Astro'ya ne kadar güvenelim?


Daha yeşil bir dünya bir tık uzağınızda: Troy Türkiye’nin en yaygın Apple Premium Reseller’ı Troy, küresel ısınmanın farkında ve üyeleriyle beraber daha yeşil bir geleceğe adım atıyor. Gelecek kuşaklara daha yeşil bir dünya ve daha çok ağaç bırakma fikriyle yola çıkıp, temsil ettiği Apple markasının da çevreci yaklaşımını benimseyen Troy, troyestore.com üzerinden e-bültene kayıt olan her takipçisi adına bir fidan bağışı gerçekleştiriyor. İklim krizinin son zamanlarda ülkemize olumsuz etkileri üzerine şekillenen Troy Hatıra Ormanları’nın ilki İstanbul Riva, ikincisi İzmir Bergama’da yer alıyor. Şimdiden 10.000’e yakın bağışlanan fidanlarla yeşermeye başlayan bu ormanlara katkı sağlamak ise çok kolay. Troy, web sitesine girerek e-bültene üye olduktan sonra sizin adınıza bağış yapıyor ve dijital sertifikanızı 10 gün içinde e-posta adresinize gönderiyor. Daha yeşil bir dünya bir tık uzağınızda.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Amazon, Alexa akıllı ev teknolojisi ile uyumlu ev robotu Astro'yu tanıttı. Ev sahibi tarafından uzaktan kumanda ile hareket ettirebilecek olan robot aynı zamanda, evi otomatik bir şekilde gezerek olağandışı durumlara karşı ev sahibini uyarabiliyor. Yapay zekasıyla öne çıkan Astro'nun özellikleri arasında ayrıca, sahibini takip edebilme, video konferanslar yapabilme ve hatta dans edebilmek bile var. Bir periskop kamera, iki tekerlek ve gözler için iki küre içeren dikdörtgen şeklindeki ekrana sahip olan 999 dolarlık robot, her ne kadar sempatik bir görünüme sahip olsa da beraberinde bazı etik tartışmaları da getirdi.
Astro için Amazon'un pazara sunduğu deneysel bir ürün denilse de robot teknolojileri, insanların günlük yaşamlarına entegrasyonu konusunda uzun bir geçmişe sahip. Daha önce çeşitli firmalardan; Paro (robot fok), Justocat (robotik kedi), Aibo (robotik köpek) ve Cuddler (robotik ayı) gibi çeşitli robopet'ler piyasaya sürülmüştü. İnsanların ev yaşamını kolaylaştırmayı amaçlayan bu teknolojilerin ise her zaman şüphe ettiren bir yönü var. Çevreyi algılaması için üzerinde kamera bulunan bu robotlara ne kadar güvenilir? Kameralar üzerinden toplanan verileri, şirketler hangi amaçlarla nasıl kullanabilir?
2019'da yapılan bir araştırmada bilim insanları, gerçek evcil hayvanlara çok benzeyen robotların depresyonu azalttığını ve iyileştirme gücü olduğunu saptadı. İnsanların bu ürünleri tercih etmesindeki en önemli unsurun robotların insanların güvenini kazanacak şekilde tasarlanmaları diyebiliriz. Hatta bu durum sadece robotları da kapsamıyor. Elektrikli süpürge robotu Roomba'yı insanlar, "ailenin bir parçası" olarak kabul etmiş hatta bir cinsiyet ve isim bile atamıştı. İlk sosyal robotlardan biri olan Jibo'yu çalıştıran sunucuların fişi çekildiğinde ise insanlar yas tutmuştu. Sony'nin robot köpeği Aibo da firma tarafından durdurulduğunda insanlar cenaze töreni düzenlemişti.
UCLA'den Mark Edmonds, bütün bunların güvenle başladığını söylüyor. Robotlara karşı güveni araştıran Edmonds'a göre, makineler yapmaya programlandıkları şeyi yaptıklarında insanlar güvenme eğilimi gösteriyor. Kısacası makineler için güven inşa etmek yerine güvenilir kalmaya mecbur diyebiliriz. Robopet'ler, insan beyni için anında sevimli hâle gelmeleri için dev gözlere ve suratlı özelliklere sahip olacak şekilde tasarlanmış. 2000'lerin başında, Furbies ile etkileşime giren çocukları inceleyen MIT araştırmacısı Sherry Turkle, çocukların robotları oyuncak olduklarını bilmelerine rağmen, fiziksel görünümleri sayesinde onlara karşı derin bağlar geliştirdiklerini keşfetti.

NewsWatch üzerinden
Araştırmalara göre, insanların temel işlevlerini yerine getirmek için mücadele eden robotlara olan güven kolayca kaybediliyor. Edmonds, "Makineler mantıksız olduğunda veya onlardan beklemediğimiz şeyleri yaptığında güven bozulur" diyor. Bu yüzden Astro'nun şimdilik nispeten sınırlı işlevleri olması, ailelere entegre olmasına yardımcı olması için bir anahtar olabilir.
Robotlar hayatımıza daha çok yerleştikçe, iş ve bireyler arasındaki yaşanacak bir belirsizlikte zorlu bir çıkar çatışması yaratabilir. Mesela, robotunuzla bir ilişki kurduğunuzda, size üreticisinden bir şey satmaya çalışmasının etik kuralları nelerdir? Yine de, tüm bunlara rağmen, muhtemelen Astro'nun gelecekteki bazı versiyonlarını evlerimize kabul edeceğiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Amazon'un yeni ev robotu Astro, Facebook kesintisi ve Refik Anadol
07 Eki 2021

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Haziran ayında İstanbul’daki Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nde açıklanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı, Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla kamu kurumları için resmî bir yol haritasına dönüştü. Plan, yetkinliklerin yaygınlaştırılmasından işlem gücü yatırımlarına uzanan 16 adımlık bir çerçeve sunuyor ancak sınırlı eğitim hedefleri, özel sektöre yönelik teşvik ihtiyacı, yönetişim ve çevre alanındaki boşluklar, planın geliştirilebilecek yönlerine işaret ediyor.

Google, yapay zeka alanında bugüne dek her zaman sessiz, istikrarlı, kendini kanıtlamış ve olgun bir şirket imajı çizdi. Fakat Ağustos ayı başlarında şirket, yapay zeka yönetiminde bugüne kadar yaptığı en köklü değişikliklerden birine gitti. Eski şirket çalışanları tarafından yapılan açıklamalar, bu yönetim değişikliğinin ardında şirketin yapay zeka alanında hangi yöne ilerlemesi gerektiğine dair önemli bir fikir ayrılığı olabileceğine işaret etti.

Son günlerde yapay zeka modellerinin yaygın kullanıma açılmak için yeterince güvenli olup olmadıklarını anlamak üzere yapılan testler, başlı başına bir güvenlik riskine dönüşüyor. Şirketler tarafından bir prestij göstergesi gibi sunulan kaçış vakaları, test ortamları ve prosedürlerinin de en az modeller kadar hızlı güçlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Yapay zeka üretimiyle insan üretimini birbirinden ayırmak giderek zorlaşırken Spotify’dan Anthropic’e teknoloji şirketleri, etiketler ve filigranlarla kökeni yeniden görünür kılmaya çalışıyor. Ancak bu önlemler kolayca aşılabiliyor; üstelik bir içeriğin yapay zeka ürünü olduğunu öğrenmek ona biçtiğimiz değeri de değiştiriyor. Belki de asıl mesele artık sahte içeriğe kanıp kanmayacağımız değil, otantikliği nasıl tanımlayacağımız olacak.

Yapay zeka şirketleri için rekabet, artık yalnızca kimin daha güçlü bir model geliştirdiği üzerinden yürümüyor. Milyonlarca insanın günlük yaşamına giren bu şirketler, teknoloji laboratuvarlarından tüketici markalarına dönüşürken insanların yalnızca ürünlerini kullanmasını değil, markalarıyla bağ kurmasını da istiyor. Fakat OpenAI’ın ilk influencer gezisine gelen tepkiler, bu stratejinin beklenen etkiyi yaratmadığını ortaya koyuyor.





