AI'dan deepfake tehdidi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Bu yılın başında Ukraynalı içerik üreticisi Olga Loiek, sosyal medyada AI ile oluşturulmuş Çince deepfake videolarını gördüğünde kendisine bu kadar benzeyen sahte videoların varlığı nedeniyle şaşkınlığa uğradığını belirtti. Loiek, en çok da bir Ukraynalı olarak videolarda kendisine ait görüntülerin kullanılarak Rusya ve Çin ilişkilerine destek istenmesinden etkilendiğini belirtti.
Loiek, görüntüsü AI ile izinsiz oluşturularak bir dezenformasyon kampanyasında kullanılan ilk kişi değil fakat bu tarz deepfake görüntülerin sadece yalan haber yaymak için kullanılmadığının da altını çizmek gerek. Çeşitli ürün reklamlarında kullanılmak üzere Taylor Swift, Selena Gomez ve Elon Musk gibi ünlülerin deepfake’leri de üretiliyor. Ünlüler yerine influencer'ların deepfake videolarını oluşturmak ise internette daha fazla verileri bulunduğu için daha kolay oluyor. Fakat yasal yollar AI'in korkutucu tarafıyla başa çıkmak için hâlâ yeterli değil. Bu nedenle AI deepfake mağdurları için kurulan birkaç girişimden bahsetmek mümkün.
Ceartas
İnternete yayılan mahrem fotoğraflarını kaldırmakta zorlandığı için Ceartas'ı kuran Dan Purcell, deepfake'lerin 1,5 yıl kadar önce arttığını belirtiyor. Şu anda OnlyFans'te paylaşım yapan kişilerin verilerinin başka yerlere sızmasını engelleye şirket, kullandığı teknoloji ile deepfake'i "milisaniyeler içinde" tanıyıp Google aramalarından kaldırılmasını sağlıyor.
Alecto
Ceartas'a benzer bir hizmet suran Alecto, kullanıcıların yüzlerini tarayıp AI ile deepfake ve mahrem görüntülerini bulabiliyor.
Öte yandan: Loiek ve bir başka deepfake mağduru Michel Janse, deepfake görüntülerini bulmanın oldukça zor olduğundan yakınıyor. Takipçilerinin yardımı olmasa deepfake görüntülerine erişemeyeceğini belirten Janse ise AI ile üretilmiş deepfake videosunun YouTube'da erektil disfonksiyon ilacı reklamında kullanılmasından ve bu konuda platformun yetersiz olmasından şikayetçi.
Sosyal medya platformları ve AI şirketleri deepfake'e karşı nasıl önlem alacak?
5 Nisan'da Meta, sosyal medya platformlarında AI içeriklerini kaldırmayıp sadece "Made with AI" etiketi ekleyeceğini belirtmişti. YouTube da aynı adımı bir ay öncesinde atmıştı. Sosyal medya şirketlerinin zararlı AI içeriklerini platformlarından kaldırmayıp sadece etiketlemesi, kullanıcıları deepfake'e karşı ne kadar koruyabileceğine dair tartışmalara yol açıyor.
- Editörün önerisi: Meta, yanıltıcı AI içeriklerini platformlarında tutma kararı aldı
Geniş açı: Çoğu AI uygulamasının kullanıcılarının nasıl içerikler oluşturabileceğine dair kuralları var. Fakat AI girişimlerinin bu kuralları nasıl uygulamaya koyacağına dair yetersiz kalması kuralları işe yaramaz kılabiliyor. Buna örnek olarak da Los Angeles merkezli AI girişimi HeyGen'in Loiek'in görüntülerinin oluşturulmasında kullanıldığı iddiası gösteriliyor.
Dahası: Mart ayında Becky Litvin, HeyGen'in teknolojisini kullananan Arcads sitesinden kendi ıslak mendil markasını tanıtan bir deepfake videosu oluşturdu. Paylaştığı görüntüler oldukça gerçekçi olan Litvin, videoyu oluşturmak içinse sadece 100 dolar ödediğini belirtti.
Yapay zekanın neler yapabildiğine dair insanları aydınlatmak istediğini belirten Litvin, AI'ın geldiği noktaya şaşkınlığını gizleyemiyor: "Tüketiciler ve kullanıcılar genelde neyin gerçek olup olmadığını anlayabiliyorlar. Bu [video] biraz fazla gerçekçi."
Arcads, videolarında kullandığı kişilerin iznini alıyor ve zararlı içerik oluşturanları platformdan engelliyor; ancak firmanın teknolojisini kullandığı HeyGen'in uygunsuz AI davranışlarını takip etmekte başarılı sayıldığını söylemek güç.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Mamut hücrelerinden et üreten Vow, Singapur'da laboratuvarda üretilmiş bıldırcın eti satacak. Milyonerlerin "insanlığı kurtarma" misyonu nereye gidiyor? Sam Altman ve diğerleri...
09 Nis 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Artırılmış gerçeklik (AR), tüketici pazarında hâlâ kitlesel olarak benimsenmenin yollarını ararken teknolojinin asıl etkisi çok daha kritik kullanım alanlarında ortaya çıkıyor. Duygu Daniels, itfaiyecilerin görüş mesafelerinin sıfıra düştüğü ortamlarda yollarını bulmalarına yardımcı olan AR teknolojileri geliştiren Ömer Hacıömeroğlu ile AR’ın bugünkü kullanım alanlarını, yapay zekayla kesişimini ve geleceğini konuştu.

Güney Kaliforniya’da bir hava kalitesi düzenlemesi, oylama öncesinde kuruma yağan on binlerce muhalefet e-postasının ardından reddedildi; sonradan bu mesajların en az 20 bininin "yapay zeka destekli taban savunuculuğu grubu" CiviClick üzerinden üretildiği ve bazı kimliklerin rızasız kullanıldığı ortaya çıktı. Yapay zeka, kamusal katılım için gereken zaman ve emeği neredeyse sıfıra indirirken sahte kamuoyu üretmeyi de çok daha ucuz ve ikna edici hâle getiriyor. Peki gerçek bir toplumsal tepkiyle sentetik kamuoyunu nasıl ayırt edeceğiz?

Ekran yorgunluğunun zirveye ulaşması ve minimalizmin bir statü göstergesi hâline gelmesi, giyilebilir cihaz alanında yeni bir ürün kategorisinin doğmasına yol açıyor. Bir zamanlar lüks, teknolojiye daha fazla erişebilmek anlamına gelirken bugün bunun antitezi, bir ayrıcalığa dönüşüyor: Teknolojiye sahip olmak ama ona bakmak zorunda olmamak.

OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.

Yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması, sorumluluğu bireylere bırakılmış bir yetersizlik gibi anlatılıyor. Oysa dijital arayüzlerden bankacılık sistemlerine pek çok tasarım, yaşlıların değişen ihtiyaçlarını hesaba katmıyor. Bunun sonucunda milyonlarca kişi dijital işlemlerini yakınları üzerinden yürütmek zorunda kalırken, bu görünmez dijital vekalet rejimi dolandırıcılık riskini de büyütüyor. Peki sorun yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması mı, yoksa sistemin yaşlılara uyum sağlamaması mı?



