Aleyna Tilki: 'Kırlar'da kendime biraz genç olma fırsatı verdim'

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Aleyna Tilki, 2014 yılında Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasına katıldığında henüz 14 yaşındaydı. Akustik bir gitar eşliğinde Gesi Bağlarında şarkısını söylerken tüm salon ayağa kalkıp kendisini alkışlamıştı. 2016’da ise ilk single’ı Cevapsız Çınlama’yı yayımladı. O sıralar 16 yaşında olması nedeniyle sahne aldığı mekanlar eleştiriliyor ve bu haberler, henüz ergenlikteki bir genç kızın belki de müziğe küsmesine neden olacak başlıklarla servis ediliyordu.
Aleyna’nın yeteneğini kendi reklamını yapmak için kullanan, endüstrinin erkeklerini de unutmamak lazım. Nepotizm destekli bir sanatçı değildi o, sadece şarkı söylemek istiyordu. Tüm eleştiriler arasında genç bir kızın o yaşlarda nasıl bir psikolojiye sahip olduğu hiç konuşulmuyordu. Aleyna ise çalışmalarına devam etti ve kendisini başka bir lige taşıyacak Sen Olsan Bari’yi çıkardı. Şarkı, çıkış yaptığı yıl neredeyse tüm listelerde bir numara oldu.
Bu büyük ün ile çok küçük yaşta tanışmak, onun yaşıtlarından çok daha hızlı olgunlaşmasına neden oldu. Attığı her adım takip ediliyor, müziği haricinde her hareketi haber oluyordu. Ününden eğlence sektöründeki herkes yararlanmak istiyordu.
Tüm bu karmaşanın içinde ABD’de Diplo ve Dillon Francis gibi prodüktörler ile işler yapıyordu fakat biz bunları işitemiyorduk. Mesela şarkı yazarları arasında Dua Lipa’nın da olduğu Retrograde adında eski tabirle B yüzü olabilecek bir İngilizce şarkı ile yurt dışına açılması bekleniyordu. Proje adı altındaki çoğu parçası bence tam olarak Aleyna’yı ifade etmiyordu. O da üzerine giydirilmeye çalışılan tüm kalıplardan kurtulmak istercesine, türkü ya da arabesk türünde düetler yapıyor; rock ya da elektronik müziğin önemli isimleriyle biraraya geliyordu.

Safkan pop değil de günümüzün gerektirdiği gibi onu anlatan "Aleyna popu" yapmak istiyordu. Yılmıyor ve aradığı sound’un peşinden gidiyordu. İşleri engelleniyor, neredeyse hayatındaki her şey eleştiriliyor ama o susmak yerine üretmeye devam ediyordu.
'Bu albümü gerçeğime tutunarak, dürüstçe yazdım'
Aleyna Tilki, 22 Ağustos’ta adım adım inşa ettiği kariyerinin ilk albümü Kırlar’ı sonunda çıkardı. Peki, bu albüm Aleyna için ne ifade ediyor? Sanatçı soruma şu yanıtı veriyor:
"'Kırlar' masumiyeti, özgürlüğü ve umudu anlatıyor en çok... Ve birçok kişinin kendi hikayesinden bulabileceği parçaları var bence. Çünkü ben bu albümü en gerçek yanıma tutunarak, dürüstçe yazdım. Kırlar doğadaki yolculukta yazılmış bir albüm. Ne olursa olsun yolculuğu sürdürdüğüm bir yol ve iyi bir yol arkadaşı."
13 şarkıdan oluşan çalışma, Hiç de Öyle Olmadı ile açılıyor. Albümün tamamında Aleyna’nın geniş ses aralığındaki vokalini işitiyoruz. Şarkı sözlerinde ise güçlü kadın imajı çizerken zayıflıklarından bahsetmekten de çekinmediğine şahit oluyoruz. Bu sayede sanki dinleyicisi ile arasındaki şeffaf duvarları kaldırıyor ve duygusal bir yakınlık kuruyor. Ayrıca yapay bir sound değil canlı enstrümanları da duyabildiğimiz bir müzik dinlememizi sağlıyor. Albüm bittiğinde geri dönüp tekrar dinlemek isteyeceğiniz şarkılar var.
'Gitar çoğu şarkımın öz kaynaklarından biri'
Albümde synthpop, rock, etnik müzik ve arabeske kayan şarkılar var. Mesela Canımın Yarısı triphop bir elektronik şarkı gibi başlıyor. Hatta bu parçanın sözleri için “Aleyna situationship şarkısı yapmış” yorumlarına rastladım. Böyle bir eserden sonra arabesk etkili pop Niyetim Saf geliyor. Bitti ise 2000’ler vokalleri ile darkwave bir şarkının synth’lerine sahip... "Bu türlerarası geçişin dengesini nasıl ayarladılar?" diye merak ediyor insan.
Aleyna Tilki, bu çeşitliliğin ortak bir çalışmanın eseri olduğunu söylüyor ve ekliyor:
"Ben çocukluğumdan beri gitar çalıyorum; bestelerimi de genelde hep gitarla yaptım. Albümdeki prodüktör arkadaşlarımdan biri çok iyi gitarist. Benim çocukluk rock grubumdan arkadaşımdı. Benzer müzikleri seviyorduk. Albümde çoğu zaman bestelerimi o gitar çalarken yazdım ve sonra üzerine sound dizayn ettik. Gitar çoğu şarkımızın ayrılmaz öz kaynaklarından biri oldu. Beste, aranjelerde rock, punk, shoegaze esintileri de çocukluktan kalma bir şey.
Diğer prodüktör arkadaşlarım da davulları ve albümdeki diğer şarkılarda bütünlük oluşturacak öğeleri çok karakteristik bir şekilde kullandı. Bu bir bütün oluşturdu. Ve vokal miksini de bilerek benzer tuttuk. Daha underground bir şarkıysa bile vokalini diğer şarkılar gibi tuttuk."
'Benden arabesk şarkı beklendiğini biliyordum'
Aleyna Tilki’nin albümde yazdığı ilk şarkı Çaldın olmuş. Sanatçı, “Hayatımın en ağır haberlerinden birini almıştım ve çok acı çekiyordum. Benden bir arabesk şarkı beklentisi olduğunu da biliyordum. ‘Çaldın’ içimden arabesk olarak gelmişti” diyor. Parçanın özellikle nakarat kısmı canlı performanslarda hayranların bağırarak eşlik edebileceği enerjiye sahip.
Kırlar’da en beğendiğim şarkı ise Uçurtma. Aleyna’nın albümünde farklı müzik türlerinden 7 prodüktör çalıştı. Bu şarkıda da albümün prodüktörlerinden Parham A.G. ile sanatçının ses ve müzik uyumu şahane. Bu şarkının aynı zamanda da 13 parça içerisinde en son yazılan olduğunu açıklıyor Aleyna:
"Albümün sonunda 'Uçurtma’yı yapmıştım. O tamamen başka bir tarzdı. Punk, pop, rock bir bestesi ve aranjesi var. İçimde çok fazla karakter ve duygu var. Bunları tek bir müzik türüyle ifade edemiyorum. 'Kırlar’daki çoğu prodüktör de Türkiye’de daha underground üreten arkadaşlarımdı. Yaratmak istediğim ruhu en iyi onlar anladı ve sahiplendi. Hiçbir karşılaşmam da tesadüf olmadı. Çalıştığım insanlarla doğal hikayelerim var. Karşılaşmalar, aynı dünyadanmış gibi hissetmek ve müzik yaparken bu gücü görmek... Hepsiyle özel hikayeler paylaştık."

Bedel şarkısında ise sanki kariyerinden bazı anekdotlara yer vermiş. “Çok küçük yaşta bu sektöre girdiğini düşününce 'Bedel' şarkın yaşadığın her şeyi anlatıyor mu? Vazgeçmemeni sağlayan hangi şarkın?” soruma şu yanıtı veriyor:
"Hikayemi müziğim olmasaydı ifade edemezdim. Sesimi böyle özel bir kanalla duyuruyorken vazgeçmeyi düşünmek istemem. Albümüm içime çok sindi. Çocukluğumdan beri kendimi hikayemi bu şekilde yaratmaya adadım. Ve albüme ismini veren şarkı 'Kırlar' aslında teslimiyetimi de anlatıyor."
'Kendime biraz genç olma fırsatı verdim'
Aleyna Tilki, bu albümün hayatındaki önemini ise şu sözlerle ifade ediyor:
"Bu albüm için hayatımın psikanaliz dönemi diyebiliriz. Zaten kariyerim boyunca İngiltere, Amerika ve Türkiye’de üç albüm yapmış ve üçünü de çıkarmamıştım. Yenisini üretmeye karar verdiğim dönem yüzleşmem gereken, hafiflemem gereken birçok şey vardı. Kaybettiğim hikayelerimi aradım. Bazılarından korktum bazen de inanılmaz güçlerle karşılaştım. Ve çok da empati yaptım.
Bazen paylaşımlı evlerde bazen de öğrenci evlerinde kaldım. Çok sayıda gençle uzun sohbetler ettim. Arkadaşlar edindim, özel bağlar geliştirdim. Liseyi de normal bir genç gibi yaşayamamıştım. Biraz genç olma fırsatı verdim kendime akranlarımla. Bağ kurma yeteneğimi daha da geliştirdim.”
Kendiyle yüzleşip artık o özel albümü çıkaran sanatçı, çalışmasını doğada yazdığını söylüyor ve ekliyor:
“Üretim sürecimde içime kapanık olmam ama kendi alanımın mahrem bir alan olmasını sağlarım. Duygularıma nahif ve anlamlı bakan insanlarla çevrili bir odada güzel ağaçlar ve başka enerjilerin karışmadığı bir dünya oluşturmaya ihtiyaç duyarım. Bu albümü üretirken özgür hissediyordum. Yargılanmadığım, doğal, sihirli ve izole alanlardı her biri.”
'Hepimiz öteki ve asiyiz bu yüzden konserlerim kucaklayıcı bir alan oluşturuyor'
Peki bu yeni Aleyna Tilki müziğini geçmişteki hayranlar sevecek mi? Aleyna Tilki, “Tabii ki. Çünkü onlar için önemli olan şey hikayem, hikayelerimiz ve paylaştığımız gerçek şeyler” cevabını veriyor. Ayrıca en büyük hayalinin albümü canlı performanslarla taçlandırmak olduğunun altını çiziyor:
"Aslında bu albüm genelde sahneyi hayal ederek yapıldı. Canlı performans yaparken inanılmaz keyif alacağımızı düşündüğümüz bir albüm. Bence benim sahnem kapsayıcı ve kucaklayıcı. Hepimiz öteki ve asiyiz biraz ve çok da yumuşak kalpli. Ortak noktamız çılgın gibi eğlenmeyi ve depresyonu aynı anda sevmek. Duygulara alan açmak. Ama yaş aralığı, stiller ve ideolojiler çok çeşitli. Bu karşılıklı kapsayıcılığı anlamlı buluyorum."
Kırlar’da spot ışıkları altında büyüyen genç bir kadının, yeteneklerini sonunda en doğru şekilde sergilemesine şahit oluyoruz. Bu sefer müzisyenlerle çevrili, korumalı bir alanda yapay değil kendi, doğal ışığını yansıtıyor. Tuhaflıklarına sarılıyor ve biz dinleyicileri de bu hikayenin ortak parçası yapıyor. Kırlar’ın yolu açık olsun...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.




