Anadolu Efes: Birtakım sorunlar

Pandemi sonrası yeni Euroleague sezonuna iyi başlayamayan Anadolu Efes, takım içindeki birtakım sorunlarla meşgul.
Anadolu Efes: Birtakım sorunlar

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Anadolu Efes, askıya alınan 2019-2020 Euroleague sezonunun kuşkusuz en formda takımıydı. Bunu sadece galibiyet-mağlubiyet yüzdelerine bakarak değil; Lacivert-Beyazlılar’ın parkedeki eforuna bakarak da anlamak pek tabii mümkün. Fakat pandemi sonrası “yeni dünya”nın Euroleague’inde Efes, birtakım ciddi sorunlarla uğraşıyor. Ve maalesef ki bu sorunların en büyüğü, yalnızca Shane Larkin’in sakatlığıyla ilgili değil.
 

Kültürü koru 
 

  • Şimdinin Boston Celtics başantrenörü Brad Stevens, takım elbisesinin içini dolduramadığı kadar genç olduğu yıllarda Butler Üniversitesi’nin başantrenörlüğünü yapıyordu. Milenyumun ilk on yılının sonlarında Butler’a gelen Stevens, mükemmel başarılara imza atıp üniversiteden ayrılırken verdiği bir röportajda şu cümleleri sarf ediyordu: “Orada bir kültür inşa ettik. Kültürümüz oyuncu isimlerine veya sloganlara bağlı değildi. Basketbol oynamaktan zevk alan ve liderlik hevesi olan bir grup insandık sadece.”
     
  • Anadolu Efes, 2020’nin yaz aylarını biraz bu analoji doğrultusunda geçirdi. Öyle ki basketbol oynamaktan aşırı zevk alan ve bunu herkese gösteren kadro korundu. Hatta ve hatta yetiştirip koleje gönderdikleri ve bu yıl yeniden Sinan Erdem’e getirdikleri Erten Gazi dışında yeni bir oyuncu kadroya dâhil edilmedi. 30’unu geçkin Rodrigue Beaubois, Chris Singleton, Adrien Moerman, Tibor Pleiss, Bryant Dunston, James Anderson ve Krunoslav Simon rotasyonunun hepsi Lacivert-Beyazlı çatı altında tutuldu. Fakat yaz, takvim üzerinde veda ederken Efes’e korkutucu bir haber geliyordu.
     

Florida
 

  • Anadolu Efes’in 30’unu geçkin kadrosunu tutmasındaki ana neden kültürü; şampiyonluk yapısını, havasını korumaktı. Bu gayedeki en büyük sigorta ise kuşkusuz Shane Larkin’di. Fakat Shane Larkin’in geçtiğimiz yıl “diz kapağındaki ağrılar” nedeniyle birtakım maçları kaçırdığını hatırlıyorsunuz, değil mi? İşte bu ağrılar yaz aylarının sonlarına doğru giderek şiddetlendi ve Larkin, hâlihazırda bulunduğu Florida’da tedavi olmaya başladı.
     
  • Larkin, obsesif kompulsif bozukluğu nedeniyle pandemi sürecinin daha ilk ayında direkt olarak Florida’daki evine gitmiş ve izolasyon sürecine orada başlamıştı. Yaz aylarındaki şiddetli ağrılar sonrasında tedavisine başlanması ve dönüşünün ekim sonu-kasım başını bulacak olması da tam bu yüzden aslında. Korkutucu haber Florida’dan gelirken en büyük etkiyi pek tabii Bakırköy hissetti.
     
Larkin

Birtakım ciddi sorunlar
 

  • Lig mücadeleleri bir yana Efes, Euroleague’de çıktığı dört maçın üçünü kaybetmiş durumda. İlk maçta Xavi Pascual’ın mükemmel kimyalı Zenit’ine 73-69 boyun eğilirken ikinci maç yine Sinan Erdem’de oynanmış fakat bu sefer de Fenerbahçe Beko’ya diş geçirilememişti. Çift maç haftasının ilk periyodunda Berlin’de Aíto García Reneses'in ALBA’sı darmadağın edilirken Kaunas’ta Martin Schiller’ın Zalgiris’i Lacivert-Beyazlıları darmadağın ediyordu. 
     
  • Bu mağlubiyetlerin temelindeki sorun elbette Shane Larkin’in olmamasıydı. Zira Euroleague’de bir takımın attığı 2435 sayının 551’ine doğrudan ve 417’sine dolaylı (asist ve asist pası) yollardan etki eden, pozisyon başına 1,29 sayı üreten bir sporcunun olmaması elbette tüm sistemi aksattı. Fakat Efes’in tek sorunu sadece “atmak” değil; aynı zamanda “korumak”.
     
Efes oyuncusu

 

  • Anadolu Efes geçtiğimiz sezonun dörtte biri sona erdiğinde rakiplerine pozisyon başına sadece 0,87 sayı veriyordu. Takım, pick-and-roll oyunlarında rakiplerine %33,6 gibi inanılmaz düşük bir isabet oranı tanırken Bryant Dunston’ın yokluğuna rağmen pota altında pek de yenilmiyordu. Fakat Efes, bu yıl oynadığı dört maçta rakiplerine pozisyon başına 1,01 sayı verdi. Pick-and-roll oyunlarında rakipleri %47,2 isabet yüzdesiyle oynuyor. Ayrıca takımın boyalı alandaki kalkanları, Dunston gelmesine rağmen tamamen düşmüş durumda. 
     
  • Larkin’in olmaması Vasilije Micić’in sorumluluk almasına ve doğal olarak oyunun sıkışmasına neden oluyor. Üç sayılık setleri çalışmıyor. Ribaund alma konusunda büyük problemler (Zalgiris maçının ilk devresi sona erdiğinde rakipten 10 az ribaund alınmıştı) yaşanıyor. Ve savunmada hiçbir şey doğru işlemiyor. Enseleri karartmak için erken mi? Tabii ki. Peki “Ya abi Larkin döner, işler düzelir” gibi kolay bir çözüm yolu var mı? Hayır. Fakat günün sonunda koç Ergin Ataman ve ekibinin basketbol hünerleri sayesinde işler uzun vadede mutlu sonla bitebilir.
Ergin Ataman
Kaynak: Euroleague
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🍯 Bal porsuğu: Daniel Ricciardo

Virgil van Dijk, Ergin Ataman, Martina Navrátilová, Odell Beckham Jr. Cuma spor gündeminiz hazır.

23 Eki 2020

null

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?