Cubis Art İstanbul ile mahallede karşılaşmalar üzerine

Cubis Art İstanbul kurucu ortağı Zeynep Esen ve CUBIS Art İstanbul kreatif direktörü, sanatçı Cüneyt Aksoy ile birlikteyiz.
Cubis Art İstanbul ile mahallede karşılaşmalar üzerine

22 Aralık - Cubis Art İstanbul - Soli
Cubis Art İstanbul ile birlikte

Sanatı tasarlar: Cubis Art İstanbul Cubis Art İstanbul stüdyosu Sanat ortamına dinamizm ve yeni bir soluk katmak, sanatın her dalını desteklemek ve bu bağlamda kurum, marka ve koleksiyonerlere kurumsal ve yaratıcı projeler sunmak üzere sanat dünyasına kendi paletiyle renk katan Cubis Art İstanbul ’la tanışalım. Nedir? Akan zaman içinde değişen ve dönüşen mekân-kent-insan ilişkisini, ortak belleği merkeze alarak, akışın sürekliliğini günümüzün çağdaş ekseninde kültür ve sanatın etkileriyle deneyimleyip geleceğe taşıyan Cubis Art İstanbul aslında İstanbul merkezli bir sanat yönetim firması . Neler yapıyor? Cubis Art İstanbul ; sanatsal, kültürel ve tasarım konularında projelerle gelişmeyi hedefleyen kurum, koleksiyoner ve markalar için amaca uygun projeler geliştiriyor, uyguluyor ve yönetiyor. Elbette bunlarla kalmıyor; Sanatın yaşam alanlarına etkisini, etkileşimini artıran projeleriyle bir kurumun bir sanat yönetim firmasından tüm beklentilerini karşılamak üzere çalışıyor. Böylece markaların, kurumların kendilerini sanatla ifade etmeleri için yeni alanlar ve yeni söylemler oluşturuyor. Uluslararası vizyonda profesyonel yapıya sahip bir sanat yönetimi sunuyor ve bunu yaparken de geleceğe dair yeni dinamikler belirliyor. Geleneksel ve çağdaş yöntemleri sentezleyerek sanatı tasarlıyor. Doğru eseri, doğru sanat etkinlikleriyle buluşturmayı hedefleyerek birçok sanat iştirakçisiyle bir arada çalışıyor. Sanat projelerini tasarlarken eserlerle mekânları, mekânlarla insanları, insanlarla kavramları ve stratejileri eşleştiriyor. Cubis Art İstanbul ’u yakından tanımak ve projelerini incelemek için burayı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

22-23 Aralık tarihlerinde Hacimimi odağında düzenlenecek "ARTinSHOP", Tophane'de hepsi birbirine yürüme mesafesinde yer alan, Cubis Art İstanbul stüdyosunun da dahil olduğu 11 dükkanı sanat galerisine çevirerek, sanatı ve sanatçıları günlük yaşamın kalbine taşıyan bir etkinlik. Projenin mimarları Zeynep Esen ve Cüneyt Aksoy. Zeynep, Cubis Art İstanbul'un kurucu ortağı, Cüneyt ise Cubis Art İstanbul kreatif direktörü ve aynı zamanda bir sanatçı. İkili, iş dünyası ve koleksiyonerlerle sanatı buluşturan, onların sanatsal ifadelerini güçlendiren yenilikçi projelere imza atıyor. Biz de "ARTinSHOP" vesilesiyle biraraya geliyor; onların yaratıcı dünyalarına katılıyoruz.

Cubis Art İstanbul olarak sanat dünyasına nasıl bir katkı sağlıyorsunuz? İzleyenler, koleksiyonerler, sanatçılar, kurumlar, yerel topluluklar ve diğer paydaşlar arasında nasıl köprüler kuruyorsunuz?

Cubis Art İstanbul yaratıcı ekonomide faaliyet gösteren bir Türk sanat markası. Sanat, tasarım, kültür dünyası üzerine odaklanmış projelerle katkıda bulunduğumuz alanlara dinamizm ve yeni bir soluk verme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 

Cubis Art İstanbul’u kurmaya ilk karar verdiğimizde Türkiye’deki mevcut sanat dinamikleri arasına farklı bir bakış açısıyla katılmanın hem markamıza hem de sektörün gelişimine katkı sağlayacağını düşündük. Müşterilerimiz ağırlıklı olarak sanatsal projelerle gelişmeyi benimseyen kurum, koleksiyoner ve markalar. Bizden hizmet alan kişi ve kurumların kimliklerini ve kendilerini sanatla en iyi şekilde ifade etmelerinin stratejik çalışmasını yapıyor ve bunu sahada pratiğe döktüğümüz aşamada en iyi şekilde yönetmeye çalışıyoruz. Adında İstanbul olan bir firma olarak uygun bağlamı olan her projede kaybettiğimiz kent belleğini de kayıt altına alan bir yaklaşım sergilemeye çalışıyoruz. Ticari projelerin yanı sıra kamusal fayda sağlayacağına inandığımız, ortak kültür değerlerimizi yücelten STK çalışmalarının da içindeyiz. 

Projelerimizin başarısının arkasında iyi bir ekip, çok çalışma ve her şeyden önemlisi vizyonumuza olan inanç var. Doğru eseri doğru projede konumlandırmanın, farklı eserleri bir bütünün parçası olarak sunabilmenin ve sanatçının kendisini en iyi ifade edeceği medyumu doğru mecrada izleyiciyle karşılaştırmanın çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Müşterilerimizin taleplerini, projelerin ulaşmayı hedeflediği kitleyi izleyicisiyle en doğru şekilde buluşturmak, sanatı ve sanatçıyı görünür kılmak için titiz bir küratöryel çalışma yürütüyoruz. Bu noktada genç sanatçılara özel bir alan açtığımızı da belirtmeliyiz.

Sanat dünyası içinde yer alan galeriler, kurumlar, danışmanlar, elbette sanatçılar çalışmalarımızı yaparken sürekli etkileşim içinde olduğumuz paydaşlarımız. Türkiye sanat dünyasının fikrî olduğu kadar ekonomik gelişiminde de en önemli dayanak olduğunu düşündüğümüz koleksiyonerleri doğru yönlendirmek ve işbirliklerini uzun soluklu kılmak için kaliteli özgün projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz.

Türkiye'deki ve dünyadaki tüm işbirlikçilerimizle birlikte faaliyet gösterdiğimiz bu alanı yakın gelecekte güçlü bir sektör olarak tanımlatacak uzun vadeli hedeflerin ve geleceğe dair yeni dinamiklerin öncüsü ve yol göstericisi olma hedefindeyiz.

Son projeniz ARTinSHOP nasıl ortaya çıktı? 

Cubis Art İstanbul’un kuruluş döneminde İstanbul-Londra ekseninde çalışıyorduk. Oradaki deneyimlerimizden ve kendi perspektifimizden yola çıkarak toplumsal diyalog ve sanat sergileme alanları konusunun birbirini tamamlaması hep aklımızdaydı. "Ulaşılabilen sanat" gerçekten yapmak istediğimiz şeydi. Londra’da “Try it: construction layers of identity” adlı performans çalışması bu vizyonun ilk adımı ve örneği olarak Londra CDW Tasarım Haftası kapsamında TTC binasında sergilendi. Bir tasarım haftasında performans işi sergilemek bizim oradaki en önemli farkımız olmuştu. Orada insanların mahallede, kentte dolaşırken tasarım ve sanatla nasıl karşılaştığını ve tepki verdiğini gördük. Her gün geçtiğimiz sokaklarda, kendi mahallemizde böyle bir çalışma yapmayı o zaman kafamıza koymuştuk aslında. 

Evet, ARTinSHOP'un düzenlendiği Hacımimi Mahallesi aynı zamanda Cubis Art İstanbul’un ofisinin de olduğu mahallede. Hacımimi Mahallesi’ni, mahallelisini, gediklisini ve mahallenin sanatla ilişkisini nasıl tanımlarsınız? 

Hacımimi'yi de içine alan Tophane, bu kadim şehrin en güzel, en tarihî semtlerinden. Hem çok turistik hem de yerlisi çok olan bir bölge. Son 10 yılda burada çok sayıda tasarım dükkanı açıldı ancak bu yeni değil; bölgede eski oymacılar, zanaatkarlar vardı zaten. Cubis Art İstanbul’un şu andaki stüdyosu da eski bir çikolata fabrikasıydı mesela. Binaların ve semtin kendisi bile bir sanat eseri bize göre. Bu nedenle Tophane ve özellikle de Hacımimi sakinleri zaten sanat ve tasarıma uzak değil.  Şehrin gerek denizden gerek raylı sistemler üzerinden gerekse de yürüyerek son derece kolay ulaşılabilen bir noktasında olduğumuz için hepsi birbirine yürüme mesafesinde ve hâliyle komşu olan dükkanlarında bu çalışmayı yürütmek, komşuluk ve biraradalık kültürüne de katkı sunacak.  

Zeynep ve Cüneyt sohbette.
Fotoğraf: Deniz Sabuncu


Mahalledeki dükkanların seçim sürecinden ve dükkanlarda nasıl karşılaşmalar hayal ettiğinizden bahseder misiniz?

Cubis Art İstanbul’u merkeze alan bir daire çizdik gibi düşünebilirsiniz. Toplu taşımayla gelinmesi kolay, birinden diğerine yürünebilecek bir rota olması ilk öncelikler oldu. Her bir dükkanın farklı ilgi alanlarında ve farklı ürünler satan yerler olmasını önemsedik. 

Mekan-sanat ilişkisini kurarken de mekan ve sanatçı-eser arasında tam bir zıtlık veya benzerlik gözettik: Fantastik işler yapan multidisipliner sanatçı Mehmet Sinan Kuran’ın işlerinin, el yapımı iç çamaşırı yapan The Limited Designs’ta sergilenmesi, Frankeştayn Kitabevi’nin Kirkor Dabanyan’ın mağazaya özel çalıştığı kitap ayraçlarına ev sahipliği yapması gibi. Zıtlık barındıran bir eşleşme örneği de kadın giyim butiği Clothed Cream’de sergilenen Kerim Atlığ’ın dijital sanat videoları olabilir. 

Diğer bir seçim kriterimiz de katılan sanatçıların geniş bir disiplinde farklı medyumlarda üretim yapmasıydı. Çeşitli yaşlardan, çeşitli disiplinlerden kadın-erkek sanatçılarımız biraraya geldi aslında. Mesela Vacilando’da duayen sanatçı İsmet Doğan’ın ayna çalışması sergilenirken yanındaki Tamamen Organik Tost dükkanında moda tasarımcısı Ersöz Ata’nın işi sergilenecek.

Kısacası, tüm bu farklı sesler biraraya geldiğinde tıpkı İstanbul’un sesi gibi karmaşık görünse de kendi içinde uyumu olan bir melodi duyulsun diye hayal ettik.

The Limited Designs
Fotoğraf: Deniz Sabuncu


ARTinSHOP projesi kapsamında yerel işletmelerle işbirliği yapmak, mahallede sanatın yayılmasını ve mahalleyi nasıl destekleyebilir? 

Güzel İstanbul büyük bir metropol; şehrin kurulduğu günden bugüne değişmeyen bazı semtleri de tarihî kültürel mirası geleceğe taşıyor. 

Bölge zaten tasarımla ve sanatla iç içe bir semt. Sanatın izleyicisiyle buluştuğu sanat atölye ve galerilerinin bulunduğu bir mekan. Bu alanlara alternatif yeni mecralar oluşturmak, dükkan müşterisinin beklenmedik şekilde izleyiciye dönüştüğü bir ortam yaratmak mahallede heyecan yarattı. 

Cubis Art İstanbul stüdyosunun da dahil olduğu ve ilkini 11 dükkanla yaptığımız etkinlik bir pilot proje. Şu ana kadar aldığımız geri bildirimler çok olumlu ve bizi cesaretlendirecek derecede heyecan verici. İlerleyen günlerde daha geniş kapsamlı bir projeye dönüşeceğini görüyoruz. O kadar ki bu dükkanların her birinde 22-23 Aralık için heyecanlı bir bekleyiş ve güzel bir kıvılcım var desek yanlış olmaz. İşler bu tarihlerde izleyicisiyle buluşunca bu kıvılcım ateşe de dönüşecektir. Sanatseverlerin mahallemize gelip bu dükkanlara uğraması da semte dinamizm getirecektir diye düşünüyoruz. 

Toplu taşımayla çok kolay ulaşılabilen bu sanat rotası, İstiklal Caddesi’nde metrodan indiğiniz anda Tophane’ye doğru aşağı inerken sol kolda karşılaşacağınız Wise Galata’daki Deniz Derin Akıncı işi ve Kumbaracı’daki Craft IST’te görülebilecek Hasan Yasin Şahin’in seramikleriyle sizi karşılayacak.

Bebek giyim ve oyuncakçı dükkanı Utoy’da Azeri kökenli sanatçı Khanım Taghieva’nın kedili illüstrasyonları; İstanbul ve antika denince akla gelen ilk marka Sofa Antiques’te sergilenen, ülkemizi dünyada başarıyla temsil eden tasarımcı Sema Topaloğlu’nun cam işleri ve diğer yandan özgün mücevher tasarımının çağdaş markası Manuk’s Workshop’ta sergilenen Kerem Yiğit ve Kenan Yiğit’e ait güncel çalışmaların hepsi, farklı kitlelerin mahallemize gelip bu dükkanları ziyaret etmesini sağlayacak.  

Sanat eserleriyle "sürpriz" bir şekilde karşılaşmak izleyicilerin ve sanatçıların üzerinde nasıl etkiler yaratabilir? 

Sanatçılar eserlerini normalde de geleneksel mecralarda sergiliyor ve zaten sanat izleyicisi kişilerle karşılaşıyorlar. Ancak ARTinSHOP'ta çok daha farklı bir kitleyle işlerini buluşturacaklar. 

İzleyiciler için de hiç beklemedikleri yerlerde sanatla karşılaşacakları sürpriz etkisi olan bir durum ortaya çıkacak. Alışverişe girdikleri dükkanda bir işle karşılaşacaklar. İnsanların fark etmeden sanat izleyicisine dönüştüğü bir ortamın sonrasında, kişilerin daha sonra bu gibi sanatsal çalışmaları daha çok istemesi, talep etmesi beklenebilir. Açıkçası sanatçıların geri bildirimlerini ve dükkanlara giren kişilerin tepkilerini biz de merakla bekliyoruz. 

ARTinSHOP projesiyle esas olarak neleri hedefliyorsunuz? 

Sanatçıların işlerini daha çok ve normalde belki de izleyicisi olmayan kişilere ulaştırmak ve diğer yandan da sanat izleyicisinin Hacımimi esnafıyla tanışmasını sağlamak. Sanatla çift yönlü bir alışveriş olması ve projenin kentte giderek büyümesi, esas hedeflerimiz. 

Aslında Cubis Art İstanbul olarak da vizyonumuz her zaman farklı mekanlarda sanatı insanlarla buluşturmak ve sanat için alternatif mecralar yaratmak. Burada da aynı fikir var; sadece sanat sokakta, esnafın dükkanlarında. Buraya alışverişini yapmak için giren herkes bir sanat izleyicisi ve bu mekanlar da birer sergileme mekanı. 

Fotoğraf: Deniz Sabuncu


Son olarak yeni yılda Cubis Art'ta bizi hangi projeler bekliyor?

2023, Cubis Art İstanbul için oldukça yoğun ve keyifli bir tempoda geçti. Pandemi sonrası insanların ve toplulukların kendilerini daha mutlu hissettirecek faaliyetler içinde yer alma isteği arttı. Soyut değerlerin kıymetlendiği bu yeni dönem, sanat dünyasını da etkiledi. Kişi ve kurumlar ellerindeki zaman ya da para gibi kaynakları çok daha farklı şekillerde değerlendirmek istiyor. Bu durum bize kültür ve sanat üzerine geçmişte yaptığımız çalışmalardan çok daha özgür ve vizyoner hareket etme şansı veriyor. 

Geçtiğimiz dönemde ilkini The Marmara Pera işbirliğinde gerçekleştirdiğimiz Cubis Art Room projesi 2024’te farklı bir mekanda izleyicisiyle buluşacak. Hâlâ çalışması devam eden Ritz Carlton Bakü sanat projesinin son aşamasındayız. 2024 yılının ilk çeyreğinde teslim edeceğimiz proje sonrasında Azerbaycanlı dostlarımızla hayata geçirmeyi düşündüğümüz bir sergi projemiz var. Ayrıca uluslararası ölçekte iki farklı sanat yönetimi projesi üzerinde çalışıyoruz. Çekya ve Bahreyn’deki bu projelerde Türk sanatçıların işleri de yer alacak. 

“Bir Ömre Kaç Hayat Sığar” başlığı altında devam eden farklı disiplinlerden sanatçılar ile oluşturduğumuz sergi/panel ve yerleştirmelerden oluşan projemizin hazırlıkları devam ediyor. 

“Çağdaş Sanat Doğu’dan Yükseliyor” isimli çok önemli projemizin stratejik planlaması ve kağıt üzerindeki çalışmaları tamamlandı. Bu çalışmada global dünyanın doğuyu temsil eden ülkelerinin nitelikli sanat kuruluşları ve sanatçıları işbirliğinde önce ulusal ve akabinde uluslararası kamuoyunda algıda seçicilik yaratacak özel bir tarihte düzenlenecek “karma sergi-panel” çalışmaları üzerine çalışıyoruz.

Daha sonrasında 2025 yılını hedeflediğimiz “Osmanlı’dan Günümüze Toplumsal Sınıflar Arası Kültürel Geçirgenlik ve Dönüşüm” projemizde, "100 yılı aşmış bir cumhuriyete sahip Türkiye’nin gelecekte sınıflar arası ortak kültürel değerleri neler olacaktır?" ve "Bu değerleri geçmişe bakarak şimdiden öngörebilir miyiz?" sorularına cevap arayacağımız bir sergi projesi üzerinde de çalışmaya başladık. Ve elbette, ARTinSHOP projemizi, 2024 baharında çok daha geniş bir kapsamda yine İstanbul halkıyla buluşturacağız.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

Hacımimi'de karşılaşmalar: ARTinSHOP

Günlük hayatın içinde, Tophane'nin dükkanlarında. Mahalleliyi sanat eserleriyle beklenmedik noktalarda karşılaştıran etkinlik ARTinSHOP vesilesiyle Cubis Art İstanbul'dan Zeynep Esen ve Cüneyt Aksoy ile konuşuyoruz.

22 Ara 2023

ARTinSHOP. Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli

HİKAYE

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi

25 yıldır Boğaz’ın rüzgarını yarışın parçası yapan Bosphorus Cup’ın kurucusu Orhan Refik Gorbon ile İstanbul’un denizle ilişkisini ve yelken kültürünün değişen yüzünü konuştuk. İki kıta arasında geçen bu hikayede, bir şehrin denizle kurduğu bağın nasıl bir yarışa dönüştüğünü dinledik.

Orhun Canca

·

20 Eyl 2026

İki kıta arasında 25 yıl: Orhan Refik Gorbon ile Bosphorus Cup’ın hikayesi
SoliSoli

HİKAYE

Eylül sakinliğinin bir adım ötesi: Dünyanın en sessiz adaları

Kalabalıklardan, sıcaktan ve gürültüden kaçınmak isteyenlerin tatil zamanı Eylül geldi. Bu dönemde tatiler çıkan kişi sayısının giderek artması Süper Eylül trendini de beraberinde getirdi. Peki dinginlik arayışını bir ileri safhaya taşıyanlar nerelere gidebilir? Örneğin dünyanın en sessiz adalarına. Uydu ve harita verilerini kullanarak yapılan analiz sonucu belirlenen dünyanın en sessiz adaları.

Deniz Aytekin

·

13 Eyl 2026

Eylül sakinliğinin bir adım ötesi: Dünyanın en sessiz adaları
SoliSoli

HİKAYE

Binalar neden artık eskisi gibi 'süslü' değil?

Tarihin ve toplumsal olayların binaları nasıl değiştirdiğini ve geçmişin detaylı mimarisinden bugünün daha sade yapılarına nasıl geldiğimizi Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık kurucu ortağı Kerem Erginoğlu ve SO? Mimarlık ve Fikriyat kurucu ortağı Sevince Bayrak’la birlikte inceledik.

DAC İstanbul

·

13 Eyl 2026

Binalar neden artık eskisi gibi 'süslü' değil?
SoliSoli

HİKAYE

Kopenhag ve Malmö: Bir köprünün iki ucunda pub ve bar rotası

Carlsberg’in dev üretim merkezinden Mikkeller’in craft biralarına, üç yüz yıllık barlardan aquavit ve gløgg’a: Öresund’un iki yakasındaki Kopenhag ve Malmö’yü barları, biraları ve yerel içkileri üzerinden keşfetmek isteyenlere dört günlük bir rota.

Talha Ö.

·

06 Eyl 2026

Kopenhag ve Malmö: Bir köprünün iki ucunda pub ve bar rotası
SoliSoli

HİKAYE

'Süper Eylül' trendi: Yaz tatilleri uzuyor mu?

ABTA'nın her yıl yayımladığı seyahat trendleri raporunun sonuncusunda üst sıralarda alışık olmadığımız bir terim yer alıyor: Super September, yani Süper Eylül. Eylül ayında yurt dışı tatiline çıkmayı planlayanların oranı giderek artıyor. Bu yükselişin ardında ise üç temel motivasyon yatıyor: Sıcaklardan kaçma, boşalan plaj ve sokaklar ile uçak ve konaklama fiyatlarının düşmesi.

Deniz Aytekin

·

06 Eyl 2026

'Süper Eylül' trendi: Yaz tatilleri uzuyor mu?