Ateş ve buzun dansı: 2024’e taşınacak yapay zeka tartışmaları

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
2023’te yılın en etkileyici hikayesi üretken yapay zeka oldu. Büyük dil modellerindeki dikkat çekici ilerlemelerle birlikte bu teknoloji, sağlıktan eğitime, sanattan politik söyleme her alanda şaşırtıcı yeteneklerini sergileyerek hepimizi çarpıcı bir alev dansıyla büyüledi. Bazı karmaşık görevlerde insan performansını eşitleyen, hatta geçen modeller gördük. Zorlu tıp sınavı sorularını yanıtlayan, ikna edici politik mesajlar ve hatta müzik parçalarına uygun dans koreografileri üreten, sesleri klonlayan yapay zekalar, bunlardan sadece birkaçıydı.
Ancak hızla büyüyen bu büyük güçle birlikte, gerçek dünyada bu sofistike modelleri kullanmanın getirdiği şeffaflık ihtiyacı, önyargılar ve etik sorunlar da su yüzüne çıkmaya başladı. Üretken yapay zeka günlük yaşama daha fazla dokunmaya başladıkça, buzdağının soğuk yüzüyle tanıştık. Riskler ve endişeler yükselmeye devam ederken, etik kurallara daha çok ihtiyaç duyar olduk. Doğası gereği sübjektif olarak tanımlanan yapay zekayla aramızdaki sınırlar kalkarken, AI’ın 2023’teki evrimi hem heyecan verici hem de endişe uyandırıcı bir seyir izledi.
Stanford Üniversitesi’nin İnsan Odaklı Yapay Zeka Birimi’nin 2023 yılında paylaştığı detaylı yapay zeka raporunda, AI üzerine yayımlanan makale sayısında Çin üniversitelerinin başı çekmesi de, ülkenin politik ve sosyokültürel yapısı gereği, tartışmaları daha da alevlendirdi. 2024’te muhtemelen bunu daha da çok tartışacağız. Peki yeni yılda teknoloji yeni bir sıçramaya hazır mı?
Şimdiden yapay zekanın tüm dünyadaki siyasi seçimleri etkileyebileceği konuşuluyor. Ayrıca maddi kaynakların yapay zeka şirketlerine akmasıyla uluslararası üne kavuşan liderleri arasındaki iç çatışmalar, patlamış mısırlarımızı alıp “Succession” izler gibi izlediğimiz dramalara dönüştü. 2024’te yapay zekadaki gelişmelerin sonuçlarının hepimiz için netlik kazanmasıyla, insanlarla yapay zeka arasındaki “ateşle buzun dansı” devam edecek gibi görünüyor.
Öne çıkan bazı istatistiklerle başlayalım:
- ChatGPT, 2022 Kasım ayında açıldıktan sonra sadece beş gün içinde 1 milyon kullanıcıya ulaştı. 2023 verilerini bekliyoruz.
- 2022'de 86,9 milyar dolar olan yapay zeka pazar büyüklüğünün 2027’ye kadar 407 milyar dolara ulaşması bekleniyor. (Bu 2022 Türkiye GSMH’nın %50’si)
2023’te öne çıkan yapay zeka hikayeleri
OpenAI, Kasım 2022'de büyük dil modeli tabanlı sohbet robotunu piyasaya sürdüğünde, Google hazırlıksız yakalandı. Google, LLM'leri (büyük dil modelleri) mümkün kılan dönüştürücü mimarisini icat etmişti, ancak mühendisleri açıkça geride kalmıştı.
İlk zamanlarda bu alandaki diğer şirketler, OpenAI'ın atılımının geçici olacağını düşünüyordu. Sonuçta Google’ın elinde yalnızca Apple ve Microsoft tarafından aşılabilecek bir savaş sandığı vardı. Bu sandığın içindeyse, dünya standartlarında bir bilgi işlem altyapısı ve eğitim verileri için kullanılabilecek depolar bulunuyordu. Ayrıca, şirketin 2014'te satın aldığı Londra merkezli yapay zeka laboratuvarı DeepMind da ellerindeydi. DeepMind, satranç ve go dünya şampiyonlarını yenen ve daha önce bilim insanlarından gizlenmiş birçok karmaşık yapıyı anlayabilen AI'ları geliştirmişti. Araştırmacıları, yakın zamanda geliştirdikleri başka bir AI'ın, matematik teorisinin uzun süredir devam eden sorunlarına yenilikçi çözümler önerdiğini açıkladı. Google, başlangıçta DeepMind'ın nispeten bağımsız çalışmasına izin vermişti. Ancak bu yıl, laboratuvarı kendi yapay zeka grubu Google Brain ile birleştirdi.
2023 Mayıs ayında “büyük dil modellerinin büyük babası” ünlü bilim insanı Geoffrey Hinton, Google Brain’deki görevinden, endişeleri sebebiyle istifa ettiğini açıkladı ve “varoluşsal riskler”, yapay zekanın en büyük meme’lerinden biri hâline geldi.
Hipotez, bir gün insanlardan çok daha akıllı bir yapay zeka inşa edecek olursak, bunun bizi öngöremeyeceğimiz sonuçlara götürebileceğini savunuyor. Bu, OpenAI’ın güvenlik liderlerinden Ilya Sutskever gibi bilim insanları tarafından da desteklenen bir ideoloji. Zaten OpenAI dramasının kaynağı da AGI denilen gelişmiş yapay zekaya çok yaklaştığımızın sinyalinin verilmesi ve şirketin CEO’su Sam Altman’ın bu endişelere karşı ticari bir bakış açısını benimsemesi üzerine eski yönetim kurulunun verdiği tepkiyle başlamıştı. Yeni yıldan beklentilerini açıklayan Sam Altman, AGI için biraz daha sabırlı olunmasını istedi ve OpenAI ile uygulamalara kayıt yapmamızı sağlayacak bazı ticari yeniliklerden bahsetti.
Bu arada Google da büyük dil modeli Gemini’ı yine 2024’e girmeden tanıttı. Ancak Gemini yaratmaya çalıştığı gürültüye rağmen beğenilmedi. Bu da şirketin inovasyon kültürünün durağanlaştığının bir işareti olarak görüldü. Ya da belki de Google'ın yavaşlığı, onun hırsına işaret ediyordu.
Büyük dil modellerinin gelişimi
Bu yıl ChatGPT’nin yeniliği azalmış gibi görünmeye başladı. Bu his, büyük oranda kendi psikolojimizden kaynaklanıyor. Düşünün ki, sadece beş yıl önce, şu anda yaşadıklarımız yalnızca bir tahminden ibaretti; yapay zekanın kişisel kullanım amacıyla hayatımızın orta yerine oturacağını hayal bile edemezdik. Gene de tüm bunlara çok hızlı adapte olduk. 10 yıl önce duraksaya duraksaya konuşan Siri’yle etkileşime girmek bile bizim için ne kadar etkileyiciydi. Bugünse hemen her konuda akıcı bir şekilde sohbet edebildiğimiz botlar bizi etkilemekte zorlanıyor.
Bu yıl ChatGPT’nin yeniliği azalmış gibi görünmeye başladı. Bu his, büyük oranda kendi psikolojimizden kaynaklanıyor. Düşünün ki, sadece beş yıl önce, şu anda yaşadıklarımız yalnızca bir tahminden ibaretti; yapay zekanın kişisel kullanım amacıyla hayatımızın orta yerine oturacağını hayal bile edemezdik. Gene de tüm bunlara çok hızlı adapte olduk. 10 yıl önce duraksaya duraksaya konuşan Siri’yle etkileşime girmek bile bizim için ne kadar etkileyiciydi. Bugünse hemen her konuda akıcı bir şekilde sohbet edebildiğimiz botlar bizi etkilemekte zorlanıyor.
ChatGPT, 2022 Kasım ayında yaygın kullanıma sunulduğundan beri çok gelişti. Artık konuşabiliyor ve görüntüleri analiz edebiliyor. Cevapları daha keskin ve kullanıcı arayüzü daha organik hâle geldi. Ancak beklendiği kadar hızlı bir gelişim de göstermiyor. Hatta bugünlerde birçok kullanıcı, giderek daha kısa cevaplar vermeye başlayan yazılımın tembelliğinden yakınıyor. Altman, OpenAI'ın GPT-5 modelini geliştirmeye başladıklarını söylemişti. 2024'te GPT-5 çıkarsa, dil modellerinin daha ne kadar zeki hâle gelebileceğine dair çok daha iyi bir fikrimiz olacak.
Yapay zeka 2024 seçimlerini nasıl etkileyecek?
İnsanların çoğu, yapay zekanın günlük yaşamları üzerindeki etkisinden endişe duyduğunu ifade ediyor, ancak henüz bu endişeler siyasi kültürümüzün kırmızı ve mavi kutuplarına oturmadı.
Ancak yapay zeka siyasette kullanılmaya başlandı bile. Gerek Türkiye’deki seçim sürecinde gerekse yılın başlarında ABD’de, sohbet botları ve yapay zekayla oluşturulmuş görseller, politikacıların ve şirket yöneticilerinin buz kesmesine sebep olan içerikler ürettiler.
Bu teknolojilerin yaygın kullanıma girmesinden beri, ABD’de henüz büyük bir seçim yaşanmadı. Ama 2016’da çok daha ilkel hâldeki yapay zekanın sosyal medya platformlarında kullanılmasının Trump zaferinde etkili olduğuyla ilgili pek çok tartışma yaşanmıştı. Yaklaşan ABD seçimlerinde, yapay zekayla oluşturulmuş ses taklitleri ve görüntüler çok daha fazla konuşulacak.
Amerikalı yazar ve gazeteci Charlie Warzel bu konuda insanların–şişme montlu papaya gibi–düşük riskli yapay zeka görüntülerine aldanabileceğini, ancak hassas politik görüntülere daha şüpheci yaklaştıklarını savunuyor. Umarız haklıdır.
Yatırımlar
2023 yılı, teknoloji şirketlerinin yapay zekaya yaptığı büyük yatırımlarla başladı. OpenAI, 2016'dan 2023'e kadar 10 finansman turunda toplamda 11.3 milyar dolarlık yatırım topladı. Böylece şirketin değerlemesi dikkat çekici seviyelere ulaştı. Şirket bu yıl da yatırımcılarla hisse satışı konusunda görüşmeler yaparak değerlemesini 80-90 milyar dolar arasında bir seviyeye getirmeyi planlıyor.
Microsoft, OpenAI'da %49 hisseye sahip en büyük yatırımcı konumunda ve şirkete toplamda 11 milyar dolar yatırım yaptı. OpenAI'ın 2023 gelirlerinin 1 milyar dolar seviyesinde olması ve 2024'te bu rakama "birkaç milyar dolar daha" eklenmesi bekleniyor.
Google ise güvenliği önceliklendiren söylemiyle ilerleyen OpenAI rakibi Anthropic'e yaklaşık 2 milyar dolar yatırım yaptı. Eski OpenAI çalışanlarından oluşan Anthropic ile OpenAI üzerinden devam eden Microsoft-Google rekabeti bu yarışı şekillendirmeye devam edecek gibi görünüyor.
2023’de ChatGPT'nin büyük başarısı, Silikon Vadisi devlerini alelacele kendi “GPT”lerini duyurmaya itmişti. Meta'nın LLaMA 2'su, Google'ın Bard sohbet botu, Baidu'nun Ernie Bot'u, OpenAI'ın GPT-4'u ve son olarak X’in Grok’u bu örneklerin sadece bir kısmıydı.
Lakin başlangıçtaki büyük heyecana rağmen, ChatGPT haricinde hiçbir dil modelinin kalıcı bir başarı elde ettiğini görmedik. Microsoft ve Google, yapay zekayla güçlendirilmiş arama deneyimi vadettiler, ancak bu atılımlar başarısızlıkla sonuçlandı.
Sosyal medyada paylaşılan bazı talihsizlikler de yaşadılar. Microsoft'un Bing'i, insanların sorularına komplo teorileriyle cevap verip bir New York Times muhabirine açıkça eşini terk etmesini önerdi. Elon Musk’ın yapay zeka şirketinin ilk ürünü Grok ise kendisini “şakacı ve ukala” olarak tanıttı ve pek ciddiye alınmadı.
Yeni yılda ise herkesin benimseyebileceği bir yapay zekayı üretmek üzerine bir arayış var. Hem OpenAI hem de Google, şirketlerin ve geliştiricilerin özel yapay zeka sohbet botları oluşturmalarına olanak sağlayacak uygulamalar yapıyorlar. Burada daha niş ihtiyaçlara yönelik, uzmanlaşmış yapay zekaları göreceğiz.
Yapay zekanın sürdürülebilirliği
Teknoloji şirketleri büyük dil modellerini tüketici ürünlerine dahil etti, ancak bu modellerin nasıl çalıştığı hakkında hâlâ çok az şey biliyoruz. Dil modelleri uydurma bilgiler üretip önyargıları yayabiliyor. Bu yıl, farklı dil modellerinin ürettiği metinlerde ve görsellerde bu rahatsız edici önyargıların nasıl yaygınlaşabileceğini gördük.
Diğer yandan dil modellerinin kusurlarıyla ilgili bu denli çok araştırma görmek de olumlu oldu, çünkü bilim insanları ve yazılımcılar bu sayede bunları nasıl düzeltebilecekleri üzerine çalışabilecekler.
Daha çok bilgi sahibi olduğumuz bir başka konu da AI’ın ürettiği karbon ayak iziydi. Üretken AI'ın kullandığı enerjinin tam miktarı başta belli değildi. Ancak yapay zeka üzerine araştırmalar da yapan Hugging Face isimli girişim ve Carnegie Mellon Üniversitesi'ndeki araştırmacıların birlikte yaptığı çalışma sonucu, bir yapay zeka modeli kullanarak görüntü oluşturmanın akıllı telefonunuzu tamamen şarj etmekle aynı enerjiyi tükettiği ortaya çıktı. Araştırmaların artması, AI’ı daha sürdürülebilir hâle getirmeye yardımcı olacak.
Kıyamet senaryoları
Bu yılın en çok konuşulan konularından biri de yapay zekanın insanlık için teşkil ettiği varoluşsal risklerdi. Ancak bu konuda herkes hemfikir değil. Meta'nın yapay zeka liderleri Yann LeCun ve Joelle Pineau, endişelerin "saçma" olduğunu, varoluşsal risklerle ilgili tartışmaların kontrolden çıktığını söylüyorlar. Araştırmacı Joy Buolamwini gibi birçok önemli figürse, varsayımsal risklere odaklanmanın yapay zekanın bugün için teşkil ettiği gerçek riskleri gözden kaçırmamıza neden olabileceğini belirtiyor.
Ancak teknolojinin doğurabileceği zararlara odaklanmak, yapay zeka politikaları hakkında birçok tartışmayı da tetikledi ve dünya genelinde politikacıları önemli kararlar almaya sevk etti.
2023 Aralık ayında Avrupa yasama organları, yapay zekaya bağlayıcı kurallar ve standartlar getirecek geniş çaplı bir yapay zeka yasası üzerine anlaştı. Bu yasa, yapay zekanın pek çok alanda kötüye kullanımını engellemesinin yanında polisin kamusal alanlarda yüz tanıma teknolojisini kullanması gibi bazı yapay zeka uygulamalarını da regüle edecek.
Beyaz Saray da önde gelen yapay zeka şirketlerinden aldığı gönüllü taahhütlerle birlikte yapay zeka üzerine bir yönetmelik çıkarma kararı aldı. Bu yönetmelikle birlikte yapay zeka konusunda daha fazla şeffaflık sağlanması ve teknoloji kullanımına bir standart getirilmesi amaçlanıyor.
Süper hizalama
OpenAI da bu korumacı yaklaşıma katıldı. Kasım ayında, Sam Altman’ın kovulması ve geri dönüşüyle sansasyon yaratan şirket, süper bir yapay zekanın kontrolden çıkmasını önlemek amacıyla hazırladığı “süper hizalama” bulgularının ilk sonuçlarını 2023 bitmeden duyurdu. Ekip, Altman’ı görevden alan ve birkaç gün sonra tekrar geri getiren kurulda da yer alan baş bilim insanı Ilya Sutskever tarafından yönetiliyor.
Şirketin pek çok duyurusunun aksine bu haber, büyük bir buluşu müjdelemiyor. Makalede, daha güçlü bir dil modeli tarafından sağlanacak denetimin teknik çerçevesi belirleniyor ve süper insanüstü makinelerin insanlar tarafından kontrol edilmesinin ilk adımı atılıyor.
Tüm bu gelişmeler, neredeyse Ilya Sutskever’in manipülasyona karşı özel olarak korunması gerektiğini düşündürüyor.
Bit’ler ve byte’lar
Google DeepMind, 2024’e çözülemeyen bir matematik problemine çözüm bularak girdi. Nature dergisinde yayımlanan makalede, bir dil modelinin ilk kez bu zorlukta bir bilimsel bulmacayı çözdüğü ve sonucun doğrulanabilir olduğu belirtiliyor.
Yeni sistem gösteriyor ki sıradan bir ev robotuna basit ev işlerini 20 dakika içinde öğretebiliriz. 2023’te rastladığımız Dobb-E adlı yeni açık kaynak sisteminin gerçek evlerden toplanan verilerle eğitildiği açıklandı. Bu robotun Air Fryer’ı nasıl açacağını, bir kapıyı nasıl kapatacağını veya bir minderi nasıl düzelteceğini öğrenmesi amaçlanıyor.
ChatGPT internet içeriklerini depolamaya devam ediyor
Politico ve Business Insider’ın sahibi Alman medya devi Axel Springer ve OpenAI yıl bitmeden yeni ortaklıklarını duyurdular. Bu ortaklık kapsamında OpenAI, eğitim verileri için Axel Springer makalelerini kullanmayı planlıyor. Karşılığında ise Axel Springer ChatGPT'yi haber özetleri yapmak için kullanabilecek.
Bu haberin dikkate değer tarafı ise şu: Teknoloji şirketleri giderek online içeriklerin eşik bekçileri hâline geliyor. Gazetecilik ise veri beslemede ara bir unsura dönüşüyor.
Bu arada The New York Times da 2023 Aralık ayında OpenAI ve Microsoft'a içeriklerinin izinsiz kullanıldığı suçlamasıyla bir dava açtı. Gazete, OpenAI’ın milyonlarca makalesini yapay zeka teknolojilerini eğitmek için izinsiz olarak kullandığını iddia ediyor ve bu içerikleri kullanan chatbot modellerinin ve eğitim setlerinin imha edilmesini istiyor. OpenAI ve Microsoft ise yaptıklarının "adil kullanım" kapsamında olduğunu savunuyor. Davanın gidişatını 2024 boyunca yakından takip edeceğiz.
Bilinçli makineler konsepti
“Eğer bir yapay zeka bilinçli olursa–eğer dünyaya kendi kişisel bakış açısından bakabilirse, sadece girdileri işlemekle kalmayıp aynı zamanda onları deneyimleyebilirse–o zaman belki acı da çekebilir.’’
Tel Aviv Üniversitesi nörobilim uzmanı Liad Mudrik
Yapay zeka bilincinin sadece “entelektüel bir bulmaca” olmadığından, bunun ciddi sonuçlara yol açabilecek etik bir sorun olduğundan bahsediyor nörobilimci Liad Mudrik. Felsefe eğitiminin de yapay zeka gelişmeleri ve tartışmalarıyla yenilenmesi gerektiğini savunuyor. Yapay zekanın yarattığı bu karmaşada felsefenin ve felsefecilerin önemini vurguluyor. Bilinçli bir yapay zekaya erişildiğinde ise onların da haklarını koruyan sistemlerden bahsediyor, ki bu oldukça fütürist bir bakış açısı.
Bilinçli bir yapay zekayı gerçeğinden ayırt edemez hâle geldiğimizde, artık çıkarlarını korumanın önemli hâle geleceği bir varlığı boyunduruk altına almak, hatta yanlışlıkla ona işkence etmek gibi konular da gündemimize gelebilir. Ya da bilinçsiz bir yapay zekayı bilinçli olarak tanımlamamız hâlinde, insanların güvenliğini ve mutluluğunu düşünmeyen, hissetmeyen bir varlıkla anlaşmak zorunda kalabiliriz. Silikon ve kod parçaları için kendi güvenliğimizi tehlikeye atabiliriz. “Her iki hataya da düşmek oldukça kolay” diyor Mudrik.
Büyük dil modellerinin ilerlemesi hayranlık uyandırırken, etik riskleri de beraberinde getirdi. Yapay zekanın toplumsal etkileri, kültürel bir dönüşümün temsilcisi oldu. 2024'te bu etkilerinin daha da netleşmesi bekleniyor. Felsefeciler, bilişsel bilimciler ve mühendislere de bu konuda büyük bir rol düşüyor.
2023, yapay zekanın gelişiminde ateşle buzun zarif dansını andıran bir yıl oldu. AI, sağlık ve eğitim gibi alanlarda göz kamaştıran yetenekleriyle parladı. Ancak etik ve önyargılar üzerine buz gibi soğuk endişeleri de beraberinde getirdi. Yapay zekanın geleceği parlak da olsa, ateşin altında buz ve hesaplanması zor riskler yatıyor.
2024’te bizi ateş ile buzun dansına tanıklık edeceğimiz bir yıl bekliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Çiğdem Öztabak
İletişimci. Pirix.co kurucusu.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




