Bir sayborg divasından dünyalılara

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Albüm: Arca, KICK ii, KicK iii, kick iii ve kiCK iiiiii
Süre: 145 dk
Plak Şirketi: XL Records
Kartonet: Müzik kariyerinde on yılı dolduran Alejandra Ghersi Rodriguez, bilinen adıyla Arca, aradan geçen zamanda sadece yarattığı seslerin erişebilirliğini değil karakterinin uzantılarını da artırmayı başardı. 2020 çıkışlı KICK i albümüyle Grammy adaylığı kazanan Arca, aşırılık konusundaki baş döndürücü tutkusunu özgün müzikal üretimle destekleyerek kısa sürede sayborg divaya dönüştü. Barselona merkezli üretim ağından çıkan son mahsüllerini üç yeni albümle eş zamanlı olarak paylaşacağını duyuran Arca, bu kataloğa bir de sürpriz kayıt ekleyerek 47 şarkıdan oluşan 145 dakikalık akıllara durgunluk veren bir ses tasarımı koleksiyonu yarattı.

Arca, KICK ii
Neden dinleyelim? Toplu paylaşım şokunu bir kenara bıraktıktan sonra bu albüm silsilesinde en çok şaşırtan şey, Arca’nın diskografisindeki en pop odaklı ve daha da önemlisi en anlaşılır müzikle karşı karşıya olduğumuz. Kariyerini özgün, cesur ve maksimalist bir ses yapısının üzerine inşa eden Arca; geleneksel ve deneysel olanı buluşturarak 21. yüzyıl popunu bambaşka bir boyuta taşıdı. Onun "mutant kulüp müziği” olarak tanıttığı dışa vurumlarından elimizde popun karanlık, cüretkâr tarafına doğru adım atan vahşi bir yolculuk kaldı. Arca’nın bir monat gibi dışa doğru değil, içe doğru büyüyen dünyasından çıkan üretimler her ne kadar ürkütücü olsa da deri altına sızabilen samimiyete sahip.
Benzer işler: Benzersiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Zaman, cinsiyet ve sınır tanımayan Zel Zele Records'tan bir kuple alıyor, Paris'te baharı yeniden yaşıyoruz.
17 Ara 2021

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.



