Birleşik Krallık, yapay zekâ düzenlemelerinin "yuvası" olmak istiyor

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Londra Tech Week konferansında konuşmacı olarak yer alan Birleşik Krallık Başbakan'ı Rishi Sunak, konuşmasında Birleşik Krallık'ın yapay zekâ düzenlemelerinin küresel evi olabileceğini ifade etti. Londra'yı yapay zekâ sektörü liderleri için bir teknoloji merkezi olarak tanıtan Sunak, yapay zekânın fırsatlarını ve zorluklarının kavranması için çağrıda bulundu.
- "Yapay zekânın olanakları olağanüstü. Ancak bunu güvenli bir şekilde yapmalıyız ve yapacağız," ifadelerini kullanan Sunak, "Birleşik Krallık'ı sadece entelektüel bir ev değil, aynı zamanda küresel yapay zekâ güvenlik düzenlemelerinin coğrafi evi hâline getirmek istiyorum." diye de sözlerine ekledi.
- Sunak, teknoloji sektörünün ekonomiyi büyütme önceliğinin merkezinde yer aldığını ve çalışanların işleri konusunda endişe duyduklarını kabul etmekle birlikte, önceki teknolojilerin de benzer zorluklar ortaya koyduğunu belirtirken Maliye Bakanı Jeremy Hunt da içinde bulunduğumuz yüzyılın geri kalanı için dünyanın ana hatlarının belirlendiği bir anda olduğumuzu kaydederek "Bu ülkenin, teknolojinin gerçekten herkese fayda sağlayabileceği bir şekilde belirlenmesini sağlamada iyilik için bir güç olmasını istiyorum." şeklinde aktardı.
Bir adım geriden: Birleşik Krallık hükümeti, bu yılın sonlarında yapay zekâ güvenliği konusunda küresel bir zirveye ev sahipliği yapacağını ve Sunak ile ABD Başkanı Joe Biden'ın konu üzerine görüştüğünü bildirmişti.
- Birleşik Krallık hükümetinden yapılan açıklamada, zirvede yapay zekânın risklerinin ele alınacağı ve bunların uluslararası eylemlerle nasıl hafifletilebileceğinin tartışılacağı aktarılırken etkinlik için kesin bir tarih verilmemişti.
- Sunak, geçtiğimiz hafta Perşembe günü yaptığı açıklamada, Bileşik Krallık ve ABD'nin yapay zekâ güvenliği konusunda birlikte çalışma konusunda anlaştıklarını söyleyerek "Birleşik Krallık, bu yeni teknolojik çağın olağanüstü olanaklarını yakalayabilmemiz ve bunu güvenle yapabilmemiz için bu yılın ilerleyen günlerinde yapay zeka güvenliği konusunda ilk küresel zirveye ev sahipliği yapmayı dört gözle bekliyor." ifadelerini kullandı.
Bir adım geriden: Dünyanın dört bir yanındaki hükümetler şimdi, inovasyonu engellemeden yapay zekanın potansiyel olumsuz sonuçlarını değerlendirebilecekleri ve dizginleyebilecekleri bir denge bulmaya çalışıyor.
- Bu hususta ChatGPT ve DALL-E gibi yapay zekâ teknolojilerinin arkasındaki şirket olan OpenAI'ın CEO'su Sam Altman, yapay zekânın geleceği hakkında konuşmak üzere geçtiğimiz ay ilk kez Senato Yargı Komitesi önüne çıkmıştı.
- ABD'nin yapay zekâyı düzenlemesi için çağrıda bulunarak yapay zekâ şirketlerine lisans vermek için yeni bir ajans kurulması gerektiğini belirten Altman, yapay zekânın matbaanın zamanında yarattığı etkiyi yaratabileceğini ifade etmekle birlikte potansiyel tehlikeleri olduğunu da kabul ederek "Bence bu teknoloji yanlış giderse, oldukça yanlış gidebilir... bu konuda sesimizi duyurmak istiyoruz," şeklinde konuşmuştu.
- ABD'de kurulacak yeni bir ajansın yapay zekâ sektörünü ne şekilde düzenleyebileceğine ilişkin önerilerde bulunan Altman, "lisanslama ve test gereksinimlerini bir kombinasyonu" gibi önlemler aracılığıyla yapay zekâ modellerinin belirli bir yetenek eşiğinin üzerinde geliştirilmesi ve piyasaya sürülmesinin düzenlenebileceğini belirtmiş; OpenAI gibi yapay zekâ firmalarının bağımsız olarak denetlenmesi gerektiğini de sözlerine eklemişti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.




