Çip savaşında son durum: Çin, ateş altında

Son dönemde ABD ile Çin arasındaki rekabeti körükleyen çip savaşındaki dönüm noktalarını hatırlıyoruz.
Çip savaşında son durum: Çin, ateş altında

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

ABD ile Çin arasında yıllardır devam eden teknoloji savaşı giderek daha da kızışıyor. Bu savaşın başlangıç noktasını kesin olarak belirlemek zor, ancak tarafların silahlarını ne zaman tam anlamıyla kuşanmaya başladığını anlamak için Trump dönemine bakmak iyi bir başlangıç olabilir.

2019 yılının Mayıs ayında dönemin ABD Başkanı Donald Trump, federal hükümete ulusal güvenlik riski taşıdığı düşünülen yabancı menşeli telekomünikasyon ekipmanlarının ABD merkezli şirketler tarafından satın alınmasını engelleme yetkisi tanıyan bir kararname imzaladı. Karar, Huawei ve ZTE gibi Çin merkezli teknoloji devlerinin artık ABD’de ürünlerini satamayacağı veya önemli yazılım ve lisanslar için Google ya da ARM gibi alanında lider isimlerle çalışamayacağı anlamına geliyordu.

  • Neden? Bu kararın alınmasında, Çin merkezli şirketlerden ihraç edilen teknolojik ekipmanların özellikle de ordu içinde bir "casusluk" aracı olarak kullanılabileceği endişesi yatıyordu. Ayrıca, tek bir şirketin hedeflendiğini açıkça belirten bir ibare olmasa da bu kararın ABD'li milletvekillerince bir güvenlik tehdidi olarak görülen Çin merkezli teknoloji devi Huawei'i hedef aldığı düşünülüyor.

Mayıs 2020'de ise ABD Ticaret Bakanlığı, dünya çapında Amerikan teknolojisini kullanan şirketlerin Huawei için yarı iletken tasarlamasını veya üretmesini yasaklayacağını duyurdu. Yeni kurallardan muaf olmak isteyen şirketlerin Huawei ile çalışmaya devam etmek için özel lisanslar almasını zorunlu kılan bu yasağın ardından %55'lik pazar payıyla dünyanın en büyük yarı iletken üreticisi olan TSMC, Huawei'den sipariş almayı durdurdu. 

  • Huawei, Apple'ın ardından TSMC'nin en büyük müşterisi konumundaydı.

Trump'ın fitilini ateşlediği çip savaşından bu yana geçen yaklaşık 4 yıllık süreçte iki dünya devi arasındaki teknoloji savaşı her geçen yıl tırmanmaya devam etti. Her iki taraf da birbirlerinin kritik teknolojilere erişimini kısıtlayarak rakibini zayıflatmak adına stratejik adımlar attı.

Kasım 2021’e ABD Başkanı Joe Biden, Huawei ve ZTE gibi şirketlerin ağ lisansı almasını engelleyen Güvenli Ekipman Yasası'nı imzaladı. Yeni yasa ile Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) "Kapsanan Ekipman ya da Hizmetler Listesi"nde yer alan şirketlere lisans verme yetkisi tamamen elinden alındı. 

Ekim 2022’de ise ABD, şu ana kadar attığı en sert adımlardan biriyle Çin merkezli şirketlerin gelişmiş yarı iletkenler üretmesini veya elde etmesini zorlaştıracak kapsamlı ihracat kontrollerini duyurdu. Çin'in nükleer silah modellemeden hipersonik silah geliştirmeye kadar uzanan askerî uygulamalara sahip süper bilgisayarlar geliştirme çabalarını baltalayan bu hamlenin hedefleri arasında ülkenin yapay zeka alanında gelişmesini engellemek bulunuyordu.

Uzmanlar tarafından iki ülke arasındaki teknoloji rekabetinde “büyük bir dönüm noktası” olarak değerlendirilen ihracat kontrollerinden Çin’e kritik çip üretim araçları ihraç eden Semiconductor Manufacturing International Corp,  Yangtze Memory Technologies Co (YMTC) ve ChangXin Memory gibi şirketler etkilendi. Bununla birlikte, ABD’li bireylerin ve şirketlerin gelişmiş çip üreten Çin merkezli şirketlere doğrudan ya da dolaylı yollardan destek sağlaması da yasaklandı.

Kasım 2022’ye geldiğimizde ise ABD, Ekim ayında açıkladığı ihracat kontrollerini genişleterek Çin merkezli 36 şirketi ticari kara listesine, yani “varlık listesine” aldı. Bu hamle, ABD merkezli şirketlerin teknolojilerini Çin’e ihraç etmek için lisans almasını zorunlu kılıyordu. ABD merkezli olmayan 21 şirkete, ABD teknolojisine sahip ürünleri Çin’e ihraç etmelerini yasaklayan “doğrudan yabancı ürün kuralı” da uygulanmaya başlandı.

Yerel çip üretimi çabaları

ABD, çip üretiminde bir dünya devi, ancak ABD merkezli şirketlerin büyük bir kısmı çip üretiminde Çin merkezli üreticilere güveniyor. Öte yandan ABD, Biden’ın imzasıyla 9 Ağustos 2022’de yasalaşan “Yarı İletken ve Bilim Üretimi için Faydalı Teşvikler Yaratma Yasası” (CHIPS and Science Act) ile Çin’e olan bağımlılığı düşürmeyi hedefliyor. 

Yerli yarı iletken üretim kapasitesine yönelik yatırımları katalize etmeyi amaçlayan yasanın hedefleri arasında kuantum bilişim, yapay zeka, temiz enerji ve nanoteknoloji gibi öncü teknolojilerin Ar-Ge ve ticarileştirilmesini hızlandırmak ve yeni bölgesel yüksek teknoloji merkezleri ile daha büyük, daha kapsayıcı bir bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) işgücü yaratmak bulunuyor.

ABD’de yarı iletkenler için yerel araştırma ve üretimi artırmak üzere yaklaşık 280 milyar dolarlık yeni finansman yetkisi veren yasa, bunun için 39 milyar doları yerli üretim için sübvansiyon; 13 milyar doları ise yarı iletken araştırmaları ve işgücü eğitimi için olmak üzere çip üreticilerine 52,7 milyar dolar tahsis ediyor. Dahası yasa, üretim ekipmanı maliyetleri için %25 yatırım vergi kredisi de tanımlıyor.

Öte yandan ABD’nin bu hamlesi, Çin’in yerli yarı iletken endüstrisini bağımsız hâle getirme çabalarını da ateşlemiş bulunuyor. Çin, Eylül 2023’te yarı iletken endüstrisini desteklemek amacıyla 41 milyar dolarlık yeni bir fon kuracağını duyurmuş; fonun 8 milyar dolarının Çin Maliye Bakanlığı’ndan geleceği belirtilmişti.

  • Çin, 2014 ve 2019 yıllarında da çip endüstrisini desteklemek için 19 ve 27 milyar dolarlık iki fon duyurmuştu.

Müttefikleri, ABD’yi daha güçlü kılıyor

ABD, Çin’in kritik teknolojilere erişimini engellemek için dostlarına da güveniyor.

Aslında ABD, yerli şirketlerin Çin’e gelişmiş çipler ve çip yapım ekipmanları ihraç etmesini yasaklayarak büyük bir diplomatik kumar oynadı. Bir senaryoda başka ülkelere ait firmalar ABD’li şirketlerin boşluğunu doldurarak Çin’e destek olabilir; bu da ABD merkezli şirketlerin Çin’de büyük bir pazar payı ve gelir kaybına uğramasına, dolayısıyla da ABD endüstrisinin büyük bir darbe almasına neden olabilirdi. Başka bir deyişle, ABD’nin politikasının başarısı tamamen müttefiklerini, özellikle de Tayvan, Hollanda ve Japonya'yı benzer ihracat kontrollerini benimsemeye ikna etmesine bağlıydı.

İşler bir kez daha ABD’nin istediği gibi gitti ve en güçlü müttefikleri bir bir ABD’yi takip etmeye başladı. Bu kapsamda ilk destek Tayvan’dan geldi. Tayvan, ABD’nin 7 Ekim 2022’de açıkladığı ihracat kontrollerinin hemen ardından, 8 Ekim’de Çin merkezli çip tasarım şirketlerinin çip üretimi için Tayvan’daki çip fabrikalarıyla sözleşme yapmasını engelleyeceğini açıkladı.

  • Çin’in dünya standartlarında çip tasarımcıları var ancak çip fabrikaları, en son teknolojiyi kullanan Tayvan’ın çok gerisinde kalıyor. Olası bir Çin işgaline karşı savunma konusunda yıllardır Biden tarafından açıkça desteklenen ve yarı iletken endüstrisi Çin hükümeti destekli endüstriyel casusluk kampanyalarına maruz kalan Tayvan’ın, çip savaşında ABD’yi desteklemek için bolca nedeni var.

Tayvan gibi Çin destekli endüstriyel casusluk kampanyalarının kurbanı olan Japonya ve Hollanda da ABD’ye katılmaya karar verdi. Ocak ayı sonunda Biden yönetimi, Çin üzerinde çok taraflı yarı iletken teknolojisi ihracat kontrolleri oluşturmak üzere Hollanda ve Japonya ile bir anlaşmaya vardı. Japonya ve Hollanda’nın Çin'e ekipman satışını kısıtlayacak bu anlaşma kapsamında ilk adım da atıldı ve ABD hükümetinin, Hollanda merkezli ASML'den çip üretiminde kullanılan ultraviyole litograf makinelerini Çin’e göndermemesini talep ettiği bildirildi.

  • Bazı tahminlere göre Çin, Tayvan ve Güney Kore'den sonra ASML'nin en büyük 3. pazarı konumunda. Öte yandan son raporlar, kısıtlamalar uygulamaya konmadan önce bol bol yeni ekipman satın alan Çin’in 2023'ün üçüncü çeyreğinde ASML satışlarının neredeyse yarısını oluşturduğunu gösteriyor.
  • Japonya ve Hollanda da Tayvan gibi yarı iletken endüstrisinde küresel dev olan ülkeler ve ABD ile birlikte, dünya genelindeki tüm çip fabrikalarının hayati bileşenleri olan aşırı kompleks ekipman pazarına da hâkimler. Yarı iletken üretim ekipmanı üreten Çin merkezli şirketler olsa da çip üretmek için gerekli olan birçok farklı ekipman türünün yalnızca bir kısmını üretebiliyorlar ve bunlar da ABD, Hollanda ve Japonya’da üretilen son teknolojinin oldukça gerisinde. Örneğin, Hollanda'nın 100 binin üzerinde parça içeren ve yaklaşık 340 milyon dolara mal olan en gelişmiş litografi makineleri, teknolojik karmaşıklık açısından James Webb Uzay Teleskobu veya Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'na rakip durumda.

Çin’i neler bekliyor?

Çip üreticileri, gerekli lisansları almaları hâlinde hâlâ Çin’e teknoloji ihraç edebiliyor. Örneğin, çip devi Nvidia yakın zamanda ABD kısıtlamalarına takılmayacak şekilde Çin’e ihraç etmek üzere geliştirdiği yapay zeka çiplerini duyurdu. Tabii, Çin’e özel geliştirilen bu çiplerin “yeterince” güçlü olmadığını da belirtmek gerekiyor.

Son kısıtlamaların Çin’in yerli yarı iletken üretiminin gidişatını ciddi şekilde etkileyeceği söylenebilir. Bu noktada Çin için en mantıklı seçenek, yapay zeka endüstrisinde uzun vadede ABD’ye bağımlılığı azaltacak yerli teknolojiler geliştirmek gibi gözüküyor. Bu da Çin’in yapay zeka çip altyapısının daha hızlı büyümesi gerektiğine işaret ediyor, ancak kısıtlamalar bunu da epeyce zor bir hâle getiriyor. 

Özellikle de ABD’nin Hollanda, Japonya ve Tayvan ile yaptığı anlaşmalar, Çin'in yarı iletkende kendi kendine yeterli olabilme planlarının 10-20 yıl gecikmesine neden olabilir. Teknolojinin ne kadar hızlı ilerlediğini hesaba kattığımızda, 5 yıllık bir gecikme bile Çin’in yapay zeka, bilim ve askerî teknoloji alanlarında rakiplerinin çok gerisinde kalmasına yol açabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando

BÜLTEN SAYISI

⚔️ Çip savaşında son durum

Ekşi Sözlük'e yeni kısıtlama. Uzaydan akıllı telefonlara doğrudan sinyal gönderebilen Starlink uyduları. X'in değer kaybı. 2024 yılının ilk Samsung Unpacked etkinliği için tarihi.

05 Oca 2024

NASA

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando

HİKAYE

Apple yapay zekayı buluttan Mac’e taşıyor: AI’ın yeni adresi kişisel bilgisayarlar mı?

OpenAI’ın ChatGPT’yi kullanıma sunmasıyla fitili ateşlenen yapay zeka patlaması, bugüne dek hep pahalı çiplerle dolu devasa veri merkezleri etrafında büyüdü. Apple’ın yakın zamanda yaptığı duyuru ise yapay zekanın yeni adresinin kişisel bilgisayarlar olabileceğini ortaya koydu.

Doğa Yurduneri

·

30 Ağu 2026

Apple yapay zekayı buluttan Mac’e taşıyor: AI’ın yeni adresi kişisel bilgisayarlar mı?
QuandoQuando

HİKAYE

Yaşlılara yönelik dolandırıcılık salgını: Yaşlılar mı sisteme direniyor, sistem mi yaşlılara?

Yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması, sorumluluğu bireylere bırakılmış bir yetersizlik gibi anlatılıyor. Oysa dijital arayüzlerden bankacılık sistemlerine pek çok tasarım, yaşlıların değişen ihtiyaçlarını hesaba katmıyor. Bunun sonucunda milyonlarca kişi dijital işlemlerini yakınları üzerinden yürütmek zorunda kalırken, bu görünmez dijital vekalet rejimi dolandırıcılık riskini de büyütüyor. Peki sorun yaşlıların teknolojiye ayak uyduramaması mı, yoksa sistemin yaşlılara uyum sağlamaması mı?

Ümit Alan

·

29 Ağu 2026

Yaşlılara yönelik dolandırıcılık salgını: Yaşlılar mı sisteme direniyor, sistem mi yaşlılara?
QuandoQuando

HİKAYE

Yuval Noah Harari'den AI ve geleceğimiz: Şişedeki cinden ne isteyeceğimizi bilecek kadar bilge olabilecek miyiz?

Tarihçi ve yazar Yuval Noah Harari, gazeteci Tom Parker’a verdiği röportajda yapay zekayı karar verebilen ve yeni fikirler üretebilen bir “yabancı zeka” olarak tanımlıyor. İnsanlığın dil üzerindeki hakimiyetini bu yeni aktörle paylaşmasının güç dengelerini nasıl değiştireceğini sorgulayan Harari, zeka ile bilgelik arasındaki ayrıma odaklanıyor: Zeka ucuzlayıp bollaşırken insanlık, ne isteyeceğini bilecek kadar bilge olabilecek mi?

Çiğdem Öztabak

·

26 Ağu 2026

Yuval Noah Harari'den AI ve geleceğimiz: Şişedeki cinden ne isteyeceğimizi bilecek kadar bilge olabilecek miyiz?
QuandoQuando

HİKAYE

Big Tobacco’dan Big Tech’e: Meta davası sosyal medyayı değiştirebilir mi?

1990’larda ABD’de tütün şirketlerine açılan davalar, sigara endüstrisinin reklam ve pazarlama pratiklerini de kökünden değiştirmişti. Aradan 30 yıldan uzun bir süre geçti. Şimdi benzer bir tartışma 29 eyaletin Meta’yı Facebook ve Instagram’ı çocukları platformda tutacak biçimde tasarlamak ve riskleri kamuoyundan gizlemekle suçladığı davada yeniden gündeme geliyor. Davanın önemi ise sosyal medyanın temel tasarımını ve reklam modelini değiştirebilecek olmasında yatıyor.

Doğa Yurduneri

·

26 Ağu 2026

Big Tobacco’dan Big Tech’e: Meta davası sosyal medyayı değiştirebilir mi?
QuandoQuando

HİKAYE

Kullandığınız emojiler yaşınızı ele veriyor olabilir: Hangi kuşak nasıl gülüyor?

Emojiler, ilk bakışta internet ekosisteminin evrensel bir dili gibi görünse de hangi emojiyi kullandığınız, sizinle ilgili sandığınızdan çok daha fazla şey söylüyor. Bazen bir emoji, doğum tarihinizi yazmanıza gerek kalmadan hangi kuşağa ait olduğunuzu rahatlıkla ele verebiliyor.

Doğa Yurduneri

·

24 Ağu 2026

Kullandığınız emojiler yaşınızı ele veriyor olabilir: Hangi kuşak nasıl gülüyor?