Bob Marley: One Love


Birlikte ve eşitlikçi bir sanat ortamında: Art Show: Galeriler Buluşması Nedir? Türkiye’den 24 çağdaş sanat galerisinin etkinliğin organizasyonunda iş bölümü yaparak belli roller üstlenmesine alan açan Art Show: Galeriler Buluşması , bir arada olmanın gücüyle dayanışma odaklı bir sergileme modeli benimsiyor. Sergi, dinamik bir program ve konuşma serileriyle de izleyici, sanat profesyonelleri ve kültür sanat aktörleriyle yoğun ve verimli bir diyalog kurmayı hedefliyor. Nerede ve ne zaman? Art Show: Galeriler Buluşması 21 - 25 Şubat tarihleri arasında The Ritz-Carlton Residences ’ta düzenlenecek. Kimler var? Bilgili Holding 'in ana sponsorluğunda ve Yapı Kredi Özel Bankacılık 'ın kurumsal sponsorluğunda gerçekleşecek sergiye; Ambidexter, Anna Laudel, Art On İstanbul, artSümer, Bosfor, BüroSARIGEDİK, C.A.M Galeri, Ferda Art Platform, Galeri 77, Galeri Nev İstanbul, GALERIST, KAIROS, Martch Art Project, MERKUR, Öktem Aykut, PG Art Gallery, Pilot, Pi Artworks, PILEVNELI, Rıdvan Kuday Gallery, Sanatorium, THE PILL, Versus Art ve Project, x-ist katılıyor. Not almalı: Birlikte ve eşitlikçi bir sanat ortamında sergi yapma arzusuyla şekillenen Art Show: Galeriler Buluşması ’nı ücretsiz ziyaret edebilirsin. Ziyaret saatlerini ve konuşma serilerini buradan takip edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Bob Marley: One Love
Yönetmen: Reinaldo Marcus Green
Yapım yılı: 2024
Süre: 104 dakika
Biyografik filmlerin karşılaştığı en büyük zorluk, yaşamını konu aldıkları kişinin çok popüler, çok göz önünde olmasıdır. Özellikle sıkı hayranlarının, çoktan aramızdan ayrılmış olsalar dahi o kişiyle ve yaşamıyla ilgili çok fazla bilgiye sahip, yüzlerce video izlemiş olması, taklit ile gerçek arasında haksız bir rekabet oluşturur. Kendi tecrübelerimden yola çıktığımda aklıma gelen ilk örnek, 2010’ların en büyük sinematik felaketlerinden biri olarak gördüğüm Bohemian Rhapsody (2018) filmi. Freddie Mercury’e dair çok okumuş ve izlemiş bir Queen hayranı olarak beni Queen dinlemekten soğutan bu 2018 yapımının en kötü yanı, Freddie Mercury’nin yaşam öyküsünde neyi gösterdiği ve neyi göstermediğiydi. Keza Elton John biyografisi Rocketman’in iyi olmasının sebebi de tersine, bu seçicilikteki başarısıydı. Şimdi bir diğer müzik efsanesinin, Bob Marley’nin yaşamı beyazperdeye taşınıyor. Üstelik Bob Marley: One Love’ın beni kazanması çok kolay çünkü Bob Marley’nin yaşamına dair zihnimde hiçbir bilgi yok.
Filmi izlerken Bob Marley’in politikayla, inançla, halkla ilişkisine dair çok şey öğreniyor; bildiğim ve bilmediğim birçok şarkısını dinliyor; onu bir sanatçı, bir insan, bir eş ve bir iş ortağı olarak tanıyorum. Politik olarak oldukça karmaşık durumdaki ülkesi Jamaika’daki etkisini anlıyor, müziğin birleştirici gücünü kanıtlayan bir figüre dönüşmüş olmasını yadırgamıyorum. Hayatını tehlikeye atarak, politik açıdan taraf tutmayarak çıktığı iki konser ve bunların arasında yaşananlar filmin esas meselesi gibi duruyor. Buraya kadar her şey yolunda. Fakat film bitip de “sonra ne oldu” metinleri akmaya başladığında, filmin beyazperdeye neyi taşıdığıyla ilgili seçimlerinin iyi niyetine ve yerindeliğine dair şüphelere düşüyorum: Marley’in filmde sadece bir niyet, bir hayal olarak gösterilen Afrika konserinin gerçekleştiğini, dahası filmin esas meselesi olduğunu düşündüğüm, karmaşık Jamaika politikasının ortasında müzik yapıp konser vermeye devam etme idealinin somut bir yansıması olan rakip liderlerin sahnede buluştuğu anı sadece okuduğum metinlerle öğreniyorum. İzlediğim filmin Marley’i benim için daha da yüceltecek bu olayları göz ardı ediyor olması; onun yerine çok satan plaklara, Avrupa turnelerine, aşktaki kıskançlıklara ya da işteki ihanetlere odaklanması gözümdeki değerini azaltıyor.

Bob Marley: One Love | Kaynak: Paramount Turkey
Filmin en güçlü yanı, kuşkusuz ki Bob Marley’i canlandıran Kingsley Ben-Adir’in performansı. Meryl Streep (Margaret Thatcher, The Iron Lady, 2011), Daniel Day-Lewis (Abraham Lincoln, Lincoln, 2012) ve Gary Oldman’ın (Darkest Hour, 2017) Oscar ödüllü performanslarına dahi burun kıvırmama neden olan, biyografik filmlerdeki taklit odaklı ve makyaj destekli performanslardan kaçınan Kingsley Ben-Adir’in Bob Marley’i taklit etmediğini, yorumladığını düşünüyorum. Bunda pek tabii ki fiziksel olarak Marley’den çok daha bebek yüzlü, bakımlı ve seksi olmasının etkisi var. (Rocketman filminde Taron Egerton’ın yaptığı gibi) Bob Marley şarkılarını yeniden, kendi sesiyle kaydetmiş olmasının artıları da hissediliyor. Her şeyden önce Marley’i anladığı ve onun ruhuna kendisinden bir şeyler kattığı, rahatlığını benimseyerek sette eğlendiği anlaşılıyor. Marley’nin müzikteki ve hayattaki partneri Rita Marley rolündeki Lashana Lynch de dikkate değer bir performans sergiliyor. Lynch, Oscar-yemi filmlerdeki destekleyici eş rolünün ötesine geçmek istese, (filmin yapımcıları arasında da yer alan) Rita Marley’nin hikayesi bunun için yeterince güçlü olsa da, senaryo ve anlatmayı seçtikleri ne yazık ki buna olanak vermiyor, alan açmıyor.

Bob Marley: One Love | Kaynak: Paramount Turkey
Müziğin, sanatın ve sporun bireylerin, halkların üzerindeki birleştirici gücü sinemada çoğu zaman duygusal yönden güçlü hikayeler anlatmak için kullanılıyor. Bob Marley: One Love da bunu kullanmak için gerekli malzemeye fazlasıyla sahip. Oysa filmde Marley’in müziğinin zıt görüşlü kitleleri ve Jamaika halkını neden ve nasıl birleştirdiğine dair ipuçlarını toplamakta, birleştirerek büyük resmi görmekte zorlanıyoruz. Bob Marley’nin Exodus albümünün yaratım süreci, Avrupa turnesi ya da eşiyle olan ilişkisi neden-sonuç ilişkilerinden çok bir biyografi metninde yer verilmek istenen ansiklopedik paragraflar olarak geçiliyor. Ekran süresi oldukça fazla olan Rita Marley karakterinin derinine inilmekte zorlanılıyor. İyi yorumlanmış ve iyi yeniden-kaydedilmiş şarkılar müzikal anlamda izleyiciyi (ve beklentilerini) doyursa da hikayeye olan etkileri sembolik düzeyde kalıyor. Müziğin gücü ve Kingsley Ben-Adir’in performansı, filmi bir Bohemian Rhapsody olmaktan kurtarsa ve zevkle izlenen bir müzik filmine dönüştürse de, maalesef başarılı bir biyografik film olarak anılmasına yetmiyor.
Bob Marley: One Love, müziği merkezine alan biyografik yapımlar arasında benim için çok özel bir yere sahip değil ama 2024 sinema yılının sonuna geldiğimizde Kingsley Ben-Adir isminin ve etkileyici performansının halen hafızamda kalacağına eminim.
Alternatif işler:
- Invictus (2009, Clint Eastwood)
- Rocketman (2015, Dexter Fletcher)
Nerede izleyebilirsin? Bob Marley: One Love, bugün gösterime giriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Beyazperdede bugün gösterime giren Bob Marley: One Love, ekranda ise Nathan Fielder’dan The Rehearsal var.
16 Şub 2024

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.




