Basketbolun son Yunan tanrısına veda

Avrupa basketbolunun en büyük efsanelerinden Vassilis Spanoulis, görkemli kariyerini noktaladığını açıkladı…
Basketbolun son Yunan tanrısına veda

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Arma Kaynar

1 Eylül 2006 tarihinde 21. yüzyılın en büyük basketbol sürprizlerinden birisi yaşandı. Dünya Şampiyonası’nda süperyıldızlardan kurulu A.B.D., Yunanistan karşısında 101-95’lik skorla şok bir mağlubiyet alıyordu. Tüm dünyayı şaşırtan bu karşılaşmanın başrolünde ise Vassilis Spanoulis vardı.

Avrupa ve Yunan basketbolunun en büyük efsanelerinden Dimitris Diamantidis ve Theo Papaloukas gibi isimlerin yanında Spanoulis, kaydettiği 22 sayıyla yıldızlaşırken gelecek yıllarda başaracaklarının da kısa bir fragmanını sunuyordu.

Sonraki sezon yeteneklerini Houston Rockets formasıyla NBA’e taşıyan Spanoulis’ten beklentiler çok büyüktü. Fakat Spanoulis adaptasyon sürecinde koç Jeff Van Gundy ile yaşadığı sorunların ardından NBA’de kalıcı olamadı ve Panathinaikos’a geri döndü.


2008-09 yılında Panathinaikos’ta Šarūnas Jasikevičius ve Dimitris Diamantidis gibi yıldızların bulunduğu kadrosuyla Yunanistan Ligi, Yunanistan Kupası ve EuroLeague şampiyonluğu yaşayan Spanoulis, EuroLeague Final Four’unda da kariyerinin ilk Final Four MVP’si ödülünü kazanıyordu. Bir sezon sonra Avrupa basketbolunun efsane koçu Željko Obradović ile yaşadığı anlaşmazlığın ardından takımdan ayrıldı.

Ancak bu sıradan bir ayrılık değildi. Yunanistan’ın en büyük iki kulübünden biri olan Panathinaikos’tan ayrılan Spanoulis’in ezeli rakipleri Olympiacos’a transfer olması ülke içinde büyük bir krize sebep olmuştu. Spanoulis’in Yunanistan’da neredeyse bir iç savaşa neden olacak bu kararının arkasındaki sebep liderlik rolüne soyunacağı bir takımda oynamak istemesiydi.


Spanoulis, 2011-12 sezonunda mirasının en görkemli sayfalarından birisini yazdı. Olympiacos, CSKA Moskova ile oynadığı EuroLeague finalinde 19 sayı kadar geriye düşmüştü. Ancak Spanoulis’in liderliğinde maçın son dakikalarında muhteşem bir geri dönüşe imza atan Olympiacos, Georgios Printezis’in son saniye basketiyle kulüp tarihinin ilk Euroleague şampiyonluğunu yaşıyordu ve Spanoulis de bir kez daha Final Four MVP’si ödülünü kazanıyordu.


Bir sonraki yıl EuroLeague’de normal sezon MVP’si ödülünü kazanan Spanoulis, takımını bir kez daha EuroLeague Final Four’una taşıdı. Yarı finalde bir önceki sezon finalde devirdikleri CSKA ile karşılaşan Olympiacos’ta Spanoulis, maç boyunca çok etkili olmamıştı. Ancak mücadelenin son dakikalarında ‘’Kill Bill’’ modunu açan yıldız, son anlarda kaydettiği sayılarla rakibini bir kez daha yıkıyordu. 

Final maçında Real Madrid ile karşılaşan Olympiacos, bir önceki finale benzer şekilde geriden gelerek bir kez daha şampiyonluk kupasına ulaşırken Spanoulis, kariyerinin üçüncü Final Four MVP’sini kazandı. Bu başarıyla birlikte Dimitris Diamantidis’ten sonra aynı yılda hem normal sezon hem de Final Four MVP’sini kazanan ilk isim olan Spanoulis, üçüncü kez Final Four MVP’si ödülünü kazanan ikinci oyuncu olarak da Toni Kukoč’a katılıyordu.


Spanoulis’in kariyeri boyunca kazandığı başarılardan satırlarca bahsedebiliriz. Ancak onun ne kadar özel olduğunu anlatabilmek için gözle göremeyeceğimiz bir şeyden bahsetmemiz gerekiyor. Hangi spora bakarsanız bakın, büyük oyuncuların rakiplerinin üzerinde korkuyla karışık bir saygı uyandırdığını görürsünüz. Avrupa basketbolunun son yıllarında bu korkuyu rakiplerinin üzerinde en net şekilde yaratabilen isim Spanoulis’ti. Bu korkunun nasıl bir şey olduğunu Final Four’larda Spanoulis tarafından kalbi kırılan CSKA Moskovalı oyunculara, lig final serisinde OAKA’da attığı son saniye üçlükleriyle şampiyonluğu elinden aldığı Panathinaikoslu basketbolcu ve Olympiacos’tan nefret eden taraftarlarına sorabilirsiniz. 


Ancak her hikâyede olduğu gibi Spanoulis efsanesinin geçtiğimiz günlerde sonuna geldik. Kanada’da oynanacak Olimpiyat Elemeleri'nde yaklaşık 6 yıllık aradan sonra Yunanistan millî takımına dönmek için hazırlanan efsane oyuncu, yaşadığı sakatlığın ardından 39 yaşında emeklilik kararı aldığını açıkladı. Yakın geçmişin en büyük efsanelerinden birisini kaybeden basketbolseverlere Kill Bill’in bıraktığı unutulmaz anılar kaldı…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

👋🏻 Basketbolun son Yunan tanrısına veda

Konuk: Vassilis Spanoulis, Jack Grealish, Eda Erdem Dündar, Chris Paul, Roberto Martínez ve Giovanni Guidetti.

02 Tem 2021

Olympiakos

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?
Punto Punto

HİKAYE

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.

07 Tem 2026

Trump, kartallar ve akbabalar: Dünya Kupası’nın siyasi yolsuzluklar tarihi
Punto Punto

HİKAYE

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.

Deniz Kaynak

·

02 Tem 2026

Padel efsanesi Fernando Belasteguín: Zirvede 16 yıl insana ne öğretir?