Beaujolais Nouveau: Şarabın festivali

Beaujolais, Fransa’nın orta doğusunda, Burgonya’nın güneyinde yer alan bir bölge. Nouveau ise Fransızca "yeni" anlamına gelen bir kelime. Beaujolais Nouveau bu bölgede, o sene yeni yapılan genç ve taze şarap stilini temsil ediyor. Üzüm: bölgeye özgü Gamay. Şarap Gamay üzümünden yapılıyor. Burunda yoğun kırmızı meyvelerden çilek, ahududu ve hafif topraksı kokular; damakta düşük tanen, yumuşak içim.
Beaujolais Nouveau, Fransa'nın şarap takviminin en hızlı çıkış yapan oyuncusu. Kurallar basit: Kasım’ın 3. Perşembesi saat 00.01’den önce satışı yasak. Saatler 00.01’i gösterdiğinde ilk fıçı açılıyor ve kutlama başlıyor. İlk, yeni, taze şarap festival gibi kutlanıyor. Hızlı yaşıyor, hızlı tükeniyor. 31 Ağustos’tan sonra üreticiler bu şarabı satamıyor. Zira bulmak da kolay olmuyor. Nouveau "yeni" kelimesi bu stil için tam da bu sebeple kullanılıyor. Genç, taze ve enerjik; yıllandırılan ağırbaşlı kırmızılardan farklı olarak canlı aromaları ve tazeliği hemen vermek istiyor.
Bayram havası
Hasattan hemen sonra şişelenen bu şarap, bağbozumu kutlamalarının simgesi olarak her yıl sabırsızlıkla bekleniyor. Beaujolais Nouveau, bölgede hasattan sonra ilk çıkan şarap. İlk şişelenen, ilk açılan, ilk içilen. Bu sebeple o seneki bağ bozumunun da bir kutlaması olarak görülüyor ve her yıl bir festival havasında kutlanıyor. Geleneksel yöntemlerin ağırbaşlılığına karşı, renkli ve festivale gitmeye hazır biri gibi.

Yıl: 2001, Sanatçı: Erik Dietman
Kökenler ve evrim
Beaujolais Nouveau geleneği 19. yüzyılda Beaujolais’deki bağcıların hasat sonunu o yıl ürettikleri genç şarapla kutlamalarıyla başlamış. Yerel bir kutlama, bolca keyif. Bu gelenek, Fransa'da aynı yıl üretilen "erken şaraplar" anlamına gelen vin de primeur geleneğinin de bir parçası. Vin de primeur, üzüm hasadından sonra hızla yapılan ve olgunlaşmadan satışa sunulan şarapları ifade ediyor. Taptaze, yoğun meyvelerin ön planda olduğu, düşük tanenli ve hafif gövdeli şaraplar. Beaujolais Nouveau da bu kategorinin bilinen temsilcisi.
Başlangıçta bu şaraplar yerel bistrolarda ve restoranlarda servis ediliyor; hatta Saône Nehri boyunca Lyon'a taşınan fıçılarla ulaştırılıyormuş. 1951 yılında şarapların daha erken satılmasına izin veren düzenlemeler yapılıyor. 1985 yılında ise resmî satış tarihi olarak her yıl kasım ayının üçüncü perşembesi belirleniyor. O zamandan bu yana bu gün, Fransa’da ve pek çok ülkede bayram havası, hatta bir festival moduna geçiliyor.
1960'larda üreticiler arasında o yılın şarabını Paris'e ilk ulaştıran olabilmek için bir yarış başlıyor. Bu yarış ile gelen rekabet, büyük medya ilgisiyle ulusal bir etkinliğe dönüşüyor ve Beaujolais Nouveau'yu Fransa'nın sınırlarının dışına taşıyor.
Yıl: 2014, Sanatçı: Alexone Dizac
Georges Duboeuf ve Beaujolais Nouveau'nun yükselişi
Beaujolais Nouveau'nun uluslararası bir festival hâline gelmesinde "Beaujolais'in Kralı" olarak anılan Georges Duboeuf'un rolü büyük. 1964 yılında kendi şarap ticaret şirketini kuruyor, Beaujolais Nouveau'yu tanıtmak için yenilikçi pazarlama stratejileri geliştiriyor. Beaujolais Nouveau’yu sadece bir şarap olarak değil, coşkulu bir kutlama unsuru olarak tanıtıyor.
Duboeuf, kasım ayının üçüncü perşembesinde çıkan yılın ilk ürününü kutlamalar ve festivallerle ilişkilendirerek adeta şarabın piyasaya sürülmesini bir olay hâline getiriyor. Bu da her sene heyecanla beklenen bir etkinliğe dönüşüyor ve bu stil küresel bir ikon hâline geliyor.
Duboeuf, Beaujolais Nouveau’nun tanıtımını yaparken “Le Beaujolais Nouveau est arrivé!” (“Beaujolais Nouveau geldi!”) sloganını ortaya çıkarıyor. Bu slogan, şarabın piyasaya çıkışıyla ilgili bir tür global duyuruya dönüşüyor. Dünyanın dört bir yanındaki şarap severler bu ifadeyi duyduklarında bu festival havasını hissediyorlar.
1980'lerde Avrupa ülkelerine, 1990'larda ise Kuzey Amerika ve Asya'ya yayılarak şarap severlerin festivali hâline geliyor. Bugün, Beaujolais bölgesinde 100'den fazla Beaujolais Nouveau festivali düzenleniyor. Bu festivaller arasında en dikkat çekeni bölgenin Beaujeu'da düzenlenen Les Sarmentelles. Festivalden kısa bir video burada.
Peki nedir bu yeni şarabın farkı?

Yıl: 2018, Sanatçı: Christelle Tea
Üretim süreci
Şarap yapım süreci üzüm çeşidine, üretim yöntemine ve şarabın stiline bağlı olarak birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebiliyor. Süreç bağda başlıyor, üzümler doğru zamanda hasat ediliyor sonra istikamet şaraphane. Şaraphaneye gelen üzümlerin yaprakları ayıklanıyor, şarabın stiline göre değişiklik gösterse de genelde üzümler saplarından ayıklanıyor, çatlatılıyor, sonra sırasıyla maserasyon ve alkolik fermantasyon geliyor.
Fermantasyon öncesinde, sonrasında ya da sırasında maserasyon yaşanıyor. Maserasyon üzümlerin ve şıranın kabukta bekleme süreci. Bekledikçe renk ve tanen bileşenleri kendini gösteriyor. Fermantasyondan sonra ister fıçıda olgunlaştır, ister paslanmaz çelikten şaşma; şarap olgunlaşma sürecine giriyor. Şarap stiline göre bu uzun yıllar bile sürebiliyor. Sonrası durultma, filtreleme, şişeleme işlemleri takip ediyor. İşte bu süreç zaman alıyor.
Beaujolais Nouvea ise sabırsız. Sabrının sınırı karbonik maserasyonda. Üzümler şaraphaneye geldiğinde saplarından ayrılmayıp salkım hâlinde kalıyor. Üzüm salkımları karbondioksit ile dolu bir tanka koyuluyor, ortamdaki bütün oksijenden arınıyor. Bu ortamda, tanelerin içinde enzimatik bir dönüşüm başlıyor ve hücre içi fermantasyon gerçekleşiyor; alkol ortaya çıkmaya başlıyor.
Üzüm içerisindeki alkol oranı %2’yi geçtiğinde üzümün kabukları çatlamaya başlıyor ve üzüm suyu dışarı çıkıyor. Sonra üzümler press ile suyundan ayrılıyor. İşin içine maya giriyor ve bildiğimiz geleneksel şarap yapımındaki fermantasyon süreci başlıyor. Buraya kadar olan hücre içi fermantasyon Beaujolais Nouveau’yu Beaujolais Nouveau yapan süreç.

Yıl: 2024, Sanatçı: Volodymyr Manzhos
Aroma: Sürecin etkisi ile çilek, muz, sakız ve pamuk şekeri gibi notlar oluşup havada uçuşuyor. Bazı şaraplar, olgunlaşma sürecinde yoğunluk ve derinlik kazanmak için genellikle aylarca hatta yıllarca bekletilirken, Beaujolais Nouveau sadece birkaç hafta içinde şişeleniyor ve tüketime hazır hâle geliyor. Bu hız, şarabın gençliğini ve meyvemsi karakterini korumasını sağlıyor.
Doku: Karbonik maserasyondan sonra üzüm suyu kabuktan ayrılıyor, kabuk ile temasta olan üzüm suyu en fazla %2 alkol seviyelerini görüyor. Fakat tanen kimyasal yapısından ötürü alkolün varlığında daha rahat çözülüyor. Bu durumda az görüştüğü alkolden az tanen alabiliyor, düşük tanenli bir şarap oluyor.
Renk: Rengi veren antosiyanin. Antosiyanin üzüm suyunda çözülebiliyor, alkole ihtiyaç duymuyor ve canlı renkler bizimle kalıyor. Bu yöntem özellikle Beaujolais bölgesinde Gamay üzümleri ile uygulanıyor. Bunun dışında çeşitli bölgelerde bu aromatik yönü elde etmek için kenarından köşesinde uygulayan üreticiler, ya da tamamen karbonik maserasyon yaparak üretenler var. Ama bu yöntem denince akla ilk gelen Beaujolais Nouveau ve Gamay üzümü.
Primeur Şarap
Her yıl kasım ayının üçüncü perşembesi şarap dünyasında sadece Fransa’nın Beaujolais bölgesinde değil, Türkiye’de de bir gelenek hâline gelen yerel bir üreticinin Primeur şaraplarıyla kutlanıyor. Mekan farklı, renkler aynı. Primeur Fransızca “ilk” anlamına geliyor. Bu şarap da hasadın ilk şarabı olduğu için bu ismi veriyorlar. Bu gelenek taze, meyvemsi ve canlı aromalarıyla yılın ilk şarabını ve bağ bozumunu kutluyor.
Bir geleneğin Türkiye yolculuğu
Türkiye’de bu geleneğin hikayesi, 1988 yılında Mehmet Başman ve Fransız önolog Jacques Laffort’un vizyonuyla başlıyor. Başman ailesi, 1929’dan bu yana Türkiye’de şarap üretiyor. Mehmet Başman 1987 yılında yönetimde görev almaya başlıyor ve üretim tesislerini modernize ederken Fransa’dan Jacques Laffort gibi uzmanlarla çalışarak uluslararası şarapçılık tekniklerinden ilham alıyor.
İşte bu dönemde Fransa’nın Beaujolais Nouveau geleneğini Türkiye’ye uyarlayarak yerel üzümlerle kendi Primeur’larını üretiyorlar. Primeur kırmızı şaraplar Öküzgözü, beyaz şaraplar ise Sultaniye üzümlerinden üretiliyor. Jacques Laffort’un sözleriyle:
"Primeur şarapları gençliği, canlılığı ve neşeyi temsil eder. Tazeliği ve meyve karakteri onun temel özelliğini yansıtır."

Canlı renkler, renkli etiketler, genç ruh
Beaujolais Nouveau şaraplarının etiketleri, her yılın hasadını kutlamak amacıyla canlı ve renkli tasarımlarla dikkat çeker. Özellikle Georges Duboeuf gibi üreticiler, her yıl farklı tasarımcılar ile işbirliği yaparak şişe etiketlerini adeta birer sanat eserine dönüştürüyorlar. Bu etiketler de her sene merakla beklenir. Bu yaklaşım, şarabın taze ve neşeli karakterini yansıtıyor. Her yıl Georges Deboeuf, o hasat yılını temsil eden bir afiş tasarımı için bir sanatçıyla işbirliği yapıyor.
Türkiye'de de Başman ailesi, etikette de benzer bir yaklaşımda bulunuyor. 2006 yılında bu genç şarabın oluşum sürecine kendisi gibi gençleri dahil etmek istiyor ve etiket tasarımını tasarımcı öğrencilere yaptırma kararı alıyor. Bir yarışma düzenliyor ve üniversitelerin akademisyenlerinden oluşan jüri heyeti ile genç tasarımcıların eserlerini değerlendirerek o senenin Primeur etiketlerini seçiyorlar. İlk yarışmada 182 yarışmacının 1400 eseri değerlendiriliyor. Bu 2013’e kadar her sene devam ediyor. Yasal değişiklikler nedeni ile 2013 itibarıyla bu yarışmayı düzenlemiyorlar.
Son yudum
Bu gelenek, hem bir başlangıcı hem de emeği kutlarken artık şarap severlerin dört gözle beklediği bir gelenek hâline geldi. Paris sokaklarından Tokyo'nun barlarına kadar, bu şarabın gelişi dünyanın her köşesinde kutlanıyor. Hızlı tüketilen bu şarap, anı yaşamaya dair söylemler ile de anılıyor. Bir yandan hem Türkiye’deki Primeur örneği de Beaujolais Nouveau hem de dünyadaki benzer örnekleri geleneksel şarap algısının ötesine geçerek, şarap tüketimini daha eğlenceli ve erişilebilir bir hâle getiriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Zaaf'tan Şef Aras Çetin'in tarif defterinden uğraşı çok, lezzeti bol kuzu kol milanese yapmak üzere kolları sıvıyoruz. Her yıl Kasım ayının üçüncü perşembesi kutlanan geleneksel Beaujolais Günü ise Selin Osmanoğlu'ndan.
24 Kas 2024

YAZARLAR

Selin Osmanoğlu
Kimya mühendisi ve DipWSET adayı şarap uzmanı. Burnunu o kadehten bu kadehe sokan Osmanoğlu, koku hafızasını zorlayarak şarabı hikayeler ile sade ve eğlenceli bir dilde anlatıp, duygusal deneyimler tasarlıyor.

apéro tarif
Tarladan sofraya, damaktan dimağa lezzetli tarifler, hikayeler ve incelemeler.
İLGİLİ OKUMALAR



