Yalnızlığın fotoğrafı

Robin Williams anısına…
Yalnızlığın fotoğrafı

12 Ağustos - Tazedirekt - Duende
Tazedirekt ile birlikte

Tazedirekt Sohbet 'in son konuğu: Şemsa Denizsel Küçük üreticiler tarafından yoğun emeklerle üretilen ürünleri, hikâyelerine değer verecek kitlelerle buluşturan Tazedirekt , taze taze bir podcast serisiyle karşımızda: Tazedirekt Sohbet . Tuba Şatana ’nın hazırlayıp sunduğu ve birbirinden değerli konuşmacıların konuk olduğu podcast serisi Tazedirekt Sohbet 'in son bölümünün konuğu Şemsa Denizsel , ne yediğini önemseyenlerin ufkunu açacak konulara değiniyor. “ Gıda coğrafyadır ” diyerek yerel üretimin mutfaklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Denizsel, kent yaşamından zeytin ağaçlarına uzanan hayatına dair kesitler sunarak keyifli bir sohbet ortaya koyuyor. “ Ne yediğini önemse ” çağrısında bulunan Tazedirekt ’le hemfikir olan ünlü şef Denizsel, yapılan her yemeğin kalitesinde kullanılan malzemelerin büyük rol oynadığının ve her zaman nerede, nasıl yetiştiğini bildiği ürünleri kullanmayı tercih ettiğinin de altını çiziyor. Tazedirekt nedir? 250’den fazla üretici ve 60’tan fazla organik tarım yapan çiftlikle birlikte çalışan Tazedirekt, tüm üretici hikâyelerine web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden kolayca ulaşmayı mümkün kılıyor. Ne yediğini önemseyenlerin tutkunu olduğu Tazedirekt Sohbet ’in son bölümünü dinlemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Önsöz: "Haftanın Filmi" kanalımızda genellikle gösterime yeni girmiş ya da platformlara yakın bir geçmişte eklenen filmlerden öneriler buluyorsun. Fakat bu haftanın önerisi biraz farklı ve gelişigüzel gelecek sana. Birkaç gün önce Taner, Robin Williams’ın ölüm yıl dönümünün bu haftaya denk düştüğünü hatırlattı. Aladdin’in Cin’inden Hook’un Peter'ına, Mrs. Doubtfire’a adını veren "dadıdan" Night at the Museum serisinin Roosevelt’ine çocukluğum ve ergenliğim boyunca birçok karakteriyle beni güldürmüş ve mutlu etmiş oyuncunun artık aramızda olmadığı gerçeği her karşıma çıktığında beni 2014’ün 11 Ağustos’unda olduğu kadar üzüyor. Beni, muhtemelen seni de en çok güldüren insanlardan biri olan Robin Williams mutsuzluğuna yenik düşmeden yıllar önce şöyle demiş: “Bence en üzgün insanlar, insanları mutlu etmek için en çok çabalayanlardır. Çünkü değersiz hissetmenin ne demek olduğunu biliyorlar ve başka kimsenin böyle hissetmesini istemiyorlar.

Film: One Hour Photo

Yönetmen: Mark Romanek

Süre: 96 dakika

Yapım yılı: 2002

Jenerik: One Hour Photo, yönetmeni ve senaristi Mark Romanek’in ilk filmi değil. Fakat o dönem, Romanek’in yeni filminin merakla beklenmesindeki etken ilk filmi Static değil, 1990’lar boyunca Nine Inch Nails’den Red Hot Chili Peppers’a, Madonna’dan Michael Jackson’a birçok şarkıcı ve grup için çektiği müzik videoları aslında. İlk gösterimi 2002 Sundance Film Festivali’nde yapılan film, müzik videolarındaki tarzını beyaz perdeye taşıyan yönetmenin başarısının yanı sıra, Nine Inch Nails’in Trent Reznor’ının imza attığı müzikler ve pek tabii ki başrol oyuncusu Robin Williams’ın performansıyla dikkat çekmişti. Fotoğrafların çekildiği an ortaya nasıl bir kare çıkacağını göremediğimiz, o çok da uzak olmayan geçmişte geçen psikolojik gerilim One Hour Photo, işlek bir süpermarketin fotoğraf baskı stüdyosunda çalışan orta yaşlı, yalnız bir adamın saplantılarına odaklanıyor.

Neden izleyelim? Robin Williams’ın One Hour Photo’da kariyerinin belki de en çizgi dışı performansını verdiğini söylemeliyim. Daima güldüren, mutlu eden karakterleri onun için marka olmuş bir oyuncunun, Good Will Hunting ya da Patch Adams gibi oldukça dramatik filmlerde bile rolleri gülümsetmeyi, iyi hissettirmeyi başarırken, One Hour Photo’nun Sy’ı onun ve kariyerindeki diğer karakterlerin bir anti-tezi âdeta. Hatta Williams'tan önce rolün teklif edildiği Jack Nicholson, teklifi geri çevirirken bu karakterin The Shining'de canlandırdığı karaktere çok benzediğini düşündüğünü söylemiş. İşini severek yapan Sy, düzenli müşterilerinden Nina ve ailesinin hayatını bastığı fotoğraflar aracılığıyla haddinden fazla takip etmeye başlıyor. Nihayetinde saplantısı haline getirdiği bu ailenin Sy Amca’sı olduğu hayallerini bir gün çok ileri götürüyor. Yalnızlığın fotoğrafını çekiyor One Hour Photo, belki de yalnızca bu karakterin değil, “insanları mutlu etmek için en çok çabalayanlardan” Robin Williams’ın da aslında içinde gizlediği yalnızlığın…

Nerede izleyebilirsin? One Hour Photo’yu Apple TV ve Google Play üzerinden kiralayarak izleyebilirsin.

Benzer işler:

  • Misery (1990, Rob Reiner)
  • The Kindergarten Teacher / Haganenet (2014, Nadav Lapid)
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

☀️ 2022'nin yaz şarkıları, yalnızlığın fotoğrafı Robin Williams

2022'in yaz şarkıları, Robin Williams'a yeni bir veda ve black midi'nin son albümü Hellfire.

12 Ağu 2022

Tazedirekt ile birlikte
Kaynak: images4.fanpop.com

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi