

Yapımlab’ın sinema topluluğu: House of Yapımlab
Her sanat dalında olduğu gibi sinemada da sanatçıların yaşadıkları dönemin koşulları, birlikte deneyimledikleri olaylar ve sinemanın geleceğine ilişkin düşünceleri üretimlerine yansıyor. Öyle ki bu yansımalar bazen bir manifestoyla bizzat…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
25 Nisan’daki törenin hemen öncesinde, Akademi Ödülleri tahminleriyle sona erecek, ödül peşinde koşanları ve yarışın seyrini mercek altına alan yazı dizisi devam ediyor. Gündemimizde geçtiğimiz pazar günü sahiplerini bulan 78. Altın Küre Ödülleri var.

Fotoğraf: Christopher Polk, NBCU Photo Bank via Getty Images
#TimesUpGlobes: 28 Şubat gecesi New York ve Los Angeles’taki sahnelerden eş zamanlı olarak yayımlanan tören ve adayların canlı bağlantılarıyla sahiplerini bulan Altın Küre Ödülleri’nin hemen öncesinde Hollywood gündemi, #TimesUp hareketinin Instagram sayfasında yayımladığı bir görselle çalkalandı. #TimesUpGlobes etiketi ve çatlamış bir Altın Küre ödülünün de yer aldığı bu görselin üzerindeki metinde, ödülleri dağıtan, 87 üyeli Hollywood Yabancı Gazeteciler Birliği’nin (HFPA) tek bir siyah üyesi bulunmadığı yazıyordu. Kaldı ki #BlackLivesMatter hareketi ve siyah haklarının pandemiye rağmen geniş çaplı, küresel protestolara dönüştüğü ve bunun sinemaya da yansıdığı, ödül sezonunda siyah anlatılarına yer veren birçok başarılı, kaliteli ve iddialı yapımın (Da 5 Bloods, Judas and the Black Messiah, Ma Rainey’s Black Bottom, One Night in Miami, The United States vs. Billie Holiday ve daha fazlası…) bulunduğu bir yılda bu filmler ana kategorilerde görmezden gelinmişti. Başkan Ali Sar, başkan yardımcısı Helen Hoehne ve önceki başkan Meher Tatna’dan oluşan HFPA temsilcilerinin sahnedeki özrü bir dakikadan biraz uzun, sinema ve televizyonda olduğu gibi kendi organizasyonlarında da siyah temsilinin zaruri olduğunu ve aralarına siyah gazetecileri de dâhil etmeleri için fırsat eşitliği sağlamaları gerektiğini vurgulayan bir konuşmadan ibaretti ve tatmin edici değildi. Oysa sunucular Amy Poehler ile Tina Fey ve Cecil B. DeMille Ödülü’nü kazanan efsanevi oyuncu ve aktivist Jane Fonda başta olmak üzere gece boyunca ödül sunan ve alan birçok ünlü isim, bu dışlayıcılığın affedilemez olduğunu çok daha etkili bir şekilde vurguladı.
Ödül kazananlar: Ödül sezonuna Venedik ve Toronto’da sağlam bir başlangıç yapan ve o günden beri sezonu silip süpüren Chloé Zhao ve filmi Nomadland, En İyi Yönetmen ve En İyi Film - Drama ödüllerinin sahibi oldu. Komedi ve müzikallere ayrı bir alan açan HFPA, o tarafta ise Sacha Baron Cohen’in taşlaması Borat Subsequent Moviefilm’i iki ödülle zirveye taşıdı. Oyunculuk ödüllerinde ise büyük sürpizler vardı: Biyografik yapımda Billie Holiday’i canlandıran Andra Day, politik doğruluktan uzak I Care a Lot ile Rosamund Pike, politik gerilim The Maurianian’daki rolüyle Jodie Foster ve Judas and the Black Messiah’ta siyah devrimci lider Fred Hampton’ı canlandıran Daniel Kaluuya, beklenmeyen ödüllere uzandı. Diğer yandan genç yaşta aramızdan ayrılan Chadwick Boseman’ın Ma Rainey’s Black Bottom ile kazandığı En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kabul eden eşi Taylor Simone Ledward’ın konuşması, bir hayli dokunaklıydı. Televizyon kategorilerinde ise The Crown geceyi dört, Schitt’s Creek ve The Queen’s Gambit ise ikişer ödülle kapattı.

Fotoğraf: Christopher Polk, NBCU Photo Bank via Getty Images
Ödüller ne anlama geliyor? Uzun yıllar boyunca “Oscar’ın habercileri” yakıştırmasıyla anılan Altın Küre Ödülleri’nin artık böyle bir işlevi bulunmuyor, hatta HFPA ve Akademi’nin sonuçları nadiren çakışıyor. Fakat tam da Akademi’nin oylamasının başladığı ve Oscar adaylarının açıklanmak üzere olduğu günlerde Altın Küre kazananlar ve kazanamayanlar bize kimin aday olabileceği ve olamayacağı konusunda önemli ipuçları veriyor. Örneğin, rakipsiz olduğu düşünüldüğü ayrı bir kategoride yarışmasına ve filmi iki ödül kazanmasına rağmen ödülü kaçıran, Borat Subsequent Moviefilm’in oyuncusu Maria Bakalova’nın adaylık şansının tehlikede olduğunu, yerini Jodie Foster’a kaptırabileceğini söylemek mümkün. Filmi izleyiciyle geç buluştuğu için dezavantajlı Daniel Kaluuya ve Andra Day’in güçlü rakiplerini geride bırakarak ödüle uzanmış olmaları, adaylar arasındaki yerlerini sağlamlaştırıyor. Chadwick Boseman ile Chloé Zhao, Nomadland ile Soul ise yenilmezliğe doğru gittiklerini hatırlatıyor.
Sırada ne var? Şu günlerde meslek birliklerinin adaylarını açıklanmasıyla süren ödül sezonu, 15 Mart’ta Akademi Ödülleri’nin adaylarının açıklanmasıyla son dönemece girecek, meslek birliklerinin ödülleriyle devam edecek ve 11 Nisan’daki BAFTA, 24 Nisan’daki Bağımsız Ruh ve 25 Nisan’daki Akademi Ödülleri ile sona erecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İçindekiler: Leifur James'in gürültülü sessizliği, 30 yıllık kapak Goo, Altın Küre Ödülleri, 123 yer ve dahası.
05 Mar 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.



