan türleri ortadan kalkacak; tropikal bölgelerdeki buğday, mısır ve pirinç üretiminde büyük azalma olacak; açlık nedeniyle milyonlarca kişi göç etmek zorunda kalacak.

Yakıtlar: Bugün, yaşadıklarımıza seyirci kalmak yerine alışkanlıklarımızı değiştirebiliriz. Tüm dünyada kömür, petrol ve doğalgaz yerine daha sürdürülebilir temiz enerji kaynaklarına yatırım yapmalı, sorunun merkezinde yatan doğal gaz, petrol ve kömür kullanımını azaltmak için uçak ve araba yolculuklarını minimuma indirmeli, evlerde gereksiz yere ısıtmayı açmamalıyız.

Hayvancılık faaliyetleri: Hayvancılık, karbon ayak izi çok yüksek bir endüstri. Yetiştiricilikte ve mezbahalarda aşırı su kullanılıyor, hayvan yemi olarak soya, mısır, arpa, yulaf yetiştirmek üzere tarla açmak için ormanlar kesiliyor. Süt ürünlerini hiç tüketmemek ya da az tüketmek, dünyanın geleceği için kişisel katkılarımızdan bir diğeri. Et ve süt ürünlerinin imalat sürecinde, sebze ve meyveye oranla yüz kat daha fazla karbon ayak izi ortaya çıkıyor. Sorun evlerimize geliş yolunda değil, üretilmesinde olduğu için yerel ürünler tüketmek de çare değil.

Hemen, şimdi: Bugün, yarını yaşayabilmek için karbon ayak izimizi azaltmanın şart olduğunu, yeşilin, toprağın, bulutların, doğanın korunması için kişisel ve toplumsal çaba göstermemiz gerektiğini biliyoruz. Bugün, hepimizin katkılarıyla yarını değiştirebiliriz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Ortakent, Mustafa Yavaş

Musto'nun peşine takılıyoruz Ortakent sokaklarında. Burada Bodrumluca konuşuyoruz. 90'lardan beri ne çok şey değişti buralarda — gelsene, ayaküstü tanış hepimizle, müdavimi olduklarımızı dinle.

01 Ağu 2021

Ortakent, Mustafa Yavaş

İLGİLİ OKUMALAR