Apple Vision Pro: Geleceğin teknolojisi mi, pahalı bir oyuncak mı?

Apple Vision Pro, çıktığı günden bu yana göz sağlığından ilk gün açıklarına birçok tartışmanın merkezine oturdu. Peki bu müthiş teknolojik ürünün herkeste hayranlık uyandırması haricinde "gerçek" bir işlevi var mı?
Apple Vision Pro: Geleceğin teknolojisi mi, pahalı bir oyuncak mı?

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Apple Vision Pro (AVP) bir hafta önce bugün resmen satışa sunuldu. Böylece değerlendirme yapmaları için Apple tarafından önceden cihaz gönderilen gazeteciler haricindeki ilk kullanıcı yorumları da internete düşmeye başladı. Deneyimlerini paylaşanların hiçbiri, cihazın atılım yaratan müthiş teknolojisi karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Peki, bu teknoloji harikası ürünü satın alanlar, cihazın üstün teknolojisinden hangi alanlarda faydalanıyor?

Cihaz hakkındaki en meşhur videolardan birinde evin çeşitli alanlarına birçok farklı sanal ekran yerleştiren bir kullanıcının deneyimi görülüyor. Video oldukça etkileyici:

Görüldüğü kadarıyla, cihaz şimdilik sadece sınırsız sayıda yeni ekran yaratmaya yarıyor. 

Nasıl çalışıyor? 

Uzamsal bilişim (spatial computing) görece yeni bir alan olsa da artırılmış gerçeklik (AR) uygulamaları on yılı aşkın süredir hayatımızda. AVP, bu deneyimi yeni bir boyuta taşıyor. Cihazın üzerindeki sensör ve kameralar, kullanıcının göz hareketlerini takip ederek gerçek dünya üzerine yerleştirdiği dijital katmanla etkileşime girebilmesini sağlıyor. 

Yani menü öğelerini bir fare imlecine ihtiyaç duymadan doğrudan bakışlarınızla seçebiliyor, ardından el hareketinizle de işlem yapabiliyorsunuz. Seçme ve tıklama ile seçimi kaldırma ve kapatma işlemleri için akıllı telefonlarda ekranı yakınlaştırmak ve uzaklaştırmak için yaptığınız hareketin aynısını (kıstırma) kullanıyorsunuz.

  • Perspektif: Bir kullanıcı, elleriyle yemek yerken telefon ekranını kirletme endişesi yaşamadan nasıl X’te gezebildiğini anlatıyor.

Aslında cihazın ekranı düşünüldüğü gibi saydam değil. Ön yüzünde dış dünyayı takip eden, iç tarafındaysa göz hareketlerini yakalayan üç boyutlu (3D) kameralar vasıtasıyla çalışıyor. Yani teknik açıdan bu cihaz bir karma gerçeklik (MR) değil, bir sanal gerçeklik (VR) cihazı.

Apple’ın başarısı bu kameraların yakaladığı görüntüyü gecikmesiz olarak cihazın lenslerine aktarması ve dış kameraların el hareketlerini başarıyla yakalayarak bir kontrolöre duyulan ihtiyacı ortadan kaldırması.

Apple

Dışarıdan bakanların kullanıcıyla göz teması kurabildiğini düşünmesi içinse kullanıcının göz hareketleri gerçek zamanlı olarak cihazın ön yüzeyine yansıtılıyor. Bu da bazen tekinsiz bir his oluşturabiliyor. 

Vision Pro’nun bilimkurgu edebiyatına göz kırpan seviyedeki hayret uyandırıcı uzamsal algılama kabiliyetleri şu videoda görülebilir:

Eksikleri neler?

Cihazın 3.500 dolarlık fiyat etiketinden daha büyük bir handikapı daha var: Gerçek maliyetinin 4 bin dolardan 5 bin dolarak kadar çıkabilmesi. New York Times’ın haberine göre, cihazı alırken ortaya çıkan ek masraflar arasında 200 dolarlık taşıma kılıfı, 200 dolarlık yedek batarya, modeline göre değişmekle birlikte ortalama 200 dolarlık AirPods kulaklıklar, normalde gözlük kullanıyorsanız 100 dolarlık lisanslı ZEISS kontakt lensler ve 500 dolarlık ilave garanti süresi gibi kalemler var.

Cihazı prize takılı kullanmak istemeyenler için en kötü haber herhalde şarjının sadece 2 saat kadar dayanabilmesi. Bu da ortalama bir sinema filminin sonunu göremeyebileceği anlamına geliyor. Ayrıca hâlihazırda ağır sayılabilecek ve ağırlığı dengeli dağıtılmadığı için uzun süreli kullanımlarda kullanıcının burnuna yük olduğu bildirilen cihazın, pilleri nedeniyle daha da ağırlaşmaması için kabloyla bağlanan harici bataryası da cepte taşınıyor. Yeterince orta yaşlı hissediyorsanız Apple, bataryayı kemerinize takabileceğiniz bir klips seçeneği de sunuyor.

Cihazın her bir göz için 4K Ultra HD bir televizyondan daha yoğun oranda piksel barındırdığı düşünüldüğünde, gelecekte yol açabileceği sağlık sorunlarını da–teşbihte hata olmaz–göz önünde bulundurmak gerekiyor. Uzmanlar göz kuruluğu, baş ağrısı ve yoğun beyaz ışığa uzun süreli maruz kalınması nedeniyle ortaya çıkabilecek uyku bozuklukları gibi risklere karşı uyarıyor.

Cihazı yanınızda taşımak da o kadar kolay değil. Vision Pro’nun ayrıca satılan ve 200 dolarlık bir fiyat etiketine sahip olan taşıma çantası, bir astronot için yapılmış hayli büyük bir makyaj çantasını andırıyor ve sıradan bir dizüstü bilgisayar kılıfına oranla çantaya sığdırması da daha zor gözüküyor.

Cihazın dış kameralarındaki görüntüyü vizöre yansıtması neredeyse gerçek zamanlı olarak işliyor. Ancak buradaki anahtar kelime, “neredeyse”. Gecikmeli işlenebilen görüntüler ve dar görüş açısı nedeniyle cihazı kullanırken serbestçe gezmek her zaman düşünüldüğü kadar güvenli değil. Ayrıca hızlı hareketlerde görüntü de bulanıklaşabiliyor.

Başarılı olabilir mi?

Spatial computing görece yeni bir branş sayılsa da eğitim ve tasarım alanlarıyla eğlence sektöründe oldukça değerli ve gelecek vadeden bir branş olarak değerlendiriliyor. Ancak AVP’nin şu anki en büyük sıkıntısı kullanıcı ekosisteminin oldukça dar olması. Cihazın yüksek fiyatı, tartışmalı konfor seviyesi ve kısıtlı uygulama desteği şimdilik sadece yeni teknolojileri erken benimseyen, harcanabilir geliri yüksek, sınırlı sayıdaki bir kullanıcı grubuna hitap etmesine neden oluyor. 

Yeterince büyük bir kullanıcı grubuna hitap ederek daha ulaşılabilir hâle gelmesi içinse karma gerçeklik uygulamalarının daha geniş bir kullanım alanı ve daha belirgin faydalar sunması gerekiyor. Bu da ancak uygulama geliştiricilerin bu platforma özel uygulamalar geliştirmeleri için yeterince iştah kabartıcı büyüklükte bir kullanıcı sayısına ulaşılmasıyla mümkün gözüküyor. Kısacası Apple’ın elinde hangisinin hangisinden çıkacağı henüz belirsiz bir tavuk ile yumurta ikilemi bulunuyor.

  • Bir adım geriden: Netflix eş CEO'su Greg Peters, Vision Pro'ya özel bir uygulama geliştirmeyeceklerini belirterek şirketin “maddi getirisi olmayan yerlere yatırım yapamayacağını ve Vision Pro'nun Netflix aboneleri arasında henüz bir karşılığı olmadığını” vurgulamıştı.

iPhone sadece 16 yıl önce tanıtıldı. Akıllı telefonlar öncesindeki hayatınızı hatırlayabiliyor musunuz? O zamanlar telefon sadece arama yapılan, mesaj atılan, saati gösteren, belki de biraz müzik dinleyip birkaç e-posta gönderilebilecek bir araç olarak görülüyordu. Şu anda geldiğimiz noktadaysa kimlik doğrulamadan bulut üzerindeki verimize ulaşmaya, vazgeçilmez bir uzvumuz hâlini aldı.

Şimdilik AVP’nin kullanım alanı da iki boyutlu yüzeylere sahip ekranlarımızdan miras kalan fikirlerle sınırlı. Uzamsal etkileşim üzerine kurulu yeni kullanım alanlarının keşfedilmesi de muhtemelen çok vakit almayacaktır. Tabii böyle bir kullanım alanı keşfedilemez ve bu cihaz için sihirli bir fonksiyon icat edilemezse şu anki fiyat etiketiyle ancak iPad gibi sadece meraklısına hitap eden ve en nihayetinde marjinal faydası düşük bir “oyuncak” olarak kalabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

👁️ Gözler kalbin aynasıdır: Apple Vision Pro

Apple Vision Pro, kullanıcının vizöre yansıttığı gözleriyle daha sosyal bir VR deneyimi sunmayı hedefliyor. Peki bu cihaz dünyayı değiştirecek mi, yoksa pahalı bir "oyuncak" olarak mı kalacak?

09 Şub 2024

Apple

YAZARLAR

Atilla Büyükurvay

Haber Koordinatörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?

HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Doğa Yurduneri

·

05 Ağu 2026

AI’ın dokunulabilir hâli: Nokia’nın retro telefonları yapay zekanın geleceğine dair ne söylüyor?
QuandoQuando

HİKAYE

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Doğa Yurduneri

·

02 Ağu 2026

AI’da davranış tasarımı: Rekabet IQ’dan EQ’ya mı kayıyor?
QuandoQuando

HİKAYE

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Ümit Alan

·

31 Tem 2026

Yayıncılığın çifte krizi: Google’a veda ihtimali masada, özgün insan içeriği kaosu kapıda
QuandoQuando

HİKAYE

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.

Doğa Yurduneri

·

28 Tem 2026

Sam Altman’dan tarih çizgisine yeni bir işaret: 'Tekillik eşiği' ne demek?
QuandoQuando

HİKAYE

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?

Sosyal medya ve akıllı telefonların olmadığı bir dünyayı hiç tanımamış olan genç nesiller, bugün kablolu kulaklıklar, retro oyun konsolları, CD’ler ve analog kameralara büyük bir rağbet gösteriyor. Dikkat süresini tekeline almayacak ürün ve hizmetler peşinde koşan bu kuşak, “yavaş teknoloji” olarak anılan bir akımı sessiz sedasız yükseltiyor.

Doğa Yurduneri

·

27 Tem 2026

Yavaş teknoloji akımı: Akıllı telefon çağının yarattığı dikkat krizine çare olabilir mi?