Sporun aslında oyunla olan farkı birazcık motor becerisi istemesi. - Bager Akbay

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İki kelime: Oyun ve Spor
Bager sen oyun üzerine fazlasıyla düşünen, oyun oynayan birisin. İşlerini oyun yöntemiyle oluşturduğunu biliyorum, neyi spor neyi oyun olarak tanımlıyorsun? Satranç spor mu oyun mu?
Oyun ve sporun kelime kökenleri birbirinden çok ayrı değil aslında yani bir ayrım yok ayrışma olduğunu zanneden bir sürü yazı var ama aslında tam tersini söyleyecek de bir sürü yazı var.
Görsel: Bobby Fischer-Boris Spassky maçı, 1972- Soviet Chess History
Kim ne diyor?: Wittgenstein; bunlar genel terimler bir grup temsiliyeti bile yok parça parça öğeler benziyor diyor.
Homo Ludens’te Huizinga oyunu tanımlıyor: büyülü bir çemberin içinde oyun oynarsın. Bir gerçek hayat var bir de gerçek hayattan değilmişiz gibi yapalım, burada kuralları değiştirelim dediğin alan var, o kuralların içine girdiğin zaman orada bir oyun alanı oluyor.
Chris Crawford’ın bir tanımı var: yaratıcı bir eser, güzel bir şey yaparsan bu sanattır eğer bunu para karşılığı yapıyorsan bu eğlencedir. Böyle bir ayrım yapmış, neden bilmiyorum. Entertainment'ı da sokuyor işin içine ve burada etkileşimli olmayanlar; oyunlar kitaplar var. Etkileşimli olursa oyun şeyleri olur ve hala oyun demiyor. Hedefi olmayan şeyse oyuncaktır ve oyuncakta da etkileşim vardır diyor. Eğer hedef varsa bunlar yarışlardır ama tek başına da yapabilirsin hala oyuna gelmedik, puzzlelar devreye giriyor bu noktada.
Bir rakibin varsa orada ilginç bir şey var, iki kişi yarışırken birbirine müdahale etmeleri gerekmiyor mesela yüzmede birbirine müdahale etmiyorsun, birbirinin hızına göre bir şeyler yapabilirsin ama gerçekten bir müdahale yok bunlar yarışmadır. Birbirine saldırmam tamam, oyundur. Oyunun da fiziksel aktivite içerenine spor diyor.
Görsel: Monophy
- Bir yaklaşım: Satrancı düşünelim mesela bir alan ve sınırlı kurallar var, birbirimizle kapışıyoruz o yüzden oyun tanımına giriyor, spora girmiyor. Çünkü spor da biraz motor becerisi ilişkisi bekliyoruz. Mesela FIFA ya da Dota oynadığında motor becerileri koordinasyonu var o yüzden e- spor deniliyor.
Satranç hamle tabanlı gittiği için spor olmuyor, ama şu var: hız faktörü. Saatle oynuyoruz sonuçta ya da hızlı satranç oynuyoruz 10 saniyede bir hamle yapıyoruz gibi. Yine motor becerin önemli değil, elimi uzattım ve bir taşı devirdim o yüzden spor kavramına buralardan girmiyor. Sporun aslında oyunla olan farkı birazcık motor becerisi istemesi. Bilgisayar oyunlarına mouse, klavye hızımızı var.
Bir ilişki: Spor ve Kapitalizm
Spor kelimesinin gündelik kullanımına bakıyorum biraz organizasyon içeren, seyirci olan şeylere de spor demeye başladık normalde eski tanımlara baktığımızda oyunun seyircisi olmaz, sporcunun seyircisi olur deniyor. Olimpiyat oyunlarına oyun deniyor, tek onu ayrı tutuyorlar zaten ismi çok eski olduğu için onun dışında her şeye spor diyorlar.
Aslında sporun kapitalizm ile evliliği biraz daha fazla oyuna göre ama işte terimler sürekli karşı ataklar ve ters tanımlara girip birbiriyle örtüşüyor günümüzde. Sporu biraz buna çeviriyorlar aslında e-spor denmesinin sebebi hem motor becerisi istemesi hem izlenebilir ve fanları olması, bayraklarının, tişörtlerinin çıkarılıyor olmasıyla ilgili bir şey oluyor. Satranca böyle bakarsak spor olabilir. Seyirci faktörü, tişört satışı gibi kapitalizmle flörtleşen şeyler olabilir ama orada da çok şansı yok çünkü eski bir oyun.
Görsel: Nona Gaprindashvili aynı anda 28 kişiye karşı oynuyor, 1965 -Washington Post
- Ne demek bu?: İskambil destesi diye bir şey var ve bu anonim bir şey bütün matbaalar basabilir herkes de oynayabilir ve desteyle oynanabilecek benim bildiğim 80 tane oyun var. Tarottan çıktığı için iskambil destesi onun minör arkanasıdır aslında. Çünkü bir şans- zar hikayesi var.
Ben bir firma isem ve iskambil oyununu çok beğeniyorsam buradan para kazanmam çok zor. Yeni bulunan bir sürü oyun var kapitalizme yaramıyor, magic kartları çıkartıyor bir sinek üçlüsünü 100 dolara satabiliyor çünkü o az var ve bir iskambil destesini paket halinde satmıyor altı tanesi bir pakette o paket 10 dolar ama içinden ne çıkacağını bilmiyorsun kupa beşlisi çok çıkıyor gerçekten bu aslında.
Satranca buradan baktığında iskambil destesine çok benziyor o yüzden kapitalizm ile evliliği biraz zor çünkü zaten çok eski ve kamusal bir alanda. - Ne yapılabilir?: Magic the gatheringi ne bu işin diye bakılabilir, yeni benzer strateji oyunlar tasarlanıp bunlar üzerinden yapılar belki kurgulanabilir ama satrançta kamusal olmasının dışında federasyonları var, üstadları var, kültürü ve geleneği var. Hoşlarına gitmeyebilir. Satrancın bu yönden sporlaşması çok mümkün değil spor potansiyeli var, şu an bir şampiyona izlenebilir. Yeni bir satranç turnuvası izlenebilir belirli bir oranda oradan bir sporumsu havası var, zevkli.
Kasparov, Deep Blue karşı 1997- AFP
Sporcuyla oyuncunun aklı birbirine çok yakın çalışabiliyor ikisi de imgelem yapıp kaslarını geliştirebiliyor. Çok fazla imgelemle yapıp antrenman yapan sporcular var.
Sporla benzer tarafları bunlar ama az önceki tanımlar silsilesinde iç içeler, fiziksel aktiviteden dolayı biraz ayırıyorum.
O fiziksel aktivitenin çok fazla kas gücü olması mı gerekiyor, ne kadar fazla kas gücü olursa o kadar mı spor oluyor?
Güç değil kontrol yani sen o ahengi göstereceksin dans gibi, snooker'da bir ahenk var sırayla hamle yapıyorlar birbirlerine müdahale etmiyorlar tamam, birinin hamlesi diğerini etkiliyor satrançtaki gibi ama ben o ıstakayı elime aldığımda 3 ay vuramıyorum yani düzgün onun fiziğini öğrenme de var.

Görsel: Monophy
Zihinsel Spor
Aslında şunu diyebilirim: satrançta da belirli, kısa bir zamanda bir zihinsel spor yapıyorsun o kısa anda ilk kez karşılaştığın duruma yorum yapabilmek için kafanda bir spor yapıyorsun gibi ama motor becerileri ile ilgili olmadığı için göremiyoruz. Ben senin kafanda ne dönüyor görebilsem spor kategorisine yaklaşabilir.
Fiziksel spor değil diyoruz ama bir yandan da Kasparov'un 10 kilo kaybettiği vakalar var. O aktivite bir şeyleri tetikliyor olabilir ama biz görmediğimiz için saymayabiliyoruz. Kapitalizm ve ticarileşebilmesi, çevresine bir organizasyon kurulabilmesi hikâyesinde ise bir kültürü olduğu için bunu engelliyor. Muhafazakâr bir kültürü var kendini korumaya çalışan bir oyun. Alternatif satranç türleri üretiliyor ama köklü olan bir şey otomatik muhafazakâr oluyor. Satranç dünyayı domine etmiş en büyük masaüstü oyunu şu anda.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Spor mudur, nasıl bir spordur? serisinin bu haftaki konukları: Cem Kaan Gökerkan, Bager Akbay, Özgür Akman
29 Eki 2021

YAZARLAR

Burcu Biçer
Editor @ Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?




