Arsenal'de ne değişti?

Hayal kırıklığıyla bitti denilen bir sezonda son dönemde sürpriz bir ivme yakalayan Arsenal'in yeni düzenindeki baş etkenleri ele alıyoruz.
Arsenal'de ne değişti?

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Arsenal, yeni sezona ligdeki ilk dört maçından dokuz puan çıkararak başlasa da ilerleyen haftalarda kendini galibiyetin bir türlü gelmediği ve Mikel Arteta'yla oyuncuların üzerinde gittikçe baskının arttığı yedi maçlık bir döngü içinde buldu. Bu dönem sırasında kendi sahasında üst üste dört maçı da kaybederek 61 yıl öncesine geri dönen Arsenal için bu sezon da hayal kırıklığı olarak düşünülüyordu. Ama Kuzey Londra derbisinde Chelsea'yi yenerek bir momentum yakalayan Arsenal son beş maçından 13 puan çıkardı ve kendini ilk dört sıranın altı puan gerisinde buldu. Bu sezon, akıllarda kayıp bir yıl olarak yer almaya başlamışken önemli bir ivme bulan Arsenal'in umut veren bu değişiminin arkasında hangi nedenler yatıyor?

  • Gençlerin yarattığı fark: Tüm sezon boyunca kadroya bile girmekte zorlanan akademi ürünü Emile Smith Rowe, sürpriz bir şekilde Chelsea maçıyla ilk 11'de başladı ve gösterdiği performansla takımın omurgasında yer buldu. 21 yaşındaki Smith Rowe, ekibin beş maçlık çıkış serisinde enerjisiyle sürekli hatlar arasında bulunarak takımın pas opsiyonlarına katkı verdi ve topla hızlıca kat etme yeteneğini kullanarak üç asist sağladı. Chelsea maçına kadar ligde sadece bir gol kaydeden Bukayo Saka da takımın bu momentumunda kendini bulan bir diğer isimdi. Artık sahada kendine daha fazla güvenen 19 yaşındaki oyuncu maç sırasında daha rahat hareket etmeye başladı ve potansiyelini yansıtmayı başardı. Son beş maçta üç gol ve bir asistlik dominant bir performans veren Saka, böylece kulübün geleceğinde vazgeçilmez bir parça olduğunu gösterdi.
     
  • Yeni sistem: Sezona beşli savunma tercihiyle başlayan Arteta, alınan kötü sonuçların ardından aralık ayında 4-2-3-1 taktiğini denemeye başladı. Bu yeni oyun kurgusunda merkez orta saha oyuncuları hücum hattındaki merkez forvetlere daha fazla yanaştı. Hücum setlerinde de rakip ceza sahasına yönelen topsuz oyuncu sayısının artması üçüncü bölgede yapılan pas sayısını artırdı. Böylece daha tehditkâr bir oyuna sahip olan Arsenal, maç başına attığı şut sayısını ve ceza sahasında yaratılan gollük pozisyonların adedini %50 oranında artırmayı başardı. Ayrıca Arteta'nın takımı iç kenar alanlarına yönelik hızlı pas anlayışla kalabalık ve birbirine yakın olan bu ön hattını verimli kullandı. Bu yeni düzende merkez forvet rolünde Aubameyang'e nazaran daha fazla kullanılan Alexandre Lacazette beş maçlık yenilgisiz seride attığı dört golle takımına puanlar kazandırırken takımın yıldızı Aubameyang'ın üzerinde olan saha içindeki baskıyı da hafifletti. Ayrıca Lacazette, iç kenarlara yapılan topsuz koşular için merkezde pas istasyonu olma rolünde de oyun vizyonuyla katma değer ortaya koymayı başardı.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

👥 Ne kadar değişebilirsin?

Bu hafta gündemimizde momentum bulan yeni Arsenal ve James Harden takası sonrası Brooklyn Nets var.

22 Oca 2021

👥 Ne kadar değişebilirsin?

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?