

Bir tercih çok şey değiştirir : Yapı Kredi Step Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’na göre Türkiye, 163 ülke arasında 71’inci sırada yer alıyor. Raporun sunduğu tabloya göre tercihlerimizin sorumluluğunu almamız, daha iyi bir gelecek için doğru olanı yapmamız gerekiyor. İşte bu noktada Yapı Kredi , Türkiye’de sürdürülebilirlik kültürünü ve bilincini kalkındırmanın rehberliğini üstlenerek ortak geleceğimiz için harekete geçiyor. Sürdürülebilir Tercih Programı , yani Yapı Kredi Step ile hepimizi daha iyi bir gelecek için birlikte adım atmaya davet ediyor. Nedir? “Bir tercih çok şey değiştirir” diyerek yola çıkan Yapı Kredi , Step ile hem bireysel hem de toplumsal anlamda herkesi bilinçlendirmek ve sürdürülebilir hayata geçişi kolaylaştırmak üzere harekete geçmeyi hedefliyor. Yaşam tarzımızın, tercihlerimizin değiştiği ve beslendiği bu sürdürülebilirlik kültürüyle Step, daha iyi bir geleceğin hayalini gerçeğe dönüştürmeyi amaçlıyor. Ne yapmalı? Sürdürülebilir tercihler. Mesela plastik poşet yerine bez çanta kullanmak, basılı yerine dijital ekstreye geçmek, kısacası günlük hayatta küçük ama ortak geleceğimiz için büyük etkiler yaratacak adımlar atmamız gerekiyor. Tercihleriniz sürdürülebilir hâle geldikçe Step her bir adımda size Step Puan kazandırıyor. Üstelik, biriktirdiğiniz Step Puanları sosyal sorumluluk projelerinde bağışa dönüştürebiliyor, eğitimden çevreye birçok konuda dünyanın daha iyi bir yere dönüşmesine aracılık edebiliyorsunuz. Siz de Yapı Kredi Step ’e katılarak daha güzel bir geleceğe adım atabilirsiniz. Step, Yapı Kredi Mobil ’de.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) bankacılık sektörüne ilişkin 2022 yıl sonu konsolide finansal verilerini açıkladı.
Ana kalemler
Sektörün aktif toplamı%55,7 oranında büyüyerek 14,3 trilyon TL’ye ulaştı. Krediler kalemindeki büyüme de benzer şekilde %54,7 olarak gerçekleşmiş durumda. Kredi büyümesinin detayında, TL kredi hacminin %80,4 artarken yabancı para cinsinden kredi hacminin %19,4 oranında arttığı görülüyor. Büyüme oranı kur etkisinden arındırıldığında ise yabancı para kredi hacminde USD bazında daralma yaşandığı görülüyor. Bu, liralaşma stratejisi çerçevesinde devreye alınan uygulamaların bir sonucu olarak değerlendirilebilir.
Sektörün mevduat hacmi, geçtiğimiz yılı %67,1 büyüme ile kapatmış durumda. 5,3 trilyon TL’den 8,9 trilyon TL’ye ulaşan hacimdeki büyümenin detayında da krediler kalemine benzer bir yapı göze çarpıyor. Kur korumalı mevduat uygulaması ve yine liralaşma stratejisi çerçevesinde devreye alınan uygulamalar sonucunda, sektördeki TL mevduat hacminin 2,5 kat artarak 4,8 trilyon TL’ye ulaştığı görülüyor. Yabancı para mevduatta ise büyüme oranı %19,3 seviyesinde ve bu da reel anlamda küçülmeye işaret ediyor. Veriyle birlikte, mevduat hacmi içindeki TL payı %35,5’ten %53,9’a yükseldi.
Sektörün net dönem karı, aralık ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2,5 kat artarak 44,4 milyar TL oldu. Böylelikle sektör yılı 433,5 milyar TL net kar ile kapattı. Bu değer önceki yıl sonunda elde edilen karın (92,1 milyar TL) 4,7 kat fazlasına denk geliyor. Kar kompozisyonunda ise sektörün net faiz gelirlerinin, 2022 yılında 2,9 kat artarak 764,3 milyar TL’ye ulaştığı görülüyor. Komisyon gelirlerindeki artış ise %102 seviyesinde gerçekleşmiş durumda.
2022 yılında elde edilen yüksek karlılık, sektörün özkaynaklarının da neredeyse iki kat artarak 1,4 trilyon TL’ye ulaşmasını sağladı.
Rasyolar
Sektörün takipteki alacak oranı %2,1 ile tarihi düşük seviyedeki seyrini sürdürüyor. 2021 yılının aralık ayında %3,2 olan oran Temmuz 2021’den bu yana düşmeye devam ediyor. Bunun yanında, ortalama özkaynak karlılığı %49,9 ile enflasyonun altında gerçekleşmiş durumda.
Gelir bazlı rasyolarda, komisyon gelirlerinin toplam gelirler içinde payı azalmakla birlikte, yüksek karlılığın bir göstergesi olarak 2021 sonuna göre gözle görülür bir iyileşme söz konusu.
Toplam nakdi kredilerin toplam mevduata oranı %95,9’dan %87,9’a gerilemesi de önemli sayılabilecek bir detay olarak ifade edilebilir.
Sektörde sermaye yeterliliği standart rasyosu ise %19,4 ile oldukça iyi bir seviyede bulunmaya devam ediyor.
Diğer göstergeler
Kur korumalı mevduat uygulamasının ana hedeflerinden biri olan mevduat vadesini uzatmak olarak açıklanmıştı. Sektörde 2021 yılında toplam 3 aya kadar olan mevduat hacminin toplam içindeki payı %92 iken bu oran 2022 yıl sonunda %84’e gerilemiş durumda. Gerileme dikkat çekici olsa da, genel görünümde önemli bir değişim yaşanmadığını söylemek mümkün. Veri setinde, geçişmenin 1-3 ay arası mevduatlar ile 3-6 ay arası mevduatlarda yaşandığı görülüyor.
Sektörün döviz pozisyonundaki sıfıra yakın seyir devam ediyor. Toplam 39,5 milyar TL’lik uzun pozisyonun yasal özkaynaklara oranı %2,3 seviyesinde bulunuyor. Bu değer 2021 yılında %6,2 idi.
Sektörün menkul kıymet cüzdanının da %60,4 oranında büyüdüğü görülüyor. 2,4 trilyon TL’ye ulaşan hacmin yapısında ise önemli bir değişiklik göze çarpmıyor. Hacmin yaklaşık %90’lık kısmı devlet tahvilleri ve hazine ihraçlarından oluşuyor.
Sonuç olarak
Sektör bilançosu, düşük politika faizi ve üst bandı sınırlandırılan kur korumalı mevduat gibi ucuz maliyetli kaynakların da desteğiyle birlikte 2022 yılında önemli miktarda kar üretmiş durumda. 2023 yılında ise regülasyon tarafında yaşanması beklenen değişimler (kur korumalı mevduatta faiz üst sınırının kaldırılması gibi) sektör karlılığının bir miktar törpüleneceği beklentilerini artırıyor.
Seçim dönemi sebebiyle artan belirsizlik ve mevcut risk fiyatlamaları da harici fonlama kaynaklarının maliyetlerini artırırken sektörün kredi verme iştahını da ters yönde etkiliyor. Bu görünüme sık değişen regülasyon altyapısı da eklendiğinde sektörün karar vericilerinin işleri iyice zorlaşıyor.
Yine de, dirençli, esnek, adaptasyon kabiliyeti yüksek olan sektör, kriz ortamlarında biriktirdiği tecrübe ve kurumsallaşmış yapısı ile, konjonktür ne kadar zorlu olursa olsun, pozitif değer yaratmayı sürdürecektir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TÜRK-İŞ açlık sınırının ocak ayında yeni asgari ücreti geçtiğini duyurdu. TÜİK ekonomik güven endeksininin yükseldiğini açıklarken Çin hükümeti rekor bütçe açığı verdi
31 Oca 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed, üç yılı aşkın aranın ardından politika faizini 25 baz puan artırarak %3,75-4,00 aralığına yükseltti. Yeni projeksiyonlar, 2026 sonuna kadar bir faiz artışının daha gündemde olduğunu, 2027’de ise faizin mevcut seviyesinde kalabileceğini gösteriyor. Yükselen tahvil getirileri ve enflasyon baskısı, Fed’i piyasaların beklediği daha sıkı para politikalarına doğru ittyor.

Finansal piyasalar açısından tarihi bir hafta geçiriyoruz demek sanıyorum abartı olmayacak. İçeride sermaye piyasalarımızda yaşanan sarsıntı, dışarıda tahvil faizlerinin zirveleri zorlamasıyla merkez bankalarının daha güçlü harekete geçmesi, hemen hemen her türlü finansal enstrümanda sert hareketlere yol açtı.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül gün içinde yayımladığı bültende Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls olmak üzere yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu, katılma payları TEFAS’ta işlem gören bütün yatırım fonlarını platformda alım ve satıma kapattığını duyurdu. Aynı kararla unvanları tek tek yazılan 130 fonun da SPK tarafından tayin edilecek yöntemle tasfiye ettirilmesine hükmedildi. Peki tasfiye kararı verilen bir fonda yatırımcının payına ve parasına ne olacak?

Serbest fonlarda yatırımcıların parasını ne zaman alacağı, fonun değerleme ve iade koşullarına göre belirleniyor. SPK’nın 28 Ağustos tarihli düzenlemesi, likidite riski kapsamında iade taleplerinin karşılanması için bu koşulların önceden ilan süresi beklenmeden değiştirilmesine izin veriyor. Atlas Portföy’ün DFI fonunda satış işlemlerini aylık değerleme tarihine bağlayan uygulaması da bu hüküm kapsamında yapıldı.

TÜSİAD Başkanı Ozan Diren, Dünya gazetesinden Recep Erçin’e verdiği söyleşide, Türkiye’nin kamu öncülüğünde hazırlanacak ve uygulaması yakından izlenecek 10-15 yıllık sanayi planlarına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye halihazırda beş yıllık kalkınma planları hazırlıyor. Peki planlar ve destekler mevcutken neden yeniden planlamayı konuşuyoruz? Türkiye’nin geçmişte fabrikalar kurarak başladığı planlama deneyiminde ne değişti ve bugün hazırlanacak bir planın üretim kararları üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?



