

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
BMW, 2007 yılından bu yana hidrojenle çalışan 100 otomobillik küçük bir seri ile yaklaşık 4 milyon kilometre yol kat etmeyi başarmış bulunuyor. Bununla birlikte, bu alandaki altyapı, geniş çaplı bir kullanım için henüz uygun değil. BMW Group, bu konuda söz sahibi olmak için Almanya merkezli H2 Mobility ve CEP gibi hidrojen alt yapısını genişletmeyi hedefleyen önemli girişimlerde yer alıyor. AB’nin Yakıt Hücreleri ve Hidrojen Ortak Girişimine aktif bir üye olarak katılım gösteriyor. BMW Group ayrıca, yeni yakıt ikmal teknolojilerini araştırmak üzere TOTAL Deutschland ve Linde Group ile işbirliği de yapıyor.
Son yıllarda elektrikli motorların önem kazanmaya başladığına şahit oluyoruz. Geçmişte, bataryalar henüz günümüzdeki kadar güçlü değilken, elektrikli sistemlerin içten yanmalı motorlarla birlikte kullanılması gerekiyordu. BMW ise bu özelliğe sahip ilk hybrid otomobil serisini 2009 yılında tanıttı. Bu otomobillerde kullanılan BMW ActiveHybrid teknolojisi, hem şehir içinde hem de uzun mesafe sürüşlerinde verimliliği önemli ölçüde geliştiriyordu. Hatta bu dönemde, verimlilikte geleneksel yanmalı motorlara kıyasla yüzde yüzde 20 seviyelerine ulaşan kazançlar elde edilmeye başlanmıştı.
BMW i: İklim Dostu Yolculuk
“Proje i” ile birlikte tamamen yeni motor teknolojilerinin gelişimi başladı. Bu teknolojiler hem emisyon miktarlarında azalma kaydedilmesini sağladı hem de bir otomobilin çevre üzerindeki etkileri değerlendirildiğinde tüm değer zincirine yeni faydalar getirdi. Bu gelişmeden bir yıl sonra ise BMW Vision EfficientDynamics çalışması ile BMW’nin gelecekteki rotasının sinyallerini aldık.
BMW Group, 2011 yılının başlarında BMW i tarafından sunulan “Megacity Vehicle” modelini tanıttı. Bu otomobilin geleceğe dönük tasarımı, modern dijital teknolojileri ve yüzde 100 temiz elektrik anlayışı sayesinde karbondioksit seviyelerini en aza indirgeyen yeni üretim süreçlerinin yanı sıra, üretiminde alüminyum ve karbon fiberle güçlendirilmiş plastik (CFRP) gibi son derece hafif malzemeler yer alıyordu. İki yıl sonra da, şehir trafiğine bir çözüm getiren ve kaynak bakımından verimli bir otomobil kimliği taşıyan BMW i3 ile bu konsept otomobilin hayatımıza girişine tanık olduk.
BMW i ailesi, 2014 yılında BMW i8’in Coupé modeli ve 2018 yılından itibaren de Roadster modelinin eklenmesiyle büyümeye devam etti. Tamamen elektrikli bir motora sahip BMW i3’ün aksine, BMW Vision EfficientDynamics konsept çalışmasını temel alan BMW i8’de plug-in hybrid motor sistemi (PHEV) kullanılıyordu. Bu sistem sayesinde sürüş menzili önemli ölçüde genişlerken tamamen elektrikli sürüş modunda 120 km/saate varan hızlar elde edilmesi sayesinde, yakıt tüketimi küçük bir otomobille aynı seviyeyi koruyor ve kendinden sonra gelen tüm BMW PHEV modellerine ilham kaynağı oluyordu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Orman Yangınları, Enerji Verimliliği, Aşırı Sıcaklar & Kitaplar
17 Haz 2022

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR
Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj
01 Tem 2026







