Değişimden korkan kaybeder

İtalya, Avusturya’yı oyuna sonradan giren oyuncularıyla yenerken futbolun önemli bir avantajını kullandı. Fakat Avusturya da inadıyla, rakibinin ekmeğine yağ sürdü.
Değişimden korkan kaybeder

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

Kutay Ersöz

Roberto Mancini, Inter ve Manchester City’i çalıştırırken transfer olgusu onun için vazgeçilmezdi. Hatta Galatasaray döneminin kısa sürmesinin nedeni de, Ünal Aysal’dan istediği transfer bütçesine karşılık bulamamasıydı. 

2018 Dünya Kupası elemelerini geçemeyen İtalya’da, yeniden yapılanma görevi Mancini’ye verildiğinde bazı kuşkular vardı. Zira millî takımlarda transfer yapılamazdı. Eldeki kadro belliydi. Özellikle İtalya için durum daha kötüydü. Havuz daralmış, kadro iflası yaşanmıştı. Mancini, yeniden yapılanma için doğru isim olabilir miydi?

Zenit’i bırakıp kolları sıvayan teknik direktör, cevabı sahada verdi ve kendi tarzını millî takım düzeyine uydurdu. Görevi devraldıktan sonra tam 63 farklı oyuncu kullandı. Bunların 33’ü ilk kez onun döneminde millî oldu. Euro 2020’de de kadrosundaki 26 oyuncunun 25’ini şimdiden sahaya sürdü. Fakat o sadece oyuncuları değiştirmiyor. İtalya’nın oyun repertuarını da geliştiriyor. 

Ülkenin klasik savunma anlayışına saygı duydu, ona sırtını dönmedi ama dünya futbolunun değişimi karşısında da muhafazakâr kalmadı. Geçiş hücumlarına, set hücumlarına, önde baskıya ve her noktaya iyi çalışmış bir İtalya oluşturdu.

Yine de Mancini’nin takımını son üç senede dişli takımlar karşısında göremedik. Henüz bir ‘kafa’ takımla oynamadılar. Buna rağmen Avusturya karşısında duvara tosladılar.

Üstelik Avusturya, turnuvanın en iyi takımlarından biri de sayılmazdı. Grupta altı puan toplarken bile defoları gözüküyordu. K.Makedonya karşısında savunma alarm verdi, Hollanda maçında neredeyse şut atamadılar. O nedenle ikinci tur eşleşmesinde İtalya, ağır basan taraftı.

Mancini


İstikrarın üvey kardeşi: Tutuculuk

Fakat 90 dakika beklendiği şekilde ilerlemedi. İtalya’nın grup maçlarında rakibini hapseden görüntüsünü ilk 15 dakikada göremedik. Avusturya bu dakikalarda kolay lokma olmayacağını gösterdi, hatta zaman zaman rakip kaleye de gitti. Bunu Türkiye, İsviçre ve Galler üçlüsü başaramamıştı. İtalya, zaman ilerledikçe baskısını kurdu ama bu sefer de bir eksik vardı: Yaratıcılık! 


Orta sahada Jorginho, Marco Verratti ve Nicolo Barella üçlüsünü ilk defa kullanan Mancini, öndeki üçlüye de ‘işi bitirin’ görevini verdi. Fakat dersine iyi çalışan Avusturya, güçlü İtalyan presi karşısında ezilse bile, kaptırdığı topların ardından pozisyon hatası yapmadı. Verilen az sayıdaki açık ise Lorenzo Insigne‘nin çalım sevdası sayesinde can yakmadı. 

Mancini’nin oyun yelpazesi ve oyuncu havuzu bu anlarda devreye girdi ama aslında biraz geç kaldı. Önce (62. dakika) bir gol yemesi gerekiyordu. O golün VAR’dan dönmesi şansıydı. 67’de yapılan iki oyuncu değişikliği takımın düşen fizik gücünü toparladı. Fakat yaratıcılık sorununu çözmeye yine yetmedi. Kaliteyi devreye sokacak oyuncular ancak 84’te girebildi ve kalan altı dakika skoru değiştirmek için çok kısaydı.


Diğer tarafta Avusturya teknik direktörü Franco Foda, Avusturya’yı turnuvaya taşırken aşırı inatçı olduğu için eleştirilmişti. İtalya karşısında da direnen oyuncularına fazla güvendi. 90 dakika boyunca oyuncu değiştirmedi. Bu, fizik üstünlüğünü rakibe kaptırma nedeniydi. Zaten devreye girmeye hazır İtalyan kalitesi, başını ağrıtacaktı. Mancini geç kalmışken, Foda’nın işi bitirmesi gerekiyordu. Fırsatı değerlendiremedi. 

İtalya, uzatmanın ilk devresinde fişi çekti. Oyuna sonradan giren Federico Chiesa ve Matteo Pessina turu getiren golleri attılar. 90 dakikada çözülemeyen maç 15 dakikada koptu. Avusturya’nın hamleleri için artık çok geçti.


Turnuvalar az zamanda çok işler yapmanız gereken yerlerdir. Burada sabır ve istikrar yardımcınız olmayabilir. İşler kötü gittiğinde, sabırla bekleyemezsiniz. Ya iki maç arasında, ya da oyunun içinde dengeleri değiştirecek çözümleri bulmak zorundasınız. Mancini, bu konuda geç kaldı. Fakat ondan da geç kalan rakibi karşısında ‘erkenci’ sıfatını kazandı. 

İnternet ortamında dolaşan ve Portekizlilere atfedilen bir söz, “Sen değiştiğinde talihin de değişir” der. Mancini ve İtalya’nın başına gelen de buydu. Portekiz’de gerçekten böyle bir söz var mı bilmiyoruz ama İtalya çeyrek finalde bu cümlenin doğruluğuna bir kez daha ihtiyaç duyabilir. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Punto

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Punto Punto

BÜLTEN SAYISI

🎟️ Değişimden korkan kaybeder

Roberto Mancini, Carl Nassib,Eda Erdem Dündar, Mathieu van der Poel, Sydney McLaughlin ve Ferhat Arıcan. Pazartesi spor gündeminiz hazır.

28 Haz 2021

Sky News

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Punto Punto

HİKAYE

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek

Tadej Pogačar, Paris’te Fransa Turu'nu beş kez kazananların arasına girdiğinde tarihle ve rekorlarla ilgilenmek istemediğini söyledi. Birinci veya beşinci zafer olması fark etmiyordu, Tadej Pogačar o anın tadını çıkarmak istiyordu. Belki gerçekten böyledir. Biz Pogačar’ı Merckx’le, Hinault’yla ve henüz kazanmadığı kupalarla ölçerken o, bisikletin içinde daha yakın şeylere bakıyor: Karşısındaki rakibe, arkasında zorlanan arkadaşına, yol kenarında bekleyen sevdiğine.

Ömer Şentürk

·

28 Tem 2026

Tadej Pogačar: Aynı anda şampiyon, rakip ve dost olarak kalabilmek
Punto Punto

HİKAYE

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?

Serena Williams’ın dört yıllık aranın ardından Wimbledon’la birlikte kortlara dönüşünü mümkün kılan fiziksel değişim, spor dünyasında yeni bir tartışmanın da kapısını açtı. Serena, profesyonel tenise dönmeye hazırlanırken yeni nesil zayıflama ilaçlarından yararlanarak yaklaşık 15 kilo verdi. Peki bir madde sizi doğrudan daha güçlü veya hızlı yapmıyorsa da ideal kabul edilen vücuda ulaşmanızı kolaylaştırıyorsa doping kapsamına alınmalı mı?

Serena’nın başlattığı tartışma: Zayıflama ilaçları doping sayılmalı mı?
Punto Punto

HİKAYE

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası

Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Alp Ulagay

·

15 Tem 2026

Aslı Pelit ile bir spor yazarının anne olduktan sonraki Dünya Kupası macerası
Punto Punto

HİKAYE

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Yarı final heyecanı: Dünya Kupası'nda dört şampiyon sahnede
Punto Punto

HİKAYE

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Kavel Alpaslan

·

11 Tem 2026

Arjantin'de tribün engeli: Futbol yasağı, nafaka krizini çözmeye yeter mi?