ABD, yapay zekayı kontrol etmek için ilk büyük adımı attı


Bu bir uyarı mesajıdır : NotiSecure
Doğuş Teknoloji , şirketlerde uyumluluğu iyileştirip farkındalığı kalıcı kılabilmek için ürettiği sürekli farkındalık çözümü NotiSecure ile çalışanların kurum politikalarına uyumluluğunu hızlandırmaya yardımcı oluyor. Nedir? Yeni nesil…
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Akademik hayattan profesyonel yaşama kadar pek çok farklı alanda kolaylık sağlayan yapay zeka, çeşitli tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Dünyanın dört bir yanından hükümet yetkilileri ve uzmanlar, yapay zekanın var olan ve potansiyel tehlikelerinin ele alınması için acilen adım atılması gerektiğine yönelik uyarıda bulunuyor.
Bu kapsamda ilk büyük adım da ABD'den geldi. ABD Başkanı Joe Biden tarafından açıklanan yapay zekaya yönelik yeni bir idari emir, alınması gereken önlemlere ilişkin bir temel oluşturuyor.
Yeni güvenlik değerlendirmeleri, yapay zekanın işgücü piyasası üzerindeki etkisi ve eşitlik ve medeni haklar rehberliğine yönelik kapsamlı araştırmaların ardından yayımlanan idari emrin "kanun gücüne" sahip olduğu ve güçlü bir etki yaratabileceği değerlendiriliyor.
- Beyaz Saray Özel Kalem Müdür Yardımcısı Bruce Reed ise konuya ilişkin açıklamasında, emrin "dünyadaki herhangi bir hükümetin yapay zeka emniyeti, güvenliği ve güveni konusunda şimdiye kadar attığı en güçlü adımları" temsil ettiğini belirtiyor.
- Reed, aralarında OpenAI, Microsoft ve Alphabet'in bulunduğu 15 ABD merkezli teknoloji şirketinin gönüllü yapay zeka taahhütlerini uygulamayı kabul ettiğini ancak bunun yeterli olmadığını belirterek, söz konusu emrini teknolojinin gelişimi için somut düzenlemelere yönelik bir adım olduğunu da sözlerine ekliyor.
Biden, daha önce önde gelen yapay zeka şirketlerinden alınan gönüllü taahhütler üzerine inşa edilen emrin cesur bir eylem olduğunu; ancak hâlâ Kongre'nin harekete geçmesine ihtiyaçları olduğuna dikkat çekiyor. Beyaz Saray ise kararnamenin temel bileşenlerini sekiz bölümde şu şekilde açıklıyor:
- Bazı yapay zeka şirketlerinin güvenlik testi sonuçlarını federal hükümetle paylaşmasını zorunlu kılmak, Ticaret Bakanlığı'nı yapay zeka filigranı için rehberlik oluşturmaya yönlendirmek ve kritik yazılımlardaki kusurları belirlemeye yardımcı olacak yapay zeka araçları üretebilecek bir siber güvenlik programı oluşturmak da dahil olmak üzere yapay zeka için yeni güvenlik ve emniyet standartları oluşturmak.
- Kurumların yapay zekada kullanılan gizlilik tekniklerini değerlendirmek için kullanabilecekleri kılavuzlar oluşturmak da dahil olmak üzere tüketici gizliliğini korumak.
- Yapay zeka algoritmalarının ayrımcı davranışlarının önlenmesine yardımcı olmak için ev sahiplerine ve federal yüklenicilere rehberlik sağlayarak ve ceza verme, risk değerlendirmeleri ve suç tahmininde kullanılması da dahil olmak üzere adalet sisteminde yapay zekanın rolü hakkında en iyi uygulamaları oluşturarak eşitliği ve medeni hakları geliştirmek.
- Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı'nı yapay zeka ile ilgili potansiyel olarak zararlı sağlık uygulamalarını değerlendirmek için bir program oluşturmaya yönlendirerek ve eğitimcilerin yapay zeka araçlarını sorumlu bir şekilde nasıl kullanabileceklerine dair kaynaklar oluşturarak tüketicileri genel olarak korumak.
- Yapay zekanın potansiyel işgücü piyasası etkileri hakkında bir rapor hazırlayarak ve federal hükümetin işgücü piyasasındaki bir kesintiden etkilenen işçileri destekleme yollarını inceleyerek çalışanları desteklemek.
- İklim değişikliği gibi alanlarda yapay zeka araştırmaları için hibeleri genişleterek ve kilit uzmanlığa sahip yüksek vasıflı göçmen işçilerin ABD'de kalma kriterlerini modernize ederek yenilikçiliği ve rekabeti teşvik etmek.
- Dünya çapında yapay zeka standartlarını uygulamak için uluslararası ortaklarla birlikte çalışmak.
- Federal kurumların yapay zeka kullanımı ve tedariki için rehberlik geliştirmek ve hükümetin bu alanda yetenekli çalışanları işe almasını hızlandırmak.
Emir, yapay zekaya yönelik atılan önceki adımların üzerine inşa ediyor
Bir UBS araştırmasına göre, iki ay içinde tarihin en hızlı büyüyen tüketici uygulaması hâline gelen ChatGPT'nin Kasım 2022'de kullanıma sunulmasından bu yana, üretken yapay zekanın yaygın olarak benimsenmesi kamuoyunda endişelere yol açıyor. Bu endişeler arasında yapay zekanın inandırıcı bir şekilde yanlış bilgi yayması, ırksal önyargı ve stereotipleri yaygınlaştırması, sanatçıların eserlerini izinsiz bir şekilde kullanarak telif hakkı ihlaline yol açması ve çok daha fazlası yer alıyor.
Yeni idari emir, Beyaz Saray'ın son aylarda yapay zekanın gelişim hızını tartışmak üzere alanlar yaratmak için attığı bir dizi adımın yanı sıra önerilen yönergeleri takip ediyor.
- Beyaz Saray, Temmuz ayında aralarında Alphabet, Microsoft, OpenAI, Amazon, Anthropic, Inflection ve Meta'nın da bulunduğu yedi önde gelen yapay zeka şirketi ile bir toplantı gerçekleştirmiş, toplantı sonucunda şirketler, geliştirdikleri yapay zeka araçlarının uzmanlar tarafından değerlendirilmesine izin vermek, yapay zeka ile ilgili toplumsal riskleri araştırmak ve üçüncü tarafların sistem güvenlik açıklarını test etmesine izin vermek de dahil olmak üzere bir dizi gönüllü taahhütte bulunmayı kabul etmişti.
- Ağustos ayında ise Beyaz Saray binlerce bilgisayar korsanı ve güvenlik araştırmacısını OpenAI, Google, Microsoft, Meta ve Nvidia gibi şirketlerin en iyi üretken yapay zeka modellerini alt etmeye davet etmiş; dünyanın en büyük bilgisayar korsanlığı konferansı olan Def Con'un bir parçası olarak bir yarışma düzenlenmişti.
Öte yandan, ABD'nin idari emri, yapay zekayı regüle etmek için adımlar atan bir diğer ülke olan Birleşik Krallık'ın ev sahipliğinde gerçekleşecek yapay zeka güvenlik zirvesinin de öncesinde geliyor. Önümüzdeki günlerde düzenlenmesi planlanan ve yaklaşık 100 dünya ve teknoloji lideri, akademisyen ve yapay zeka araştırmacısını yapay zekanın riskleri en aza indirerek geliştirilmesini tartışmak üzere bir araya getirecek etkinlik, türünün ilk örneği olma özelliği taşıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Musk'ın X'e yönelik planları. Apple'a Apple Watch ithalat engeli. Meta'nın yeni abonelik modelleri. BM'nin yapay zeka danışma organı. ABD'nin yapay zeka kontrolünde ilk büyük adımı.
31 Eki 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.



