Bir yaz gecesi, perdede sessiz sinema.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
“Birçok kişi sessiz filmlerin siyah-beyaz olduğuna inanıyor, oysa bu doğru değil” diyor Elif Rongen Kaynakçı. Ben de bir zamanlar sessiz filmlerin sadece siyah-beyaz değil, sıkıcı olduğunu düşünenlerdendim. Fikrimi değiştirense (muhtemelen birçok izleyicinin fikrini değiştirdiği gibi) popüler bir şarkıcımızın “no diyalog no konuşma” olduğu gerekçesiyle para iadesi istediği The Artist (2011, Michel Hazanavicius) filmi oldu. Yıllar sonra; pandemi döneminde ABD’deki dijital platformlar sayesinde Buster Keaton, Charlie Chaplin ve Georges Méliès filmleriyle tanıştım.
Geçtiğimiz yıl ise sessiz sinemaya olan bakışım dramatik bir şekilde değişti: Beykoz Kundura’nın Bir Yaz Gecesi Festivali’nde izlediğim ve Baba Zula’nın müzikleriyle eşlik ettiği Salomé (1922, Charles Bryant ve Alla Nazimova) bana bambaşka bir deneyim yaşattı. Sessiz sinemada ihtimaller sonsuzdu.
Bir Yaz Gecesi Festivali’nin geleneksel olarak yer verdiği sessiz sinema seçkisi, 11-13 Ağustos tarihlerinde bu kez sirk filmleri temasıyla gösteriliyor. Frank Bockius (11 Ağustos), Korhan Futacı (12 Ağustos) ve Islandman (feat. Okay Temiz) (13 Ağustos) seçkideki filmlere müzikleriyle eşlik ediyor. Festivalin sessiz film programının küratörü ve aynı zamanda Amsterdam’daki sinema müzesi EYE Filmmuseum’un sessiz sinema küratörü olan Elif Rongen-Kaynakçı ile Bir Yaz Gecesi Festivali’nin bu seneki seçkisini, modern zamanlarda sessiz sinema izlemeyi, izletmeyi konuştuk:

Elif Rongen-Kaynakçı | Kaynak: Beykoz Kundura
Sessiz sinema döneminde sirk filmleri yaygın bir tema mı?
Sirk filmleri gerçekten yaygın, zira zaten sinema ortaya çıktığında bir bakıma sirkin bir parçası gibiydi. Konulu ilk filmlerde oynayan oyuncular da genellikle sirk veya vodvil tiyatrosundan gelen oyunculardı. Oyunculuk yeteneğinden çok performansları için seçiliyorlardı. Örneğin Buster Keaton’ı düşünün; anne-babası vodvil komedyeniydi, Buster da 3 yaşından itibaren sahne alarak düşüp kalkmayı öğrendi. Sonra bunları slapstick komedilerinde kullandı. Belki bu nedenlerle sirkler, ortam olarak da erken sinemacıların kendi yaşam tarzlarına yakın geliyordu diyebiliriz.
Filmler bugünkü teknolojiyle perdede gösterilebilmeleri için nasıl bir restorasyon ve adaptasyon sürecineden geçiyor?
Festivalde gösterdiğimiz filmler DCP uzerinden gösteriliyor, yani teknolojik olarak yeni çıkan filmlerden farklı değil. Ancak elbette bu filmler 35mm pelikül üzerine çekilmiş ve gösterilmiş filmler. Arşivler bu filmleri pelikülden dijitale aktarıp bugün artık dijital restorasyon yapıyorlar. Ancak örneğin bu filmler de yeni filmler gibi post-yapımdan da geçiyor. Oynama hızı belirleniyor, eksik ara yazıları tamamlanıp ekleniyor, orijinal renkler ve gri tonları peliküle bakılarak yeniden grade ediliyor...

Sessiz film restorasyonu | Kaynak: Beykoz Kundura
Sirk Kısaları seçkisinde kaç film izleyeceğiz ve seçki tüm filmlerin sirkte geçmesi dışında bir bütünlük taşıyor mu?
Kısalar, 11 Ağustos Cuma programının sadece bir parçası. Aslında akşamın esas filmi 40 dakikalık bir Danimarka filmi: The Great Circus Catastrophe / Sirkte Yangın. Bu uzunluk filmin çekildiği 1912 için uzun bile sayılabilir. Öte yandan 1912’de sinemaya gidenler zaten bir seansta birden fazla film izliyordu. Yani en uzun film 40 dakika sürse de izleyici seansa dâhil olan kısalarla birlikte bazen iki saate yakın bir program izleme şansı buluyordu. Biz de bundan ilhâmla, sirk deyince aklımıza gelen kurmaca filmler dışında bazı gerçek sahne performanslarının kayıtlarını da paylaşmak istedik. Bu bağlamda 1902 senesinden kalma Acrobatic Sisters Dainef / Dainef Kızkardeşler Altılısı programda. Bu altı akrobat, 1890’ların sonundan başlayarak bütün dünyayı dolaşıp gösteriler yapmışlar. Hâlâ da Eye Filmmuseum’un erken dönem koleksiyonunun en popüler filmlerinden biri. Bu filmi izleyen her küratör, belgeselci veya video sanatçısı bir şekilde yeniden izlemek ve izletmek istiyor. Yine Eye Filmmuseum’dan gelen kısa bir komedi ise 1909 tarihli In Love with the Bearded Woman / Sirk Sanatçısı Max’ta, Max Linder sirkte çalışan sakallı kadına âşık oluyor. Biliyorsunuz 13 Ağustos Pazar akşamı göstereceğimiz filmde de Max Linder başrolde. Onun erken dönem kısalarından birini seçerek kariyerinde birden fazla sirk konulu film olduğunu da göstermek istedik.

Acrobatic Sisters Dainef | Kaynak: Beykoz Kundura
12 Ağustos Cumartesi gecesi gösterilecek Unknown kült bir korku filmi. Sessiz sinema döneminde janr sineması hakkında ne söyleyebilirsin?
Bu filmi biz bugün korku filmi olarak sınıflandırabiliriz. Ancak bence çekildiği dönemde daha çok esrarengiz bir film olarak sunulmuş. Ancak yönetmen Todd Browning -ki meşhur Freaks filminin de yönetmeni- gerçekten çok uçuk atmosferler yaratıyor ve dokunduğu her şey hemen kült oluyor. Oyuncu Lon Chaney de dönemin en etkileyici karakter oyuncularından biri. Bu unsurlar bir araya gelince ortaya bu şaşırtıcı film çıkmış.

Unknown | Kaynak: Beykoz Kundura
Max Linder dönemin en önemli yıldızlarından. Sessiz sinemaya ilgili izleyicinin King of the Circus / Sirkin Kralı (1924, Édouard-Émile Violet) sonrasında şayet erişebilirlerse onun hangi filmlerini izlemesini önerirsin?
Özellikle Max Linder, aslında komedinin öncülerinden; hatta belki de dünya çapında isim yapan, izleyici tarafından tanınıp izlenen ilk komedyen. Yani Chaplin’den çok önce meşhur oluyor ve dünya çapında ilk yıldızlardan. İlk filmini 1905’de yapıyor (Chaplin’in ilk filmi 1914’de). Max Linder bazı tiyatro oyunlarında oynadıktan sonra Pathe şirketi için film çekmeye başlıyor, kısa zamanda çok meşhur oluyor. Ancak 1914’te savaş çıkınca orduya alınıyor. Savaşta ağır sekilde yaralanıyor. 1916’da ABD’ye gidip orada film kariyerini sürdürmeye karar veriyor. Ancak bu sırada hem rekabet büyümüş, hem Linder depresyona giriyor vesaire... Nihayet 1925 senesinde eşiyle beraber hap alarak intihar ediyorlar. Gösterdiğimiz film de -1925’de çektiği- Linder’in son filmi. Açıkçası Linder filmlerini bulup izlemek kolay olmayabilir, öte yandan elbette internette bazı filmlerin farklı versiyonları da yok değil. Ama biz Bir Yaz Gecesi Festivali’nde hep en iyi ve en son restore edilmiş versiyonu göstermeye özen gösteriyoruz. Sirkin Kralı’nı da Lobster Films’in 11 farklı arşivde bulunan farklı versiyonları karşılaştırıp birleştirerek filmi eski bütünlüğüne kavuşturan 2020 restore versiyonuyla izleyeceğiz.

King of the Circus | Kaynak: Beykoz Kundura
Bir Yaz Gecesi Festivali’nin sessiz sinema programı artık bir geleneğe dönüştü. Önceki yıllardan gözlemlediğin kadarıyla Türkiye’deki izleyicinin sessiz sinemaya olan ilgisi nasıl?
Gördüğüm kadarıyla ilgi büyük, gösterimler dolup taşıyor. İzleyici bu konuda belki baştan çok bilgili olmasa da merak ederek geliyor ve tahminimce de olumlu bir izlenimle ayrılıyor. Hatta ondan sonraki sessiz filmin gösterimini de takip ediyor ve geliyor. Zaten bence de en önemlisi bu filmleri izlerken her türlü deneyime açık olmak, önyargılardan kaçınmak. Örneğin birçok kişi sessiz filmlerin siyah-beyaz olduğuna inanıyor, oysa bu doğru değil. Filmler daha baştan itibaren siyah-beyaz çekilse de sonradan pelikül üstünde renklendirilerek sinemalarda bu renkli versiyonlarıyla gösteriliyordu. Yani izleyici beyazperdede renkli sahneler izliyordu. Bugün restorasyonlar da bu renkleri de kapsayarak yapılıyor. Örneğin bu sene Sirkte Yangın filmindeki yangın sahnelerinin de kıpkırmızı olduğunu görebileceğiz. Aynı şekilde sessiz sinemada sadece kısıtlı türler veya konular olduğu da doğru degil. Sonuçta izleyicinin ilgisini uyandıracak her şey hakkında filmler her zaman yapılagelmiş.
Festival dışında Türkiye’de sessiz sinemayı takip etmek isteyen izleyiciye önerebileceğin farklı etkinlikler var mı?
Kundura Sinema ilk yılından itibaren tematik sessiz film programları yapıyor. Örneğin Sinemanın Öncü Kadınları programı, sinemanın ilk dönem kadın sinemacılarının filmlerini seyirciyle buluşturuyor. 2022’nin ekim ayında Kadıköy Sinematek/Sinema Evi’nde Sessiz Perşembe programı başladı. Burada sene içinde düzenli olarak sessiz sinema ve canlı müzik izlemek mümkün. Onun dışında da gerek Gezici Festival gibi festivaller gerekse de örneğin Pera Müzesi gibi kurumlar, belli temalar dâhilinde sessiz film de gösteriyorlar. Son olarak da evde bazı platformlardan sessiz film izlemek mümkün. Aslında pek bilinmese de Netflix’te bile bir ara sessiz İsveç filmleri vardı, bimiyorum hâlâ duruyor mudur... Onun dışında Eye Filmmuseum’un Eye Film Player, Cinematheque Française’in HENRI veya Danimarka Film Enstitüsü’nün stumfilm.dk gibi streaming platformları; ücretsiz, dünyaya açık ve İngilizce altyazılı filmleri içlerinde barındırıyorlar.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Beykoz Kundura’nın Bir Yaz Gecesi Festivali’nin sessiz film programının küratörü Elif Rongen-Kaynakçı ile sohbet, Ninja Kaplumbağalar’la nostaljik anlar.
11 Ağu 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



