Benzemez kimse ona: Tom Waits reklamcılara karşı

"Şarkılar ilginç, küçük, duygusal veri araçlarıdır ve onları bir bagel gibi cebinizde taşırsınız.”
Benzemez kimse ona: Tom Waits reklamcılara karşı

Oart  Odeabank
O'Art ile birlikte

Odeabank’ın Sanat Platformu O’Art, yılın ilk dijital sergisini sunar: ŞİMDİ 2021

Türkiye’nin genç, yenilikçi ve dinamik bankası Odeabank’ın sanat platformu O’Art, 2021 takvimini küratörlüğünü Begüm Güney Alkoçlar’ın üstlendiği, sanatçıların pandemi dönemindeki yeni ifade biçimleri arayışını gösteren eserlerini bir…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İlham alınan sanatçıların şarkılarından bir sonraki neslin şarkılarına sızan melodiler; bugünün koşullarıyla yeniden yaratılmak istenen eski sound’lar; saygı duruşuyla kopyalama arasındaki çizgiye takılıp düşenler ve her şeyi kitabına göre yapmaya çalışsa da müzik endüstrisi içindeki canavarlara yem olanlar… Telif savaşlarında bu hafta Tom Waits’in sesini reklamcılardan korumak için verdiği mücadele var.

Bir dinleyicisinin “Üç gün uykusuz kaldıktan sonra bir gece çeyrek galon burbon ve bir paket sigara içip üstüne bir paket de jilet yutmuş gibi” diye tanımladığı derin ve çatallı sesi, Tom Waits’in alametifarikası. Waits, markaların bu sesten kâr etmesini engellemeye kararlı. 1981’de bir köpek maması reklamını seslendiren sanatçı, daha sonra pişman olmuş ve aynı hatayı tekrarlamamayı aklına koymuş. “Kendi sesini keşfetmek ve seni eşsiz yapan niteliklerin karışımını bulmak, bir sanatçının yolculuğunun parçası. Bu tıpkı yüzün gibi, kimliğin gibi,” diyor ve ekliyor, “Birinin gösteri için sesimi taklit etmesi sorun değil, bundan keyif alıyorum. Sesi yaratıcı bir öğe olarak kullanan insanlarla, sigara ve iç çamaşırı satan insanlar arasında bir ayrım yapıyorum. Burada büyük bir fark var ve hepimiz bu farkı biliyoruz.” 

Waits, 1988’de Los Angeles’ta katıldığı bir radyo programının reklam kuşağında, Frito-Lay’in SalsaRio Doritos cipsi için hazırladığı reklamı duyuyor ve reklamdaki sesin kendi sesine olan müthiş benzerliği karşısında şaşkınlığa düşüyor. Reklamdaki ses, Tom Waits taklidiyle bilinen Dallaslı müzisyen Stephen Carter’a ait. Waits, reklamdaki sesin kendisine ait olduğunun düşünüleceğini öne sürerek, Frito-Lay’e dava açıyor. Sanatçının kendisiyle özdeşleşen, belirgin ses rengi üzerinde hak sahibi olduğunu iddia eden avukatları, Bette Midler ve Ford Motor Company arasındaki bir davaya atıfta bulunuyor. Ford’un reklam ajansından gelen teklifi geri çeviren Midler, ajansın reklamda kendisini taklit eden bir oyuncuyu oynatması üzerine şirkete dava açıyor ve kazanıyor. Tom Waits’in davası da Midler’ınki gibi zaferle sonuçlanıyor ve Frito-Lay, sanatçıya 2,5 milyon dolar tazminat ödüyor.

Frito-Lay davası yeterince yankı bulmamış olacak ki, Audi ve Opel de aynı hatayı yapıyor. Audi’nin İspanya, Opel’in Almanya’da yayımlanacak reklamları için ajanslar önce Tom Waits’e teklif getiriyor; reddedilince de sesi ona benzeyen şarkıcılarla çalışıyor. Tahmin edeceğiniz gibi ikisi de açılan davaları kaybediyor. Waits’in Heartattack and Vine şarkısını kullanmak isteyen Levi’s ise, daha kıvrak bir manevrayla, şarkının başka bir sanatçının cover’ladığı ve lisans sahibi olduğu versiyonunu tercih ediyor. Marka, tazminat ödemekten kurtulsa da Waits’in girişimleri sonucu Billboard Dergisi’nde tam sayfa bir özür mektubu yayımlamak zorunda kalıyor.

Tom Waits, reklamların kendi şarkıları için “doğal olmayan” bir kullanım alanı olduğunu düşünüyor. “Bu, yüzüme inek memesi dikilmesi gibi bir şey. Acı verici ve küçük düşürücü.” Waits’in şarkılarına verdiği değer, onları neredeyse kendi iradelerine sahip varlıklar olarak görüşü, şu cümlelerinde açığa çıkıyor; “Bazen bir şarkı, bir anda çıkagelir. Diğer zamanlarda şarkıyı birkaç gün kovalarsınız ve elinize hiçbir şey geçmez. Sonra onları bulduğunuz yerden geri getirmeniz gerekir ve bazen sizden kaçarlar. Bazen ölürler. Bazen önce hastalanıp sonra ölürler. Bazen onlar sizi öldürür… Şarkılar ilginç, küçük, duygusal veri araçlarıdır ve onları bir bagel gibi cebinizde taşırsınız.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

Karanlıktan korkmayanlara ithafen

Tom Waits'in reklamcılarla mücadelesi, "kadın sanatçı" meselesi, kısalan listeler

12 Şub 2021

O'Art ile birlikte
Karanlıktan korkmayanlara ithafen

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?

Köklü rock grupları yıllardır büyük ölçüde aynı şarkı listeleri ve sahne düzenleriyle konser veriyor. Bir grubun geniş bir müzik kataloğuna sahip olması, dinleyiciye her konserde bu zenginliğin farklı bir bölümünü sunması için yeterli değil mi?

Eda Solmaz

·

19 Eki 2026

Sahneler farklı, konserler aynı: Büyük rock grupları neden şarkı listelerini değiştirmiyor?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?

Bir düzeni reddetmekle onun yerine başka bir düzen kurmak arasındaki mesafe neden bu kadar büyük? Romain Gavras’ın 2022 yapımı "Athena"sı bu soruyu cevaplamaktan çok, bütün şiddetiyle önümüze koyuyor. Film, öfkenin nasıl kolektif bir enerjiye dönüşebildiğini, kalabalıkların kadraja her girişinde büyüyen bir hareket duygusu ve baş döndürücü bir kurgu temposuyla gösteriyor.

Romain Gavras’ın 'Athena'sından 'La Commune'e: Öfke var, devrim neden yok?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Filmekimi’nde neler izledik?

İstanbul ve Ankara ayakları sona eren, bu hafta sonu İzmir ve Mersin’de sürecek Filmekimi seçkisinde ölüm, yas, ahlaki ikilemler ve gerçek hayatlardan beslenen hikayeler öne çıktı.

Emre Eminoğlu

·

19 Eki 2026

Filmekimi’nde neler izledik?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.

Soner Can

·

15 Eki 2026

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine