Credit Suisse: Yeniden

Geçmişte resmi otoritelerden aldığı cezalar ve yazdığı yüklü miktarda işlem zararları sebebiyle sicili lekelenen kurumun akıbeti yine tartışılıyor.
Credit Suisse: Yeniden

16 Mart - BANDWITT - Quando
BANDWITT ile birlikte

Dijital dönüşüm partneriniz: BANDWITT Firmaların ihtiyaçlarını belirleyerek onları en doğru teknoloji çözüm ortaklarıyla eşleştiren akıllı ve yenilikçi teknoloji eşleştirme platformu BANDWITT , iş süreçlerindeki teknoloji kullanımının artırılması ve dijital dönüşümün hayata geçirilmesi için firmaların tercih ettiği ilk adres olmayı hedefliyor. Nedir? Sayısı her geçen gün artan çözüm ortakları havuzunda Türkiye’den ve diğer ülkelerden farklı çözümleri bulunduran BANDWITT , 250’den fazla teknoloji şirketi, yazılım evi ve teknoloji girişimini araştırıp analiz ederek bulduğu çözümleri firmalarla buluşturuyor. BANDWITT ile çalışan firmalar; Teknoloji çözümlerine ulaşımında ve teknoloji satın alımındaki zorlukları geniş çözüm ortağı havuzunu kullanarak hızlıca aşabiliyor. Teknoloji ihtiyaçlarını hızlı ve etkin bir şekilde uygulamaya geçirerek iş süreçlerinde verimlilik ve kâr sağlıyor. Aylık esnek üyelik modeli sayesinde teknoloji dönüşümünü sabit ve uygun bütçelerle yönetme ve firmanın özel ihtiyaçlarına yönelik farklı hizmetlere ulaşma fırsatına sahip oluyor. BANDWITT hakkında detaylı bilgiye ulaşmak için burayı ziyaret edebilir, size en uygun çözümlerle eşleşmek için [email protected] adresiyle iletişime geçebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

2022’nin son çeyreğinde yatırım bankacılığı ekibinden önemli miktarda insan kaynağını kaybetmesi ile birlikte tetiklenen sürecin ardından yıl içinde piyasa değerinin yaklaşık yarısını kaybeden kurum bugün Silicon Valley Bank’ın haber akışının da etkisiyle yeniden manşetlere taşındı.

Künye

Merkezi Zürih’te olan Credit Suisse, 1856 yılında kuruldu. Bankacılığın her alanında faaliyet gösteren kurum, küresel çapta hemen her finansal merkezde bulunuyor. Küresel finans krizi dönemindeki yüksek performansı sayesinde yatırımcıların desteğini alan kurum, son yıllarda yarıya düşmüş olsa da 575 milyar USD’lik aktif büyüklüğü ile İsviçre’nin en büyük ikinci bankası ve dünyanın en önemli finansal kurumlarından biri olmayı sürdürüyor.

Küresel finans krizinden güçlenerek çıkmasına karşın bu sürecin ardından başta ABD olmak üzere çok sayıda bölgede karıştığı skandallar ise kuruma milyarlarca USD’ye ve daha da önemlisi itibar kaybına neden oldu. 2014’teki vergi skandalı, Malezya ve Mozambik’teki kredi skandalları ve 2022’deki para aklama skandalı bu alanda akla ilk gelen olaylar olarak sıralanabilir.

Neler yaşanıyor?

ABD’de Silicon Valley Bank’ın ani batışının ardından sürecin diğer bankalara sıçrayıp sıçramayacağı ana tartışma konusu olmayı sürdürüyor. İşte Credit Suisse, tam da bu gerilimli ortamda, geçtiğimiz hafta açıklaması gereken ancak ABD’li otoritelerin denetimi sebebiyle bu haftaya sarkan finansal sonuçlarını duyurdu. 2022 yılında, 120 milyar USD mevduat kaybeden ve 8 milyar USD zarar ettiğini açıklayan kurum, 2008 sonrası zarar rekorunu kırdı.

💾 Cep bilgisi: Securities Exchange Comission, inceleme sürecini “31 Aralık 2020 ve 2019 tarihlerinde sona eren yıllara ait konsolide nakit akış tablolarında daha önce açıklanan revizyonların ve ilgili kontrollerin teknik değerlendirmesi" olarak özetlemişti.

Geçmiş skandallar ve soru işaretleri ile dolu dönemler sebebiyle olağan şüpheliler arasında yer alan kurumun hisse değeri, verinin açıklanması ile birlikte düşüşe geçti. Raporda yer alan “2021 ve 2022 finansal raporlamalarında iç kontrol mekanizmasında tespit edilen zayıflıklar”ın ilanı da adeta katalizör görevi gördü.

Bankanın yaklaşık %10’luk hissesini elinde bulunduran Suudi Ulusal Bankası’ndan gelen “yeni bir likidite çağrısı olması durumunda bankaya daha fazla mali destekte bulunmayacakları” açıklaması ise kelimenin tam anlamıyla bomba etkisi yarattı. Açıklamanın altında regülatif sebepler yatsa da piyasada oluşan algı bambaşka oldu.

💾 Cep bilgisi: Suudi Ulusal Bankası’nın Yönetim Kurulu Başkanı Ammar Al Khudairy, açıklamasında “bunu yapamayız çünkü hisse payımızı %10’un üzerine çıkartamayız. Bu düzenlemelerle ilintili bir konu” ifadesini de kullandı.

Kurumun hisse senedi gün içinde %30’a yakın değer kaybetti. Daha fazla değer kaybını önlemek adına bankanın “tahtası kapatılsa” da haftalık kayıp %50’ye ulaştı. Bankanın piyasa değeri hızla düşerken risk primi fiyatlamaları da tetiklendi ve kurumun 5 yıllık CDS primi 550’yi geçti. An itibarıyla CDS eğrisi terse dönmüş durumda. Diğer bir ifadeyle kısa vadeli “batma riski” daha yüksek ihtimal için fiyatlanıyor. Kurumun hisse senedi ise tarihte ilk kez 2 CHF’nin altında işlem görüyor.

Kurumun varlıkları üzerinde görülen aşırı kötü fiyatlamalardan, Avrupa’da faaliyet gösteren diğer kurumlar da etkilendi. Bu fiyatlamalardan kaçabilen büyük bir banka bulunmuyor. Benzer fiyatlamalar ABD menşeili bankalar için de geçerli.

Credit Suisse’in CEO’su Axel Lehmann, SVB’nin iflasının bulaşıcılık etkisini sınırlı olarak değerlendirirken bankanın devlet desteğine ihtiyaç duyup duymayacağı konusundaki soruyu ise yanıtsız bıraktı. Lehmann, bankanın likidite tabanının güçlü olduğunu da ifade etti.

Gelişmelerin ardından Fed ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) bankalardan Credit Suisse nezdindeki risklerini raporlamasını istediği haberleştirilirken bazı banka yöneticileri Avrupa Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını yavaşlatması çağrısında bulundu. Haber akışı, paritenin de 1,06’nın altına taşınmasına yol açtı.

Özetle

Credit Suisse kaynaklı gelişmeler, halihazırda endişeli olan bankacılık piyasasını karmaşaya sürükledi. Çok yoğun bir haber akışı devam ediyor. Bu sürecin nasıl ilerleyeceği, banka yönetiminin açıklamaları ve düzenleyici otoritelerin alacakları kararlar ile şekillenecek.

Sonuç olarak, manşetler “SVB krizi Avrupa’ya sıçradı” olsa da durumun tam olarak böyle olmadığı görülüyor. Mevcut ortamın Credit Suisse kaynaklı haber akışının etkisini güçlendirdiği ise bir gerçek. Bugün yüksek risk ortamının yarattığı, had safhaya ulaşan oynaklık ile etki alanı oldukça geniş bir fiyatlama dalgası ile karşı karşıyayız. Bu süreçte en yakın ve keskin virajlar ise ECB ve Fed’in faiz kararları olacak.

Herkesin en büyük korkusu ise bu yeni krizin büyüyerek sektör genelinde yıkıcı bir dalga yaratması.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE

BÜLTEN SAYISI

🔁 Credit Suisse: Yeniden

Küresel piyasalar Credit Suisse kaynaklı haberlerle çalkalanıyor. Kurumun finansal sonuçlarının açıklanmasının ve Suudi Ulusal Bankası’nın bankaya destek veremeyeceğini açıklamasının ardından tarihi fiyatlamalarla karşı karşıya kalındı.

16 Mar 2023

BANDWITT ile birlikte
Reuters

YAZARLAR

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE

HİKAYE

Portföy yöneticileri SPK'nın yeni düzenlemesi hakkında ne düşünüyor?

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), yayımladığı yeni rehberle yatırım fonları ve portföy yönetim şirketlerine ilişkin bir dizi yeni düzenlemeye gitti. Yeni kurallarla özellikle serbest fonların pay piyasasındaki yatırımlarına ilişkin sınırlar yeniden belirlenirken, portföy yönetim şirketlerinin sermaye ve personel şartlarında da önemli değişiklikler yapıldı. Peki portföy yöneticileri ve sektör paydaşları bu düzenlemeyi nasıl değerlendirdi?

Emircan Yaman

·

01 Eyl 2026

Portföy yöneticileri SPK'nın yeni düzenlemesi hakkında ne düşünüyor?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

40 Türk şirketi Şam’da: Türkiye Suriye pazarına hangi sektörlerle giriyor?

Suriye’de Aralık 2024’te yaşanan yönetim değişikliğinin ardından hızla büyüyen Türkiye-Suriye ekonomik ilişkileri, yeni bir aşamaya geçmeye hazırlanıyor. Türk şirketleri bugüne kadar savaşta üretim kapasitesinin önemli bölümünü kaybeden Suriye’ye gıda, makine, elektrik ekipmanı, yapı malzemesi gibi temel ürünler ihraç etti. Şimdi bu ticaretin bir bölümünü Suriye içindeki üretime taşıyacak banka ve sanayi altyapısının kurulması gündemde.

Emircan Yaman

·

31 Ağu 2026

40 Türk şirketi Şam’da: Türkiye Suriye pazarına hangi sektörlerle giriyor?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Haftalık takvim: Yurt içinde TÜFE, yurt dışında istihdam

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak ikinci çeyrek büyüme ve Temmuz ayı işgücü verileri ile Perşembe günü açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu ön plana çıkarken, yurt dışında Salı günü Avro Bölgesi'nde açıklanacak Ağustos ayı enflasyonu ile Cuma günü ABD'de açıklanacak Ağustos ayı istihdam verileri takip edilecek.

31 Ağu 2026

Haftalık takvim: Yurt içinde TÜFE, yurt dışında istihdam
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Girişi kolay, çıkışı zor: Verim eğrisi kontrolü daha önce nasıl uygulandı, nasıl sonuçlandı?

Verim eğrisi kontrolü (YCC), merkez bankalarına belirli vadelerde faizi doğrudan sabitleme gücü veriyor ancak bu güç, taahhüt sorgulanmaya başladığında hızla bir tuzağa dönüşebiliyor. ABD’den Japonya’ya, İngiltere’den Avustralya’ya uzanan örnekler YCC’nin asıl sınavının girişte değil çıkışta verildiğini, başarının ise büyük ölçüde zamanlama, kademelilik ve iletişime bağlı olduğunu gösteriyor.

Eren Kuru

·

28 Ağu 2026

Girişi kolay, çıkışı zor: Verim eğrisi kontrolü daha önce nasıl uygulandı, nasıl sonuçlandı?
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Tek karar, üç yorum: Merkez Bankası iletişiminde sorun mu var?

TCMB’nin haftalık repo ihalelerine beklenenden erken dönmesi teknik olarak bir normalleşme adımıydı ancak piyasa aynı karardan Eylül’de faiz indirimi, Ekim’e kadar bekleme ve erken gevşeme olmak üzere üç farklı sonuç çıkardı. Merkez bankacılığında iletişim doğrudan bir politika aracıysa belki de asıl soru kararın kendisinden çok piyasanın neden TCMB’nin hangi gelişmeye nasıl karşılık vereceğini hâlâ ortak bir çerçeveden okuyamadığıdır.

Tek karar, üç yorum: Merkez Bankası iletişiminde sorun mu var?