Çeyrek yüzyılın en büyük antitröst davasında kapanış


‘Etki Yaratan Kuluçka Merkezi’: İTÜ Çekirdek ’in başvuruları devam ediyor Hayalleri sınırları aşmış girişimcilerin başarı hikâyelerine 2011 yılından bu yana ortak olan, dünyanın en iyi üniversite kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek ’in başvuruları devam ediyor. Nedir? “Etki Yaratan Kuluçka Merkezi” olmanın sorumluluğuyla 1’den 1000’lere ulaşarak girişimcilik ekosistemini dönüştüren İTÜ Çekirdek , 27 Mayıs’a kadar devam edecek olan 3’üncü dönem başvurularıyla teknolojik ve inovatif çözümünün ticarileşebilir olduğuna inanan tüm girişimcilere kapılarını açıyor. Neden önemli? Girişimcileri 360 derece destekle büyüten İTÜ Çekirdek ’e bir yılda 7 binden fazla başvuru yapılırken bunlardan 500’ü aşkın olanı programa kabul ediliyor. İTÜ Çekirdek’te yılda 4500’ü aşkın mentorluk eğitimi veriliyor. 250 saati geçen gelişim programı, 100’den fazla seminer, workshop, networking buluşmaları ile 90’dan fazla girişimcilik eğitimi takip ediyor. Her yıl 300’ün üzerinde yatırımcı buluşması ve onlarca Demo Day düzenleyen İTÜ Çekirdek, bu sayede girişimcilere binden fazla kurumsal paydaşın karşısında sunum yapma ve kendini tanıtma imkânı sağlıyor. 30’un üzerinde partner kuluçka merkeziyle girişimciler, geniş bir network ağına ulaşırken kendilerine indirimli ve öncelikli hizmet sağlayan 50’yi aşkın kurumun özel imkânlarından faydalanıyor. Başarının sürdürülebilir olduğu İTÜ Çekirdek, her yıl 90’dan fazla girişime yatırım alma imkânı sunuyor. Teknolojik ve inovatif çözümünün ticarileşebilir olduğuna inanan tüm girişimcilere kapılarını açan İTÜ Çekirdek ’e 27 Mayıs’a kadar başvuru yapmak ve detaylı bilgi almak için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
ABD Adalet Bakanlığı'nın Google'ın çatı şirketi Alphabet'i rakip şirketlerinin arama motorlarını anlaşmalarla engellemekle suçladığı antitröst davasının kapanış konuşmaları dün dinlendi. Google, kullanıcıların birçok alternatifi olduğunu savunarak suçlamaları reddetti.
Suçlamalar
Davada sunulan belgelerde ise Alphabet'in Google'ı varsayılan arama motoru yapması için 2022'de Apple'a 20 milyar dolar ödediği belirtildi. Hükümet, bu tip avantajlar için ücret ödenen anlaşmaların rekabete zarar verdiğini savundu. Buna ek olarak savcılar, Google'ın reklamcılığı kontrol ettiğini, fiyatları artırarak üstünlüğünü kötüye kullandığını ve ihaleleri manipüle ettiğini iddia etti.
- Detaylar: Mobil arama trafiğinin %93'ü Google üzerinden yapılırken şirketin Microsoft'a ait rakibi Bing arama motoru ise aramaların sadece %2'sine ev sahipliği yapıyor.
Google suçlu bulunursa ne olacak?
Google'ın suçlu olup olmadığının yıl sonundan önce belli olması bekleniyor. Suçlamanın ardından verilecek ceza için duruşmalar devam edecek.
Google'ın şirketin işleyişiyle ilgili değişiklik yapması, Google Chrome departmanını dağıtması ya da şirketin kullanıcılarının varsayılan arama motorunu kendilerinin belirlemesine izin vermesi istenebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Google'ın tekelcilikle suçlandığı antitröst davasında kapanış konuşmaları dinlendi. Spotify, şarkı sözlerine limit getirdi.
03 May 2024

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Televizyonda sunucuların “50 milyon bizi izliyor” dediği günlerden herkesin kendisi için üretilmiş başka bir içerik akışında yaşadığı "yankı odaları" dünyasına geldik. Sosyal medya ortak metni parçaladı, üretken yapay zeka ise kişiselleştirmeyi başka bir aşamaya taşıdı. Peki bu ortamda kitle iletişimi tamamen öldü mü? Belki de buradaki asıl krizi erişimin azalması değil, ortak gerçekliği kuran sistemlerin giderek daha az hesap verebilir hâle gelmesi olarak okumalıyız.

Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.



