Bon Iver’le 21 şarkılık nahif ve kederli bir buluşma

Bon Iver; uzun zaman sonra çıktığı Avrupa turnesinde nahif, kederli ve geleceğin müziğine dair bir mesaj veriyor. Viyana’da Bon Iver konserinden bildiriyoruz.
Bon Iver’le 21 şarkılık nahif ve kederli bir buluşma

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

1976’da Viyanalı aktivistler eski bir mezbaha olan Arena Wien’in olduğu alanı bir kültür merkezi hâline getirmek için işgal eder. 200 binden fazla destekçinin ziyaret ettiği işgal mekânına Leonard Cohen de uğrar ve “Viyana’daki hatta Avrupa’daki en iyi yer” sözleriyle Arena Wien’i yüceltir. Hatta burada bir performans da sergiler.

2023’ün yazında Viyana’daki modern alt kültürün şimdi bile en güçlü temsilcisi olan Arena Wien’in açık hava sahnesinde Bon Iver’ı izlemek için giriş kuyruğundayız. Haklı bir mücadele sonucu elde edilen ve tarihi izler barındıran bir Doğu Avrupa mekânında, dünya indie folk sahnesinin en önemli ismi; güneşin geç battığı bir akşamüstü şarkılarını söyleyecek. 

Viyana, Justin Vernon yani Bon Iver’in pandemi nedeniyle ertelediği Avrupa konserlerindeki bir ayak. Bon Iver, Avrupa’da çok da fazla performans sergilemeyen Amerikalı müzisyenlerden. Festivallerde kalabalık bir orkestra ile sahne almayı tercih eden Bon Iver, bu turnede iki davuldan oluşan altı kişilik minimal bir ekibe sahip. Justin Vernon, kafa bandının üzerine taktığı büyük kulaklığı ile sahnede. Sanatçı, önündeki set up’ıyla aynı zamanda sahnede vokalleriyle oynayıp elektronikle akustik arasında geçiş yapan şarkılarına yer vereceği bir setlist sunacağının işaretini verdi.

Bon Iver, şarkı sözlerinde güncel siyasi olaylara dokundurup yaşamdaki maneviyatla mücadelesini şiirsel bir şekilde anlatma yeteneğine sahip nadir müzisyenlerden. İlk albümü her ne kadar aşk acısına dair birçok gönderme barındırsa da ilerleyen zamanlarda şarkıları, siyasi açıdan Amerikan devlet sistemini de eleştiren çok daha provokatif bir hâl aldı. Meksika sınırının hemen yakınına konumlandırdığı stüdyosundaki üretimleri sırasında yaşadıklarını Song Exploder podcast’inde anlatırken gözyaşlarını tutamaması gibi detaylar, yaptığı müziği içselleştirdiğinin de kanıtı.

Bon Iver | Fotoğraf: David Bitzan

Kazandığı Grammy’leri evinin pencere pervazında tutan tüm bu anti kişiliğinin yanı sıra Taylor Swift, Kanye West ve James Blake gibi sanatçılarla ortak çalışmaları başka bir popüler kültürün de kapısını araladı ona. Belki de o yüzden hemen yanımda konseri izleyen çift, “Taylor’ın albümünde yer alan şarkısını da seslendirir mi?” merakı içinde buluyor kendini. Bon Iver’ın konserlerinde exile şarkısına şimdilik yer yok. 

Ses oyunları başrolde

Konserin açılışı Bon Iver’ın Wish I Was Here filmi için yazdığı Heavenly Father şarkısı ile yapıldı. Müzisyenin şarkılarında din bazen çok önde gibi dursa da bu tamamen Justin Vernon’ın felsefi açıdan bakışının bir yansıması. Bon Iver, dini geleneksel şekilde ele almıyor ve sadece simgesel olarak kullanıyor; manevi bir özgürlüğü ima etme hâli bu.

666 ʇ, 10 d E A T h b R E a s T ve 715 - CR∑∑KS şarkılarında Vernon’ın ses oyunlarına en belirgin şekilde şahit olduk. Konser boyunca sanatçının vokali kimi zaman robotik kimi zamansa tok bir hâlde yankılandı. Aynı zamanda da radyo parazit seslerini de işittik. Vernon, tüm bu vokal düzenlemesini hemen elinin altındaki masadan yaptı. Karmaşık ama kusursuz bir şekilde kulaklarımızda yer edindi sesi.

Justin Vernon | Fotoğraf: Graham Tolbert

Justin Vernon, Hey, Ma şarkısına geçmeden hemen önce “Annenizi aradınız mı bugün?” diye sordu. Çünkü bu şarkının sözleri sanatçının çocukluk anılarına ve annesiyle olan ilişkisine dayanıyor. Hatta bir röportajında Vernon, şarkının referansını şöyle anlatıyor: “Anneni araman için bir hatırlatma bu şarkı. Hayatın dönüştüğü şeyin meşguliyetinden öteye geçemediğinde nedense ilk evi aramayı unutuyorsun.” Bu şarkının canlı kayıtlarını dinlemenizi öneririm. Emin olun, albümdeki hissinden çok çok daha başka bir yerde. 

Bon Iver, dört albümlük diskografisinden hit olmuş neredeyse tüm şarkılarını konserlerinde seslendirdi. Herhangi bir sanatçının solo konseri, sadece birkaç şarkıya sıkıştırılmış festival setlist’lerinden çok daha fazlasını bize verir. Bu da o günlerden biri… Perth şarkısında mesela bir bandoyu andıran davul ritimlerinin arasında nakaratta Justin Vernon’ın sesi inanılmaz bir ahenge büründü. Bu sırada da hava kararmaya başladı. Ve konserin duygu yüklü, karanlık kısmına geçiş yaptık. 

Bir ıslıkla dağılan kederler

Bu bölüm 33 “GOD” şarkısıyla başladı. Bu şarkının hikâyesi de sanatçının en başta bahsettiğim dinî göndermelerine sahip. Buradaki 33 sayısı Hz. İsa’nın 33 yaşında çarmıha gerilmesine bir atıf. Şarkı da 3 dakika 33 saniye uzunluğunda. New York’taki Ace Hotel’de tanıştığı biriyle sohbetinden yola çıkan sözlerinde ise şurası oldukça ironiktir: “We find God and religions to / Staying at the Ace Hotel.” Sarkastik göndermeleriyle dolu şarkıyı canlı dinlerken nefessiz kaldık çünkü kusursuz bir indie elektronik müzik akışkanlığına şahit olduk.

Bon Iver, sahnede elinde akustik gitarıyla kaldığında birazdan zamansız hit’i Skinny Love’ı çalacağına eminiz. Sanatçıyı kitlelerle tanıştıran, bir sevgilinin diğerine acı dolu yalvarışlarını konu alan şarkı; süssüz, sade ve bir o kadar da acı verici bir melodiye sahip. Eğer Bon Iver dinleyicisiyseniz bu şarkıda Justin Vernon’ın vokalinin ne kadar keskin ve tüyler ürpertici olduğunu da bilirsiniz. Derin bir sessizliğin hâkim olduğu konser alanında, bir ıslık sesi tüm kederi dağıttı. Ve herkes şarkıya eşlik etmeye başladı. 

And now all your love is wasted
And then who the hell was I?
And I’m breaking at the britches
And at the end of all your lines

Işıklarla sahne boyanırken Bon Iver, yine tek başına re: Stacks şarkısını söyledi. Bu şarkı da 2008 yılında yayınlanan ilk albümü For Emma, Forever Ago’dan. Bu albümü kız arkadaşından ayrılıp ciddi bir hastalık atlattıktan sonra babasının yıllar önce yaptığı av kulübesinde kaydetti. Alçak gönüllü bir melodik yapısı olan albümdeki gibi Justin Vernon’ın sahne imajı da böyle. Hem de yıllar geçip eleştirmenler tarafından üst raflara taşınan onca şarkısına rağmen...

Bon Iver | Fotoğraf: David Bitzan

Geçmişteki bir ana götüren sözler

Grup üyeleri Holocene şarkısında tekrardan sahneye döndü. Artık biraz ritmi yükseltme zamanı… Gitarist bazen saksafonu eline alıyor, baterist kimi zaman tuşlular kimi zamansa arka vokallerde… Multi enstrümantalist bir ekip var karşımızda. Zaten şarkılarda çağdaş cazdan örnekler de işitmeniz mümkün. Justin Vernon, birçok kez kendisini dinlemeye gelen büyük kalabalığa inanamayıp teşekkür etmeyi ihmal etmedi. Naeem’de Justin Vernon, konserde kapanışa doğru gitti. PDLIF sonrasında ise son şarkı Blood Bank çaldı. Ve sahne ışıklarla kıpkırmızı oldu. Usta söz yazarı Justin Vernon, bu şarkısında kurgusal bir tanışma hikâyesi anlattı. Öncelikle bu şarkının canlı ile albüm kayıt versiyonunun birbirinden çok farklı olduğunu bilmelisiniz. Canlı versiyonu sakin başlayıp ardından bambaşka bir düzenleme ile tamamlanır. Son düzlükteki keskin gitarlar, fazlasıyla rock ‘n’ roll ve vahşi. Zaten Justin Vernon da konserin bu son şarkısında gitarını eline aldı ve kendi solosuyla geceyi kapattı.  

Indie müziğin altın çağı 2000’lerde ergen ya da genç olan bir kitle ile Bon Iver’i Taylor Swift sayesinde keşfetmişlerin harmanlandığı bir konser gecesi bu. Şarkılarla hipnotize olurken geçmişteki bir anımızı hatırlatan sözleri ya da melodiyi yakalamaya çalıştık. Konser bitiminde ruhani bir anın içinde olduğumuzu fark ettik belki de. Kimse alanı terk etmedi, bir soğuk bira daha içildi ve iyi müziğin üzerimizde bıraktığı izi tutmaya devam etti. Bon Iver, şu aralar Amerika turnesine devam ediyor. Justin Vernon’ın güncel radyo programı bu adresten dinlenebilir. Günün birinde fırsatınız olursa kendinize bir Bon Iver konseri ısmarlamayı unutmayın.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎧 Bon Iver'le nahif ve kederli bir buluşma, Blur'un olgunlaşan melankolisi

Bon Iver'in Viyana'da verdiği nahif ve kederli konserinde 21 şarkılık bir tur. Blur'un yaş haddini çoktan aşmış melankolisinde 42 dakikalık bir yolculuk.

31 Tem 2023

Fotoğraf: Michal Augustini

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Tuba Büdüş

·

31 Tem 2026

İşe Yarar Bir Hayalet: Unutturuldu sanılan hafıza nasıl geri döner?
DuendeDuende

HİKAYE

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

Emre Eminoğlu

·

31 Tem 2026

Bir büyüme hikayesi: Spider-Man nasıl farklı hisseden herkesin kahramanı oldu?
DuendeDuende

HİKAYE

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.

Soner Can

·

31 Tem 2026

İnsan ruhunun karanlık sularında: John Boyne'un 'Elementler' serisi üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yaşama hevesini kaybedenler için kitaplar

Her gün fark ettiğimiz küçük sevinçler, yalnızca o anı güzelleştirmekle kalmaz, beynimizin gelecekte de sevinci fark etme kapasitesini yavaş yavaş artırır. Mizahi edebiyat ise sadece dikkatimizi dağıtmaz bize hayata yeni bir bakış açısı kazandırır. İnsanların ne kadar da harika bir şekilde ne kadar da harika olmadıklarını gösterir.

Aslı Perker

·

31 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yaşama hevesini kaybedenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

'Widow's Bay': Korku ve komedi aynı hikayenin içinde yaşayabilir mi?

İlk sezonuyla En İyi Komedi Dizisi dahil 19 dalda Primetime Emmy adaylığı elde eden "Widow’s Bay", eksantrik karakterleri ve her bölüm değişen korku gelenekleriyle türün sınırlarında geziniyor.

Emre Eminoğlu

·

27 Tem 2026

'Widow's Bay': Korku ve komedi aynı hikayenin içinde yaşayabilir mi?