Biden siber güvenlik endişelerinde haklı mı?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
ABD Başkanı Joe Biden 27 Temmuz'da Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi'ne gerçekleştirdiği ziyarette "büyük bir güçle gerçek bir çatışmalı savaşın ancak bir siber saldırının neticesinde gerçekleşebileceğini" ifade etti.
Arka arkaya gelen SolarWinds, Colonial Boru Hattı ve Kaseya saldırılarının ardından Biden yönetiminin gündeminde siber güvenlik başlığının hızla yükselmesi kaçınılmazdı.
Biden yönetiminin siber güvenlik ajandası
ABD Başkanı Joe Biden ve ekibi siber güvenlik odaklı her konuşmada bu konunun kendileri için bir öncelik olduğunu ifade ediyor.
Bu kapsamda 2021 tarihli Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası'yla ilk kez "ulusal siber direktörlük" gibi bir pozisyon yaratılan ABD'de bu görevin başında Chris Inglis bulunuyor. Inglis'in temel görevleri arasında siber güvenlik konusunda paydaşlar arasında bir tutarlılık yaratmak, istihbarat ve savunma grupları arasında bir çaba ve amaç birliği sağlamak yer alıyor. Inglish; siber güvenlikte özel sektörün ve kamunun gücünün birleştirilmesi ve siber güvenlik alanında sürdürülebilir bir sistem yaratmak için çalışıyor.
Yine aynı çerçevede Mayıs 2021’de ABD Başkanı Joe Biden tarafından imzalanan yürütme emri uyarınca, hükümet bugün yalnızca belirli siber güvenlik standartlarını karşılayan yazılım hizmetleri satın alabiliyor.
Zirve
Joe Biden'ın ulusal siber güvenlik konusunda attığı son adım; 27 Ağustos'ta enerji, teknoloji, finans devlerinin CEO'larıyla gerçekleştirdiği zirve oldu. Siber güvenliğin ulusal güvenlik başlığının temel zorluklarından biri olduğunu dile getiren ve siber güvenliğin yönetimi için başından bu yana bir öncelik olduğunu vurgulayan Biden; 100 günlük bir süreçte elektrik sektörünün güvenliğini artıracak girişimler başlattıklarını ve bu sürecin çıktılarının 90 milyon ABD vatandaşına hizmet verdiğini söyledi.
Siber güvenliğin küresel bir problem olduğunun altını çizen Biden G7 ülkelerini de harekete geçirdiklerini, NATO'nun siber politikalarını yedi yıl sonra ilk kez güncellediklerini söyledi ve kritik altyapının büyük bir bölümünün özel sektör tarafından idare edildiğini belirterek ABD hükümetinin bu konudaki zorlukları tek başına karşılayamayacağını ifade etti. Şirket liderlerine siber güvenlikte çıtayı yükseltecek güce, kapasiteye ve sorumluluğa sahip olduklarını hatırlatan başkan; toplantı sonunda önde gelen şirketlerden çeşitli sözler aldı.
Microsoft önümüzdeki beş yıl içinde siber güvenlikle ilgili 20 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurdu. Apple, ABD'deki 9 binden fazla tedarikçisinin güvenlik eğitimi gibi uygulamaları benimsemesini zorunlu kılacağını ve tedarik zinciri güvenliğini sağlamak için yeni bir program başlatacağını söyledi. Google 100 bin ABD vatandaşını bilgi teknolojisi ve veri analitiği gibi alanlarda yetiştireceğinin sözünü verdi. IBM de 150 bin kişinin eğitimini üstleneceğini söyledi.
Zirvenin katılımcılarından Hadi Partovi, ABD'nin bir siber savaşın içinde olduğunu düşünüyor. Yine de toplantıdan pozitif bir hava aldığını aktarıyor. Zira iş dünyasında rekabet eden teknoloji şirketlerinin bu alanda iş birliğine açık olduklarını görüyor.
Neler yaşandı?
SolarWinds: İlk belirgin etkileri Mart 2020'de görülmeye başlanan SolarWinds saldırısından aralarında Microsoft, Intel, Cisco ve Deloitte gibi şirketlerin de olduğu çok sayıda şirket ve organizasyon etkilendi. Saldırının etkiledikleri arasında bakanlıklar da vardı. Soruşturmalar ve siber güvenlik uzmanları saldırıların arkasında Rusya Dış İstihbarat Servisi'nin olduğunu öne sürdü. Rusya ise iddiaları reddetti.
Colonial boru hattı: Ülkenin doğu kıyısına yakıt tedarik eden Colonial boru hattına düzenlenen siber saldırı sonucu benzin fıyatları 2014'ten o zamana ilk kez 3 doların üzerine çıkmıştı. DarkSide isimli bir grubun sorumlu tutulduğu saldırıda Bloomberg, ABD hükümetinin saldırganlara 5 milyon dolar fidye ödediğini yazmıştı. Rusya da saldırıyla bir ilişkisi olmadığını ifade etmişti.
Kaseya: Rusya merkezli REvil isimli fidye yazılım çetesi tarafından gerçekleştirildiği bilinen Temmuz 2021 tarihli saldırıdan ABD'deki küçük ve orta boyutlu işletmeler, Yeni Zelanda'daki okullar, İsveç'te bir market zinciri etkilendi. Kaseya'nın doğruladığı sayı 60 müşteri olsa da dolaylı olarak en az 17 ülkeden, 1.500'e yakın şirketin saldırıdan etkilendiği ifade ediliyor.
Güncel durum ve geniş perspektif
Veri gizliliği odaklı yayın yapan Privacy Affairs'in 9 Temmuz tarihli makalesine göre 2009 ve 2018 arasında küresel siber saldırılarda %440 artış yaşandı. %30'unun Çin ya da Rusya merkezli olduğu bilinen saldırıların %26,3'ünde ABD hedeflendi. 2019'un jeopolitik siber saldırılar yılı olduğunun belirtildiği makale, 2009'dan bu yana dünya çapında belgelenmiş yaklaşık 500 jeopolitik amaçlı siber saldırı olduğunu söylüyor.

Privacy Affairs
Fidye yazılımı yönteminin yükselişte olduğunu gösteren Verizon raporunda da %96 oranla finansal motivasyonlarla gerçekleşen siber saldırılarda en çok kimlik bilgilerinin, kişisel verilerin ve tıbbi verilerin hedeflendiği gösteriliyor.
Kaseya saldırısı, siber savaş senaryolarının küresel ölçekte nasıl etkileri olabileceğine örnek teşkil ediyor. Küresel internetin, çok uluslu servislerin birkaç saat kesintiye uğraması dahi sağlık dâhil yaşamsal hizmetlerin aksamasına sebep olabiliyor.
Siber savaşlar, distopik bir gelecek olasılığı olmanın ötesine çoktan geçmiş olabilir. Biden, endişelenmekte haklı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Biri yakın gibi ama uzak, diğeri uzak gibi ama şimdi.
02 Eyl 2021

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir sohbet robotunun hayatımızı kolaylaştırması, onu geliştiren şirketlerin gelecek planlarına onay verdiğimiz anlamına mı geliyor? Yapay zeka, insanın yerini almak için mi, yoksa insanın kapasitesini genişletmek için mi geliştiriliyor? Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu’nun son dönemdeki açıklamaları bu sorulara odaklanıyor.

Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.




