

Yerin Altında bir sahne, çok yükseklerde bir deneyim İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbullulara yeniden armağan edilen; şehrin en yeni, cazibeli ve heyecan verici kültür sanat noktası Müze Gazhane ; kendini durağanlıktan uzak, yaratıcı bir mekân olarak konumlandırırken sözünün arkasında duruyor ve şehre kazandırdığı yeni sahnesinde, herkesi Yerin Altında bir deneyime davet ediyor. Nedir? İBB iştiraklerinden Kültür AŞ ’nin İstanbullunun uzun süredir ihtiyaç duyduğu yeni bir alternatif mekân arayışına cevap verdiği, çok yönlü bir kültür sahnesi olarak misafirlerini ağırladığı Müze Gazhane otoparkının -2. katında yer alan Yerin Altında serisi , yeraltı kültürüne selam veriyor. Yerin Altında konser serisi yle her perşembe Türkiye müzik sahnesinin kendine has isimlerini ağırlayan -2. kattaki bu yeni etkin alanı, aynı zamanda Hoodbase'in Dream Gigs Illustrated sergisine duvarlarında yer verirken Kutsal Motor ile Sinema Kulübü'ne de ev sahipliği yapıyor. Kimler geldi kimler geçti? Şubat ayında Lalalar konseriyle açılışını yapan tamamı ücretsiz Yerin Altında konser serisinde şimdiye kadar Hedonutopia, Palmiyeler, Al’ York x Eskiz, Kamufle x Janset’i dinleme şansı yakaladık. Dün akşam sahne alan Jakuzi enerjisini henüz üzerimizden atamamışken 31 Mart akşamı buluşacağımız Korhan Futacı konseri içinse şimdiden heyecanlanmaya başladık! Aman dikkat: kapasitenin sınırlı olduğu konserler için web ve sosyal medya hesaplarında verilen link üzerinden kayıt yaptırmak gerekiyor. Dahası: Bizi farklı sahnelerde farklı etkinliklerle buluşturmaya doyamayan Müze Gazhane, çarşamba akşamları Hava Kararınca konserleriyle mum ışığında aydınlanıyor. Müze Gazhane Meydan’da gerçekleştirilen ücretsiz konserlerin gelecek ismi Dilek Türkan , 30 Mart akşamı Hava Kararınca sahnesinde. Detaylar ise hemen şurada . İBB Kültür AŞ’nin gerçekleştirdiği şehre heyecan katan etkinlikleri kaçırmamak için burayı takip edebilir, Müze Gazhane’de ne var ne yok göz atmak için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Emre Eminoğlu
Film: CODA
Yönetmen: Sian Heder
Süre: 111 dakika
Jenerik: CODA, “işitme engelli bir yetişkinin çocuğu” anlamındaki bir kısaltma olmanın yanında, bir müzik terimi olarak bir parçayı sona erdiren bitiş bölümünü ifade ediyor. Sian Heder’in filmi, bir anlamda her ikisiyle de ilgili: CODA, ebeveynleri ve erkek kardeşi doğuştan işitme engelli olan bir genç kadının, şarkıcı olma hayalleri ve doğduğundan beri iletişim kurmalarına destek olduğu ailesi arasında kalışını konu alıyor. Prömiyerini 2021’nin ilk aylarında Sundance Film Festivali’nde yapan ve henüz burada büyük ödülü kazanmadan önce Apple TV+ tarafından rekor bir ücretle satın alınan film, 2021-2022 ödül sezonunun son düzlüğünde atağa geçerek En İyi Film Oscar ödülü için The Power of the Dog’un karşısındaki en güçlü rakip oluverdi. Film, En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Troy Kotsur) kategorilerinde de Oscar adayı.
Neden izleyelim? Bu köşede film önermeye başladığımdan beri olduğu gibi, son bir aydır Oscar adayı filmler arasından seçim yaparken de sana hiçbir zaman beğenmediğim ya da izlemekten keyif almadığım bir film önermedim. Açıkçası bu kez durum farklı. CODA’nın iyi bir film olduğunu düşünmüyorum. Fakat bu soruya verecek, çok haklı bir cevabım var: En İyi Film Oscar’ını alma ihtimali olduğu için… Öte yandan geleneği bozmayarak, içime sinen bir öneride de bulunayım: CODA’nın uyarlandığı komedi La famille Bélier / The Bélier Family (2014). Filmi 2015’teki İstanbul Film Festivali’nin Antidepresan bölümünde, ciddiye almaya niyetim olmayan bir komedi olarak izlemiş, filmden gözyaşlarım sel olmuş bir şekilde çıkmıştım. Bir yıl sonra annemin evindeki odamı boşaltırken filmdeki Paula karakterinin söylediği, ‘yuvadan uçma’ temalı şarkı “Je vole”ün sesini açarak ağlayacaktım. Yıllar sonra şimdi, o filmin neredeyse birebir kopyası olmasına rağmen kendini bir komedi olarak etiketlemediğinden belki, CODA bende aynı etkiyi yaratmadı. Fakat yine o filmin neredeyse birebir kopyası olduğundan, orijinalini izlemeyen sana dokunmayı başarabilir belki. En azından işitme engelli oyuncular Marlee Matlin, Troy Kotsur ve Daniel Durant’ın performanslarını ilgiyle izleyeceksin.
Nerede izleyebilirsin? CODA’nın da kataloğunda yer aldığı Apple TV+’a Türkiye’den erişilemediği için, film şu an yasal yollarla izleyebileceğiniz herhangi bir platformda bulunmuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Borusan Müzik Evi'ni keşfe çıkıyor, Oscar öncesi tahminlerimizi karşılaştırıyor, "CODA mı The Power of the Dog mu?" diye soruyoruz.
25 Mar 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ölüm’ün hikayesi, İzmir’den The Strokes’un ön grubu olarak çıktıkları Red Rocks sahnesine uzanıyor. Türkçe sözlü saykodelik rock grubu Ölüm’ün arkasındaki isim olan Aykut Özen; Los Angeles’taki hayatını, 70’lerin parlatılmamış çiğ ruhunu ve ABD müzik sahnesinde ses getiren kırılma anlarını anlatıyor.

İlki 2018’de düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali bu sene 7-8-9 Ağustos’ta yapılacak. Peki kendi kaderine terk edilmiş bir Ege kasabası nasıl tiyatroya, kolektif emeğe, yeni ihtimallere ve yerelden yükselen umudun ta kendisine dönüştü?

"İşe Yarar Bir Hayalet", daha ilk dakikalarında bütün derdini anlatıyor. Bir sanat merkezinde, Tayland toplumunun kolektif belleğini temsil eden bir rölyefin yapımını izliyoruz. Keşiş, asker, işçi, köylü, öğrenci, atlet, çocuk, keçi... Bir toplumun hafızasını oluşturan figürler tek bir yüzeyde buluşuyor. "İşe Yarar Bir Hayalet"te kabul görmenin ölçüsü kim olduğunuz değil, kimin işine yaradığınız. Filmin adındaki ironi de tam burada yatıyor.

Spider-Man’in radyoaktif örümcek ısırığından gizli kimliğine, kayıplarından kendini kabullenme mücadelesine uzanan hikayesi, farklı hisseden herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği bir büyüme anlatısı aynı zamanda. "Brand New Day" ise Peter Parker’ın yetişkinlikte de değişmeye, bedel ödemeye ve şu soruyla yüzleşmeye devam ettiğini gösteriyor: İnsanlar gerçek benliğiyle tanışsalar onu yine de severler miydi?

'Çizgili Pijamalı Çocuk'un yazarı John Boyne, dört kitaplık "Elementler" serisinde insan ruhunun karanlık ve fırtınalı topografyasını çıkarıyor. Boyne, her biri bir solukta okunabilecek serisinde, dijital çağın üzerimize yağdırdığı sosyal virüslerin cirit attığı ortamda travmalara ve insanlığın kurtuluş reçetelerine değiniyor. Her romanda "suç"u farklı bir yönüyle ele alıyor, birbiriyle iç içe geçmiş metinleri birbirinden özgür kılarken bir yandan da her birini ötekine sımsıkı bağlıyor.



