Chrome satışı gündemde: Bir tekel, başka bir tekel doğurur mu?

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
2024 ve 2025, Google’ın rekabet kurallarını gündemine almak zorunda kaldığı iki kritik yıl oldu. ABD merkezli teknoloji devi, yalnızca 8 ay arayla iki farklı mahkemeden tekelcilik hükmüyle ayrıldı. ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) tarafından Google’a açılan tekelcilik karşıtı davalarda iki yargıç, şirketin arama motoru ve çevrimiçi reklamcılık pazarında tekel oluşturarak ABD’nin rekabet yasalarını ihlal ettiğine hükmetti.
Bu hükümler doğrultusunda taraflar, pazardaki tekeli bozmaya yönelik önerilerini sunarken DOJ, Google’ın bazı platformlarını elden çıkarması gerektiğini dile getirdi. Bu öneriler arasında Chrome’un elden çıkarılmasına yönelik öneri, özellikle dikkat çekiciydi. Zira bu tip bir senaryo, arama motoru pazarındaki dengeleri yerle bir etme potansiyeli taşıyordu.
Yüksek profilli teknoloji şirketlerinin üst düzey yöneticileri, dava kapsamında görülen duruşmalarda ardı ardına tanık olarak kürsüye çıktı. Bu yöneticilerin mahkeme önünde Chrome’u satın almakla ilgilenebileceklerini dile getirmesi ise bir tekelin bitişinin başka bir tekelin doğuşuna neden olup olmayacağına yönelik soru işaretlerini gündeme taşıdı.
Bir adım geriden: DOJ, 2020 yılında Google’a arama motoru pazarında %90’lık bir payı elinde tuttuğu gerekçesiyle dava açmıştı. ABD’li yargıç Amit Mehta ise geçen yılın Ağustos ayında şirketin arama motoru pazarında bir tekel oluşturarak ABD yasalarını ihlal ettiğine hükmetti. Daha sonra bakanlık, dava kapsamında mahkemeye sunduğu bir belgede Google’ın, pazardaki tekelci pozisyonunu bozmak için Chrome’u elden çıkarması gerektiğini dile getirdi.
- Bakanlığın çözüm önerisi kabul edilirse Google, 5 yıl boyunca arama motoru pazarına tekrar giriş yapamayacak.
Bakanlık ayrıca, Google’ın kendi hizmetlerini Android cihazlarda varsayılan hâle getirmekten vazgeçmemesi durumunda Android’i de elden çıkarması gerektiğini belirtti.
Neden önemli? Google, güncel olarak arama motoru pazarında %89,6’lık bir pazar payını elinde bulunduruyor. Bu da hâlâ dünya genelinde yapılan internet aramalarının yaklaşık %90’ında Google’ın kullanıldığı anlamına geliyor. Platformun en yakın rakibi Bing’in pazar payı, yalnızca %3,8 seviyesinde. İlk 5’te Google ve Bing’i sırasıyla Yandex, Yahoo! ve DuckDuckGo takip ediyor.
Benzer şekilde Google’ın tarayıcısı Chrome da %66,19’luk bir payla pazar liderliğini elinde tutuyor. Chrome’un en yakın rakibi Safari, pazardan %17,25’lik bir pay alırken onu sırasıyla Edge, Firefox ve Samsung Internet izliyor. Hâlihazırda kendi tarayıcısında Google’ı dayatarak pazarda hakimiyet kuran şirketin, dünyanın en çok satılan akıllı telefonu iPhone’lardaki Safari tarayıcısında varsayılan arama motoru olmak için Apple ile yaptığı 20 milyar dolarlık bir anlaşma da bulunuyor. Ayrıca Google’ın, Firefox’ta varsayılan arama motoru olmak için Mozilla ile de benzer bir anlaşma yaptığı biliniyor.
Bununla birlikte: Şirketin açık kaynaklı işletim sistemi Android de satışa sunulan mobil cihazların %72,23’ünde kullanılıyor ve çatı şirket Google’ın hizmetlerini varsayılan olarak tüketicilere sunuyor.
Dolayısıyla şirket, geniş ekosisteminde kendi hizmetlerini dayattığı gibi başka şirketlerle yaptığı anlaşmalar yoluyla da Google’ı en çok kullanılan cihazlarda varsayılan hâle getiriyor. Bu nedenle Chrome ve Android, Google’ın tekelini pekiştirme yolunda kritik rol oynayan iki önemli platform olma niteliği taşıyor.
Bilgi notu: ABD’li yargıç Leonie Brinkema da geçen ay DOJ’un 2023’ün Ocak ayında açtığı bir dava kapsamında Google’ın çevrimiçi reklamcılık pazarında tekel oluşturduğuna hükmetti. Bakanlık, dava dosyasında Google’ın pazarda %87’lik bir payı elinde tuttuğuna dikkat çekmişti.
Brinkema’nın hükmünün ardından DOJ, mahkemeye sunduğu öneri dosyasında teknoloji devinin pazardaki tekelini bozmak için AdX ve Google Ad Manager platformlarını elden çıkarması gerektiğini öne sürdü. Kurum, her iki platformun da pazardaki rekabeti minimuma indirdiğini ve Google’ın tekeline katkı sağladığını belirtti.
Rakipler sıraya girdi
Diğer yandan Google’ın arama motoru pazarındaki tekelini bozmaya yönelik dava kapsamında görülen duruşmalarda rakip şirketlerin üst düzey yöneticileri, ardı ardına tanık kürsüsüne çıkarak görüş bildirdi. Bu görüşler, Google’ın Chrome’u satmak zorunda kalması durumunda pek çok şirketin popüler tarayıcıya talip olacağına işaret etti. Potansiyel bir Chrome satın alımıyla ilgilenebileceğini bildiren şirketler arasında OpenAI, Perplexity AI ve Yahoo! da yer aldı.
OpenAI: OpenAI’ın ChatGPT operasyonlarının yöneticisi Nick Turley, dava kapsamında görüş sunan ilk yöneticilerden biriydi. Google’ın Chrome’u satmak zorunda kalması hâlinde pek çok şirket gibi Chrome’u satın almakla ilgilenebileceklerini dile getiren Turley, bu tip bir senaryoda Chrome ve ChatGPT arasında daha derin bir entegrasyon sağlanacağının da altını çizdi.
Turley ayrıca, OpenAI’ın bugün karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birinin dağıtım olduğunu vurgulayarak rakiplerinin kullanıcıların platformları keşfetmelerini mümkün kılan tarayıcı ve uygulama mağazası gibi erişim noktalarını kontrol edebildiğine dikkat çekti.
Şubat ayında açıklanan rakamlara göre her hafta 400 milyonun üzerinde kullanıcı, OpenAI hizmetlerini aktif olarak kullanıyor.
Perplexity AI: Perplexity AI’ın baş işletme sorumlusu Dmitry Shevelenko da potansiyel bir Chrome satın alımıyla ilgilenebileceklerini bildiren yöneticiler arasındaydı. Projeyi devralmaktan mutluluk duyacaklarını belirten Shevelenko, Perplexity AI’ın Chrome ölçeğinde bir tarayıcıyı kalitesini bozmadan ve ekstra maliyet üretmeden yönetebileceğine inandığını dile getirdi.
Shevelenko, görüşünde Google tekelinin yarattığı zorluklara da değindi. Perplexity’yi cihazlarda varsayılan yapay zeka asistanı hâline getirmek için kullanıcıların onlarca Android ayarı arasında gezinmek zorunda kaldığını vurgulayan yönetici, daha önce Perplexity AI hizmetlerini ön yüklü hâle getirmek için cihaz üreticileriyle görüşmeler yürüttüklerini, fakat birçok üreticinin Google ile anlaşmalarının iptal olmasından korktuğu için anlaşma yapmaktan çekindiğini de sözlerine ekledi.
Perplexity AI’ın güncel olarak 15 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunuyor.
Yahoo: Yahoo’nun arama motoru operasyonlarından sorumlu biriminin genel müdürü Brian Provost da görüşünde Yahoo’nun Chrome’u satın alabileceğini dile getirdi. Chrome’u web pazarındaki en önemli stratejik oyuncu olarak nitelendiren Provost, Yahoo’nun platformu satın alması hâlinde pazar payının %3’ten çift haneli sayılara çıkabileceğini vurguladı.
Bu tip bir satış anlaşmasının milyarlarca dolara mâl olabileceğini ifade eden Provost, Yahoo’nun çatı şirketi Apollo Global Management’ın desteğiyle bu finansmana erişebileceklerine işaret etti. Provost ayrıca, arama sorgularının yaklaşık %60’ının bir web tarayıcısı üzerinden yapıldığını da sözlerine ekledi.
Dünya genelinde 1 milyardan fazla kişi Yahoo hizmetlerini kullanıyor.
Öte yandan: Rakip arama motoru DuckDuckGo’nun CEO’su Gabriel Weinberg, bütçelerinin bir Chrome satın alımına yetmeyeceğine işaret etti.
Mozilla’nın finans direktörü Eric Muhlheim ise gelirlerinin %85’ini Google’ı Firefox’ta varsayılan arama motoru hâline getirmek için yaptıkları anlaşmadan elde ettiklerini vurgulayarak DOJ’un Google tekelini bozmak için bu tip anlaşmaları yasaklaması hâlinde iflas edebileceklerini dile getirdi.
Muhlheim, 2014-2017 yılları arasında Yahoo’yu varsayılan arama motoru hâline getirdiklerinin, fakat bu tercihin kullanıcılar tarafından olumsuz karşılandığının da altını çizdi.
Bir tekel gider, diğeri gelir mi?
Duruşmalardan birinde tanık kürsüsüne çıkan üst düzey Apple yöneticisi Eddy Cue da Apple’ın Safari tarayıcısına OpenAI, Perplexity AI ve Anthropic’in yapay zeka destekli arama motorlarını eklemeyi planladığını açıkladı. Geçen ay yapay zeka araçlarının kullanımındaki artış nedeniyle Safari’deki aramaların ilk kez düşüş gösterdiğini belirten Cue, yapay zeka destekli arama araçlarının bir gün Google gibi geleneksel arama motorlarının yerini alacağına inandığını dile getirdi.
Tahminler: ABD merkezli araştırma şirketi Gartner, geçen yıl yayımladığı bir analizde ChatGPT gibi yapay zeka destekli sohbet robotlarının kullanımındaki artış ve arama alışkanlıklarının yapay zekaya kayması nedeniyle 2026 yılına kadar Google gibi arama motorlarının kullanımında %25’lik bir düşüş yaşanacağını tahmin etmişti.
Dolayısıyla OpenAI ve Perplexity AI gibi yapay zeka alanında öncü bir oyuncunun Chrome’u devralmasının benzer bir tekel yaratabileceği tahmin ediliyor. Analistler ayrıca, Yahoo! gibi yüz milyonlarca kullanıcıya ve onlarca web hizmetine sahip rakip bir platform tarafından yapılacak potansiyel bir satın alımın da Google tekelini bitirse de başka bir tekelin doğuşuna yol açacağını öngörüyor.
Perspektif: Bu nedenle uzmanlar, tekelcilikle mücadelede yalnızca mülkiyet değişikliğinin yeterli olmayacağına işaret ediyor. Teknoloji dünyasında sürdürülebilir ve adil bir rekabet ortamı yaratılması için atılması gereken daha fazla adım bulunuyor. Özellikle beş adım, rekabeti tahsis etmede alınabilecek en önemli aksiyonlar olarak nitelendiriliyor.
Kullanıcı verisine erişim sınırlandırılarak şirketlerin veri üzerinden kurduğu tekel avantajı kırılmalı. Kullanıcıların verilerini istedikleri hizmete kolayca taşıyabilmesi ve hangi verinin nasıl kullanıldığını görebilmesi sağlanmalı.
Açık standartlar teşvik edilmeli. Bir tarayıcıyı kullanan biri, farklı arama motorlarını ve çevrimiçi hizmetleri bu tarayıcıya kolayca entegre edebilmeli.
Cihaz veya uygulama kurulumunda varsayılan tarayıcı ve arama motoru seçimleri kullanıcıya bırakılmalı.
Büyük teknoloji şirketlerinin tarayıcı, arama motoru ve veri odaklı hizmetlere ilişkin satın alımları, rekabet otoriteleri tarafından çok daha sıkı ve proaktif bir biçimde denetlenmeli.
Dikey entegrasyona kısıtlama getirilmeli. Büyük teknoloji şirketlerinin hem platform sahibi hem de bu platformlar üzerinde hizmet sağlayıcı olması, örneğin Google’ın hem tarayıcı hem arama motoru hem de reklam ağı hizmeti vermesi rekabeti boğduğu için belirli ölçeğin üzerindeki şirketlerin kendi platformlarında rakip hizmetlere eşit erişim ve görünürlük sağlaması zorunlu olmalı.
Bir adım sonrası: ABD’de düzenleyici kurumların Google’ı bu tip ek aksiyonlar almaya zorlayıp zorlamayacağı şimdilik belirsiz. Fakat birçok analist, yalnızca mülkiyet değişikliğinin pazardaki tekeli yok etmeye yetmeyeceği konusunda hemfikir. Uzmanlar, Chrome satışının ancak ek adımlarla birlikte anlamlı ve rekabetçi bir değişim yaratabileceğine işaret ediyor. Aksi takdirde ise logoların değişeceği, fakat tekelin baki kalacağı belirtiliyor.
Yargıç Amit Mehta’nın davaya ve DOJ’un önerilerine ilişkin nihai kararını Ağustos ayında vermesi bekleniyor.
Editörün önerisi: Google, ABD'deki tekelcilik davasını kaybetti: Şimdi ne olacak? | Quando İçgörü, Doğa Yurduneri
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş Dünyası ve Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




