AllGreen Tarım

Yaklaşımımızı, “Türkiye dünyada tarım üretimi ve katma değeri konusunda lider ülkeler arasındadır”, şeklinde güncelleyip, bunu gerçekleştirme zamanı.
AllGreen Tarım

Nisan -Dünyahali - BMW
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Sürdürülebilir ve temiz gıdaya ulaşmanın önemini yeniden düşündüğümüz son yıllarda, AllGreen, modern organik yöntemlerle permakültüre ilişkin deneyimleri bir araya getiriyor. AllGreen’i daha yakından tanımak için Dünyahali ekibi olarak merak ettiğimiz soruları sorduk: 

AllGreen fikri nasıl doğdu ve gelişti? 

AllGreen, dünya mutfaklarında gördüğümüz sebze meyve çeşitliliğinin verdiği heyecanla doğdu. Alternatifleri değerlendirmeye uygun bu topraklarda dar bir ürün skalasıyla yetindiğimizi gördük. Atalık tohumlarla denemeler yaparak başladık. Bitkileri elimizdeki farklı toprak tipleri üzerinde farklı yetiştirme uygulamalarına tabi tuttuk. Ortaya çıkan ürünleri, işbirliği yaptığımız şeflerle denedik. İyi sonuç aldığımız bitkilerde, özellikle restoran ve oteller için sezonluk sürekli tedarik sağlayabileceğimiz hacimde üretime geçtik. Onların da fikirleri ve önerileri doğrultusunda ürün geliştirme süreci devam ediyor.

AllGreen’de temel amaç en başından beri özel ürünleri sezonu boyunca gastronominin hizmetine sunabilmekti. Pestisit kullanmadan bunu sağlamak zor ancak epey yol aldık. Her sezon servis sürelerini ve kalitesini bir adım öteye taşımaya çaba sarf ediyoruz. 

Nerede ve hangi ürünleri üretiyorsunuz? Üretim yerini seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Arazilerimiz Karacabey-Mustafakemalpaşa ovasında uzanıyor. Bursa-Balıkesir sınırında kalan, bize lojistik ve üretim açısından en geniş imkanları sunan kısımda üretim yapıyoruz. Üretim alanını seçerken, farklı türlerden bitkileri yetiştirmek için bize uygun toprak tipi ve suyu sağlamasını ön planda tuttuk. Ayrıca vazgeçilmezimiz olan kadın çalışanlarımız ve nakliye çıkışlarımız açısından ulaşımı kolay noktada olması da önemliydi. 

Ekibinizden bahsedebilir misiniz?

Ekibimize bakınca iyi bir sentez göze çarpıyor. Konvansiyonel tarımın gelişimini hatta öncesini bilen deneyimli üyelerden, tarım üzerine eğitim almış veya güncel metotları uygulama konusunda deneyime sahip genç ekip arkadaşlarına uzanan verimli bir takımımız var. 

Ekip açısından AllGreen’deki üretim biçimi ve içerik önce zorlayıcıydı. Çünkü genellikle tanımadıkları bitkiler ile ilgilenmeleri gerekiyordu. Konvansiyonel tarıma alışkın bu ekip hızlıca güzel sonuçlar almaya başlayınca tereddütler başarmanın verdiği özgüvene dönüştü. Özetle aslında ekip seçmedik, hali hazırdaki ekiple, bu yeni projede birlikte dönüştük.

Tohum politikanız nedir, sürdürülebilirliği nasıl sağlıyorsunuz?

Her yıl artan oranda, kendi tohumlarımızı kendimiz üretiyoruz. Dolayısıyla atalık tohum kullanıyoruz. Yeni bitkiler denemek gerektiğinde ise en güvendiğimiz adreslere başvuruyoruz. Not olarak, genetiği değiştirilmiş tohumlar bizim toprağımıza zaten giremez. 

Pestisit kullanmıyorsunuz, peki kullandığınız doğal yöntemler nelerdir?

Bu soruya verilecek cevabın bir sonu yok. Toprağı doğru zamanda işlemek çok önemli. Bu tek başına birçok mantar hastalığının böylece önüne geçmenizi sağlayacak bir zamanlama meselesi. Doğru zamanda ekim ve arkasından yapacağınız ot mücadelesi elzem. Kardeş bitkiler ekimi yapmak, zararlıları uzaklaştıran esanslar, mineraller ve solüsyonlar kullanmak gibi birçok yöntem var. Sorunun ne olduğuna göre uygulanacak yöntem değişiyor. Dolayısıyla bu hava şartlarına, toprak şartlarına, rüzgara, sıcaklığa, neme göre değişiklik gösterir. Yöntemler sayısız ve günlük hatta bazen saatlik değişen şartlara göre hangi uygulamayı seçtiğiniz önemli. Tabii bunları uygulamak zamanlama ve maliyetler açısından baktığınızda, zirai ilaçların kullanılmadığı tarımda ürün fiyatları ile ilgili ipucu da verecektir. 

Gıda özelinden girdiğimiz yeni dönemi nasıl tanımlıyorsunuz?

En kritik madde iklim. İklim değişimi başladı ve gıda verimliliği, uyum sağlanana kadar muhtemelen bir 10 yıl kadar sürekli dalgalanacak. Bu da gıda fiyatlarına, tüketim alışkanlıklarına yansıyacak. Muhtemelen alıştığımız gibi, umduğumuzu değil de daha çok bulduğumuzu tükettiğimiz bir döneme girdik. Etkileri de artarak devam edecek. 

Karamsar bir tablo çizdiğimi düşünmeyin. Bir şeyler değişiyor ve alışkanlıklar da değişecek. Harcadığımız belli bir para karşılığında aldığımız miktara değil de içeriğe odaklanacağız. Dolaba kaç kilo domates girdiğinin değil de, bu domatesin doğal ve temiz olup olmadığı ve ayrıca ne kadar besleyici olduğunu önemseyeceğiz. Miktar olarak fazla yiyerek beslenebilmek yerine mümkün olan en az miktarla en iyi beslenmek fikri ön plana çıkacak. Hayvansal ürünlerin raflarda azaldığını, yerine besleyici, temiz ve özellikle de çevreyle dost yiyeceklerin arttığını birkaç yıl içerisinde göreceğiz.

Tarım ürünlerinin sağlığımız için önemi nedir?

Kabaca ne yiyorsak ona dönüşüyoruz. Pestisitlerle kirlenmiş yiyecekler bedeninizde geçici veya kalıcı hasara yol açacaktır. Doktor ya da diyetisyen inceliğinde cevap veremem ancak günlük enerjiniz, hayat kaliteniz, yakalanabileceğiniz hastalıklar ve hatta kalıtsal olarak bir sonraki nesle aktaracağınız genlerin kalitesi gibi hayati bir önemi var yediklerimizin.

Tarımda teknolojiyi ne kadar ve nasıl kullanıyorsunuz? Dünyadan ve ülkemizden gelişmeleri nasıl takip ediyorsunuz?

Rutin ve gerekliliklerden başlamak gerekirse, örneğin toprak ve su analizlerimizi sürekli yaptırıyoruz. Sulama ve diğer enerji ihtiyacımızı elektrikle karşılıyoruz. Fosil yakıt ile olan ilişkimiz yok denecek kadar az. Önümüzdeki yıllarda tarıma yönelik iş makineleri ve lojistik açısından elektrikli araç olanakları belirince bu ilişkiyi sıfırlamayı amaçlıyoruz. Kendi elektriğimizi üretmek gibi bir gayemiz de var.

Diğer yandan teknolojiyi eğer gerekmiyorsa, döngüye sokmama taraftarıyız. Üretimdeki mekanikleşme, mahsulün de elden ve gözden uzak yetişmesi anlamına geliyor. Bu fikre çok sıcak değiliz. Teknolojiyi daha çok modern organik yöntemler açısından ele alıyoruz. Aslında önemli olan sadece teknolojiyi takip etmek değil bu noktada, yenilikleri takip etmek. 

Modern organik yöntemler nelerdir?

Örneğin solucan gübresi üretmek bir modern organik yöntem. Kompost da öyle. Çok konuşulunca uzun zamandır uygulanıyor çağrışımı yapabilir ancak bunlar gerçekten yeni şeyler. Aslında toprağın içinde olup toprağı işlemesi gereken solucanları ayrı küçük bir noktada toplayıp, yoğunlukla gübre üretmelerini sağlıyorsunuz ve bunu toprağa serpiyorsunuz. İşe yarar akıllıca bir yöntem. Bir sonraki adım ve bizim şu ara üzerinde çalıştığımız bir yöntem de solucanların mümkün olan en uzun süre, doğal olarak üretim yapılan toprakta yerleşik olması ve etkin olması. Modern kelimesi duyulunca teknoloji ve uzay üssünü andıran bir ortam canlanabilir zihinlerde. Burada aslında üzerinde durulması gereken şey ‘güncel’ yöntemler. Diğer yandan mümkünse en yalın ve doğal yöntemler; bitkilerin büyüme sürecine en az etki eden yöntemler.

Atık politikanız nedir? 

Yaptığımız üretime kıyasla çok az atık üreten bir döngümüz var. Organik atıklarımız zaten toprağa geri dönüyor. Yanı sıra ambalajlar için de organik temelli ve geri dönüştürülebilir olanları tercih ediyoruz. Sarf malzemelerimizin ambalaj vb. bizim kullanamayacağımız bileşenlerini yine sınıflandırıp geri dönüşüme gönderiyoruz.

Tarımın geleceğini nasıl görüyorsunuz, önerileriniz nedir?

Tarımın geleceği şeklinde ifade etmektense, tarımsız bir gelecek göremiyorum. Küçük ve yeni yöntemler deneyen girişimlerin varlığı, yarattıkları sinerji ve ürettikleri know-how önemli. Ancak daha kapsamlı ve ülke geneline yayılan bir plan uygulanması sonucu güçlendirecektir ve hızlandıracaktır. Birkaç yıl içerisinde bu anlamda mevzuat da mutlaka güncellenecektir.

Biz çocukken okullarda Türkiye kendi kendisine yetebilen bir tarım ülkesidir şeklinde öğretilmiştik. Artık bu yaklaşımı, “Türkiye dünyada tarım üretimi ve katma değeri konusunda lider ülkeler arasındadır”, şeklinde güncelleyip bunu gerçekleştirme zamanı. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

60: Akılcı Çözümler

Küresel İkaz, AllGreen Tarım, Yürüdüğümüz Yol

08 Nis 2022

BMW ile birlikte
Elijah Hiett

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı