Avustralya, TikTok'un hükümet cihazlarında kullanılmasını yasakladı


Philips LatteGo ile evinizin baristası olmak çok keyifli Philips LatteGo Mutfağı saran kahve kokusuyla güne başlamanın, gün içerisinde bizi kendimize getirecek enfes bir kahvenin tadını almanın keyfi kolay kolay tarif edilemiyor. Bu mutluluk veren anlarda yanımızda olan Philips , hayattan daha çok keyif almamızı sağlayacak teknolojiler üretiyor ve bugün bizleri en lezzetli kahveleri deneyimli baristalar gibi evde yapmamızı mümkün kılan Philips LatteGo 5400 serisiyle buluşturuyor. Nedir? İlham veren teknolojisi ve eşsiz tasarımıyla LatteGo tam otomatik espresso makineleri , sert bir espressodan yumuşacık süt köpüklü bir cappuccinoya kadar, taze çekirdekten öğütülmüş ve birbirinden lezzetli 12 farklı içecek çeşidi sunuyor. Neler var? Sezgisel dokunmatik ekranı ve kişiselleştirilebilir ayarlarıyla yoğunluk, sıcaklık veya süt miktarı gibi kişisel damak zevklerinin cihazın hafızasına kaydedilmesine olanak tanıyor. Aroma Extract sistemiyle optimum bir denge yakalayan akıllı nefis kahveler sunuyor. Süt sistemiyle ipeksi pürüzsüzlükte, yumuşacık süt köpükleri hazırlıyor. Philips 5400 LatteGo evinizin baristası olmayı ne kadar kolaylaştırıyorsa haznelerinin bulaşık makinesinde yıkanabilir olması sayesinde temizliği de dert ettirmeyecek bir rahatlık sağlıyor. Size en uygun Philips LatteGo tam otomatik espresso makinesini bu bağlantı üzerinden keşfederek kişiselleştirilmiş kahve deneyiminin tadını çıkarmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Avustralya, güvenlik endişeleri nedeniyle Çin merkezli ByteDance bünyesindeki sosyal medya devi TikTok'un federal hükümete ait tüm cihazlardan yasakladığını duyurdu. Böylece, Avustralya, TikTok'a karşı bu yönde harekete geçen en son ABD müttefiki ülke oldu.
Detaylar: Başsavcı Mark Dreyfus, konuya ilişkin açıklamasında yasağın "mümkün olan en kısa sürede" yürürlüğe gireceğini belirtirken TikTok, Avustralya'nın kararı nedeniyle hayal kırıklığına uğradığını ifade ederek kararın "gerçeklerden değil siyasetten" kaynaklandığı açıklamasında bulundu.
- TikTok'un Avustralya ve Yeni Zelanda Genel Müdürü Lee Hunter ise TikTok'un Avustralya'da yasaklanması hakkında "TikTok'un Avustralyalılar için herhangi bir şekilde güvenlik riski oluşturduğunu gösteren hiçbir kanıt yok ve diğer sosyal medya platformlarından farklı muamele görmemeli." ifadelerini kullandı.
Arka plan: Bu yasak, Çin'in siyasi amaçlarla Batı ülkelerindeki TikTok kullanıcılarının verilerini topladığına ve bu verileri Batı'nın çıkarlarına zarar vermek amacıyla kullanabileceğine yönelik giderek artan endişelerin altını çiziyor.
- ABD başta olmak üzere Birleşik Krallık, Yeni Zelanda, Fransa, Belçika ve Avrupa Komisyonu da TikTok'un hükümet cihazlarında kullanılmasını yasaklamıştı.
- TikTok CEO'su Shou Zi Chew, geçtiğimiz ay ABD Kongresi önünde verdiği 6 saatlik ifadede uygulamanın veri paylaşımı yaptığı ve Çin Komünist Partisi ile bağlantılı olduğu iddialarını reddetmişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Twitter'ın ikonik kuş logosu "Shiba Inu" oldu. Virgin Orbit, ABD'de iflas başvurusunda bulundu. Avustralya, TikTok'un hükümet cihazlarında kullanılmasını yasakladı.
05 Nis 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.



