Bir neslin geçmişiyle buluşması: Çilekeş 16 yılın ardından yeniden sahnede

Yaklaşık 16 yıldır canlı dinleyemediğim şarkılarla yeniden buluşmak üzere 10 Ekim Cumartesi akşamı KüçükÇiftlik Park’ın kapısından içeri giriyorum. Sahnenin önündeki artık 40’lı yaşlarına gelmiş kalabalık, konser başlamadan arkadaşlarıyla anılarını tazeliyor. Çilekeş’i ilk ve son kez nerede izlediklerini, bu gece hangi şarkıları duymak istediklerini konuşuyorlar. Kiminin yüzünde uzun zaman sonra bir konsere katılmanın tedirginliği, kimindeyse heyecan var. Birazdan yıllardır hafızalarında ve kulaklıklarında yaşattıkları şarkılar, Çilekeş’in orijinal kadrosuyla yeniden sahnede hayat bulacak.
Çilekeş, Y.O.K., Katil Dans sonrası 2010’da Histeri Çalışmaları'nı çıkardığında 2000’lerde altın çağını yaşayan rock müzik de yavaştan kabuk değiştirmeye başlamıştı. Üçüncü albümleri adeta grubun ruh hâlinin bilinç akışını yansıtıyordu. Çoğu şarkının nakaratı yoktu, sözler felsefi açıdan çok daha derindi ve müzik emprovize şekilde ortaya çıkmış gibiydi. Zaten 2015’te popüler olmaya başlayan alternatif müzik dalgasındaki çoğu şarkı da bu albümdeki parçaları andırıyordu. Geleceği görmüşlerdi...
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Amerikalı sanatçı Liz Harris’in solo projesi "Grouper", 4 Kasım’da Fiba Salon İKSV sahnesinde. Sanatçı ile konser öncesi Zoom’da biraraya geldik; günümüz müziğini ve karanlıktan nasıl beslendiğini konuştuk.

Roger Crowley, "Deniz Canavarları" kitabında Portekiz’in küçük bir donanmayla Hint Okyanusu’nda nasıl kalıcı bir imparatorluk kurduğunu, deniz ticaretinin küresel güç ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü ve bu sürecin sömürgecilik tarihindeki yerini anlatıyor. Yazarla küreselleşmenin başlangıç dönemindeki ticaret, askerî güç ve şiddet arasındaki ilişki üzerine konuştuk.

DC’nin yeni filmi "Clayface", bir süper kötünün hikayesinden yola çıkarak beden, kimlik ve bilinç arasındaki sınırları sorguluyor. DC'nin daha karanlık sularda yüzdüğü "Joker" ve "The Batman" ile aynı damarda ilerleyen film, Matt Hagen isimli bir aktörün yüzü parçalandıktan sonra dönüştüğü "Kil Adam"ın izini sürüyor.

Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?




