77. Primetime Emmy Ödülleri: Bazen gerçekten de iyi olan kazanıyor

2024-2025 televizyon sezonunun en iyilerinin ödüllendirildiği 77. Primetime Emmy Ödülleri, dün gece Nate Bargatze’nin sunduğu törenle sahiplerini buldu. "The Pitt", "The Studio" ve "Adolescence"in büyük ödüllere uzandığı gecede, Stephen Colbert iki kez ayakta alkışlandı.
77. Primetime Emmy Ödülleri: Bazen gerçekten de iyi olan kazanıyor

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Oscarlar ve Primetime Emmy Ödülleri için hep sinema ve televizyonun en görkemli geceleri denir. Gerçekten de yılın (her zaman en iyi değil belki ama) en çok konuşulan ve dikkat çeken tüm yapımlarının yıldızlarının kırmızı halıda geçit yaptıktan sonra kocaman bir salona doluştuğu, övgüler ve nükteler eşliğinde ve canlı yayın aracılığıyla tüm dünyaya isimlerinin okunduğu ve tabii ödüllendirildiği bu geceler görkemlidir. Işıltılıdır. 

Öte yandan, son yıllarda gittikçe uluslararası olmaya başladıklarının emarelerini görsek de bu törenler ABD-merkezcidir. Dolayısıyla, okyanusun öteki kıyısında yaşayıp da yıl boyunca izlediği filmleri ve dizileri bu görkemli gecelerde desteklemek isteyenler olarak sabahlamak zorundayızdır.

Politiktir. Sık sık, hak eden değil; sırası gelen, daha iyi mesajlar veren, daha iyi kampanya yapan ya da politik duruşuyla oylayanlara daha yakın olanlar ödüllendirilir. 

Sıkıcıdır. Orta yolu bulmaya çalışırken hiç kimseyi tatmin etmeyen atraksiyonlarla, sıkıcı segmentlerle ve sektörün dışında bir izleyici için çoğu sıkıcı ve anlamsız olan ödül konuşmalarıyla doludur. İşte bu yüzden, her mart ve eylül ayında uykusuz kaldığım o gecelerin ertesi günü hayalet gibi gezdiğimi gören arkadaşlarımın sıkça sorduğu gibi ben de sorguluyorum bazen kendimi: Ben kendime bunu neden yapıyorum?

Noah Wyle, The Pitt

14 Eylül gecesi düzenlenen 77. Primetime Emmy Ödülleri töreni, bunun yanıtını çok iyi bildiğimi hatırlattı bana. Yazılarımı okuyanlar bir ödül töreni izlenim yazısını dahi kişisel bir yere bağlayabilmeme şaşırmayacaktır fakat açıkçası bunun bir Oscar töreni sonrası olmaması benim için de sürpriz oldu. 

Dün gece ismi okunan birçok oyuncu, bu yılki favorilerimdendi: Jean Smart, Cristin Milioti, Katherine LaNasa, Hannah Einbinder... Jeff Hiller, Tramell Tillman, Owen Cooper, Noah Whyle... (Hele Jeff Hiller!) Yıl içinde saatlerimi verdiğim, onlarla güldüğüm ya da onlar için endişelendiğim, bağ veya empati kurduğum karakterlere hayat veren isimlerin hak ettikleri ödül kazanması sadece onlar için değil, biz izleyenler için de büyük bir mutluluk, bazen gözyaşlarına dönüşen bir mutluluk hatta. 

Bunu kendime neden yaptığımın, ödül törenlerini neden bu kadar ilgiyle takip ettiğimin birden çok yanıtı var: Çok kötü bir yaz geçirirken, haftalardır ilk kez mutlu olduğumu hissedebilmek. Duygusal bir ödül konuşmasıyla anneme ne kadar çok şey borçlu olduğumu bir kez daha hatırlamak. “Keşke 20 yıl önce de Emmy sahnesinden 16 yaşında bir çocuk çıkıp bana konfor alanımdan çıkmamı öğütleseydi” diye düşünebilmek. Yıllardır izlediğim eğlence programını ben doğmadan çok öncesinden beri, 50 yıldır hayatta tutan adamın sözlerini dinlemek. Gülmek, ilham almak, başkası adına mutlu olmak, tanımadığım biriyle gurur duymak. Kanepemde tek başıma yaşadığım hisleri, tepkilerimi gecenin bir yarısı benimle aynı anda uyanık olan diğerleriyle paylaşmak. O an uyuyanların sabah uyanınca kazananları ve tepkileri benim paylaşımlarımla öğreneceğini bilmek... 

Evet, ödül törenlerini seviyor, takip ediyorum. Çünkü bazen gerçekten de iyi olan kazanıyor.

Lorne Michaels, SNL 50th Anniversary Special

Drama dizileri: 30 yıl sonra gelen Wyle zaferi

Sezonun başında herkes, Severance’ın üç yıl sonra gelecek ikinci sezonu için heyecanlıydı. Drama kategorilerinde ödül sezonunu etkisi altına alan Succession ve Squid Game yarışı ve diğer platformlara kıyasla izleyicisi bir hayli az olan Apple TV+’de yayımlanmasının etkisiyle Severance’ın ilk ödül sezonunda yüzü iki teknik ödül dışında gülmemişti. 3 yılda dizinin namı kulaktan kulağa yürüdü, hayran sayısı arttı ve onca bekleyişin ardından gelen bölümler beklentileri karşıladı. Bu yıl Severance’ın yılı olacaktı. 

Derken HBO Max, The Pitt ile çıkageldi... Hastane ve acil servis dramaları denince akla ilk gelen dizi ER’ın yaratıcılarının imzasını taşıyan ve dizinin oyuncularından Noah Wyle’i başrole yerleştiren bu yeni acil servis draması, pandemi döneminde kıymetini çok daha iyi anladığımız sağlık çalışanlarının sorunlarını ve stresli mesailerinde karşı karşıya kaldıkları medikal ya da toplumsal konuları işliyordu. Gerçek zamanlı olarak, tek bir gece vardiyasına odaklanan ilk sezonun başarısıyla dizi, Severance’ın ciddiye alınması gereken tek rakibiydi. 

77. Primetime Emmy Ödülleri’nde drama tahtının yeni sahibinin hangi dizi olacağının heyecanı törenin son dakikasına kadar yaşandı. Çünkü Emmy yarışında hem büyük bir başarı hem de adeta bir lanet olarak ikişer bölümüyle En İyi Yönetmen kategorisinde aday gösterilen bu iki yapımın oylarının bölünmesi kaçınılmazdı; büyük ödülün sahibinin sinyalini verebilecek bu ödül (muhtemelen oyların iki dizinin iki bölümü arasında bölünmesinin etkisiyle) Slow Horses’a giderken, senaryo ödülü de Andor’un oldu. 

Törenin yapımcı ve yayıncıları da adeta heyecanı son dakikaya kadar saklamak için En İyi Erkek Oyuncu - Drama kategorisini de sondan ikinci sıraya kadar bekletmişlerdi zaten. Adam Scott’ın zaferi Severance’a, Noah Wyle’nin zaferi The Pitt’e işaret edecekti. Wyle, 90’larda defalarca kaybettiği Emmy ödülünü kucakladı. The Pitt, yılın en iyi drama dizisi seçildi. (Diziyle ilgili yazımı buradan okuyabilirsiniz.)

Seth Rogen, The Studio

Komedi dizileri: The Studio’dan rekor

İki yıl önce komedi olmayan bir komedinin, The Bear’ın silip süpürdüğü, dizi geçen yıl tekrar adaylık sayısında rekor kırınca eleştiriler ve şakaların artmasının da etkisiyle tahtını sürpriz bir şekilde Hacks’e kaptıran bu kategoride bu sezon iki gerçek komedinin yarışına tanık olduk. 

Tahtın son sahibi Hacks’in tek rakibi, Seth Rogen ve ekibinin gerçekçi Hollywood stüdyosu taşlaması The Studio her bölümüyle kahkahalara boğmakla kalmadı, birçoğu kendini oynayan yıldız oyuncu ve yönetmenlerin konuk olduğu bölümleriyle asla gündemden düşmedi. Yarışın ibresi aday listesi açıklandıktan itibaren The Studio’nun rakipsiz olduğunu gösteriyordu. Tahmin edildiği gibi, The Bear’ın rekorunu egale ettiği 23 adaylığının 13’ünü ödüle dönüştüren The Studio, bugüne dek ilk sezonuyla en çok ödül kazanan komedi dizisi ünvanına da sahip oldu. 

Seth Rogen, yapımcı, yönetmen, senarist ve oyuncu şapkalarıyla tek gecede toplam dört Emmy ödülü kucakladı. Dizinin en eğlenceli bölümlerinden olan Altın Küre töreni bölümünü hatırlayanlar gülümseyecektir—Rogen sahneden “Thank you to the executives!” (Stüdyo yöneticilerine teşekkürler!) diye bağırmayı unutmadı.

Hannah Einbinder, Hacks

The Studio’nun zaferi ne kadar tahmin edilebilirse, komedi kategorilerindeki yardımcı oyuncu ödüllerinin kazananları o kadar ters köşe oldu. Gecenin en büyük sürprizi, sona eren ve final sezonuna kadar hak ettiği ilgiyi göremeyen Somebody Somewhere’deki rolüyle Jeff Hiller’ın ödülüydü. (Diziyle ilgili yazımı buradan okuyabilirsiniz.) 

Hacks’in dört sezonu ile dört Emmy ödülüne uzanmış olan Jean Smart bir yana, bugüne kadar çoğu zaman onun gölgesinde kalan Hannah Einbinder da bu yıl, sonunda, ilk kez Emmy konuşması yaptı. Üstelik konuşmasını “Go Birds! F**k ICE! Free Palestine!” diyerek, tuttuğu takımı (Phildelphia Eagles), Trump rejimine tepkisini ve Filistin’e desteğini dile getirerek bitirmesi gecenin en unutulmaz anlarından biriydi.

Stephen Graham, Adolescence

Mini-diziler: Rakipsiz Adolescence 

Televizyonun ödül sezonu henüz kapandı ve açıkçası benim en çok merak ettiğim, Netflix’in 2026 ilkbaharında bizi nasıl bir mini-dizi ile şaşırtacağı... 2023 Nisanı'nda Beef, 2024 Nisanı'nda Baby Reindeer ile iki yıl üst üste Primetime Emmy Ödülleri’nin mini-dizi kategorilerini silip süpüren platform, bu kez de 2025 martında yayınladığı Adolescence ile yaptı yapacağını. 

Aynı zamanda oyuncularından olan Stephen Graham’in Jack Thorne ile birlikte yaratıcılığını üstlendiği mini-dizi, tek plandan oluşan dört etkileyici bölümüyle küçük bir çocuğun cinayetle suçlanmasını konu alıyordu. Oyuncularından, 2009 doğumlu Owen Cooper, herhangi bir kategoride Emmy tarihinin en genç erkek kazananı oldu. (Diziyle ilgili yazımı buradan okuyabilirsiniz.) 

Owen Cooper, Adolescence

24 adaylıkla bu seneki aday listesinin zirvesinde yer alan The Penguin ana kategorilerdeki ödüllerin dağıtıldığı dün gece sadece bir kez, Adolescence’ın adaylığı bulunmayan tek kategoride ödülle buluşabildi: Cristin Milioti’nin kazandığı En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Mini-dizi kategorisi.

Stephen Colbert parantezi

Uzun yıllardır Amerikan televizyonlarının en çok ödüllendirilen late night sunucularından Stephen Colbert’ın CBS’teki bol Emmy ödüllü şovu The Late Show with Stephen Colbert, geçen aylarda Trump’ı eleştiren sivri dili nedeniyle olduğu düşünülen bir kararla iptal edildi. Birçok ünlü ismin tepki gösterdiği ve politik olduğu aşikar olan bu karara tepkiler ve Colbert’a destek de 77. Primetime Emmy Ödülleri gecesinin öne çıkan konu başlıklarındandı. 

Colbert, gecenin sunucusu Nate Bargatze’den bile önce sahneye çıktı, ardından En İyi Talk Show Programı ödülünü kazandı; iki kez ayakta alkışlandı. Bunların yaşandığı ödül töreninin bu seneki ABD yayıncısının CBS olması da ironik.

Stephen Colbert

77. Primetime Emmy Ödülleri’nde bazı kazananlar

Drama: The Pitt, Noah Wyle (The Pitt), Britt Lower (Severance), Tramell Tillman (Severance), Katherine LaNasa (The Pitt), Adam Randall (yönetmen, Slow Horses), Dan Gilroy (senarist, Andor)

Komedi: The Studio, Seth Rogen (The Studio), Jean Smart (Hacks), Jeff Hiller (Somebody Somewhere), Hannah Einbinder (Hacks), Seth Rogen ve Evan Goldbeg (yönetmenler, The Studio), Seth Rogen, Evan Goldberg, Peter Huyck, Alex Gregory ve Frida Perez (senaristler, The Studio)

Mini-dizi: Adolescence, Stephen Graham (Adolescence), Cristin Millioti (The Penguin), Owen Cooper (Adolescence), Erin Doherty (Adolescence), Philip Barantini (yönetmen, Adolescence), Jack Thorne ve Stephen Graham (senaristler, Adolescence)

Bazı yapımların toplam ödül sayıları: (Geçen hafta dağıtılan Creative Arts Emmy Ödülleri dahil) The Studio (13), Adolescence (9), The Penguin (9), Severance (8), SNL 50th Anniversary Special (8), Andor (5), The Pitt (5), The Traitors (5)

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?