Bir güreşçiden öte: Yasemin Adar


Ev temizliğini düşünmenize gerek yok: iRobot Roomba Robotik teknolojiler üretimden tedaviye, çalışmadan gündelik işlere; alışkanlıklarımızı değiştirebilir mi? Colin Angle, Helen Greiner ve Rodney Brooks'un bu soruya verdiği yanıt "Evet." idi. Bu inançla yola çıkan ekibin 1990 yılında kurduğu iRobot, yıllar içinde uzay ve barış görevleri için geliştirdiği robotlar üzerinde edindiği deneyimi 2002 yılında gündelik yaşam için de pratik bir ürüne dönüştürdü. Son dönemde popülerlik kazansa da ilk örnekleri iRobot tarafından 2002 yılında ortaya konan robot süpürgeler, teknolojinin olanaklarıyla bugün temizlik için vazgeçilmez hâle geliyor. iRobot: iRobot’un hikâyesi, yukarıda da bahsettiğimiz gibi 1990 yılında başlıyor. Mayınların algılanıp yok edilmesi görevlerden su altı görevlerinde kullanılan robotlara, enkaz çalışmalarında sadakatle hizmet eden robotlardan telekonferans dünyasını değiştiren robotlara geliştirdiği ürünlerle robot teknolojisinde uzmanlaşan ve 30 yıllık bir deneyimle kullanıcı ihtiyaçlarını iyi anlayan iRobot'un 2002'den bu yana son kullanıcının hizmetine sunduğu robot süpürge ve paspaslar, temizlik alışkanlıklarını değiştiriyor. Öne çıkan ürünler ve özellikler: iRobot'un aktif satışı devam eden çok sayıda robot süpürgesi bulunurken son teknoloji Roomba i7 ve Roomba i7+; ürünler arasında öne çıkıyor. Zira Roomba i7 ve i7+, son teknoloji bazı özelliklerle geliyor. Her türlü sert zemin ve halıyı temizleyebilen, akıllı Imprint haritalama özelliğiyle alan üzerinde mutlak bir kontrol sağlayan, mobil uygulamayla her yerden kontrol edilebilen, Cleanbase temizleme istasyonu sayesinde 30 temizliğe kadar toz boşaltma ihtiyacını ortadan kaldıran, sensörleri sayesinde kablolara karışmayana ve merdivenlerden düşmeyen Roomba i7 ve Roomba i7+; tertemiz bir ev ve kendinize ayıracağınız daha çok zaman vadediyor. iRobot’un Roomba ürünlerini yakından incelemek ve Türkiye’deki yetkili satış noktalarını görebilmek için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Türkiye’nin ilk kadın Avrupa ve Dünya şampiyonu güreşçisi Yasemin Adar, bugün ülkenin olimpiyatlardaki en büyük altın madalya adaylarından biri. Yasemin Adar'ın hikâyesi ise fazlasıyla ilham verici. Spor hayatına gülle atmayla başlayan Adar daha sonra güreş alanında mücadele etmeye başladı. Aynı zamanda beden eğitimi öğretmenliği yapan Adar, 2011 yılında profesyonel olarak güreş sporcusu olurken 2013'te katıldığı Akdeniz Oyunları’nda altın madalya kazandı ve adını uluslararası alanda da duyurmuş oldu.
- Aile: Güreşe başlama hikâyesini anlatan Adar bu konuda en büyük destekçisi olarak babasını gösteriyor. 2013 yılında annesini kaybeden güreşçi, bu spora başlamadan önce hiç kimsenin bundan haberi olmadığını belirtiyor. Babasını için “ben ne yapmak istersen yapayım beni her zaman destekler” diyen sporcu, şu an bulunduğu konuma gelmesinde babasının büyük bir katkısı olduğunu belirtiyor.
- Yetenek: Üniversite mülakatları için öğrendiği “piolet” hareketi onu güreşte tutan hareket oldu. Hocaları tarafından güreşe yeteneği olduğu söylenen Adar, bu sayede güreşe devam etti. Güreşteki dördüncü ayında Türkiye Şampiyonası'nda ikinci olan Adar, 2013’teki altın madalyanın ardından 2016'da da Avrupa şampiyonu olmayı başardı. Bu birincilikle kadınlarda Türkiye için bir ilki başaran sporcu, 2017 yılında kazandığı dünya şampiyonluğu ile de Türkiye spor tarihinde yeni bir ilke imza atmış oldu.

- Rol model: Yasemin Adar aynı zamanda Türkiye’de başta güreş olmak üzere kadın sporcular için de öncü bir isim konumunda. Özellikle güreşle ilgili yaptığı açıklamalarda “Beni kıyafetimle değil performansımla eleştirin” diyen sporcu başarı elde ettikçe insanların kadın güreşine karşı bakış açılarının değiştiğini dile getiriyor. Toplumun kadın güreşine ilk başta olumsuz bir pencereden baktığını dile getiren Adar, kazandığı başarılar ve ülkeye getirdiği madalyalarla bu olumsuzluğu yıkmış durumda. Kadın sporcular için yeterli tesis olmadığını ve bunun yarışmalara hazırlanmak için büyük önem arz ettiğini söyleyen millî güreşçi, kadın sporculara özel tesislerin yapılmasını istiyor. Ayrıca Nike markasının “athlete” sporcusu olan Adar, “12 Metrekare” isimli reklam filminde kadın güreşçilere ve kadın sporculara neleri başarabileceklerini gösteriyor.
- Gelecek: Şu an 2021 yılında gerçekleşecek Tokyo Yaz Olimpiyatları’na hazırlanan Yasemin Adar’ın en büyük hedefi organizasyonda altın madalya kazanmak. 2018 yılında Mustafa V. Koç Spor Ödülü’ne layık görülen Adar'ın bir dünya şampiyonluğu, bir dünya ikinciliği, dört Avrupa şampiyonluğu ve bir de Avrupa ikinciliği var. Kariyerinde sürekli üst seviyelerde mücadele eden Yasemin Adar'ın bundan sonra da birçok başarı elde edeceği ve ülkede spor kültürünün büyümesine katkı vereceği kuşkusuz bir gerçek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
George Russell, İpek Öz, Luka Dončić, Rafael Nadal ve Yusuf Yazıcı. Pazartesi spor gündeminiz hazır.
07 Ara 2020

YAZARLAR

Cengizhan Yıldız
Koç Üniversitesi Medya ve Görsel Sanatlar bölümünde öğrenci olan Cengizhan Yıldız aynı üniversitede Pazarlama Kulübü'nün başkan yardımcılığını yapıyor. Cengizhan SenfoniCo şirketinde Pazarlama stajyeri, Punto'da motor sporları yazarı.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




