

Paribu Hub “Akıllı Sözleşme ve Solidity Practicum” eğitimi için başvurular devam ediyor
"Akıllı Sözleşme ve Solidity Practicum eğitimi" için son başvuru tarihi 8 Aralık Türkiye’nin alanında öncü teknoloji şirketi ve lider kripto para işlem platformu Paribu ’nun kurduğu Paribu Hub , geleceğin teknolojisi olan web3’ün…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), üçüncü çeyrek büyüme verisini açıkladı. Ülkemiz ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %3,9 oranında büyüdü. Piyasa beklentisi büyümenin %4,4 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi.
Manşet değerler
Zincirlenmiş hacim endeksine göre hesaplama ile yılın üçüncü çeyreğindeki yıllık büyüme %3,9 olarak hesaplandı. Bu veriyle birlikte yılın ilk dokuz ayındaki büyüme, bir önceki yılın aynı dönemine göre %6,2 oldu. Veri ile birlikte sekiz çeyrektir %6’nın üzerinde büyüme serisi de bozulmuş oldu.
🔍 Detay: Veri setinde yılın ikinci çeyreğindeki büyüme oranının %7,6’dan %7,7’ye revize edildiği görülüyor.
💾 Cep bilgisi: Zincirlenmiş hacim endeksi bazlı hesaplama, gayrisafi yurt içi hasılada enflasyon etkisinin arındırılmasıyla yapılan hesaplamadır. Hesaplama, önceki yıl ortalaması, önceki yılın son çeyrekliği ve önceki yılın aynı çeyrekliği ile tabanlı yapılabilir. Bu metodoloji ile büyüme verisinde daha tutarlı bir seri elde etmek hedeflenir.
Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış GSYH değişiminin ise bir önceki çeyreğe kıyasla -%0,1 olduğu görülüyor. Burada beklenti %0,5 küçülme idi. Bu veri, dokuz çeyrek sonunda ilk kez (küçük de olsa) daralmaya işaret ediyor.
Veri setinde, cari fiyatlarla yıllıklandırılmış GSYH büyüklüğünün 842,3 milyar USD’ye ulaştığı görülüyor.
Büyüme kompozisyonu
Büyüme dinamikleri içinde özel tüketimin katkısının artmaya devam ettiği görülüyor. Özel tüketimin itici gücünün yanında kamu harcamalarının da bir miktar artması büyümeyi destekleyen diğer bir unsur olarak öne çıkıyor. Hanehalkı tüketimindeki %19,9’luk artış büyümeye 12 puanlık katkı sağlıyor. Özel tüketimin GSYH içindeki %70’lik payı bu alandaki açık ara liderliğini sürdürdüğünü teyit ediyor. %8,5 artan kamu harcamalarının katkısının da 2018’in ikinci yarısı sonrasındaki en yüksek seviyede olduğunu ifade etmek gerekiyor.
İç ve dış talep katkısının bir miktar azaldığı bu dönemde stokların büyüme üzerindeki uzun süredir devam eden olumsuz baskısının sürdüğü görülüyor. Dış alem talebinde yaşanan düşüş ve ihracat üzerindeki olumsuz etkisi ise net dış talebin büyümeye katkısını 0,7 puan ile sınırlandırmış durumda. Stok azalışının da büyümeye -9,5 puan etki ettiği görülüyor.
Yatırım harcamalarındaki yavaşlama ise orta vadeli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor. Bu alandaki iyi haber ise makine ekipman yatırımlarındaki büyümenin devam etmesi. İnşaat yatırımları yıllık bazda %19,9 oranında daralırken makine ve teçhizat yatırımlarının aynı dönemde %14,3 oranında büyüdüğü görülüyor. Yatırımların GSYH içindeki payı %23 seviyesinde.
Sektörel bazda daralan tek ana sektör inşaat oldu. Beş çeyrektir daralan sektörde yıllık bazda daralma ise %14,1 oldu. Bu grupta finans ve sigorta faaliyetleri %21,6 ile en hızlı büyüyen sektör konumunda.
Gelirler tarafında ise çalışanların payının geçen yılın aynı dönemine göre düştüğü ancak bir önceki çeyreğe göre arttığı görülüyor. İşgücü ödemelerinin yılın üçüncü çeyreğinde toplam GSYH’den aldığı pay %26,3 seviyesinde bulunuyor.
Yansımalar
Verinin açıklanmasının ardından Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Türkiye Ekonomi Modeli’nin amaçlarını hatırlatarak atılan adımlar sayesinde Orta Vadeli Plan’da hedeflenen %5 civarındaki büyümenin yakalanacağını söyledi. Bu büyüme ivmesi ile en güçlü büyüyen ülkeler arasında yer alacağımızı ifade eden Nebati, 1,7 milyon kişilik yeni istihdam kapasitesini işaret ederek bu alandaki güçlenmeye de vurgu yaptı.
Nureddin Nebati’nin yanında İstanbul Sanayi Odası, İstanbul Ticaret Odası, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği gibi kuruluşların yöneticilerinden de mesajlar geldi. Mesajların ortak noktası ekonomik aktivitede canlılığın bir miktar ivme kaybına rağmen sürmesinden duyulan memnuniyet olarak özetlenebilir. Mesajların alt metinlerinde ekonomik dayanıklılık vurgusu da öne çıkan ayrı bir unsur.
Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren ise yaptığı açıklamada, "Sektörde büyümeye dönüş için inşaat yatırımlarında canlanmaya ve kronik hal almış girdi maliyetlerinde artış sorununun çözümüne ihtiyaç duyulmaktadır" mesajıyla sektöründeki daralmaya işaret etti.
Sonuç olarak
Öncü ve yüksek frekanslı veriler, ekonomideki ivme kaybının dördüncü çeyrekte de devam ettiğine işaret ediyor. Güçlü tüketim harcamalarının devam etmesi büyüme odağını bu alana kaydırırken net dış talebin düşen pozitif etkisi olumsuz olarak değerlendirilebilir. Yatırım harcamalarındaki ivme kaybı da dördüncü çeyrek büyümesi açısından olumsuz bir sinyal olarak öne çıkıyor.
Genel makroekonomik çerçeve içinde parasal sıkılaşma süreci ve küresel durgunluk beklentileri büyümeyi sınırlandırma potansiyeli taşıyan en önemli unsurlar olarak liste başı konumunu koruyor.
Kısaca, veri yavaşlama eğilimini teyit etmekle birlikte yıl sonu beklentileri olan %5,0 - 5,5 seviyesinde bir değişikliğe yol açmamış durumda.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ekonomi yıllık bazda %3,9 büyürken bir önceki çeyreğe göre %0,1 daraldı. Avro Bölgesi'nde tüketici enflasyonu %0,1 geriledi. Avrupa Komisyonu Rusya'nın dondurulan varlıklarına el koymak için teklif verdi.
01 Ara 2022

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor

Bu hafta yurt içinde TCMB'nin faiz kararı ve tüketici güven endeksleri öne çıkarken, yurt dışında Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, İngiltere ve Japonya enflasyonu ile ABD, Almanya ve Avro Bölgesi öncü PMI verileri ön planda.
19 Eki 2026



