Geri dönüş mü?

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Formula 1’in efsane takımlarından biri olan Ferrari, geçen sezon zor bir dönemden geçti. 2019’da ortaya çıkan güç ünitesi tartışmalarının ardından, rakip takımların hamleleri sonucunda FIA’in duruma müdahalesiyle aracın performansında belirgin bir düşüş yaşandı ve takım 1980’den sonra en kötü sezonunu geçirerek Markalar Şampiyonası’nda altıncı oldu. Bu sezon ise Ferrari, hem tasarımsal hem de yönetimsel değişimlerle en azından üçüncülük mücadelesine geri dönmüş gibi gözüküyor.
Güç ünitesi çıkmazı
2019 sezonunda Ferrari’nin alışılmadık performansının farkına varan rakip takımlar arasında sesler yükselmeye başlamıştı fakat net bir itiraz henüz yapılmamıştı. Ferrari için planların tersine döndüğü dönem, Red Bull’un güç ünitesi testleriyle ilgili sunduğu yakıt akış sensörünü yanıltmak, pistin yakıt kontrolü noktaları dışında farklı bir strateji uygulamak gibi alternatif senaryoların ışığında SF90’ın incelenmesi ile başladı.

Art arda gelen pole pozisyonları ve podyumların ardından Amerika Grand Prix’sinde temposu gözle görülür bir şekilde düşen Ferrari ile FIA arasında 2020 sezonu kış testleri sürecinde bir gizli antlaşma yapıldığı açıklandı. Fakat bu antlaşma ile alakalı açıklanan tek şey gerçekleştiğiydi, ayrıntılara taraflar arasında saklı kalacaktı ve güç ünitesinin kullanım şeklinin illegal olduğu net bir şekilde belirtilmemişti.
Teknik değişimler
Bu gizli antlaşmanın ardından motora uyum sağlayamayan araç yapısıyla SF1000’in performansının iyileştirilmesi gerekiyordu ve bu farkındalıkla Ferrari’nin 2021 sezonuna yönelik değişimlerin şimdiye kadar gerçekleşen yarışlarda işe yaradığı gözlemlenebilirken sezonun devamı için de umut vadediyor.

Formula 1’in harcamaları minimize etmek amacıyla başlattığı token sisteminin de etkisiyle arabayı baştan dizayn edemeyeceklerinden, Ferrari güç ünitesine ek olarak gearbox (vites kutusu) geliştirmeleri yapmayı seçti. Bu bölümü seçmeleri aslında onlara etkili değişiklikler yapabilmek adına bir fırsat yarattı, böylece aracın özellikle geçen sezon pilotlara problem yaratan arka kısmındaki dengesi ve azalan drag force (sürüklenme kuvveti) ile hareket anındaki hava akışı iyileştirildi. Aerodinamik değişimler ve güç ünitesi geliştirmeleriyle birlikte olması gerektiği seviyeye yaklaşma yolunda emin adımlar atan Ferrari’nin yarış temposunu daha da artırabilmek için yavaş virajlardaki iyi performansını düzlüklerdeki hızıyla tamamlamaya ihtiyacı var.
“Smooth Operator”
Teknik değişimlere ek olarak Carlos Sainz Jr. da bu sene İtalyan takıma dahil oldu. Sebastian Vettel döneminde her yarışta değişiklik gösteren, hızlı olana öncelik verilen takım emirleri problemleri ve “2.pilot olma durumu” üzerine, özellikle Ferrari’nin tüm efsane pilotları yıprattığı hikayesi varken, kariyerinde bir risk aldığı düşünülen Sainz için durum şimdilik böyle değil. Hatta henüz 5. yarışında podyuma çıkan pilotun bakış açısı ve Ferrari’nin dönüşüm ihtiyacı bir araya geldiğinde, aslında bu ikilinin hedeflere uygun olduğu net bir şekilde görülüyor.

McLaren’da Lando Norris ile birlikte pek çok gelişmeye ve ilke imza atan yetenekli pilot, neredeyse her yarışta takımına puan kazandıran istikrarlı bir performansa sahip. Geçmişte ise özellikle sezon içerisinde Toro Rosso’dan Renault’ya geçiş sürecine hızlı uyum sağlayabilmesi ve yeni aracı anlayarak sürüş tarzını avantaja çevirmesi, nerede olursa olsun daha iyiyi yapabileceğine işaret ediyor. Ayrıca Sainz’ın mühendislerle yakın çalışması ve değişime açık yapısıyla da aracın gelişimine katkı sağlaması, Ferrari’nin teklifinin ardındaki sebeplerden biriydi.
Geçen sezonun aksine, Ferrari takım patronu Mattia Binotto’nun da belirttiği gibi Ferrari’nin lider pilot tanımını yapmamasıyla birlikte takım tarihindeki en genç pilot ikilisinin eşit imkanlara sahip olarak kendilerini gösterebileceği bir sezon, takımı yukarıya taşıyabilir. Kendini sürekli geliştirmesi ve baskı altında da istikrarından ödün vermemesiyle, Vettel’den daha sürdürülebilir bir katkı sağlayacağına inanılan Sainz’ın risk alması gereken noktalarda çekinmemesi ve geri planda kalmaması gerekiyor. Yani hem kendi kariyeri hem de hayallerinin takımı için geçtiğimiz yarışlarda şahit olduğumuz kritik anları, doğru anda doğru hamleyi yaparak değerlendirmesi şart.
Demet Tümkaya, TEVİTÖL mezunu ve şu anda Koç Üniversitesi'nde Kimya-Biyoloji Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği okuyor. Teknoloji ve spora ilgi duyan Demet, Aposto! bünyesinde motor sporları, yüzme ve voleybol üzerine yazılar yazıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sen yola çık, yol sana görünür.
11 Haz 2021

YAZARLAR

Demet Tümkaya
Demet Tümkaya, TEVİTÖL mezunu ve şu anda Koç Üniversitesi'nde Kimya-Biyoloji Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği okuyor. Teknoloji ve spora ilgi duyan Demet, Aposto bünyesinde yüzme ve voleybol üzerine yazılar yazıyor.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




