Ahmet Önder ile cimnastiğin geleceği

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
2017 yılında genel tasnifte dünya dokuzuncusu oldunuz. Dünyada bu kategoride ilk 10'a giren ilk Türk sporcusunuz. Genel tasnifte altı aletin hepsinde uzmanlaşmak nasıl bir disiplin gerektiriyor?
Genel tasnif (all around) yarışabilmek için fiziki durumunuz ve eğiliminizin her alete uyumlu olması gerekiyor. Kondisyon ve mental disiplin çok önemli. Çünkü 6 alette birden yarışacağınız gün 2. alette yorulmamalısınız ya da 3. alette düştüğünüzde yarış sizin için bitmemiş oluyor, daha sıfırdan çıkacağınız 3 alet daha sizi bekliyor. All around yarışmanın dünyada otoritelerce de çok prestijli bir konumu var. Özel yarışmalara sıkça davet ediliyorum. Bu açıdan all around sporcusu olmayı seviyorum. Karakterime, yaşam disiplinime çok uygun.
Cimnastikte basketboldaki gibi takım oyununun performans alanında sergilenmesi şeklinde değil de bu alanın dışında oluşan bir takım yapısı var. Birbirinize destek olan ve performanslarınızı yukarıya taşıyan bu bağı nasıl kuruyorsunuz? Birbirinize en çok katkı sağladığınız alan hangisi?
Takım maçlarına katılmak, o arenada yarışabilmek ve kürsüye çıkabilmek gerçekten her cimnastikçinin hayalidir. En son Tokyo Olimpiyatları'ndaki jimnastik takım finalini izleyenler inanın bana bir futbol maçından aldıkları keyfi alacaklardır. Bu müsabakaların ambiyansı, ifade ettiği anlam çok derin gerçekten. Bireysel olarak yarışırken de göğsümüzde ay yıldız var ama takım olarak aldığımız başarıda direkt olarak ülkenin adı kürsüye yazılıyor. Biz, kim hangi alette yarışacaksa birbirini motive eden, güçlü yönlerimizi destekleyen, zayıf yönlerimizi ve açıklarımızı var gücümüzle kapatmaya çalışan, gümbür gümbür gelen bir takım olduk. Dünya şampiyonlarında madalya almak artık hayal değil.
... Bence ülkemizin insanlarının başarıda da başarısızlıkta da gönüllerinin yorulmayacağı bir branşı desteklemeye ihtiyaçları vardı.

Ahmet Önder 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda
Federasyon, antrenör, teknik imkanlar dışından artistik cimnastiğin yükselişinde neler etkili oldu?
Çok klişedir ama klişeler yanlıştır diye bir şey yok: Bu bir ekip işi. İstediğiniz kadar yetenekli olun, iyi bir antrenör, iyi bir çalışma ortamı ve iyi bir yönetiminiz yoksa hiçbir sporda başarı elde edemezsiniz. Etseniz bile bu sabun köpüğü gibi geçici olur. Son yıllarda öne çıkan başarılarımızın temelleri daha on yıllar öncesinden atılıyor. Çok vizyoner bir başkanımız ve staff'ımız var. Birçok uluslararası maça bizi götürerek çok iyi tecrübeler edinmemizi sağladılar.
Her branşta her sporcu için en büyük önemi bu arz eder zaten. —Sporcu oynadıkça alışır derler, bilirsiniz. Bizde de öyle. Ne kadar büyük yarışmaya götürülürseniz o kadar gelişirsiniz. Bunlar dışında bence ülkemizin insanlarının başarıda da başarısızlıkta da gönüllerinin yorulmayacağı bir branşı desteklemeye ihtiyaçları vardı. Nasıl desem, biraz daha kaos ortamından uzak bir spora belki. Voleybol burada öne çıktı, peşinden biz cimnastikle geldik. Sporun tadını çıkarıyoruz ve herkese keyifli gurur dolu anlar yaşatıyoruz. Başka bir gayemiz yok.

Ahmet Önder
Türkiye’de cimnastik için hayalleriniz neler? Ve 2024 Paris Olimpiyatları için nasıl bir hazırlık süreci var önünüzde?
Tokyo’da Ferhat Arıcan'ın aldığı bronz madalya bir dönüm noktasıydı. Bir ilki başardı ve çıtayı oraya koydu. Aslında hem kendine hem bizlere hem de bizden sonrakilere somut bir hedef belirlemiş oldu. Paris 2024’te hepimiz o çıtayı yükseğe çıkarıp gümüş ve altın madalyalara sahip olmaya çalışacağız. Bundan da önemlisi ilk soruda konuştuğumuz gibi takım olarak orada final oynamak istiyoruz. Bunu yaşamalıyız, bu hikayeyi tüm gelecek kardeşlerimize anlatmalıyız.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Röportaj: Türkiye'nin cimnastikteki yolculuğunu Ferhat Arıcan, Ahmet Önder, Nihan Cabbaroğlu ve Murat Ağca ile konuştuk.
23 Tem 2022

YAZARLAR

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.



