Benzemez kimse ona: Tom Waits reklamcılara karşı

"Şarkılar ilginç, küçük, duygusal veri araçlarıdır ve onları bir bagel gibi cebinizde taşırsınız.”
Benzemez kimse ona: Tom Waits reklamcılara karşı

Oart  Odeabank
O'Art ile birlikte

Odeabank’ın Sanat Platformu O’Art, yılın ilk dijital sergisini sunar: ŞİMDİ 2021 Türkiye’nin genç, yenilikçi ve dinamik bankası Odeabank’ın sanat platformu O’Art, 2021 takvimini küratörlüğünü Begüm Güney Alkoçlar’ın üstlendiği, sanatçıların pandemi dönemindeki yeni ifade biçimleri arayışını gösteren eserlerini bir araya getiren ŞİMDİ 2021 sergisiyle başlatıyor. Vebaya Arnold Böcklin'in bir tablosunda, İspanyol Gribi'ne Edvard Munch tarafından çizilen bir portrede, iç savaşın izlerine Picasso’nun bir eserinde rastlayabiliyoruz. Zira hisseden, gözlemleyen, düşünmek, ifade yolları aramak ve tüm bunları bir gerçeklikte somutlayan sanatçıların hastalıkların, felaketlerin, savaşların, toplumsal olayların izlerine rastlanan eserleriyle yaşadıkları gerçekliğin, şimdinin de şahidi oluyor. Şüphesiz, düşünsellik üzerine inşa olunan sanatın çıktıları, sanatçısının dönemsel şahitliğinin yaratıcı yollarla ifade edilmiş bir çıktısı olarak var oluyor. Odeabank'ın sanat platformu O'Art'ın bu yıl dijitale taşıdığı yıllık programının ilk sergisi olan ŞİMDİ 2021, bu noktadan hareketle şimdinin tanığı olan sanatçının pandemi dönemindeki yeni ifade biçimleri arayışını gösteren eserleri bir araya getiriyor. ŞİMDİ 2021: Açıldığından beri çağdaş sanatın temsilcilerine ev sahipliği yapan Odeabank’ın sanat platformu O’Art’ın dijital ortama taşıdığı yıllık programının ilk sergisi olan “ŞİMDİ 2021”; küresel salgınla ortaya çıkan sürreal akışın yarattığı “yeni gerçekliğin”, sanatçıların duygusal ve düşünsel kavrayışını nasıl etkilediğini göstermeyi amaçlıyor. “Zamanına tanıklık eden sanatçının kurduğu her tür ilişkinin daima ‘şimdi’ ile ilintilendiği” düşüncesinden hareket eden sergide yer alan işler, bir “kendini anlatmanın yollarını arama uğraşı” olan sanatın bu arayış yolculuğunu tartışıyor. Bilinçli bir indirgemeyle tekil bir renk tonu üzerinden gerçekleştirilen seçki, güncel sanatta yeniyi yaratmanın olanaklarını ve olanaksızlığını sorgularken yaratımdaki arayışı sembolize eden beyaza övgüde bulunurken “yeni normal”in travmatik koşulları içinde süren yeniye ulaşma gayretini ince bir ironiyle eleştiriyor. Berkay Tuncay, Eda Aslan, Eda Gecikmez, Egemen Tuncer, Erman Gürcüm, Levent Kazgan, Mehmet Dere, Nejat Çınar, Özge Topçu, Sibel Horada, Sinan Borovalı, Soyhan Baltacı, T. Talha Okan, Taylan Sinan Yılmaz ve Zeynep Sümerval’in katılımıyla, Begüm Güney Alkoçlar’ın küratörlüğünde gerçekleştirilen sergi, Odeabank’ın web sitesinden izlenebiliyor. O’Art: Odeabank'ın sanat platformu O'Art, güncel sanatın tüm disiplinlerini sosyokültürel yapının güncel sorunlarının eleştirisiyle farklı mekânlarda herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlıyor. Geçtiğimiz yıllarda sergilerini çağdaş sergileme yaklaşımıyla sanatçı-yapıt-mekân-izleyici ilişkisinin kurulduğu fiziksel mekânlarda gerçekleştiren O'Art, bu yıl ilk kez yıllık programını dijital platforma aktarıyor. Bu yıl da yıllık programında yeni sanat üretimlerini biçim, form, içerik ve yaklaşım kısıtlaması olmadan destekleyen sanat platformu O'Art, sergi içeriklerine paralel olarak hazırladığı atölye çalışmaları ve konuşma serileriyle etki alanını genişleterek sanatçıların ve sanatın görünürlüğüne katkıda bulunuyor. ŞİMDİ 2021 sergisini dijital olarak gezmek ve ayrıntılar hakkında bilgi almak için bu adresi ziyaret edebilirsiniz. Odeabank Hakkında: Türkiye’nin genç ve yenilikçi bankası Odeabank, 2012 yılında Lübnan ve Orta Doğu bölgesinin en güçlü finansal kurumu Bank Audi Grubu’nun yatırımıyla kurulmuştur. International Finance Corporation (IFC) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD)’nın da hissedarları arasında bulunduğu Odeabank, Türkiye bankacılık sektöründe 15 yıl aradan sonra lisans alarak kurulan ilk bankadır. Toplam aktif büyüklüğü açısından özel mevduat bankaları arasında 10. sırada yer alan Odeabank ticari ve bireysel bankacılık alanlarında müşterilerine hizmet vermektedir. Odeabank 2020 yılı itibarıyla, müşteri odaklı stratejisi doğrultusunda 16 ilde, 48 şubede, 1120 çalışanı ile faaliyet göstermektedir. “Görünenden Fazlası” mottosuyla hizmet veren Odeabank, kişiye özel bankacılık hizmetleri, teknolojik yatırımları ve kaliteli insan kaynağı ile Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı hedeflemektedir. Odeabank 2020 yılında bağımsız marka değerleme kuruluşu Brand Finance’ın ‘Türkiye’nin En Değerli ve Güçlü Markaları’ listesine girmiştir. Kadın çalışan oranı %58 olan Odeabank, Birleşmiş Milletler’in Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni desteklemekte ve toplumsal cinsiyet eşitliği ilkelerini benimsemektedir. Odeabank, O’Art sanat platformu ile 2015 yılından bu yana, çağdaş sanatı herkes için erişilebilir kılmayı hedefleyerek günümüz sanatçılarının ve sanatın görünürlüğüne katkıda bulunmaktadır.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İlham alınan sanatçıların şarkılarından bir sonraki neslin şarkılarına sızan melodiler; bugünün koşullarıyla yeniden yaratılmak istenen eski sound’lar; saygı duruşuyla kopyalama arasındaki çizgiye takılıp düşenler ve her şeyi kitabına göre yapmaya çalışsa da müzik endüstrisi içindeki canavarlara yem olanlar… Telif savaşlarında bu hafta Tom Waits’in sesini reklamcılardan korumak için verdiği mücadele var.

Bir dinleyicisinin “Üç gün uykusuz kaldıktan sonra bir gece çeyrek galon burbon ve bir paket sigara içip üstüne bir paket de jilet yutmuş gibi” diye tanımladığı derin ve çatallı sesi, Tom Waits’in alametifarikası. Waits, markaların bu sesten kâr etmesini engellemeye kararlı. 1981’de bir köpek maması reklamını seslendiren sanatçı, daha sonra pişman olmuş ve aynı hatayı tekrarlamamayı aklına koymuş. “Kendi sesini keşfetmek ve seni eşsiz yapan niteliklerin karışımını bulmak, bir sanatçının yolculuğunun parçası. Bu tıpkı yüzün gibi, kimliğin gibi,” diyor ve ekliyor, “Birinin gösteri için sesimi taklit etmesi sorun değil, bundan keyif alıyorum. Sesi yaratıcı bir öğe olarak kullanan insanlarla, sigara ve iç çamaşırı satan insanlar arasında bir ayrım yapıyorum. Burada büyük bir fark var ve hepimiz bu farkı biliyoruz.” 

Waits, 1988’de Los Angeles’ta katıldığı bir radyo programının reklam kuşağında, Frito-Lay’in SalsaRio Doritos cipsi için hazırladığı reklamı duyuyor ve reklamdaki sesin kendi sesine olan müthiş benzerliği karşısında şaşkınlığa düşüyor. Reklamdaki ses, Tom Waits taklidiyle bilinen Dallaslı müzisyen Stephen Carter’a ait. Waits, reklamdaki sesin kendisine ait olduğunun düşünüleceğini öne sürerek, Frito-Lay’e dava açıyor. Sanatçının kendisiyle özdeşleşen, belirgin ses rengi üzerinde hak sahibi olduğunu iddia eden avukatları, Bette Midler ve Ford Motor Company arasındaki bir davaya atıfta bulunuyor. Ford’un reklam ajansından gelen teklifi geri çeviren Midler, ajansın reklamda kendisini taklit eden bir oyuncuyu oynatması üzerine şirkete dava açıyor ve kazanıyor. Tom Waits’in davası da Midler’ınki gibi zaferle sonuçlanıyor ve Frito-Lay, sanatçıya 2,5 milyon dolar tazminat ödüyor.

Frito-Lay davası yeterince yankı bulmamış olacak ki, Audi ve Opel de aynı hatayı yapıyor. Audi’nin İspanya, Opel’in Almanya’da yayımlanacak reklamları için ajanslar önce Tom Waits’e teklif getiriyor; reddedilince de sesi ona benzeyen şarkıcılarla çalışıyor. Tahmin edeceğiniz gibi ikisi de açılan davaları kaybediyor. Waits’in Heartattack and Vine şarkısını kullanmak isteyen Levi’s ise, daha kıvrak bir manevrayla, şarkının başka bir sanatçının cover’ladığı ve lisans sahibi olduğu versiyonunu tercih ediyor. Marka, tazminat ödemekten kurtulsa da Waits’in girişimleri sonucu Billboard Dergisi’nde tam sayfa bir özür mektubu yayımlamak zorunda kalıyor.

Tom Waits, reklamların kendi şarkıları için “doğal olmayan” bir kullanım alanı olduğunu düşünüyor. “Bu, yüzüme inek memesi dikilmesi gibi bir şey. Acı verici ve küçük düşürücü.” Waits’in şarkılarına verdiği değer, onları neredeyse kendi iradelerine sahip varlıklar olarak görüşü, şu cümlelerinde açığa çıkıyor; “Bazen bir şarkı, bir anda çıkagelir. Diğer zamanlarda şarkıyı birkaç gün kovalarsınız ve elinize hiçbir şey geçmez. Sonra onları bulduğunuz yerden geri getirmeniz gerekir ve bazen sizden kaçarlar. Bazen ölürler. Bazen önce hastalanıp sonra ölürler. Bazen onlar sizi öldürür… Şarkılar ilginç, küçük, duygusal veri araçlarıdır ve onları bir bagel gibi cebinizde taşırsınız.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Karanlıktan korkmayanlara ithafen

Tom Waits'in reklamcılarla mücadelesi, "kadın sanatçı" meselesi, kısalan listeler

12 Şub 2021

O'Art ile birlikte
Karanlıktan korkmayanlara ithafen

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR